
Gümüşhane Gezilecek Yerler: Merkezden İlçelere 17 Durak
Yaklaşık 20 günlük tatil rotamızı çizerken Sivas, Erzurum, Gümüşhane ve Trabzon’u aynı seyahate sığdırmayı planladık. Baştan söyleyelim, biraz iddialı bir rotaydı. 😊 Ama amacımız bu süre boyunca gezebildiğimiz kadar gezmek, yeni yerler keşfetmek ve dolu dolu bir seyahat geçirmekti. Geriye dönüp baktığımızda da hedefimize fazlasıyla ulaştığımızı söyleyebiliriz. İşte Gümüşhane gezilecek yerler listemiz de bu uzun yolculuğun duraklarından biri olarak ortaya çıktı.
Gümüşhane’ye Erzurum’dan Trabzon’a geçerken uğradık. Şehir merkezindeki noktaları gezmek çok zor değil; ancak iş Torul, Şiran, Kelkit, Kürtün ve doğa rotalarına gelince mesafeler uzuyor. Yani Gümüşhane’yi “yol üstünde birkaç saatte gezip çıkarız” diye düşünmemek lazım. Özellikle göller, şelaleler, tabiat parkları ve koruma alanlarını da rotanıza eklediğinizde birkaç güne yayılan oldukça güzel bir gezi planı ortaya çıkıyor.
Biz de zamanımız ve güzergâhımız el verdiğince Gümüşhane’de birçok yeri görme fırsatı bulduk. Ancak rotamıza oldukça uzak kalan bazı noktalara gidemedik. Rota geniş, zaman sınırlı olunca bu durum kaçınılmaz son oluyor. Ama iyi araştıran biri olarak size kendi Gümüşhane gezi rotanızı oluştururken hangi yerin nerede olduğunu ve ne kadar zaman ayırmanız gerektiğini detaylı anlatacağım.
Hazırsanız; konakları, dağları, mağaraları, şelaleleri ve tabii ki pestiliyle meşhur Gümüşhane’yi birlikte keşfetmeye başlayalım. Tabii ki ilk önce gezi haritamız. ➡️
Gümüşhane Gezilecek Yerler Haritası
Gümüşhane Gezilecek Yerler Haritası (Haritada numaraların üstüne tıklayabilirsiniz. Sıralama aşağıda.)
Yukarıda Gümüşhane gezilecek yerler listesinde yer alan 17 noktayı harita üzerinde görebilirsiniz. Gümüşhane; yüksek dağları, derin vadileri, yaylaları, mağaraları ve şelaleleriyle coğrafyası oldukça hareketli bir şehir. Bu nedenle listedeki yerlerin tamamı birbirine yakın değil ve özellikle doğa noktalarına ulaşırken yol sürelerini hesaba katmak gerekiyor.
Gümüşhane için yalnızca 1 gününüz varsa, şehir merkezi ve çevresindeki daha kolay ulaşılabilen noktaları rahatlıkla gezebilirsiniz. Ancak Tomara Şelalesi, Artabel Gölleri Tabiat Parkı ve Örümcek Ormanları Tabiat Parkı gibi şehir merkezinden daha uzak kalan yerleri ayrı bir güne bırakmak çok daha mantıklı olacaktır.
Listedeki favorim ise hiç düşünmeden Karaca Mağarası. Gümüşhane’ye kadar gelmişken burayı görmeden dönmeyin derim. Şimdi gelin, Gümüşhane’de gezilecek 17 yeri tek tek keşfedelim.
Gümüşhane Gezilecek Yerler: 17 Yer ve Gezi Rotası

Gümüşhane’de resmen doğa şov var. Yüksek dağlar, derin vadiler, şelaleler, göller ve tarihi yapılar derken şehir, özellikle doğa sevenler için oldukça güzel sürprizler barındırıyor. Gümüşhane gezilecek yerler listesini hazırlarken biz de hem kendi gezdiğimiz noktaları hem de rotanıza ekleyebileceğiniz önemli yerleri bir araya getirdik.
Şunu da baştan belirtelim: Gümüşhane’de şehir merkezi dışına çıktığınızda bazı rotalar dağlık ve virajlı yollardan geçiyor. Özellikle tabiat parkları, şelaleler ve yüksek rakımlı doğa rotalarına gidecekseniz aracınızın genel bakımını ve lastiklerini kontrol etmenizde fayda var. Yol koşulları mevsime göre değişebileceği için yola çıkmadan önce güncel durumu kontrol edin. Hele kış aylarında muhakkak kontrol edin!
Yazımın devamında kendi rotanızı daha kolay oluşturabilmeniz için Gümüşhane Merkezde Gezilecek Yerler, Torul Gezilecek Yerler, Şiran Gezilecek Yerler, Kelkit Gezilecek Yerler ve Kürtün Gezilecek Yerler şeklinde ilçe bazlı listeleri de bulabilirsiniz.
Gümüşhane Gezilecek Yerler Listesi
- Süleymaniye Mahallesi
- İkizevler Kent Müzesi
- Canca Kalesi
- Halgent Şelalesi
- Kov Kalesi
- İmera Manastırı
- Krom Vadisi
- Santa Harabeleri
- Karaca Mağarası
- Torul Kalesi Seyir Terası
- Limni Gölü Tabiat Parkı
- Zigana Dağı
- Artabel Gölleri Tabiat Parkı
- Tomara Şelalesi
- Satala Antik Kenti
- Örümcek Ormanı Tabiatı Koruma Alanı
- Çağlayandibi Şelalesi
Not: Biz Gümüşhane’ye Erzurum’dan gelip Trabzon yönüne devam ettiğimiz için gezi planımızı yolumuz üzerindeki duraklara göre oluşturduk. Yani yukarıdaki sıralama “en güzelden en az güzele” doğru yapılmış bir liste değil. Siz Gümüşhane’ye farklı bir yönden gelecekseniz gezi rotanızı bulunduğunuz konuma göre yeniden sıralamanız çok daha mantıklı olacaktır.
Bir de küçük tavsiye: Gümüşhane’de haritada birbirine yakın görünen iki nokta, dağlık coğrafya nedeniyle tahmin ettiğinizden daha uzun sürebiliyor. O nedenle rotayı hazırlarken sadece kilometreye değil, tahmini sürüş süresine de bakın. Yoksa “şuraya da uğrarız” dediğiniz yer günün son durağı olabilir. 😃 Gümüşhane gezilecek yerler hızlı planlama tablosu aşağıda.
| Gümüşhane Gezilecek Yer | İlçe | Gümüşhane Merkezden | Önerilen Süre | Öne Çıkan |
|---|---|---|---|---|
| Süleymaniye Mahallesi | Merkez | ≈ 4 km | 1-2 saat | Eski Gümüşhane, tarihi doku |
| İkizevler Kent Müzesi | Merkez | Merkez içi | 45-60 dk. | Müze, geleneksel konak |
| Canca Kalesi | Merkez | ≈ 8 km | 1-1,5 saat | Kale, şehir manzarası |
| Halgent Şelalesi | Merkez | Merkez içi | 30-60 dk. | Şelale, kısa doğa molası |
| Kov Kalesi | Merkez | ≈ 21 km | 1,5-2 saat | Kale, manzara, patika yürüyüşü |
| İmera Manastırı | Merkez | ≈ 38 km | 1-1,5 saat | Manastır, tarihi yerleşim |
| Krom Vadisi | Merkez | ≈ 60 km | 2-3 saat | Vadi, kiliseler, eski taş yapılar |
| Santa Harabeleri | Merkez | ≈ 76–82 km | 3-4 saat | Tarihi yerleşim, doğa |
| Karaca Mağarası | Torul | ≈ 17 km | 1-1,5 saat | Sarkıt ve dikitler, mağara |
| Torul Kalesi Seyir Terası | Torul | ≈ 25 km | 30-60 dk. | Cam teras, manzara |
| Limni Gölü Tabiat Parkı | Torul | ≈ 40 km | 1-2 saat | Göl, orman, piknik |
| Zigana Dağı | Torul | ≈ 45 km | 1-2 saat | Dağ manzarası, yayla |
| Artabel Gölleri Tabiat Parkı | Torul | ≈ 50 km | Tam gün | Buzul gölleri, trekking |
| Tomara Şelalesi | Şiran | ≈ 113 km | 1-2 saat | Şelale, doğa |
| Satala Antik Kenti | Kelkit | ≈ 99 km | 1-2 saat | Roma tarihi, antik kent |
| Örümcek Ormanı Tabiatı Koruma Alanı | Kürtün | ≈ 60–75 km | 2-3 saat | Anıt ağaçlar, doğa yürüyüşü |
| Çağlayandibi Şelalesi | Kürtün | ≈ 60–65 km | 1-1,5 saat | Şelale, orman |
Not: Tablodaki mesafeler ve gezi süreleri yaklaşık değerlerdir. Özellikle Santa Harabeleri, Krom Vadisi, Artabel Gölleri ve Kürtün tarafında yol şartları, hava durumu ve yürüyüş süresi gezi planınızı değiştirebilir. Bu yüzden doğa rotalarında kilometreden çok tahmini sürüş ve yürüyüş süresini dikkate alın.
Gümüşhane Merkez Gezilecek Yerler
Gümüşhane merkez gezilecek yerler konusunda düşündüğünüzden daha fazla seçenek var. Şehir merkezine yakın tarafta Süleymaniye Mahallesi, İkizevler Kent Müzesi, Canca Kalesi ve Halgent Şelalesi öne çıkıyor. Özellikle Süleymaniye Mahallesi merkeze yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta olduğu için şehir gezisine rahatlıkla eklenebilir. Halgent Şelalesi de merkezin hemen yanı başında sayılır. Kısacası çok fazla yol yapmadan tarih, manzara ve biraz da doğayı aynı gün içerisinde görebilirsiniz.
Biraz daha dışarı çıktığınızda ise Kov Kalesi var. Burası Gümüşhane merkeze yaklaşık 26 kilometre mesafede olduğu için yine merkez rotasına eklenebilir ama “şehir içinde” gibi düşünmeyin. Özellikle kaleye çıkan son bölüm ve patika kısmı biraz uğraştırıcı. Bizim rotamızda da Gümüşhane’ye girişte ilk duraklardan biri Kov Kalesi olmuştu.
Burada önemli bir ayrım var: İmera Manastırı, Krom Vadisi ve Santa Harabeleri idari olarak Gümüşhane Merkez ilçeye bağlı, fakat şehir merkezine hiç de yakın değiller. İmera Manastırı yaklaşık 38 km, Krom Vadisi yaklaşık 60 km, Santa Harabeleri ise kullanılan güzergâha göre yaklaşık 76-82 km uzaklıkta. Yani bunları “merkezdeyken aradan çıkarırız” diye planlamayın. 😊 Özellikle Krom ve Santa tarafını ayrı bir gün veya en azından geniş bir zaman dilimiyle değerlendirmek çok daha mantıklı.
Gümüşhane Merkez Gezilecek Yerler
- Süleymaniye Mahallesi
- İkizevler Kent Müzesi
- Canca Kalesi
- Halgent Şelalesi
- Kov Kalesi
- İmera Manastırı
- Krom Vadisi
- Santa Harabeleri
Süleymaniye Mahallesi

Gümüşhane’nin geçmişine biraz daha yakından bakmak istiyorsanız rotanıza Süleymaniye Mahallesi’ni mutlaka ekleyin. Burası halk arasında Eski Gümüşhane olarak da biliniyor ve şehir merkezine yaklaşık 4 km uzaklıkta bulunuyor.
Süleymaniye’nin önemi aslında Gümüşhane’nin madencilik geçmişiyle yakından bağlantılı. Kanuni Sultan Süleyman döneminde bölgedeki yeni gümüş yataklarına yakın bir noktada Süleymaniye Camii ve çevresinde evler inşa edilmesiyle yerleşim gelişmeye başlamış. Zaman içerisinde Türk, Rum ve Ermeni topluluklarının birlikte yaşadığı önemli bir yerleşim haline gelmiş.
Bugün Süleymaniye Mahallesi’nde dolaşırken tarihi konaklar, camiler, kiliseler, hamamlar, köprüler ve eski yapı kalıntıları ile karşılaşabilirsiniz. Bölgede günümüze ulaşmış 30’dan fazla tescilli kültür varlığı bulunuyor. Zaten mahallenin tamamı eski yapıları ve doğal dokusuyla açık hava müzesi havasında. Özellikle geleneksel Gümüşhane evlerinde taş ve ahşabın birlikte kullanılması, geniş saçaklar, cumbalar ve eğimli araziye göre şekillenen mimari dikkat çekici. Şimdiki apartmanları görünce insan ister istemez bu eski evlere biraz daha uzun bakıyor. Eskilerin ev işinde bizden daha iyi olduğu kesin.
Gümüşhane’de gezilecek tarihi yerler arasında bence Süleymaniye Mahallesi ayrı bir yerde duruyor. Çünkü burada tek bir tarihi yapı görüp ayrılmıyorsunuz; mahallenin tamamında Gümüşhane’nin geçmişinden izler var. Vaktiniz varsa hızlıca geçmek yerine biraz yürüyüp sokakları ve eski yapıları sakin sakin keşfetmenizi öneririm. Konum burada.
İkizevler Kent Müzesi

Eskiden Erzurum’dan Trabzon’a giderken Gümüşhane merkezden geçiliyordu. Şimdiyse tüneller ve yeni yollar sayesinde şehir merkezine girmeden Trabzon yönüne devam etmek çok daha kolay. Bu arada yollar da genel olarak gayet iyi.
Gümüşhane merkeze geldiğinizde uğrayabileceğiniz yerlerden biri de İkizevler Kent Müzesi. Şehrin geleneksel mimarisini yansıtan iki konağın birleştirilmesiyle oluşturulan müze, hem yapısı hem de içerisinde sergilenen eserlerle dikkat çekiyor.
Gümüşhane merkezde gezilecek yerler arasında bulunan müzede arkeolojik eserler, farklı dönemlere ait sikkeler, yöresel kıyafetler, geleneksel eşyalar ve eski silahlar sergileniyor. Müzenin bahçesinde ise Gümüşhane’nin farklı bölgelerinden getirilen taş eserleri görmek mümkün. Konum burada.
Canca Kalesi (Gümüşhane Kalesi)

Gümüşhane merkeze yakın yerlerden biri olan Canca Kalesi, şehri yukarıdan görmek isteyenler için güzel bir durak. Sarp bir kayalık üzerinde yer alan kalenin bulunduğu nokta zaten başlı başına etkileyici. Kaleden günümüze ulaşan bölümlerde sarnıç ve gözetleme alanlarının izlerini görebiliyorsunuz. Tarihi dokusunun yanında burayı asıl özel yapan şey ise Gümüşhane’nin dağlık coğrafyasını geniş açıdan görebilmeniz.
Yukarı çıktığınızda şehir merkezi, Harşit Vadisi ve çevredeki dağlar önünüze seriliyor. Özellikle manzara seviyorsanız burada biraz vakit geçirmek isteyebilirsiniz.
Kaleye giden yolun bir kısmı asfalt, kalan bölümü ise toprak yoldan oluşuyor. Son bölümde aracı bırakıp patika yoldan yürüyerek kaleye çıkmanız gerekiyor. Çıkış biraz zahmetli ve özellikle zeminin kaygan olduğu dönemlerde dikkatli olmakta fayda var. Bir de önemli uyarı: Kale çevresinde düşmeye karşı koruyucu bariyer veya belirgin bir güvenlik önlemi bulunmuyor. Bu yüzden özellikle çocuklarla geziyorsanız ve kenarlara yaklaşırken ekstra dikkatli olun. Konum burada.
Halgent Şelalesi

Gümüşhane merkezden çok uzaklaşmadan görebileceğiniz doğal güzelliklerden biri de Halgent Şelalesi. Eskibağlar Mahallesi tarafında bulunan şelale, yüksekten dökülen suyuyla özellikle ilkbahar aylarında daha etkileyici bir görüntü sunuyor. Gümüşhane’de şelale görmek için her zaman kilometrelerce yol yapmanız gerekmiyor; Halgent bunun güzel örneklerinden biri.
Burası Tomara Şelalesi kadar bilinen bir nokta değil. Belki de bu yüzden Gümüşhane’de daha sakin bir doğa durağı arayanların hoşuna gidebilir. Su miktarı mevsime göre değişebildiği için özellikle bahar aylarında gitmek daha iyi bir fikir olabilir. Merkez gezinizin arasına kısa bir doğa molası sıkıştırmak isterseniz değerlendirebilirsiniz.
Burası Gümüşhane çevre yolu üzerinde, yol kenarından pek fark edilmeyen gizli bir şelale. Şelaleye ulaşmak için aracınızı güvenli bir noktada bırakıp yol kenarındaki bariyer bölümünü geçmeniz, ardından kısa bir patika yoldan yürümeniz gerekiyor. Burada düzenlenmiş bir otopark alanı ya da işletme bulunmuyor. Bu nedenle özellikle araç bırakacağınız yeri seçerken ve patika bölümünde yürürken dikkatli olmanızda fayda var. Konum burada.
Kov (Esenyurt) Kalesi


Gümüşhane’de gezilecek yerler listemizde sıra Kov Kalesi’nde. Gümüşhane’nin Esenyurt Köyü sınırları içerisinde bulunan kale, oldukça yüksek ve bölgeye hâkim bir noktada yer alıyor. Kaleye doğru ilerledikçe yol sizi dağların arasından yavaş yavaş yukarı çıkarıyor. Son 1-2 kilometrelik bölümde toprak yoldan ilerledik ancak bizim gittiğimiz dönemde yolu çok zorlayıcı bulmadık.
Dağları, tepeleri ve küçük köyleri geride bıraktıktan sonra Kov Kalesi’ne ulaştık. Aracınızı park ettikten sonra kaleye ulaşmak için biraz merdiven çıkmanız gerekiyor. Çıkarken biraz yorucu olsa da yukarı vardığınızda karşınıza çıkan manzara bütün yorgunluğu unutturuyor.
Özellikle kalenin bulunduğu noktadan çevredeki dağları ve vadileri izlemek gerçekten çok güzel. Böyle yerlerde insan ister istemez “Bu kaleyi yüzlerce yıl önce buraya nasıl inşa etmişler?” diye düşünüyor. Üstelik yüzyıllar geçmesine rağmen yapının hâlâ ayakta olması Kov Kalesi’ni daha da etkileyici hale getiriyor.
Gümüşhane’de bulunan tarihi kalelerden biri olan Kov Kalesi’nin geçmişi Orta Çağ’a kadar uzanıyor. Kalenin 14. yüzyılda, bölgede hüküm süren Trabzon İmparatorluğu döneminde inşa edildiği düşünülüyor. Daha sonraki dönemlerde ise bölgenin farklı devletlerin hâkimiyetine girmesiyle birlikte kale de kullanılmaya devam etmiş. Stratejik konumu sayesinde çevresine oldukça hâkim olan Kov Kalesi’nin içerisinde sarnıç ve mutfak gibi bölümler bulunuyor. Kale, gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının ardından turizme kazandırılmış.
Bizim ziyaretimiz sırasında Kov Kalesi’ne giriş ücretsizdi. Özellikle tarihi yapıları ve manzaralı noktaları seviyorsanız Gümüşhane rotanızda buraya mutlaka yer verebilirsiniz. Gümüşhane merkeze 26 km uzaklıkta olan Kov Kalesi’nin konumu için buraya tıklayabilirsiniz.
İmera Manastırı

Gümüşhane’nin Olucak Köyü taraflarında bulunan İmera Manastırı, sadece tek başına bir tarihi yapı olarak değil, çevresindeki eski yerleşim dokusuyla birlikte görülmesi gereken yerlerden biri. Taş mimarisi, kemerli bölümleri ve yıllara meydan okuyan görüntüsü daha ilk bakışta dikkat çekiyor. Şehir merkezinden biraz uzak olduğu için buraya gelirken yol için ayrıca zaman ayırmanız gerekiyor.
İmera’nın bulunduğu çevre oldukça sakin. Eski taş yapılar, doğa ve manastırın atmosferi birleşince Gümüşhane’nin daha farklı bir yüzünü görüyorsunuz. Burayı gezi planınıza ekleyecekseniz Krom Vadisi ile aynı güne koymak mantıklı olabilir. Böylece aynı bölgede bulunan birkaç tarihi noktayı tek rota içerisinde değerlendirebilirsiniz.
İpucu: İmera Manastırı’nın hemen yakınında görebileceğiniz yapılardan biri de Fostiropoulos Konağı. Konağın, 19. yüzyılın ikinci yarısında İmera’da yaşayan ve daha sonra Trabzon’a taşınarak ailesiyle birlikte ticaret ve bankacılık alanında büyüyen Fostiropoulos ailesiyle bağlantılı olduğu biliniyor. Manastıra kadar gelmişken burayı da görmelisiniz.
Krom Vadisi
Krom Vadisi, Gümüşhane’de tek bir yapıyı görüp çıkacağınız yerlerden değil. Vadi boyunca eski taş evler, kiliseler, şapeller, köprüler ve farklı yapı kalıntılarıyla karşılaşabiliyorsunuz. Burası geçmişte madenciliğin oldukça önemli olduğu yerleşimlerden biriymiş. Bugün ise o hareketli günlerin yerini sessiz, biraz da gizemli bir atmosfer almış.
Krom Vadisi’ne giderken özellikle yol koşullarını hesaba katmak gerekiyor. Vadinin bazı bölümlerinde yollar daralabiliyor ve zemin şartları mevsime göre değişebiliyor. O nedenle burayı hızlıca uğrayıp çıkacağınız bir durak gibi düşünmeyin. Biraz zaman ayırıp çevreyi gezdiğinizde Krom’un asıl güzelliği ortaya çıkıyor. Navigasyona güvenmek güzel ama bazen navigasyonun da macera sevdiğini unutmayın.
Santa Harabeleri

Gümüşhane’nin en farklı atmosfere sahip yerlerinden biri kesinlikle Santa Harabeleri. Dumanlı Köyü çevresine yayılan eski taş evler, kiliseler, çeşmeler ve yerleşim kalıntıları buraya adeta terk edilmiş bir kasaba havası veriyor. Bir dönem bölgedeki gümüş, kurşun ve demir madenleri sayesinde oldukça hareketli olan Santa, bugün sessizliği ve doğayla iç içe geçmiş tarihi dokusuyla oldukça güzel bir yer. Özellikle sisli havalarda taş yapıların arasındaki görüntü daha da etkileyici oluyor.
Santa’nın geçmişte 7 mahalleden oluştuğu ve bu mahallelerde çok sayıda taş kilise ile eski evin bulunduğu biliniyor. Günümüzde en çok dikkat çeken bölümlerden biri Piştoflu Mahallesi. Mübadele ve sonrasında yaşanan göçlerle zaman içerisinde boşalan yerleşim, bugün taş yapıları ve sessizliğiyle resmen bir hayalet kasaba havasında. İnsan burada dolaşırken bir zamanlar bu sokakların ne kadar hareketli olduğunu düşünmeden edemiyor.
Santa Harabeleri tek bir yapıdan oluşmadığı için burayı gezmek biraz zaman istiyor. Eski yerleşim geniş bir alana yayıldığından farklı yapı kalıntılarını keşfederek dolaşmak buranın en keyifli taraflarından biri. Üstelik Yanbolu Vadisi’nin yemyeşil doğası, yüksek rakımlı dağ manzaraları ve tarihi yapılar birleşince ortaya gerçekten güzel görüntüler çıkıyor. Fotoğraf çekmeyi seviyorsanız burada telefonun hafızasını biraz zorlayabilirsiniz.
Santa’ya gelirken şehir merkezinden uzak olduğunu ve yol için ayrıca zaman ayırmanız gerektiğini unutmayın. Yolun bazı bölümleri dar ve bozuk. Karşıdan büyük bir araç geldiğinde yol vermek zorlaşabildiği için acele etmeden, dikkatli ilerlemekte fayda var. Burası düzenlenmiş klasik bir ören yerinden çok, doğanın içerisinde kalmış eski bir dağ yerleşimini keşfetme hissi veriyor.
Bu nedenle Santa’ya sadece birkaç fotoğraf çekip dönmek için değil, tarih ve doğayı birlikte yaşamak için gelin. Mümkünse birkaç saat ayırın, biraz yürüyün, manzarayı izleyin ve bölgenin sessizliğinin tadını çıkarın. Tarihi yerleri, eski taş yapıları ve biraz da gizemli atmosferleri seviyorsanız Santa Harabeleri, Gümüşhane gezilecek yerler listenizde gerçekten farklı bir yere sahip olacaktır. Konum burada.
Torul Gezilecek Yerler
Torul gezilecek yerler konusunda Gümüşhane’nin en dolu ilçelerinden biri diyebilirim. İlçede hem doğa hem de manzara tarafı oldukça güçlü. Karaca Mağarası, Torul Kalesi Cam Seyir Terası, Limni Gölü Tabiat Parkı, Zigana Dağı ve Artabel Gölleri Tabiat Parkı Torul tarafında görebileceğiniz başlıca yerler arasında. Özellikle Karaca Mağarası ve Torul Cam Teras birbirine yakın olduğu için aynı gün içinde rahatlıkla planlanabilir. Zigana ve Limni Gölü tarafına geçtiğinizde ise rota biraz daha doğa ağırlıklı hale geliyor.
Torul’un güzel tarafı şu; birkaç saatlik kısa bir gezi de yapabilirsiniz, doğa rotalarını ekleyip tam güne de yayabilirsiniz. Biz Karaca Mağarası ve Torul Cam Teras tarafını gezdik, Limni Gölü’ne de uğradık. Artabel Gölleri ise daha fazla zaman ve hazırlık istediği için bizim rotamızın dışında kaldı. Eğer vaktiniz genişse Torul’u aceleye getirmeyin.
Karaca Mağarası


Gümüşhane gezilecek yerler listesinde bizim en sevdiğimiz yere geldik: Karaca Mağarası. Açık söyleyelim, burası Gümüşhane gezimizde bizi en çok etkileyen yerlerden biri oldu. Mağaranın içine adım attığınız anda sarkıtlar, dikitler, sütunlar ve farklı renklerdeki damlataşı oluşumları arasında bambaşka bir dünyaya giriyorsunuz. Fotoğraflarda güzel ama gerçekte çok daha etkileyici.
Burada önemli bir 2026 güncellemesi var. Karaca Mağarası, ulaşım yolundaki kaya düşme riskine karşı yapılan güvenlik çalışmaları nedeniyle 16 Nisan 2026 tarihinde geçici olarak ziyarete kapatıldı. Bu nedenle gitmeden önce güncel ziyaret durumunu mutlaka kontrol edin.
Karaca Mağarası Nasıl Oluşmuş? Doğa, Karaca Mağarası’nı ortaya çıkarmak için gerçekten acele etmemiş. Mağaranın yaşının yaklaşık 15 milyon yıl olduğu tahmin ediliyor. Kireçtaşlarının arasından sızan mineral bakımından zengin sular zamanla sarkıt, dikit, sütun, traverten havuzları ve farklı damlataşı oluşumlarını meydana getirmiş.
Mağaranın oluşumu hâlâ devam ediyor. Resmî kaynaklarda 1 santimetrelik sarkıt veya dikit oluşumunun yaklaşık 12 yıl sürdüğü belirtiliyor. İçeride birkaç saniyede yanından geçtiğiniz yapıların oluşmasının yüzlerce yıl sürdüğünü düşününce insan ister istemez biraz durup bakıyor. Mağaranın sıcaklığı da yıl boyunca yaklaşık 12-17 derece arasında değişiyor. Yazın gidecekseniz yanınıza ince bir üstlük almanız iyi olabilir.
Karaca Mağarası Efsanesi: Bölgede anlatılan rivayetlerden birine göre, aileleri tarafından kavuşmalarına izin verilmeyen biri Müslüman, diğeri Hristiyan iki genç mağarada gizlice buluşuyormuş. Ancak bu hikâyenin tarihî olarak doğrulanmış bir olay olmadığını belirtelim. Mağaranın adının ise resmî kaynaklarda bulunduğu Karaca Mahallesi’nden geldiği ifade ediliyor. Efsanesi ayrı, gerçek hikâyesi ayrı diyelim. 😊
Karaca Mağarası Nasıl Keşfedildi? Mağara yöre halkı tarafından uzun zamandır biliniyormuş. Jeoloji Mühendisi Şükrü Eroz’un 1983-1990 yılları arasındaki çalışmaları sonrasında bilimsel olarak daha fazla tanınmış ve yapılan düzenlemelerin ardından 1996 yılında turizme açılmış. İyi ki de açılmış; içerideki oluşumları görünce Gümüşhane’nin yer altında nasıl bir güzellik sakladığını anlıyorsunuz.
Karaca Mağarası’na Nasıl Gidilir? Karaca Mağarası, Torul ilçesine bağlı Cebeli Köyü sınırlarında ve Gümüşhane merkeze yaklaşık 17 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Normal şartlarda Gümüşhane-Trabzon yolundan ayrılıp asfalt yolu takip ederek mağaraya ulaşabilirsiniz.
Bizim rotamızda Karaca Mağarası’ndan sonra Torul Kalesi Seyir Terası vardı. Limni Gölü ve Zigana tarafını da aynı güne eklemek mümkün ancak dağ yollarında kısa görünen mesafeler beklediğinizden uzun sürebiliyor.
Önemli not: Karaca Mağarası’nın 2026 yılındaki geçici kapanma durumu değişebileceğinden, yola çıkmadan önce güncel ziyaret bilgisini kontrol etmenizde fayda var. Karaca Mağarası’nın konumu burada. Karaca Mağarası’nın girişi ücretli. Müzekart burada geçerli değil.
Torul Kalesi Seyir Terası

Karaca Mağarası’ndan sonraki durağımız Gümüşhane’nin Torul ilçesi oldu. Torul gezilecek yerler denildiğinde ilk akla gelen yerlerden biri olan Torul Kalesi Cam Seyir Terası’na çıkıp ilçeyi kuş bakışı izleyebilirsiniz. Orta Çağ’dan kaldığı düşünülen Torul Kalesi, geçmişte savunma ve gözetleme amacıyla kullanılmış ve Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı hâkimiyetine girmiş.
Kalenin bulunduğu tepenin zirvesine yapılan Torul Cam Seyir Terası yerden yaklaşık 240 metre yüksekte. Cam platform yaklaşık 90 metrekare büyüklüğünde ve aynı anda 50 kişiyi taşıyabilecek şekilde tasarlanmış. Yükseklik korkunuz yoksa manzara gerçekten efsane; Torul resmen ayaklarınızın altında kalıyor. Bizce buranın turizme kazandırılması çok güzel olmuş. Seyir terasının bulunduğu alanda dinlenip manzaranın tadını çıkarabileceğiniz sosyal alanlar da bulunuyor.
Torul Kalesi Cam Seyir Terası, Torul ilçe merkezine oldukça yakın ve ana karayolundan yaklaşık 2 kilometrelik bir yolculukla ulaşılabilen bir noktada. Ayrıca Karaca Mağarası ile Zigana güzergâhının arasında kaldığı için gezi rotasına eklemek oldukça kolay. Biz de Karaca Mağarası’nın ardından buraya geçtik ve iki noktayı aynı gün içerisinde rahatça birleştirdik. Cam terasa giriş ücretli. Konum burada.
Limni Gölü Tabiat Parkı

Torul’dan sonraki durağımız Limni Gölü Tabiat Parkı oldu. Zigana tarafına doğru ilerleyip dağların arasından devam ederek göle ulaşıyorsunuz. Yol yer yer virajlı olduğu için mesafe çok uzun görünmese de biraz zaman alıyor. Ama yol boyunca Zigana’nın doğası size eşlik ettiği için manzara konusunda sıkılmıyorsunuz. Limni Gölü, 2025 metre rakımda çam ormanlarıyla çevrili oldukça sakin bir doğa alanı.
Biz açıkçası göl konusunda biraz daha görkemli bir manzara bekliyorduk. Gittiğimiz dönemde göl bize beklediğimizden oldukça küçük geldi; belki su seviyesinin düşük olduğu bir zamana denk gelmiş olabiliriz. Fakat gölü bir kenara bırakırsak çevredeki doğaya diyecek söz yok. Ağaçların arasında yürümek, temiz havada biraz vakit geçirmek ve kalabalıktan uzaklaşmak için gayet güzel bir yer.
Zigana’nın doruklarında olan Limni Gölü’nün haritadaki konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Araç park yeri konusunda herhangi bir sıkıntı yok. Giriş için araç başı ücret ödüyorsunuz.
Zigana Dağı

Gümüşhane’den Trabzon’a doğru ilerlerken Zigana Dağı adeta iki farklı coğrafya arasında geçiş yaptığınızı hissettiriyor. Gümüşhane tarafındaki daha karasal ve yüksek dağ manzaraları, Zigana’yı geçtikten sonra yerini Karadeniz’in yemyeşil doğasına bırakıyor. Biz bu değişimi yol boyunca oldukça net hissettik. Bir tarafta çıplak dağlar, diğer tarafta yeşilin binbir tonu… Zigana bu konuda sınır kapısı gibi. 😃
Eskiden bu yolculuğun en bilinen noktalarından biri eski Zigana Tüneli’yken, bugün ulaşım Yeni Zigana Tüneli üzerinden çok daha hızlı ve konforlu hale gelmiş durumda. Vaktiniz varsa ana yoldan ayrılıp Zigana Yaylası tarafına da çıkabilirsiniz. Özellikle kış aylarında Zigana Kayak Merkezi bölgenin kayak ve kar keyfi için tercih edilen noktalarından biri.
Biz Zigana’dan sonra Trabzon’un Hamsiköy tarafına doğru devam ederek Gümüşhane sınırlarından çıktık. Bu nedenle Gümüşhane’de görmek istediğimiz bazı yerler bizim rotamızın oldukça dışında kaldı. Vakit olsa insan “şuraya da uğrayalım” diye diye birkaç gün daha ekler ama bizim yolculuğun devamında Trabzon vardı. Siz Gümüşhane’ye daha fazla zaman ayırabiliyorsanız aşağıdaki yerleri de gezi planınıza dahil edebilirsiniz.
Artabel Gölleri Tabiat Parkı

Gümüşhane planımızı yaparken fotoğraflarına bakıp aşırı aşırı aşık olduğumuz ama zamanımız yetmediği için listeden çıkarmak zorunda kaldığımız yerlerden biri Artabel Gölleri Tabiat Parkı oldu. Çünkü burası öyle arabayla gidip birkaç fotoğraf çekip dönebileceğiniz bir yer değil. Doğasını gerçekten yaşamak istiyorsanız Artabel Gölleri başlı başına bir tam günü hak ediyor.
Torul sınırlarında bulunan Artabel Gölleri, 22 Aralık 1998 tarihinde tabiat parkı ilan edilmiş. Yüksek dağların arasında çok sayıda buzul gölü, dereler ve vadiler bulunuyor. Parkın en yüksek noktalarından Abdal Musa Tepesi 3.331 metre rakıma ulaşıyor. Yani burası bildiğimiz piknik alanlarından biraz farklı; rakım yükseldikçe doğa da daha vahşi ve etkileyici bir hale geliyor.
Bölge bitki örtüsü ve yaban hayatı açısından da oldukça zengin. Fakat yüksek rakım, değişken hava koşulları ve yürüyüş gerektiren arazi nedeniyle hazırlıksız gitmemek gerekiyor. Sağlam ayakkabı, su, yiyecek ve hava durumuna uygun kıyafet mutlaka yanınızda olsun. Bölgeyi hiç bilmiyorsanız rotayı önceden iyi araştırmak, hatta mümkünse bölgeyi bilen biriyle hareket etmek bence çok daha mantıklı. Biz gidemedik ama Gümüşhane’ye tekrar yolumuz düşerse Artabel Gölleri listenin en üst sıralarında olacak.
Şiran Gezilecek Yerler
Şiran gezilecek yerler denildiğinde listenin başına hiç düşünmeden Tomara Şelalesi’ni yazabilirsiniz. Seydibaba Köyü tarafındaki Tomara, dağın farklı noktalarından çıkan suların birleşmesiyle oluşuyor ve Şiran’ın en güçlü doğa duraklarından biri. Ama Şiran’ı sadece Tomara’dan ibaret düşünmeyin. Çakırkaya Köyü’nde kayaların içine oyulmuş Çakırkaya Kaya Kilisesi bölgenin en ilginç tarihi yapılarından biri. Kayanın içerisine açılmış odaları ve konumuyla oldukça farklı bir görüntüsü var. Doğa gezisinin arasına biraz tarih serpiştirmek isteyenler için güzel bir alternatif.
Şiran’ın bir diğer tarihi durağı ise eski adı Zimon olan Çevrepınar Köyü’ndeki Zimon Kilisesi. Kesme taş işçiliği, sütunları ve halen görülebilen mimari detaylarıyla dikkat çeken yapı günümüzde kullanılmıyor. Köy yollarına girecekseniz güncel yol durumunu kontrol etmekte fayda var. İlçeye döndüğünüzde ise biraz soluklanmak, çevreyi görmek ve yerel hayatın içine karışmak için Şiran Çarşısı’nda kısa bir tur atabilirsiniz. Yani vaktiniz varsa Şiran’ı Tomara’yı görüp hemen dönülecek bir yer olarak düşünmeyin; şelale, kaya yapıları, eski kiliseler ve ilçe merkeziyle yarım günü rahatlıkla doldurabilecek bir rota çıkarabilirsiniz.
Tomara Şelalesi

Tomara Şelalesi, bizim güzergâhımızın dışında kaldığı için ne yazık ki göremediğimiz yerlerden biri. Gümüşhane’nin Şiran ilçesine bağlı Seydibaba Köyü sınırlarında bulunan şelale, şehir merkezine yaklaşık 113 kilometre, Şiran merkeze ise yaklaşık 23 kilometre uzaklıkta. Adının bölgede yetişen Tomara bitkisinden geldiği söyleniyor.
Tomara’yı diğer şelalelerden ayıran en güzel detay, suyun tek bir noktadan değil dağın eteğindeki çok sayıda yer altı kaynağından çıkması. Bu nedenle yöre halkı buraya “Kırk Gözeler” de diyor. Kayalıklardan yaklaşık 15-25 metre seviyelerinden dökülen sular köpük köpük akınca ortaya oldukça güçlü bir görüntü çıkıyor. Fotoğraflarına bakınca neden Şiran’ın en çok bilinen doğal güzelliği olduğunu anlamak zor değil.
Şelale ve çevresi 2011 yılında Tabiat Parkı ilan edilmiş ve aynı zamanda I. Derece Doğal Sit Alanı olarak korunuyor. Doğa yürüyüşü, fotoğraf çekmek ve biraz kafa dinlemek için güzel bir yer. Biz gidemedik ama Gümüşhane’ye tekrar gelirsek Tomara Şelalesi bu kez listenin üst sıralarında olacak. Konum burada.
Kelkit Gezilecek Yerler
Kelkit gezilecek yerler konusunda listeniz çok uzun olmayabilir ama burada öyle bir yer var ki tarih sevenlerin ilgisini fazlasıyla çekebilir: Satala Antik Kenti. Kelkit’in Sadak Köyü sınırlarında bulunan Satala, Roma döneminde doğu sınırını koruyan önemli askeri merkezlerden biriymiş. Hatta Roma’nın Anadolu’daki lejyonlarının konuşlandığı stratejik noktalardan biri olması burayı Gümüşhane’deki diğer tarihi alanlardan ayırıyor. Bugün bölgede sur kalıntıları, mezar stelleri, hamam izleri ve eski su kemerlerinin parçalarını görmek mümkün.
Satala Antik Kenti

Kelkit tarafında tarih meraklılarının ilgisini çekecek en önemli yerlerden biri Satala Antik Kenti. Sadak Köyü sınırlarında bulunan Satala, Roma döneminde imparatorluğun doğu sınırını korumak amacıyla kullanılan önemli bir askeri merkezmiş. Gümüşhane’nin dağları arasında bir zamanlar Roma askerlerinin bulunduğu büyük bir yerleşimin olduğunu düşünmek bile insanı şaşırtıyor.
Antik kentten günümüze ulaşan kalıntılar arasında kale surları, mezar stelleri, hamam kalıntıları ve su kemerleri bulunuyor. Kentin önemli bir bölümü zaman içerisinde bugünkü yerleşimin altında kaldığı için Efes gibi karşınıza tamamen ortaya çıkarılmış büyük bir antik kent çıkmasını beklemeyin. Burada biraz hayal gücünü de devreye sokup geçmişin izlerini takip etmeniz gerekiyor.
Bölgede arkeolojik kazılar devam ediyor ve her geçen dönem Satala’nın geçmişi hakkında yeni bilgiler ortaya çıkıyor. Özellikle antik kentleri ve Roma tarihini seviyorsanız Kelkit gezilecek yerler listenizde Satala’ya kesinlikle yer verebilirsiniz. Konum burada.
Kürtün Gezilecek Yerler
Kürtün gezilecek yerler denildiğinde akla ilk olarak Örümcek Ormanları geliyor ama bu taraflarda doğa tek bir yere bütün güzelliğini bırakmamış. Kürtün; dev ağaçları, şelaleleri, yüksek rakımlı yaylaları ve bol virajlı dağ yollarıyla Gümüşhane’nin en yeşil ilçelerinden biri. Özellikle Örümcek Ormanları Tabiatı Koruma Alanı, yüzlerce yıllık ladin ve göknar ağaçlarının arasında yürüyebileceğiniz oldukça özel bir bölge. Hemen yakınındaki Çağlayandibi Şelalesi de bu rotanın en güzel duraklarından biri. Yani bu tarafa gelmişken ikisini aynı gezi planında değerlendirmek mantıklı.
Kürtün’ün bir diğer güzel tarafı ise yaylaları. Güvende Yaylası, Kadırga Yaylası, Kazıkbeli Yaylası ve Erikbeli Yaylası bölgede öne çıkan yaylalardan. Özellikle 2.260 metre rakımdaki Güvende Yaylası geniş manzarası ve yayla havasıyla insanın şehir hayatından kaçıp biraz reset atmak isteyeceği cinsten. Kadırga ve Kazıkbeli tarafında ise yüzyıllardır devam eden yaylacılık kültürünün izlerini görmek mümkün. Yaz döneminde düzenlenen yayla şenliklerine denk gelirseniz horon, kemençe ve sis üçlüsü sizi zaten Karadeniz moduna sokar.
Bizim Gümüşhane rotamızda Kürtün oldukça ters bir noktada kaldığı için ne yazık ki bu tarafa geçemedik. Açıkçası Kürtün’ü hakkını vererek gezmek istiyorsanız birkaç saat ayırıp kaçılacak bir yer gibi düşünmeyin. Örümcek Ormanları, Çağlayandibi Şelalesi ve yaylaları bir araya getirdiğinizde burada rahatlıkla tam günlük bir doğa rotası çıkar. Özellikle yayla yollarına çıkacaksanız hava durumunu ve güncel yol şartlarını kontrol etmeniz de iyi olur; dağların havası bazen sizin gezi planını sizden önce değiştirebiliyor.
Örümcek Ormanı Tabiat Koruma Alanı

Örümcek Ormanı Tabiatı Koruma Alanı, Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi sınırlarında, Yeşilköy ve Güvende Yaylası tarafında bulunuyor. 1998 yılında koruma altına alınan bölgenin en dikkat çekici özelliği devasa ladin ve göknar ağaçları. Burada Avrupa ve Kafkaslar’ın en boylu ve kalın çaplı ladin ve göknar örneklerinden bazıları bulunuyor. Bazı ağaçların yaşı 400 yılı aşıyor; bölgede 417 yaşına kadar ulaşan ağaçlardan söz ediliyor.
Ağaçların arasında yürürken insanın kendini biraz minik hissetmesi çok normal. Özellikle doğa yürüyüşünü, yaşlı ormanları ve bol bol yeşili seviyorsanız Kürtün gezilecek yerler listenizde buraya kesinlikle yer verebilirsiniz. Sonbaharda renkler daha da güzelleşiyor, yayla tarafında hava ise bir anda serinleyebiliyor. Bu yüzden uzun kollu bir şey ve sağlam ayakkabı almak iyi fikir.
Yol bol virajlı ve iniş çıkışlı olduğu için dikkatli olun. Piknik yapacaksanız örtü ya da sandalye götürmek mantıklı; ateş ve çöp konusunda da doğaya ekstra hassas davranmak gerekiyor. Konum burada.
Çağlayandibi Şelalesi

Kürtün tarafında doğayla baş başa kalabileceğiniz güzel yerlerden biri de Çağlayandibi Şelalesi. Kürtün ilçe merkezine yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta bulunan şelale, yaklaşık 15 metre yükseklikten dökülüyor. Çevresi bol yeşillik ve ormanla kaplı olduğu için özellikle şehir gürültüsünden biraz uzaklaşıp nefes almak isteyenlere iyi gelecek cinsten bir yer.
Şelalenin su miktarı mevsime göre değişebiliyor. Özellikle ilkbahar ve yaz başında daha güçlü bir görüntü yakalama ihtimaliniz yüksek; yaz sonuna doğru su azalabiliyor. Bizim rotamız buraya kadar uzanmadı ama Örümcek Ormanları ile Çağlayandibi Şelalesi’ni aynı gün içerisinde değerlendirmek oldukça mantıklı. Hazır Kürtün’e kadar gelmişken bir taşla iki doğa harikası görmek fena fikir değil. Konum burada.
Gümüşhane Kaç Günde Gezilir?

Gümüşhane kaç günde gezilir? derseniz bunun cevabı tamamen nasıl bir rota yapacağınıza bağlı. Sadece şehir merkezindeki yerleri görecekseniz 1 gün yeterli. Süleymaniye Mahallesi, İkizevler Kent Müzesi, Canca Kalesi, Halgent Şelalesi ve vakit durumuna göre Kov Kalesi’ni aynı gün içerisinde değerlendirebilirsiniz. Merkezdeki yerler birbirine yakın ama Kov Kalesi için biraz şehir dışına çıkmanız gerekiyor. Yani 1 günü güzel planlarsanız Gümüşhane merkezin önemli noktalarını rahat rahat görebilirsiniz.
Eğer bizim gibi Gümüşhane üzerinden Trabzon’a devam edecekseniz, merkez gezisinin yanına Torul tarafını da eklemek oldukça mantıklı. Gümüşhane merkezden Karaca Mağarası yaklaşık 17 km, Torul ilçe merkezi ise yaklaşık 20-25 km mesafede. Karaca Mağarası, Torul Kalesi Cam Seyir Terası, Limni Gölü ve ardından Zigana tarafını aynı rota üzerinde değerlendirebilirsiniz.
Gümüşhane’nin asıl olayı ise şehir merkezinden uzaklaştığınızda başlıyor. Santa Harabeleri, Krom Vadisi, İmera Manastırı, Artabel Gölleri, Tomara Şelalesi, Satala Antik Kenti, Örümcek Ormanları ve Çağlayandibi Şelalesi farklı yönlere dağıldığı için bunların hepsini 1-2 güne sıkıştırmak bana göre pek mantıklı değil. Örneğin Santa şehir merkezinden yaklaşık 72 km, Artabel Gölleri yaklaşık 60 km, Tomara Şelalesi ise yaklaşık 113 km uzaklıkta. Üstelik bu rotaların bazıları sadece araç yolculuğundan ibaret değil; yürüyüş, dağ yolu ve yüksek rakım da işin içine giriyor.
Eğer “Gümüşhane’ye geldim, önemli yerlerin hepsini hakkını vererek göreceğim” diyorsanız bence 4-5 gün ayırmanız gerekiyor. Bir günü merkez, bir günü Torul-Zigana, bir günü Santa-Krom-İmera, bir günü Şiran-Kelkit, bir günü de Kürtün ve doğa rotalarına ayırabilirsiniz. Özellikle Artabel Gölleri gibi yürüyüş isteyen yerler başlı başına bir gününüzü alabilir. Gümüşhane haritada küçük görünüyor ama dağlar, yaylalar, şelaleler ve ilçeler devreye girince gezi planı bir anda büyüyor. Kısacası burada mesele kilometre değil; doğaya ne kadar zaman ayırmak istediğiniz.
Gümüşhane’ye Ne Zaman Gidilir?

Gümüşhane’ye ne zaman gidilir? derseniz bana göre en güzel dönem Mayıs sonundan Eylül sonuna kadar. Özellikle Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında yaylalar canlanıyor, doğa iyice yeşilleniyor ve yüksek rakımlı yerlere ulaşmak daha kolay hale geliyor. Artabel Gölleri, Örümcek Ormanları, Limni Gölü ve Santa gibi doğa ağırlıklı rotaları düşünüyorsanız yaz ayları çok daha rahat olacaktır. Yaylalar da genel olarak mayıs ortasından ekim ortasına kadar yoğun şekilde kullanılıyor.
Sonbahar renklerini seviyorsanız Eylül ve ekim başını da ayrı bir yere koyarız. Hava yaz kadar sıcak olmuyor ama dağlar, ormanlar ve vadiler renk değiştirmeye başlayınca Gümüşhane’nin havası bambaşka oluyor. Yalnız yüksek rakımlı bölgelerde hava şehir merkezinden çok daha hızlı değişebiliyor. Sabah güneş varken öğleden sonra mont aramak burada hiç şaşırtıcı değil. Bu yüzden özellikle doğa rotalarına çıkarken hava durumunu mutlaka kontrol edin.
Kışın Gümüşhane’ye gitmek ise tamamen farklı bir deneyim. Şehirde ve yüksek kesimlerde kar etkisini ciddi şekilde gösteriyor. Eğer amacınız Zigana’da kar görmek veya kayak yapmaksa kış ayları güzel bir seçenek; ancak Santa, Artabel ve yayla yolları gibi yüksek rakımlı rotalarda ulaşım zorlaşabilir. Kısacası ilk kez gidecek ve Gümüşhane’de mümkün olduğunca fazla yer görmek istiyorsanız Haziran-Eylül arasını, kar ve kış manzarası peşindeyseniz Zigana için kış aylarını tercih edebilirsiniz.
Gümüşhane’de Araç Kiralamak Lazım mı?

Sadece Gümüşhane şehir merkezini gezecekseniz araç kiralamak şart değil. Merkezde toplu taşıma ve dolmuş seçenekleri bulunuyor. Fakat iş Karaca Mağarası, Torul, Limni Gölü, Santa Harabeleri, Tomara Şelalesi, Artabel Gölleri ve Kürtün tarafına gitmeye gelince işler değişiyor. Bu noktalar farklı yönlere dağıldığı için kendi aracınızın olması Gümüşhane gezisini ciddi anlamda kolaylaştırır.
Mesafeler de az değil. Örneğin Karaca Mağarası Gümüşhane merkeze yaklaşık 17 km, Santa Harabeleri ise kullandığınız güzergâha göre yaklaşık 76-82 km uzaklıkta. Üstelik bazı rotalarda dağ, yayla ve köy yollarına giriyorsunuz. Dolayısıyla toplu taşımaya bağlı kalmak yerine araçla gezmek hem zaman kazandırıyor hem de istediğiniz yerde durup manzaranın tadını çıkarmanızı sağlıyor.
Kısacası Gümüşhane’ye uçak veya otobüsle gelip ilçeleri ve doğa rotalarını da gezecekseniz araç kiralamanızı öneririm. Her yer için 4×4 şart değil; ancak Santa, Artabel, yaylalar ve benzeri yüksek rakımlı rotalara çıkmadan önce güncel yol ve hava durumunu mutlaka kontrol edin. Aracın lastiklerinin ve frenlerinin iyi olması da önemli; burada dümdüz otoyol gezisine çıkmıyorsunuz, dağlar size biraz mesai yaptırıyor.
Gümüşhane Yakınlarında Gezilecek Yerler
Gümüşhane geziniz bittikten sonra rotayı biraz daha uzatmak isterseniz çevrede güzel seçenekler var. Özellikle Trabzon, Gümüşhane ile birlikte planlanabilecek en mantıklı şehirlerden biri. Zigana üzerinden Trabzon tarafına geçtiğinizde Hamsiköy, Sümela Manastırı, Uzungöl ve Trabzon merkez gibi birçok farklı rota sizi bekliyor. Biz de Gümüşhane’den sonra yolumuza Trabzon yönünde devam ettik. Detaylı rota oluşturmak isterseniz Trabzon Gezi Rehberi yazımıza göz atabilirsiniz.
Gümüşhane’nin diğer tarafında ise Erzurum güzel bir alternatif. Özellikle bizim yaptığımız gibi Erzurum’dan Gümüşhane’ye geçiyorsanız iki şehri aynı seyahatte birleştirmek oldukça mantıklı. Çifte Minareli Medrese, Yakutiye Medresesi, Erzurum Kalesi ve Palandöken derken Erzurum için de en az birkaç gün ayırmak gerekiyor. Gezi planınızı oluştururken Erzurum Gezi Rehberi yazımızdan faydalanabilirsiniz.
Vaktiniz daha da genişse Bayburt ve Erzincan tarafını da rotaya dahil edebilirsiniz. Kısacası Gümüşhane’yi tek başına düşünüp geçmeyin; bulunduğu konum sayesinde güzel bir Doğu Anadolu-Karadeniz rotasının tam ortasında kalıyor. Biraz zamanınız varsa bu geziyi birkaç şehirlik güzel bir yol macerasına çevirebilirsiniz.
Gümüşhane Gezilecek Yerler Sıkça Sorulan Sorular
Gümüşhane’nin doğal güzellikleri nelerdir?
Gümüşhane doğa konusunda gerçekten oldukça cömert bir şehir. Karaca Mağarası, Tomara Şelalesi, Limni Gölü, Artabel Gölleri, Örümcek Ormanları, Zigana Dağı ve Halgent Şelalesi Gümüşhane’nin öne çıkan doğal güzellikleri arasında. Özellikle yayla, şelale ve doğa yürüyüşlerini seviyorsanız burada gezilecek yer bol; yeter ki zamanınız olsun.
Gümüşhane eski adı nedir?
Gümüşhane’nin tarih boyunca kullanılan tek bir eski adı yok. Şehrin ilk yerleşimlerinden biri Canca adıyla biliniyor. Bizans döneminde ise “gümüş şehri” anlamına gelen Argyropolis adı kullanılmış. Daha sonra madenciliğin gelişmesiyle bugünkü Gümüşhane adı yaygınlaşmış.
Gümüşhane denize kıyısı var mı?
Hayır, Gümüşhane’nin denize kıyısı yok. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alsa da bölgenin iç kesimlerinde bulunuyor. Kuzeyinde Trabzon yer aldığı için Gümüşhane’den Karadeniz kıyılarına ulaşmak zor değil. Zaten bizim rotamız da Gümüşhane’den Zigana üzerinden Trabzon’a doğru devam etmişti.
Gümüşhane nasıl bir şehir?
Gümüşhane; dağlık coğrafyası, yaylaları, şelaleleri, mağaraları ve tarihi yerleşimleriyle doğa ağırlıklı bir şehir. Şehir merkezi büyük değil ve büyükşehir hareketliliği beklememek lazım. Fakat doğa gezileri söz konusu olduğunda işler değişiyor; Torul’dan Kürtün’e, Şiran’dan Santa tarafına kadar oldukça geniş bir alana yayılan gezilecek yerler var. Bence Gümüşhane’nin güzelliği de tam burada: merkez küçük ama keşfedilecek coğrafya kocaman.
Gümüşhane gezilecek yerler rehberimizin sonuna geldik. Bizim rotamızda görebildiğimiz ve zaman yetmediği için bir sonraki sefere bıraktığımız yerleri olabildiğince detaylı şekilde paylaşmaya çalıştım. Umarım kendi Gümüşhane planınızı yaparken bu rehber işinize yarar.
Gezi sırasında paylaştığımız anlara göz atmak isterseniz Instagram hesabımdaki Gümüşhane hikayelerine de bakabilirsiniz.
Şimdiden musmutlu gezmeleriniz olsun. 😊
yorumlar
Karaca mağarası harikaymış çok beğendim.
Harika yerler gezmişsizniz çok açıklamalı bilgiler veriyorsunuz teşekkürler.
harika,türkiyemize müjde*inanç ziyareti*hz.ali.r.a.oğlu,nun türbesi ziyarete açılmıştır.balca-bayburt-türkiye.saygı ile.