muğla gezilecek yerler saklıkent kanyonu

Seydikemer Gezilecek Yerler: En Güzel 15 Yer (Haritalı)

Muğla, her ilçesinde bambaşka bir rota saklayan özel şehirlerden biri. Bodrum, Marmaris ve Fethiye çok daha fazla tanınsa da şehrin az bilinen ilçelerinde de keşfedilmeyi bekleyen birbirinden etkileyici yerler var. Bu ilçelerden biri de doğası, antik kentleri ve sakin atmosferiyle bizim çok sevdiğimiz Seydikemer. Birçok noktasına gittiğimiz ve özenle hazırladığımız Seydikemer gezilecek yerler rehberinde ilçenin en güzel duraklarını, yakın çevredeki alternatiflerle birlikte bulabilirsiniz.

Seydikemer’in deyim yerindeyse taşı toprağı tarih kokuyor. Tlos, Pınara, Sidyma ve Letoon gibi antik kentler ilçenin geçmişine ışık tutarken Saklıkent Kanyonu ve Gizlikent Şelalesi gibi doğal güzellikler rotaya bambaşka bir hava katıyor. Özellikle Saklıkent Kanyonu, kayaların arasından yükselen serin suları ve etkileyici yürüyüş parkuruyla Seydikemer’de gezilecek yerler arasında ilk sıralarda bulunuyor. Yaz sıcağından kaçmak için bu kanyon bize göre en güzel tercihler arasında.

Gezi listemize geçmeden önce hazırladığımız Seydikemer haritasına göz atmanızı öneririz. Haritadaki durakları birbirlerine olan yakınlıklarına göre sıraladık. Böylece aynı bölgede bulunan yerleri bir araya getirerek daha düzenli ve zaman kaybettirmeyen bir rota oluşturabilirsiniz.

Seydikemer Gezilecek Yerler Haritası

Burada küçük ama önemli bir coğrafya notu paylaşalım: Seydikemer nerede? Seydikemer, Muğla’nın doğusunda yer alan ve oldukça geniş bir yüz ölçümüne sahip olan ilçelerden biri. Batısında Fethiye, güneyinde ise Antalya’nın Kaş ilçesi bulunuyor. Bu konumu sayesinde Seydikemer gezilecek yerler rotasını Fethiye veya Kaş tatiliyle birleştirmek oldukça kolay.

Peki, Seydikemer’in denize kıyısı var mı? İlçe merkezi sahilde bulunmasa da Seydikemer’in Akdeniz’e kıyısı var. Karadere ve Kumluova tarafındaki sahiller ilçe sınırları içerisinde yer alıyor. Bu nedenle Seydikemer’de aynı gün içinde antik kentleri gezebilir, kanyonlarda serinleyebilir ve rotanızı deniz kenarında tamamlayabilirsiniz.

Seydikemer’in Kaş ile komşu olması nedeniyle iki ilçenin bazı gezi noktaları da birbirine oldukça yakın. Örneğin Patara ve Xanthos, idari olarak Kaş sınırlarında yer alsa da Seydikemer rotasına rahatlıkla eklenebilecek duraklardan biri. Bu rehberde önceliği Seydikemer sınırları içerisindeki yerlere verdik; Fethiye ve Kaş tarafındaki yakın gezi noktalarını ise ayrıca belirttik. Aşağıda size 1 ve 2 günlük gezi planı sunacağım.

Seydikemer Gezilecek Yerler Haritası (Harita üzerinde zoom yapabilir, numaralar üstüne tıklayabilirsiniz. Sıralama aşağıda.)

Seydikemer Gezilecek Yerler

  1. Saklıkent Kanyonu
  2. Gizlikent Şelalesi
  3. Yakapark
  4. Tlos Antik Kenti
  5. Girmeler Kaplıcası
  6. Ören Kanyonu
  7. Girdev Yaylası
  8. Pınara Antik Kenti
  9. Sidyma Antik Kenti
  10. Xanthos Antik Kenti
  11. Letoon Kutsal Alanı
  12. Kumluova ve Karadere Plajı
  13. Patara Plajı
  14. Patara Kum Tepeleri
  15. Patara Antik Kenti

Seydikemer Gezi Planı (Günlük Rotalar)

1 Günlük Seydikemer Rotası

Fethiye ya da Kaş’ta konaklıyorsanız Seydikemer gezilecek yerler rotasını özel araçla günübirlik veya iki günlük olarak planlayabilirsiniz. Ancak listedeki bütün noktaları kısa sürede görmeye çalışmak, geziyi keyifli bir keşiften çok zamana karşı yarışa dönüştürebilir. Bu nedenle bir günlük planda Saklıkent Kanyonu, Gizlikent Şelalesi, Yakapark ve Tlos Antik Kenti gibi bölgenin en önemli duraklarını keşfedebilirsiniz. İki günlük rotada ise ilk günü doğa ve Tlos çevresine, ikinci günü Xanthos-Letoon-Patara hattına zaman ayırabilirsiniz.

1 Günlük RotaBurada ne yapabilirsiniz?Pratik not
Saklıkent KanyonuAhşap yürüyüş yolunu gezin, kanyonun serin sularını görün.Uzun su yürüyüşüne devam etmezseniz rota daha az yorucu olur.
Saklıkent → Gizlikent ŞelalesiŞelaleye uzanan parkurda kısa bir doğa yürüyüşü yapın.Islak zemin için kaymayan ayakkabı tercih edin.
Gizlikent → YakaparkÖğle yemeği yiyin ve dinlenin.Günün en uygun mola noktası burası.
Yakapark → Tlos Antik KentiKaya mezarlarını, tiyatroyu ve vadi manzarasını görün.Alan eğimli olduğu için yalnızca önemli yapıları gezebilirsiniz.
TlosAynı güzergâh üzerinden konaklama yerinize dönün.Dört durak, rahat tempolu bir gün için yeterli.

Bu rota; Saklıkent Kanyonu, Gizlikent Şelalesi, Yakapark ve Tlos Antik Kenti gibi bölgenin en önemli duraklarını aynı gün içinde görmenizi sağlar. Duraklar birbirine yakın olduğu için yolda fazla zaman kaybetmezsiniz. Bu planın en önemli avantajı, birbirine yakın dört güçlü durağı aynı rota üzerinde birleştirmesi. Saklıkent ve Gizlikent’te bölgenin doğal güzelliklerini keşfederken Yakapark’ta dinlenebilir, günün son bölümünü Tlos Antik Kenti’nin tarihî atmosferine ayırabilirsiniz. Vaktiniz artarsa Girdev Yaylası, Ören Kanyonu, Girmeler Kaplıcası noktalarından birini görebilirsiniz.

2 Günlük Seydikemer Rotası

2 Günlük PlanDurakPlanPratik not
1. GünSaklıkent KanyonuKanyonun ahşap yürüyüş yolunu ve kolay ulaşılabilen bölümlerini keşfedin.Uzun su yürüyüşünü atlayarak geziyi daha rahat hâle getirebilirsiniz.
1. GünGizlikent ŞelalesiŞelaleye uzanan parkurda yürüyüş yapın ve doğanın tadını çıkarın.Islak zemin için kaymayan ayakkabı tercih edin.
1. GünYakaparkYemek yiyin ve serin ortamda dinlenin.Kanyon yürüyüşlerinin ardından iyi bir mola noktasıdır.
1. GünTlos Antik KentiKaya mezarlarını, tiyatroyu ve vadi manzarasını görün.Alan eğimli olduğu için önceliği öne çıkan yapılara verebilirsiniz.
2. GünXanthos Antik KentiTiyatro, anıt mezarlar ve akropol çevresini gezin.Gölgelik alan az olduğu için sıcak havaya hazırlıklı olun.
2. GünLetoon Kutsal AlanıTapınakları, kutsal alanı ve tiyatroyu keşfedin.Xanthos’a yakın olduğu için aynı rota üzerinde rahatlıkla gezilebilir.
2. GünPatara Antik KentiMeclis binasını, tiyatroyu ve sütunlu caddeyi görün.Alan geniş olduğu için görmek istediğiniz yapıları önceden belirleyin.
2. GünPatara PlajıDenize girin veya sahilde dinlenin.Antik kent yürüyüşünün ardından günün temposunu düşürür.
2. GünPatara Kum TepeleriKum tepelerinde kısa bir yürüyüş yapın ve manzarayı izleyin.Yorulduysanız bu durağı programdan çıkarabilirsiniz.

İki günlük Seydikemer gezi planının ilk günü Saklıkent, Gizlikent, Yakapark ve Tlos çevresine; ikinci günü ise Xanthos, Letoon ve Patara hattına ayrılıyor.

Alternatif: Patara Plajı yerine daha sakin bir sahil arıyorsanız Kumluova veya Karadere Plajı’nı tercih edebilirsiniz.

Rota notu: Girdev Yaylası, Ören Kanyonu, Girmeler Kaplıcası, Pınara Antik Kenti ve Sidyma Antik Kenti farklı güzergâhlarda bulunduğu için bu rahat tempolu programa eklenmedi.

Seydikemer Gezilecek Yerler

Seydikemer, 2012 yılında Fethiye’den ayrılarak Muğla’nın ilçesi oldu. Fethiye ve Kaş ile komşu olan ilçe, Muğla ile Antalya arasındaki önemli geçiş noktalarından biri.

İlçe merkezi sahilde değil ancak Karadere ve Kumluova taraflarında Akdeniz’e kıyısı bulunuyor. Seydikemer adı ise Seydiler ve Kemer yerleşimlerinin isimlerinden geliyor.

Seydikemer gezilecek yerler bakımından oldukça zengin. Burada bol bol antik kent var. Saklıkent Kanyonu, Tlos, Pınara, Sidyma ve Letoon ilçenin öne çıkan durakları arasında. Şimdi listemin ilk sırasında yer alan Saklıkent Kanyonu ile başlayalım.

Saklıkent Kanyonu

muğla'da gezilecek yerler saklıkent

Saklıkent Kanyonu, Eşen Çayı’nın kollarından Karaçay’ın kalkerli araziyi binlerce yıl boyunca aşındırmasıyla oluşmuş. Kilometrelerce uzanan kanyonun sarp duvarları yer yer yaklaşık 200 metreye ulaşıyor. Kayaların arasındaki dar geçitleri ve gürül gürül akan suyuyla burası gerçekten doğanın ince ince işlediği bir şaheser.

Saklıkent Kanyonu, Seydikemer sınırlarında yer alsa da genellikle Fethiye gezilecek yerler listelerinde karşımıza çıkıyor. Bunun temel nedeni, Seydikemer’in 2012 yılına kadar Fethiye’ye bağlı olması. Kanyonun buz gibi suyu, killi zemini ve heybetli kayalıkları insanı gerçekten büyülüyor. O suda beş dakika boyunca hiç çıkmadan durabilirseniz küçük bir tebriki hak ediyorsunuz. 😊

Yüksek sezonda Saklıkent oldukça kalabalık. Özellikle yaz aylarında daha rahat gezmek için sabah erken saatleri tercih edin. Öğleden sonra hem kalabalık hem de sıcaklık arttığı için kanyonun tadını çıkarmak biraz zorlaşabiliyor.

Önemli not: Kanyonda yürüyüş yapacaksanız hava durumunu ve ziyaret koşullarını önceden kontrol edin. Kaymayan deniz ayakkabısı giyin; terlikle ilerlemeye çalışmayın. Telefonunuzu su geçirmeyen bir kılıfla koruyun ve bastığınız yere dikkat edin. Çocuklarla yalnızca güvenli ve kolay bölümlerde ilerleyin; su içindeki uzun parkurun uygunluğu çocuğun yaşına ve su seviyesine göre değişebilir.

Saklıkent Kanyonu’na giriş ücretli ve müzekart geçerli değil. Daha detaylı bilgi için Saklıkent Kanyonu gezi rehberime bakabilirsiniz.

Not: Hava yağmurlu olursa kanyon tedbir için kapatılabiliyor. Saklıkent Kanyonu’nun İletişim Numarası: (0252) 659 01 01

Gizlikent Şelalesi

Muğla doğa konusunda gerçekten müthiş bir şehir. Gizlikent Şelalesi’ni görünce bunu çok daha iyi anlayacaksınız. Şelaleye ulaşmak için önce yaklaşık 300 basamak inmeniz, ardından suyun içinde ilerlemeniz gerekiyor. Parkur biraz zorlu ama sonunda sizi Seydikemer sıcağında ilaç gibi gelecek efsane bir şelale bekliyor.

Buraya gelirken yanınıza mutlaka deniz ayakkabısı alın. Ayakkabınız yoksa giriş tarafındaki işletmelerden kiralayabilirsiniz. Zemin yer yer kaygan olduğu için terlikle yürümek pek iyi bir fikir değil.

Gizlikent Şelalesi’ne giriş ücretsiz. Yalnızca araç park ücreti alınıyor. Buradaki restoranda bir şeyler yiyip içerseniz otopark ücreti hesaptan düşülebiliyor.

Gizlikent, Saklıkent Kanyonu’na oldukça yakın. Bu nedenle kanyona kadar gelmişken rotanıza mutlaka ekleyin. Yolun bazı bölümleri çok iyi olmasa da şelaleye ulaştığınızda “iyi ki gelmişiz” diyeceksiniz. Konum burada.

Yakapark

Yakapark

Yakapark, Tlos Antik Kenti yakınlarında, ağaçların ve buz gibi kaynak sularının arasında kurulmuş keyifli bir mola noktası. Küçük şelaleleri, su kanalları, balık havuzları ve gölgeli oturma alanları sayesinde özellikle sıcak yaz günlerinde insanın içini ferahlatıyor. Saklıkent ve Tlos rotasında biraz dinlenmek, yemek yemek veya yalnızca soğuk suya ayaklarınızı sokmak için uğrayabilirsiniz.

Yakapark’ın en çok sevilen tarafları doğal ortamı, serin havası ve fotoğraf çekilecek alanları. Yazın oldukça yoğun. Fiyatlar biraz yüksek. Bu nedenle sipariş vermeden önce menüyü ve fiyatları incelemenizde fayda var.

Buradaki buz gibi suya girme meydan okumasını da deneyebilirsiniz. Yalnız su gerçekten soğuk; “iki dakika dururum” diye girip birkaç saniye içinde fikir değiştirenler kulübü oldukça kalabalık. Yakapark’ı başlı başına uzun bir gezi noktası yerine Tlos Antik Kenti sonrasında yemek ve serinleme molası olarak değerlendirmeniz daha doğru olur. Konum burada.

Tlos Antik Kenti

seydikemer gezilecek yerler tlos antik kenti

Tlos Antik Kenti, Saklıkent Kanyonu rotasında uğrayabileceğiniz en etkileyici tarihî duraklardan biri. Akdağlar’ın eteklerinde bulunan kent, özellikle nisan ve mayıs aylarında karla kaplı dağ manzarasıyla kartpostallık görüntüler sunuyor. Kaya mezarları, akropolü ve vadiye hâkim konumuyla daha ilk bakışta insanı etkiliyor.

Tlos, tarih boyunca bölgenin önemli kültür, inanç ve ticaret merkezlerinden biri olmuş. Kentte Neolitik Dönem’den Osmanlı’ya kadar farklı uygarlıkların izlerini görmek mümkün. Likya’nın öne çıkan yerleşimlerinden biri olan Tlos, Hristiyanlık döneminde de önemli bir piskoposluk merkezi olarak kullanılmış. Kısacası burada yalnızca bir antik kenti değil, binlerce yıllık katmanlı bir tarihi geziyorsunuz.

Tlos Antik Kenti’ne giriş ücretli ve Müzekart geçerli. Konum ve yol tarifi için buraya tıklayabilirsiniz.

Tlos’a, Saklıkent Kanyonu’na giderken veya dönüş yolunda uğrayabilirsiniz. Yol üzerindeki tabela biraz küçük olduğu için dönüşü kaçırmamaya dikkat edin. Saklıkent sonrasında burayı rotanıza mutlaka ekleyin; manzarası için bile gelmeye değer.

Girmeler Kaplıcası

girmeler kaplıcası ve mağarası

Girmeler Kaplıcası, Seydikemer’in Girmeler Mahallesi’nde bulunan ve yaklaşık 36–38 derece sıcaklıktaki termal suyuyla bilinen tarihî bir durak. Mağaraların içinden çıkan kükürtlü sıcak suyu ve doğal ortamıyla bölgenin farklı yüzünü gösteren kaplıca, uzun süredir ziyarete kapalı durumda. Nisan 2026’da eski yapıların yıkımına başlanarak alanın modern bir kaplıca tesisine dönüştürülmesi için çalışmalar başlatıldı. Bu nedenle burayı rotanıza eklemeden önce güncel açılış durumunu mutlaka kontrol edin; kaplıca yeniden hizmete girdiğinde Seydikemer’in en ilginç duraklarından biri olacağı kesin. Konum burada.

Ören Kanyonu

seydikemer ören kanyonu

Ören Kanyonu, diğer adıyla Karanlıkiçi Kanyonu, Seydikemer’in Ören Mahallesi’nde saklanan en özel doğa duraklarından biri. Saklıkent kadar tanınmadığı için daha sakin ve bakir bir atmosfere sahip. Yüksek kaya duvarlarının arasından akan serin su; yürüyüş, yüzme ve doğa fotoğrafçılığı için oldukça güzel bir ortam oluşturuyor. Burası yalnızca uzaktan bakıp döneceğiniz bir yer değil, biraz maceraya karışmanız gerekiyor.

Kanyon parkurunda suyun içinden geçmeniz, kayalık bölümlerde ilerlemeniz ve yer yer derinleşen noktalardan geçmeniz gerekebilir. Bu nedenle kaymayan deniz ayakkabısı, su geçirmeyen telefon kılıfı ve uygun kıyafet kullanın. Bölgeyi ilk kez ziyaret ediyorsanız rehber eşliğinde ilerlemek en güvenli seçenek olur. Yağışlı havalarda ve su seviyesinin yükseldiği dönemlerde kanyona girmeyin.

Ören’den kanyona uzanan yolun bazı bölümleri dar ve virajlı olabiliyor. Yönlendirme tabelaları da her noktada yeterli değil. Kanyon çevresinde telefonun çekmediği bölümler bulunduğundan konumu önceden kaydetmenizde fayda var. Ören Kanyonu’nu rahat bir seyir noktası yerine, ekipman ve hazırlık isteyen aktif bir doğa rotası olarak değerlendirin. Konum burada.

Girdev Yaylası

seydikemer doğal güzellikler

Girdev Yaylası, yaklaşık 1800 metre rakımda, Eren Dağı’nın eteklerinde bulunan Seydikemer’in en huzurlu doğa duraklarından biri. Yaylanın ortasındaki sığ Girdev Gölü, geniş otlaklar ve çıplak dağlarla birleşince ortaya Muğla’dan çok İç Anadolu’yu andıran bambaşka bir manzara çıkıyor. Burası özellikle doğa yürüyüşü, fotoğrafçılık, kamp ve yıldız gözlemi sevenlerin hoşuna gidecek bir yer. Girdev Gölü çevresinde 128 farklı kuş türünün tespit edildiği belirtiliyor; dürbününüz varsa yanınıza almayı unutmayın.

Girdev’e ulaşım, sahil tarafındaki gezilecek yerlere göre biraz daha zahmetli. Yolun bazı bölümleri virajlı, taşlı ve mevsim şartlarından etkilenebiliyor. Bu nedenle mümkünse yerden yüksek bir araçla gidin; hava ve güncel yol durumunu önceden kontrol edin. Yaylada tesis imkânları sınırlı olduğu için suyunuzu, yiyeceğinizi ve serin havaya karşı kalın kıyafetlerinizi yanınıza alın. Yol biraz sabır istiyor ama gölü karşınıza aldığınızda bütün o virajları affediyorsunuz. Konum burada.

Not: Seydikemer için vaktiniz geniş ise burayı gitmeyi tercih edin. Vaktiniz dar ise burası çok zaman alır bilginiz olsun.

Pınara Antik Kenti

Pınara Antik Kenti, görkemli kaya mezarları ve dağların arasına kurulmuş etkileyici konumuyla Seydikemer gezilecek yerler listesinin yıldızlı duraklarından biri. Likya’nın önemli kentleri arasında yer alan Pınara, kalabalıktan uzak atmosferi ve doğayla iç içe kalıntılarıyla insanı daha girişte etkiliyor.

Antik kaynaklarda anlatıldığına göre Xanthos’un nüfusu artınca kentten ayrılan bir grup, Kragos Dağı’nın yüksek bir tepesine yeni bir yerleşim kurmuş ve buraya “yuvarlak” anlamına gelen Pınara adını vermiş. Yukarı akropolün yuvarlak biçimi de bu anlatıyı destekliyor. Pınara ayrıca Likya Birliği’nde üç oy hakkına sahip altı önemli kentten biriymiş.

Pınara Antik Kenti’ne giriş ücretsiz. Kent, Seydikemer’in Minare Mahallesi yakınlarında bulunuyor. Köyden sonraki yolun bazı bölümleri bozuk olabileceği için dikkatli ilerleyin. Özellikle Babadağ yönünden gelecekseniz ana yolu tercih etmeniz daha rahat olur. Navigasyon kısa yolu hesaplıyor ama virajlarda midenizin ne düşündüğünü pek hesaba katmıyor. Konum burada.

Sidyma Antik Kenti

sidyma antik kenti

Sidyma Antik Kenti, Seydikemer’in Dodurga Mahallesi sınırları içerisinde bulunuyor. Şöyle ki Dodurga Mahallesi sakinleri antik kent kalıntıları arasında yaşamını sürdürüyor. Bu kalıntılar Roma dönemine ait olsa da kentte çıkan sikkeler kentin tarihinin daha eski olduğunu gösteriyor.

Sidyma’dan günümüze Roma dönemine ait Artemis mabedi, tiyatro, kaya mezarları, hamam, kilise ve mahallenin ortasında bulunan Stoa kalmış. Köyün ortasında kalan ve bugün çok iyi korunmuş durumda olan Stoa, İmparator Claudius zamanında (MS 41-54) tarafında yapılmış. Onun hemen yanı başındaki 9 metre uzunluğunda Artemis Mabedi de yine aynı döneme ait. Mahallenin girişinde, yalnızca kemerleri ayakta kalabilmiş hamam ve kilise kalıntıları da mevcut. Pınara Antik Kenti’nde de benzerleri olan, güvercin yuvası şeklindeki kaya mezarlarına ek olarak lahit şeklindeki mezarlar da Sidyma’nın sembolü durumunda.

Sidyma Antik Kenti’nin giriş ücreti bulunmuyor. Kentin girişi ücretsiz. Google’a Sidyma Antik Kenti yazdığınızda çıkan adres doğru değil. Doğru konum için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Google’daki adrese giderseniz kendinizi başka yerde bulabilirsiniz.

Xanthos Antik Kenti

xantos antik kenti

Kaş sınırlarında bulunan Xanthos Antik Kenti, Seydikemer’e oldukça yakın konumda yer alıyor. Buradaki kaya mezarları çok güzel. Biz buraya gittiğimizde birçok turist kafilesi gördük. Bölgedeki en güzel kentlerden olan Xanthos’u Kaş’a ya da Seydikemer’e giderken muhakkak görmelisiniz. Şimdi gelelim tarihine.

Xanthos, başlıca Likya ve Roma akropollerinden oluşan bugünkü Eşen Çayı kenarındaki ovaya hakim iki tepe üzerinde kurulmuş olan bir kent. M.Ö. 545-546 yıllarında Pers egemenliğine girene kadar bağımsızlığını sürdüren kent, M.Ö. 475–450 yılları arasında büyük bir yangın felaketi geçirmiş. M.Ö. 2. yy.’da Likya Birliğinin başkenti olan Xanthos, M.Ö. 42 yılında Romalıların kontrolüne, daha sonraki dönemde ise 7. yy. Arap akınlarına kadar piskoposluk merkezi olarak Bizans egemenliğinde kalmış. Birçok medeniyetin izlerini taşıyan Xanthos, Letoon ile birlikte 1988 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış.

Kentteki önemli yapılar arasında tiyatro, lahit mezarlar, akropol ve önemli anıtlar yer alıyor. Xanthos Antik Kenti’nin girişi ücretli. Müze kart burada geçerli. Konum bu bağlantıda.

Not: Bir zamanlar Xanthos’ta yer alan ilki yüksek dikdörtgen yekpare kaide üzerindeki ölü ailesi ile yanındaki kadın gövdeli, kuş kanatlı yaratıklar olan ve ölülerin ruhlarını gökyüzüne taşıdıklarına inanılan “Harpy” kabartmalarının orijinal hali British Museum’da sergileniyor. Burası çalınan tarihimizin üzücü yerlerinden biri.

Letoon Antik Kenti

letoon antik kenti

Dedim ya Seydikemer gezilecek yerlerin çoğunda antik kent var. İşte örneklerinden biri de Letoon. Seydikemer’in Kumluova Mahallesi’nde bulunan Letoon Antik Kenti’nin tarihi MÖ 7. yüzyıla kadar dayanıyor. Letoon Antik Kenti döneminde Likya’nın dini merkezi konumundaymış. Turistik açıdan çok popüler olan Letoon Antik Kenti, 1988 yılında Unesco Dünya Mirası listesinde yerini almış. Likya yolu üzerinde bulunan kent ile ilgili detaylar aşağıda.

Döneminde dini açıdan önemli bir konumda bulunan Letoon’da yer alan kutsal alandaki Leto, Apollon ve Artemis tapınakları tarihi açıdan çok önemliymiş. Şehrin batısında bulunan Leto Tapınağı, Artemis ve Apollo’nun annesi Leto’ya adanmış olan en büyük tapınak. Bu tapınak civarında MÖ 4. yüzyıla ait olduğu düşünülen ve üç dille (Grekçe, Aramice ve Likçe) yazılmış bir kitabe bulunmuş. Kitabe halen Fethiye Müzesi’nde sergileniyor. Doğuda yer alan Dor tarzında yapılmış olan Apollo Tapınağı, Leto Tapınağı’ndan daha az korunmuş durumda. Her iki tapınağın ortasında bulunan Artemis Tapınağı en küçük olanı. Bu üç tapınağın güneybatısında bir çeşme (Su kaynağı), doğu kısmında ise bir kilise bulunuyor. Letoon Antik Kenti içerisinde arka tarafını bir tepenin yamacına dayamış büyük de bir antik tiyatro yer alıyor.

Letoon Antik Kenti’nin girişi ücretli ve müze kart burada geçerli. Letoon Antik Kenti’nin konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Kumluova ve Karadere Plajları

kumluova ve karadere plajları
Kaynak: Seydikemer Belediyesi

Seydikemer’de denize girmek isterseniz Kumluova Plajı ya da Karadere Plajları’nı değerlendirebilirsiniz. Bu plajlar yukarıda ismi geçen Eşen Çayı’nın döküldüğü yerde yer alıyor. Plajlara Kumluova Mahallesi’nden 4 km stabilize yol ile ulaşımı sağlanıyor.

Plajlar özellikleri açısından oldukça iyi. İztuzu Plajı’nı andıran bu plajlar kumlu ve sığ bir yapıya sahip. Bu nedenle çocuklu aileler için uygun olabilir. Fakat genel olarak dalgalı olduğundan öğleden sonra denize girdiğinizde zorlanabilirsiniz. Plajlar aynı zamanda Caretta Caretta kaplumbağalarının yaşam alanı. Caretta Caretta kaplumbağalarının yumurtlama ve üreme dönemi olan mayıs-eylül ayları arasında plaja araç ile girmek yasak.

Letoon Antik Kenti sonrası denize girmek için bu plajlara ulaşabilirsiniz. Herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Konum burada.

Patara Plajı

patara plajı

Patara Plajı ve sonrası bahsedeceğim yerler Antalya’nın Kaş ilçesi sınırlarında yer alsa da Seydikemer’e oldukça yakın konumda yer alıyor. Denize girmek için burayı da değerlendirebilirsiniz. Patara Plajı, bölgenin en uzun plajlarından biri ve Patara Antik Kenti sınırlarında yer alıyor. Patara kumlu bir plaja sahip fakat deniz burada oldukça dalgalı. Patara, 18 km uzunluğunda bir kumsala sahip. Kumu ince, denizi ise hemen derinleşmiyor. Burada dediğim gibi hem dalga hem de rüzgar eksik olmuyor. Dolayısıyla sörfçüler burayı ayrı seviyor. Patara kumsalı Caretta Carettaların yumurta bıraktıkları yerler arasında bulunduğu için koruma altında.

Pata Plajı’nın girişi ücretli. Müze kartınız varsa ücret ödemeden Patara Antik Kenti’ne giriş yaptığınız yerden plaja inebiliyorsunuz. Plajda belediyeye ait sosyal tesisler var. Tuvalet, duş gibi imkanlar mevcut. Plaj çok uzun olduğundan kalabalık olsa da göze gelmiyor. Plajın konumu burada.

Patara Kum Tepeleri

patara kum tepeleri

Türkiye’de çöl var mı sorusuna cevap sanırım Patara Kum Tepeleri çok güzel olur. Burası muhteşem bir oluşum. Ülkemizin ne denli güzel olduğunun da iyi bir ispatı. Patara kum tepeleri, Patara Plajı’nın hemen üst tarafında yer alıyor. Burada gün batımı inanılmaz güzel. Yüksek sezonda bu bölgede trafik oluyor. Gidiş yolunda toz, toprak ne ararsanız var. Kum tepelerine yakın ücretsiz park yeri var ama sınırlı sayıda araç için.

Patara kum tepelerinin herhangi bir giriş ücreti yok. Eğer burada fazla zaman geçirecekseniz kilim ya da sandalyeniz varsa kum tepelerine götürüp manzaranın tadını çıkartabilir ya da otoparkın hemen önüne masanızı kurup manzaraya karşı bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Konum burada.

Not: Kum tepelerine mümkünse ayakkabı ile girmeyin. Lütfen ama lütfen çöp bırakmayın hatta var olan çöpleri toplayın.

Patara Antik Kenti

patara antik kenti

Patara Antik Kenti, bu bölgenin en önemli tarihi yeri desem abartmış olmam. Bu antik kent, zamanında Likya Birliği’nin önemli limanlarından biri olarak biliniyor. Patara’nın tarihi MÖ 5. yüzyıla kadar gidiyor. Kent antik çağlarda önemli bir ticaret merkezi ve deniz limanı olarak faaliyet göstermiş. Ticaretin yanı sıra kent kültürel ve dini amaçla da kullanılmış.

Kentte birçok antik yapı bulunuyor. Patara’ya görkemli ve çok iyi korunmuş Roma Zafer Takı’ndan giriş yapılıyor. Kentin en dikkat çekici yapısı, MS 1. yüzyılda inşa edilen ve dünyanın en büyük üçüncü tapınağı olarak kabul edilen Apollon Tapınağı. Bunun dışında da Patara bilinen ilk meclis binasına ev sahipliği yapıyor. Bu meclis binası Hellenistik dönemde inşa edilmiş. Bu yapılar dışında tiyatro, agora (pazar yeri), hamamlar ve surlar gibi yapılar da mevcut.

Patara Antik Kenti’nin girişi ücretli. Müze kart burada geçerli. Konum burada.

Seydikemer’e Ne Zaman Gidilir?

Seydikemer’e gitmek için en güzel dönem nisan, mayıs, eylül ve ekim ayları. Bu aylarda hava ne kavuracak kadar sıcak ne de gezinizi yarıda bırakacak kadar serin oluyor. Antik kentleri daha rahat gezebilir, kanyonlarda yürüyüş yapabilir ve yaylalarda doğanın keyfini çıkarabilirsiniz.

Yaz aylarında Seydikemer oldukça sıcak oluyor. Özellikle Tlos, Pınara, Xanthos ve Letoon gibi gölgelik alanı az olan antik kentleri gezecekseniz sabah saatlerini tercih edin. Saklıkent Kanyonu ve Gizlikent Şelalesi ise yaz sıcağında ilaç gibi geliyor. Yalnız yüksek sezonda kalabalık konusunda küçük çaplı bir sabır sınavına hazır olun. 😊

Kış aylarında bölge daha sakin olsa da yağışlar nedeniyle kanyonlara giriş kısıtlanabilir, yayla yolları zorlaşabilir. Girdev Yaylası gibi yüksek rakımlı yerlere gitmeden önce hava ve yol durumunu mutlaka kontrol edin. Kısacası doğa ve tarih ağırlıklı bir gezi için ilkbahar ile sonbahar, deniz ve serinleme planı için yaz ayları daha uygun.

Seydikemer Kaç Günde Gezilir?

muğla gezilecek yerler saklıkent kanyonu

Seydikemer’i gezmek için en az 2 gün ayırmanızı öneririm. Bir gününüz varsa Saklıkent Kanyonu, Gizlikent Şelalesi, Yakapark ve Tlos Antik Kenti gibi en önemli durakları görebilirsiniz. Ancak bu program biraz seçmeli olur; ilçenin her köşesine yetişmek mümkün değil.

İki günlük planda ilk günü Saklıkent ve Tlos çevresine, ikinci günü ise Xanthos, Letoon, Patara Antik Kenti ve Patara Plajı rotasına ayırabilirsiniz. Girdev Yaylası, Ören Kanyonu, Pınara ve Sidyma gibi daha uzak noktaları da görmek istiyorsanız 3 gün çok daha rahat olur. Kısacası Seydikemer öyle “bir uğrayıp çıkarız” denilecek yerlerden değil; rota uzadıkça güzelleşiyor.

Seydikemer’in Neyi Meşhur?

Seydikemer denildiğinde akla ilk olarak Saklıkent Kanyonu geliyor. Buz gibi suyu, yüksek kaya duvarları ve yürüyüş parkuruyla ilçenin en ünlü doğal güzelliği burası. Bunun yanında Tlos, Pınara, Sidyma ve Letoon gibi Likya döneminden kalan antik kentler de Seydikemer’in tarih tarafını oldukça güçlü kılıyor.

İlçe yalnızca kanyonları ve antik kentleriyle değil; Girdev Yaylası, Gizlikent Şelalesi, Girmeler Kaplıcası ve Karadere-Kumluova sahilleriyle de biliniyor. Kısacası Seydikemer’in meşhuru tek bir şey değil; burada tarih, doğa ve serin sular el ele vermiş. 😊

Seydikemer’de Ne Yenir?

Seydikemer’de ne yenir? derseniz karşınıza gösterişli tabaklardan çok doğal ürünlerle hazırlanan köy yemekleri çıkıyor. İlçe mutfağında Yörük kültürünün etkisi oldukça güçlü. Gözleme, köy kahvaltısı, yayık ayranı, et yemekleri ve alabalık bölgedeki sofraların başrolünde. Kısacası burada yemekler çok süslü değil ama lezzet konusunda eli oldukça bol.

Saklıkent ve Tlos çevresinde yol kenarındaki aile işletmelerinde sacın üzerinde pişen gözlemelerden, semaverde çaydan ve taze sıkılmış nar suyundan mutlaka tadın. Muğla ve Fethiye mutfağından izler taşıyan keşkek, ot yemekleri, börekler ve zeytinyağlılar da Seydikemer çevresinde karşılaşabileceğiniz lezzetler arasında. Diyet pazartesi başlar diyerek sofraya gönül rahatlığıyla oturabilirsiniz. 😊

Seydikemer’in Meşhur Yemekleri

  • Seki tarhanası
  • Keşkek
  • Saçı böreği ve gözleme
  • Tuzda alabalık
  • Bıldırcın kebabı
  • Kabak çiçeği dolması
  • Yöresel ot yemekleri
  • Leğen böreği ve döndürme
  • Sıcak helva
  • Taze nar suyu ve yayık ayranı

Seydikemer’de Nerede Yemek Yenir?

  • Ayşe Ananın Gözleme Yeri
    (El yapımı gözleme, köy kahvaltısı, kaşarlı gözleme, nar suyu)
  • Köylüm Sofrası
    (Saçı böreği, yayık ayranı, serpme kahvaltı, organik köy ürünleri)
  • Fesleğen Gözleme Evi
    (Kıymalı gözleme, saç kavurma, bıldırcın kebabı, Yörük kebabı, semaverde çay)
  • Mehmet Şef’in Yeri
    (Köfte, kokoreç, gözleme)
  • Değirmen Köşk Restaurant
    (Köy kahvaltısı, doğal ürünler, yöresel tatlılar)

Not: Mekân puanları, menüler ve çalışma günleri zamanla değişebilir. Özellikle yayla ve köy işletmelerine gitmeden önce Google üzerinden son yorumları ve açık olup olmadıklarını kontrol edin.

Sıkça Sorulan Sorular

Seydikemer’in neyi meşhur?

Seydikemer denildiğinde akla ilk olarak Saklıkent Kanyonu geliyor. Tlos, Pınara, Sidyma ve Letoon gibi antik kentler; Girdev Yaylası, Ören Kanyonu ve Karadere Plajı da ilçenin öne çıkan değerleri arasında. Kısacası Seydikemer’in meşhuru tek değil; tarih ve doğa burada oldukça bereketli.

Seydikemer güzel mi?

Seydikemer bana göre oldukça güzel bir yer. Özellikle tarih sevenler ya da kültürel turizmi sevenler burayı sevecek. Deniz için çok seçenek olmasa da bir tarafı Kaş diğer tarafı Fethiye. Yani Seydikemer oldukça güzel bir yer.

Seydikemer’in denize kıyısı var mı?

Evet, Seydikemer’in Akdeniz’e kıyısı bulunuyor. İlçe merkezi deniz kenarında olmasa da Karadere ve Kumluova taraflarında uzun sahiller var. Bu nedenle Seydikemer rotasında antik kentleri, kanyonları ve plajları aynı tatil planında buluşturabilirsiniz.

Seydikemer nereye yakın?

Seydikemer, Türkiye’nin güneybatısında, Muğla iline bağlı bir ilçe. Seydikemer konum olarak Kaş, Kalkan, Fethiye, Ortaca, Dalaman gibi yerlere yakın konumda yer alıyor.

Seydikemer kaç günde gezilir?

Seydikemer’i gezmek için en az 2 gün ayırmanızı öneririz. İlk günü Saklıkent Kanyonu, Gizlikent Şelalesi, Yakapark ve Tlos Antik Kenti’ne; ikinci günü ise Letoon, Xanthos ve Patara çevresine ayırabilirsiniz. Girdev Yaylası, Pınara ve Ören Kanyonu’nu da görmek istiyorsanız 3 gün daha rahat olur.

Seydikemer’de mutlaka görülmesi gereken yerler nereler?

Seydikemer’de ilk kez bulunuyorsanız Saklıkent Kanyonu, Gizlikent Şelalesi, Tlos Antik Kenti, Pınara Antik Kenti, Letoon Kutsal Alanı ve Girdev Yaylası’nı listenize ekleyebilirsiniz. Vaktiniz genişse Ören Kanyonu, Sidyma Antik Kenti ve Karadere Plajı’nı da rotaya dahil edin.

Seydikemer arabasız gezilir mi?

Seydikemer merkezine ve Saklıkent gibi bazı noktalara toplu taşıma seçenekleri bulunuyor. Ancak antik kentler, yaylalar, kanyonlar ve sahiller geniş bir alana yayıldığı için özel araçla gezmek çok daha rahat. Arabasız gelecekseniz rotanızı daha az durakla sınırlandırmanız gerekebilir.

Seydikemer’de denize nerede girilir?

Seydikemer’de denize girmek için Karadere ve Kumluova sahillerini tercih edebilirsiniz. Daha fazla tesis ve turistik imkân arıyorsanız Kaş sınırlarında bulunan Patara Plajı’nı da rotanıza ekleyebilirsiniz. Karadere tarafında deniz koşulları değişebildiği için rüzgâr ve dalga durumunu kontrol etmeniz iyi olur.

Seydikemer 1 Günde Gezilir mi?

Seydikemer 1 günde gezilir ama her yeri görmek mümkün değil. Tek gününüz varsa rotayı Saklıkent Kanyonu, Gizlikent Şelalesi, Yakapark ve Tlos Antik Kenti ile sınırlandırabilirsiniz. Bu dört durak hem birbirine yakın hem de ilçenin doğa ile tarih tarafını güzel şekilde gösteriyor.

Seydikemer gezilecek yerler başlıklı yazımın sonuna geldik. Gördüğünüz üzere Seydikemer buram buram tarih kokuyor. Buraya en az 2-3 gün ayırmalısınız. Yüzde yüz eminim bu bölgeyi çok sevecekseniz. Bir tarafta Kaş diğer tarafta Fethiye daha ne olsun değil mi? Hadi size keyifli gezmeler olsun. Hoşçakalın.😊

Gezilecek yerler, konaklama, yeme-içme rehberleri + aktivite önerileri. Deneyim odaklı rotalar ve pratik ipuçlarıyla seyahatini kolayca planla!

Bir Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.