
Rodos Gezilecek Yerler: Rodos Adası’nda 35 Yer (Haritalı)
Hazırsanız sizi, en sevdiğim Yunan adalarından biri olan Rodos ile tanıştırayım. Ege’de birçok adaya seyahat etmiş biri olarak Rodos’u hep ayrı bir yere koyarım. Çünkü bu adada tarih gerçekten başka bir seviyede. Üstelik işin içine bir de Rodos plajları girince ortaya hem kültür hem deniz hem de keyif dolu bir rota çıkıyor. Kısacası, bir seyahatten hem tarihi atmosfer hem de doğal güzellikler bekliyorsanız, Yunan adaları arasında rotanızı gönül rahatlığıyla Rodos’a çevirebilirsiniz.
Rodos, Yunanistan’ın en görkemli adalarından biri ve On İki Ada grubunun en büyüğü. Bana göre bu adanın en güzel yanlarından biri de Türkiye’ye oldukça yakın olması. Muğla’nın Marmaris ilçesinde yer alan Bozburun Yarımadası’na yaklaşık 18 km uzaklıkta bulunan Rodos, “uzaklara gideyim ama yolda perişan olmayayım” diyenler için tam bir yıldız oyuncu. 💙
Peki Rodos’ta sizi nasıl bir tatil bekliyor? Bir yanda Orta Çağ’dan kalma surlar, kaleler ve taş sokaklar, diğer yanda masmavi koylar, plajlar ve hareketli sahil hayatı… Eee tabi Yunan mutfağının lezzetlerini de unutmayalım. Rodos’ta Ege havasını çok rahat alabiliyorsunuz. Adanın en güzel tarafı da tam olarak bu. Rodos gezilecek yerler listesi sadece birkaç popüler noktadan ibaret değil; adada baştan sona dolu dolu bir gezi deneyimi yaşayabilirsiniz.
Bu yazımda da sizi kapsamlı bir Rodos gezi rehberi bekliyor. Gezilecek yerler, yeme içme önerileri, denize girilecek noktalar, konaklama tavsiyeleri ve adayı planlarken işinize yarayacak pratik bilgiler dahil, aklınıza gelebilecek pek çok sorunun cevabı burada. Cevabını bulamayacağınız bir şey olursa yorum kısmına yazın yeterli. Seyahatte değilsem 24 saat içinde dönüş yaparım.⬇️
Rodos’a Nasıl Gidilir?


Rodos’a hazırlık aşamasında en önemli sorulardan biri bu adaya nasıl gideceğiniz sorusu. Rodos’a gitmenin en pratik yolu feribot. Zaten adanın en güzel taraflarından biri de bu; Rodos Türkiye’ye oldukça yakın bir rota. Feribotla Rodos’a gitmek için ise Muğla’nın popüler ilçeleri olan Marmaris ve Fethiye‘ye gitmelisiniz. Hemen şunu da belirteyim; bu iki ilçenin tam ortasında Dalaman Havalimanı bulunuyor. Büyük şehirlerden Rodos’a uçak + feribot yapacaksanız ilk olarak Dalaman Havalimanı’na ulaşmalısınız.
Feribot tarafında en hızlı ve en çok tercih edilen seçenek Marmaris-Rodos hattı. Bu hatta yolculuk yaklaşık 1 saat sürüyor. Fethiye-Rodos feribotu ise biraz daha uzun; sefere göre yaklaşık 1,5-2 saat arasında. Rodos feribotlarının varış yeri Rodos merkezde yer alan bu liman. Rodos için “en kısa sürede ulaşayım” diyorsanız Marmaris avantajlı, “ben zaten Fethiye tarafındayım” diyorsanız oradan geçmek tabii ki daha mantıklı.
Feribot seferlerinde yaz-kış ayrımı önemli. Yaz sezonunda seferler düzenli olarak her gün var. Kış döneminde ise hem Marmaris-Rodos hem Fethiye-Rodos hattında seferler daha az; kışın seferler haftada ikiye kadar düşebiliyor. O yüzden özellikle kışın “nasıl olsa limana gider binerim” rahatlığı yerine, gitmeden önce feribot var mı yok mu kontrol etmeniz lazım.
Rodos feribotu kaç TL? sorusuna gelelim. Bu sorunun net tek cevabı yok; çünkü fiyatlar euro bazlı ve sezona göre değişiyor. Fethiye-Rodos hattında biletler yaklaşık 40 €’dan, Marmaris-Rodos hattında ise çoğu zaman 52-65 € bandından. Gidiş-dönüşte rakam doğal olarak daha da yükseliyor.
Son olarak Rodos’a tamamen uçak ile gitmek isterseniz; Atina aktarmalı Rodos yolculuğu, önce İstanbul-Atina uçuşu, ardından Atina-Rodos iç hat uçuşu ile yapılabiliyor ve ikinci uçuş genelde yaklaşık 1 saat sürüyor. Yani Türkiye’den Rodos’a direkt sefer yok. Rodos Havalimanı ile Rodos merkez arasında 14 km var. Rodos Havalimanı’ndan (Diagoras) şehir merkezine (Rhodes Town / Mandraki veya Old Town) RODA belediye otobüsleriyle kolayca ulaşabilirsiniz Merkez otobüs seferleri her 20-40 dakikada sabah 05:45’ten gece 23:45’e kadar var. Bilet ücreti ortalama €2-4 arası değişiyor. Rodos’a uygun uçak bileti arıyorsanız aşağıdaki arama motorunu kullanabilirsiniz.
Rodos’a Gitmek İçin Vize Gerekiyor mu?

Gelelim kritik başlıklardan biri olan vize kısmına. Rodos’a gitmek için vize gerekiyor mu? Evet, gerekiyor. Çünkü Rodos, Yunanistan’a bağlı bir ada ve dolayısıyla Yunanistan’a giriş kuralları burada da geçerli. Yani Rodos vizesiz gidilir mi? sorusunun cevabı, bordo pasaport sahipleri için net şekilde hayır. Ama yeşil pasaportlular için cevap evet. Yeşil pasaportlular vizesiz şekilde kalış sürelerine uymak suretiyle Rodos’a vizesiz giriş yapabilir.
Bordo pasaportlular için şu anda Rodos’a giriş için iki temel seçenek var: elinizde geçerli bir Schengen vizesi varsa onunla giriş yapabilirsiniz; bir diğer seçenek ise kısa süreli kapı vizesi uygulaması. Kapı vizesi, klasik Schengen gibi tüm Avrupa’ya açılan bir vize değil; sadece başvurduğunuz ada için geçerli olan, tek girişli ve en fazla 6 gece 7 gün kalış hakkı veren bir uygulama. Kapı vizesi oldukça geniş bir konu. Bu uygulama için “Yunanistan kapı vizesi rehberi” başlıklı yazıma göz atın. Burada tüm detaylar var.
Bu noktada benim tavsiyem sık sık Avrupa’ya seyahat ediyorsanız kapı vizesi yerine Schengen vizesi almanız olacaktır. Kapı vizesi almak bir tık daha kolay ama maliyet açısından neredeyse Schengen ile aynı kapıya çıkıyor. Dolayısıyla Schengen alıp adalar artı başka Avrupa ülkelerine gitmek daha mantıklı. Yani tek bir yerle sınırlı kalmıyorsunuz.
Rodos’ta Araç Kiralamaya Gerek Var mı?


Rodos’ta araç kiralamaya gerek var mı? Eğer Rodos’a günübirlik gidiyorsanız araç kiralamanıza bence hiç gerek yok. Çünkü adanın en turistik ve en çok gezilen bölümü olan Old Town tarafında birçok yeri yürüyerek keşfetmeniz mümkün; zaten bu tarihi merkez, surlarla çevrili yapısı ve yoğun gezilecek noktalarıyla başlı başına bir rota. Yani günübirlik gidecekseniz ve adanın merkezinde takılacaksanız ayaklarınıza kuvvet derim.😊
Ama adada 1 günden fazla kalacaksanız ve sadece merkezle yetinmeyip Lindos, plajlar ya da farklı koylar gibi daha uzak noktaları da görmek isterseniz, işte o zaman araç kiralama oldukça mantıklı olur. Bu noktada araç kiralamanız size hem vakit kazandırır hem de hızlıca bir çok yeri gezmenizi sağlar. Yazın bir de klima ferahlığını unutmayalım.😊 Araç kiralama için aşağıdaki paneli kullanıp uygun fiyatla Rodos’ta araç kiralayabilirsiniz.
Yine de “Ben araba kullanmak istemiyorum, otobüs bana yeter” diyorsanız otobüs seçeneği devreye girer; Rodos’ta ada içi ulaşım için KTEL Rodou tarafından işletilen araçları kullanabilirsiniz. Maliyet açısından daha uyguna gelir. Rodos otobus seferlerinin programı için detaylar bu bağlantıda. (https://www.ktelrodou.gr/schedule/)
Rodos Kaç Günde Gezilir?

Rodos’u tam anlamıyla gezmek ve adanın farklı noktalarını sindire sindire keşfetmek isterseniz, bana göre 4 ya da 5 gün ideal. Çünkü Rodos sadece Old Town, Lindos ve popüler plajlardan ibaret değil. Adanın batısındaki Antik Kamiros, Kritinia ve Monolithos, güneyindeki Gennadi ve Prasonisi gibi noktaları da rotanıza eklediğinizde mesafeler uzuyor. Aşağıdaki haritada yer alan 35 gezilecek yerin büyük bölümünü rahat rahat görmek istiyorsanız seyahatinizi mümkünse 4-5 güne yaymanızı öneririm. Daha seçici bir rota hazırlarsanız 3 gün de yeterli olabilir. “Ben kısa bir kaçamak yapacağım” diyorsanız Rodos’u günübirlik ziyaret etmek de mümkün.
Rodos’a günübirlik gidiyorsanız rotanızı özellikle Old Town ve Rodos merkez çevresine ayırmanız en mantıklısı. Haritadaki 1-10 numaralı yerler Rodos Old Town gezilecek yerler rotasını oluşturuyor. Ardından vaktiniz kalırsa Mandraki Limanı ve Yeni Rodos tarafına geçebilirsiniz. Böylece kısa sürede adanın tarihi dokusunu hissedebilir ve Rodos’un en önemli noktalarının büyük bölümünü yürüyerek görebilirsiniz. Daha fazla gününüz varsa Old Town’dan çıktıktan sonra doğu kıyısı, Lindos, Batı Rodos ve Güney Rodos rotalarını ayrı günlere bölmek çok daha keyifli olacaktır.
UYARI: Burada Rodos’la ilgili bizi biraz zorlayan bir detayı da söylemeden geçmeyeyim. Biz, yoğun iş tempomuz nedeniyle Rodos’a sadece 1 gün ayırabildik ve bu kısa sürede merkezi olabildiğince gezmeye çalıştık. Rodos genel atmosferiyle gerçekten harika bir ada ama bizi en çok yoran konu, bazı yerlerde esnafın fazla ısrarcı olmasıydı. Özellikle turistik restoranların olduğu bölgelerde zaman zaman gereğinden fazla davetkâr bir tavırla karşılaşabiliyorsunuz. Yani öyle menü uzatıp geçmiyorlar, resmen sizi içeri alma konusunda oldukça kararlılar. Biz biraz bunaldık açıkçası. Bu duruma dikkat edin.
Rodos Adası’nda Nerede Kalınır?

Bu sorunun cevabı sizin Rodos Adası’na ne kadar süre ayıracağınıza bağlı. Eğer tarih, sokaklarda dolaşma keyfi, restoranlar ve adanın kalbinde olma hissi sizin için önemliyse Old Town / Rhodes Town tarafı işinizi görür. Burada adanın o meşhur Orta Çağ atmosferini daha yoğun hissedersiniz ve birçok yere yürüyerek ulaşabilirsiniz. Ama “ben denize yakın olayım, otelim büyük olsun, tatil biraz da konfor işi” diyorsanız rotayı sahil bölgelerine kırmanız lazım.
Bana göre kalınacak bölgeler şöyle: Old Town / Rhodes Town ilk kez gidenler ve merkezde olmak isteyenler için, Ixia – Ialyssos daha çok resort otel, sahil keyfi, rüzgâr ve konfor arayanlar için, Faliraki – Kallithea plaj odaklı tatil, hareketli atmosfer ve aileler için, Lindos ise daha butik, daha romantik ve manzarası güçlü bir konaklama isteyenler için ideal.
Rodos’ta nerede kalınır sorusuna daha detaylı cevap isterseniz, aşağıdaki rehber yazıma da mutlaka göz atın. Hangi bölgenin size daha uygun olduğunu, otel seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini ve farklı bütçelere göre öne çıkan seçenekleri bu yazıda daha net anlattım.
Rodos’a Ne Zaman Gidilir?
Bu sorunun en keyifli cevabı net bahar aylarıdır. Özellikle nisan, mayıs ve haziran başı, adayı daha sakin ve daha rahat gezmek isteyenler için çok ideal. Hava bunaltacak kadar sıcak değil, sokaklar yaz ortasındaki kadar kalabalık olmuyor ve tarihi bölgeleri gezerken “bir gölge bulsam da otursam” moduna daha az giriyorsunuz. Özellikle Rodos Old Town gibi yürüyerek keşfetmesi en güzel yerlerde bahar ayları gerçekten büyük konfor. 💙
Eğer önceliğiniz deniz, koylar ve plajlar ise bu kez rota doğal olarak yaz aylarına kayar. Haziran sonu, temmuz, ağustos ve eylül başı, denize girmek ve adanın sahil tarafını dolu dolu yaşamak için daha uygun dönemler. Tabii işin bir de klasik yaz gerçeği var: sıcaklık artıyor, turist sayısı çoğalıyor ve ada genelinde hareket ciddi şekilde yükseliyor. Ha bir de fiyatlar x2 oluyor. Yani “ben tüm gün gezerim, üstüne plaj da yaparım” diyorsanız yaz güzel ama bunun handikapları da yok değil.
Kısacası, Rodos’a gitmek için en uygun zaman tamamen nasıl bir tatil istediğinize bağlı. Rahat rahat gezmek, tarihi sokakların tadını çıkarmak ve kalabalığa çok karışmamak istiyorsanız bahar ayları daha iyi. “Ben denizsiz tatil yapamam, plaj plaj gezeceğim” diyorsanız da yaz ayları sizi bekliyor. Uygun fiyatlar istiyorsanız da kış aylarını tercih edin.
Rodos Adası Gezilecek Yerler Haritası
Rodos Adası Gezilecek Yerler Haritası (Harita üzerinde zoom yapabilir, numaralar üstüne tıklayabilirsiniz. Sıralama aşağıda.)
Rodos’ta gezilecek yerler listesi aşağıdaki gibi. Genel olarak sizler için tüm yerleri yazmaya çalıştım. Bu yerleri yazarken haritadaki yakınlık konumlarına göre sıra yaptım. Yani her şey sizin kolayca gezi planını çıkarmanız için dizayn edilmiştir. 😊
Rodos Adası Gezilecek Yerler Listesi
- Church of the Virgin of the Burgh
- Jewish Martyrs Square (Evreon Martyron Meydanı)
- Hipokrat Meydanı
- Archaeological Museum of Rhodes
- Street of the Knights of Rhodes
- Palace of the Grand Master of the Knights of Rhodes
- Kanuni Sultan Süleyman Camii
- Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi
- Medieval Clock Tower Roloi
- Naillac Tower
- Mandraki Limanı ve Yel Değirmenleri
- Yeni Rodos
- Elli Beach
- Rodos Akvaryumu
- Spiaggia Akti Miaouli
- Rodos Akropolü (Monte Smith)
- Rodini Park
- Kallithea Springs
- Kelebekler Vadisi (The Valley of the Butterflies)
- Faliraki Beach
- Anthony Quinn Bay (Paralia Antoni Kouin)
- Ladiko Koyu
- Seven Springs Waterfall
- Tsambika Beach
- Monastery Tsambika
- Lindos Köyü
- Lindos Plajı
- Lindos Acropolis
- St Paul’s Bay Beach
- Filerimos Tepesi ve Ialysos Akropolü
- Antik Kamiros
- Kritinia Kalesi
- Monolithos Kalesi
- Gennadi Köyü ve Plajı
- Prasonisi Burnu ve Plajı
Rodos Gezi Planı

Rodos, diğer Yunan adalarının birçoğuna göre daha büyük ve gezilecek yerler adanın farklı bölgelerine yayılmış durumda. Yine de özellikle Rodos Old Town ve merkezdeki gezilecek yerlerin büyük bölümünü yürüyerek rahatlıkla keşfedebilirsiniz. Bize en çok sorulan sorulardan biri de “Rodos Adası’na günübirlik gidilir mi?” Evet, gidilir. Schengen vizeniz, kapı vizeniz ya da yeşil pasaportunuz varsa sabah Rodos’a geçip merkezi gezebilir, akşamüstü de Türkiye’ye dönebilirsiniz.
Ancak Rodos’u sadece merkezden ibaret düşünmeyin. Kallithea, Anthony Quinn, Tsambika ve Lindos doğu kıyısında; Filerimos, Antik Kamiros, Kritinia ve Monolithos adanın batısında; Gennadi ve Prasonisi ise güneyde kalıyor. Bu nedenle Rodos gezilecek yerler listemizdeki 35 noktayı daha kapsamlı görmek istiyorsanız 4-5 gün ayırmanız çok daha rahat olur. Aşağıya 1, 2, 3 ve 4 günlük Rodos gezi planlarını bırakıyorum. Size uymayan durakları çıkarıp rotayı kendi seyahat sürenize ve beklentinize göre şekillendirebilirsiniz.
1 Günlük Rodos Gezi Planı
Rodos’a günübirlik geliyorsanız bence adanın tamamını görmeye çalışmayın. 1 günlük Rodos gezi planının omurgasını Old Town oluşturmalı. Tarihi merkezdeki önemli noktaların neredeyse tamamını yürüyerek gezebilir, günün sonunda Mandraki Limanı’na geçebilirsiniz. Böylece araç kiralamadan ve sürekli bir yerlere yetişme telaşına girmeden Rodos’un en karakteristik bölgesini görmüş olursunuz.
| Zaman | Duraklar | Not |
|---|---|---|
| Sabah | Church of the Virgin of the Burgh → Evreon Martyron Meydanı → Hipokrat Meydanı | Güne Old Town’ın kalbinden başlayın. Sabah saatleri hem daha sakin hem de fotoğraf için daha güzel oluyor. |
| Öğlene doğru | Archaeological Museum of Rhodes → Street of the Knights of Rhodes → Palace of the Grand Master of the Knights | Rodos Old Town’ın tarih açısından en güçlü bölümü burası. |
| Öğleden sonra | Kanuni Sultan Süleyman Camii → Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi → Saat Kulesi | Merkezden uzaklaşmadan yürüyerek devam edebilirsiniz. |
| Akşamüstü | Naillac Tower → Mandraki Limanı ve Yel Değirmenleri | Günü limanda kapatın. Gün batımına doğru burası çok daha keyifli oluyor. |
2 Günlük Rodos Gezi Planı
Rodos’a 2 gün ayırabiliyorsanız ilk günü yine Old Town ve merkezde geçirip ikinci günü adanın doğu kıyısına ayırmanızı öneririm. Çünkü Rodos’un en popüler koylarının ve Lindos’un büyük bölümü bu rota üzerinde. Araç kiralarsanız ikinci günü çok daha verimli kullanabilirsiniz.
Yalnız aşağıdaki ikinci gün oldukça dolu. Her plajda saatlerce denize girmek yerine bazılarını kısa fotoğraf ve manzara molası olarak değerlendirirseniz rota çok daha rahat ilerler.
| Gün | Duraklar | Not |
|---|---|---|
| 1. Gün | Rodos Old Town → Mandraki Limanı ve Yel Değirmenleri → Yeni Rodos → Elli Plajı | İlk günü merkezde geçirin. Old Town’ı yürüyerek bitirdikten sonra Mandraki ve Yeni Rodos’a geçebilirsiniz. |
| 2. Gün | Kallithea Springs → Faliraki Plajı → Ladiko Koyu → Anthony Quinn Koyu → Tsambika Plajı → Monastery Tsambika → Lindos Köyü → Lindos Akropolü → St Paul’s Bay | Rodos’un doğu kıyısındaki en güçlü rota. Sabah erken çıkmanızı öneririm. |
3 Günlük Rodos Gezi Planı
Rodos’a 3 gün ayırdığınızda gezi çok daha dengeli hale geliyor. İlk günü merkez ve Old Town’a, ikinci günü doğu kıyısı ile Lindos’a, üçüncü günü ise Batı Rodos gezilecek yerler rotasına ayırabilirsiniz. Böylece sadece popüler plajları değil, adanın antik kentlerini ve kalelerini de görmüş olursunuz.
Özellikle üçüncü gün araç bence şart gibi. Filerimos’tan başlayıp Kelebekler Vadisi üzerinden Antik Kamiros’a, oradan da Kritinia ve Monolithos’a devam eden rota Rodos’un turistik merkezlerden çok daha farklı bir yüzünü gösteriyor.
| Gün | Duraklar | Not |
|---|---|---|
| 1. Gün | Rodos Old Town → Mandraki Limanı ve Yel Değirmenleri → Yeni Rodos → Elli Plajı → Rodos Akvaryumu → Rodos Akropolü (Monte Smith) | Tarihi merkezden başlayıp Yeni Rodos ve Monte Smith ile günü tamamlayabilirsiniz. |
| 2. Gün | Kallithea Springs → Faliraki Plajı → Ladiko Koyu → Anthony Quinn Koyu → Seven Springs (Epta Piges) → Tsambika Plajı → Lindos Köyü → Lindos Akropolü → St Paul’s Bay | Doğu Rodos ve Lindos günü. Plajlardan birkaçını kısa mola olarak değerlendirmeniz daha gerçekçi olur. |
| 3. Gün | Filerimos Tepesi ve Ialysos Akropolü → Kelebekler Vadisi → Antik Kamiros → Kritinia Kalesi → Monolithos Kalesi | Batı Rodos rotası. Tarih, doğa ve manzara açısından bence gezinin en farklı günü. |
4 Günlük Rodos Gezi Planı
Bana göre Rodos’u gezmek için en ideal planlardan biri 4 gün. Bu sürede Old Town’ı acele etmeden görebilir, doğu ve batı kıyılarını ayrı günlerde gezebilir ve son günü de adanın güneyine ayırabilirsiniz. Özellikle yeni listemize eklediğimiz Gennadi ve Prasonisi, merkezden oldukça uzakta olduğu için bunları diğer günlerin arasına sıkıştırmak yerine ayrı bir güne bırakmak çok daha mantıklı.
Prasonisi’ye kadar inecekseniz bu günü biraz yol günü gibi düşünün. Fakat Rodos’un turistik kuzeyinden uzaklaştıkça ada daha sakin bir havaya bürünüyor. Güney Rodos’un en güzel tarafı da bence tam olarak bu.
| Gün | Duraklar | Not |
|---|---|---|
| 1. Gün | Rodos Old Town → Mandraki Limanı → Yeni Rodos → Elli Plajı → Rodos Akvaryumu → Rodos Akropolü (Monte Smith) | Merkez ve tarihi Rodos günü. |
| 2. Gün | Kallithea Springs → Faliraki → Ladiko Koyu → Anthony Quinn Koyu → Seven Springs → Tsambika → Lindos Köyü → Lindos Akropolü → St Paul’s Bay | Doğu kıyısı ve Lindos rotası. |
| 3. Gün | Filerimos Tepesi ve Ialysos Akropolü → Kelebekler Vadisi → Antik Kamiros → Kritinia Kalesi → Monolithos Kalesi | Batı Rodos’u keşfedin. Özellikle Antik Kamiros ve kaleler için zaman ayırın. |
| 4. Gün | Gennadi Köyü ve Plajı → Prasonisi Burnu ve Plajı | Güney Rodos günü. Gennadi’de mola verip adanın en güneyindeki Prasonisi’ye devam edin. |
Eğer 5 gününüz varsa bu programı çok daha rahat uygulayabilirsiniz. Özellikle 4. gün için önerdiğim Gennadi ve Prasonisi rotası, adanın en güneyine kadar indiğiniz için biraz uzun ve yorucu olabilir. Üstelik Güney Rodos tarafında diğer bölgelere kıyasla gezilecek yer sayısı da daha az. Bu nedenle Prasonisi sizin için olmazsa olmaz değilse 4. günü tamamen güneye ayırmak yerine bu zamanı Lindos, Old Town, Batı Rodos veya sevdiğiniz plajlara dağıtabilirsiniz.
Bence Rodos’ta asıl amaç listedeki 35 yeri tek tek işaretlemek değil, adanın keyfini çıkararak gezmek olmalı. 5 günlük bir Rodos gezi planı yaparsanız doğu ve batı kıyılarını daha sakin gezebilir, Lindos’a daha fazla zaman ayırabilir ve birkaç plajda gerçekten denizin tadını çıkarabilirsiniz. Prasonisi’yi de görmek istiyorsanız 5 günlük plan bu açıdan çok daha rahat olacaktır.
Rodos Old Town Gezilecek Yerler
Church of the Virgin of the Burgh


Rodos gezilecek yerler listemizin ilk durağı, Old Town’ın doğu ucunda yer alan Church of the Virgin of the Burgh ya da bilinen adıyla Panagia tou Bourgou. Rodos Limanı’ndan Old Town tarafına yürüdüğünüzde, özellikle Yahudi Mahallesi ve Virgin Kapısı çevresinde karşınıza çıkan bu yapı, 14. yüzyılın başlarında Şövalyeler döneminde inşa edilmiş gotik bir kilise. Günümüze ise ne yazık ki yapının sadece etkileyici kalıntıları kalmış; bugün gördüğünüz kemerler ve ayakta kalan taş bölümler, kilisenin geçmişte ne kadar görkemli olduğunu hayal ettiriyor. Limandan Old Town’a yürüdüğünüzde ilk göreceğiniz tarihi yer muhtemelen burası olacak. Konumu burada.
Evreon Martyron Meydanı

Evreon Martyron Meydanı, yani bilinen adıyla Musevi Şehitler Meydanı, Old Town’ın en popüler yerlerinden biri. Burası Old Town’ın giriş noktası sayılabilir. Eski Yahudi Mahallesi’nin kalbinde yer alan bu meydanda bugün hediyelik eşya dükkânları, restoranlar ve kafeler bulunuyor. Bahsettiğim Rodos esnafı kendini hafiften burada gösteriyor. 😂 Meydanda Nazi döneminde hayatını kaybeden Yahudiler anısına yapılmış Holokost Anıtı bulunuyor. Meydanın haritadaki konumu burada.
Hipokrat Meydanı


Hipokrat Meydanı, Old Town’ın en hareketli ve en canlı noktalarından biri. Hediyelik eşya bakmak, kısa bir kahve molası vermek ya da bir şeyler yiyip içmek isterseniz burada birçok seçenek bulabilirsiniz. Meydanın en dikkat çeken yapılarından biri de 1507 yılında inşa edilen Şövalyeler Mahkeme Binası. Bence Hipokrat Meydanı, eski şehrin ruhunu en hızlı hissedeceğiniz yerlerden biri. Taş sokaklar, tarihi yapılar ve kalabalığın iç içe geçtiği bu alanda tam “işte Old Town havası bu” derken, tabii ki Rodos’un meşhur ısrarcı esnafı burada da kendini gösteriyor. Hipokrat Meydanı’nın konumu burada.
Rodos Arkeoloji Müzesi


Yunan adalarında müze konusunda bizi en çok şaşırtan yerlerden biri kesinlikle Rodos Arkeoloji Müzesi oldu. Santorini‘de müze tarafında biraz hayal kırıklığı yaşamıştık ama Rodos bu konuda gönlümüzü fazlasıyla aldı. Hipokrat Meydanı’ndan Ermou Caddesi yönüne doğru yürüdüğünüzde, kısa sürede bu müzeye ulaşıyorsunuz. Müze, başlı başına etkileyici bir yapı olan Aziz John Şövalyeleri’nin eski hastane binasında yer alıyor. Yapının inşasına 1440 yılında başlanmış, inşaat ise Büyük Üstat d’Aubusson döneminde tamamlanmış. Yani daha içeri girmeden bile sizi güçlü bir tarih karşılıyor.
İçeride ise Rodos ve çevresinden çıkarılan oldukça kıymetli eserler sergileniyor. Müzenin ana koleksiyonunda özellikle Ialysos ve Kamiros kazılarından gelen buluntular, heykeller ve taş eserler var. Avluda sergilenen mozaikler de çok güzel; öyle hızlıca girip çıkmalık bir yer değil. Arkeolojiyi, antik kalıntıları seviyorsanız burası Rodos’ta bence kesinlikle görülmesi gereken duraklardan biri.
Rodos Arkeoloji Müzesi giriş ücreti 10 Euro. Biz Rodos’ta diğer müzeleri de gezmek için kombine bilet almıştık. Biz Rodos’a gittiğimiz dönemde bazı müzeleri kapsayan kombine biletten yararlanmıştık. Bilet uygulamaları ve kapsamı zaman içerisinde değişebildiği için seyahatiniz öncesinde güncel seçenekleri resmi kaynaklardan kontrol etmenizi öneririm. Kombine bilet Archaeological Museum of Rhodes, Decorative Arts Collection, Rhodes, Our Lady of the Castle (Panayia tou Kastrou), Medieval Town of Rhodes, Palace of the Grand Masters yerlerinin giriş ücretini kapsıyor. Kombine bilet ile ilgili değişiklik olursa yorumlarda bizimle paylaşın. Rodos Arkeoloji Müzesi’nin konumu burada.
Şövalyeler Caddesi


Rodos’ta kendinizi gerçekten Orta Çağ atmosferinin içinde hissetmek istiyorsanız, Şövalyeler Caddesi ve caddenin sonunda yükselen Büyük Üstatlar Sarayı mutlaka ama mutlaka rotanızda olmalı. Burası Old Town’ın en etkileyici bölümlerinden biri; çünkü tarihi doku öylesine iyi korunmuş ki yürürken insan bir anlığına zamanda geriye gitmiş gibi hissediyor. Taş binalar, dar geçişler ve caddenin o güçlü havası, sizi direkt Orta Çağ dönemine götürüyor. Caddenin konumu burada.
Büyük Üstadlar Sarayı


Evet, işte burası gerçekten Rodos’un en güzel yeri. Büyük Üstatlar Sarayı, bana kalırsa tek başına bile bu adaya gelmek için yeterli bir neden. Şövalyeler Caddesi’nin sonuna geldiğinizde bir anda karşınıza çıkan o devasa yapı, insanı resmen Orta Çağ Avrupa’sına ışınlıyor. Yüksek surlar, taş avlu ve sarayın o görkemli havası ilk anda “tamam, burası çok başka” hissini veriyor. Sarayın bulunduğu alanın kökeni 7. yüzyıl sonlarında inşa edilen Bizans kalesine kadar gidiyor, Şövalyeler döneminde ise burası hem yönetim merkezi hem de Büyük Üstat’ın sarayı olarak kullanılmış. Osmanlı döneminde askeri amaçlarla kullanılan yapı, bugünkü görünümünü büyük ölçüde 1930’larda İtalyan restorasyonu ile kazanmış.
İçeri girdiğinizde sadece bir saray gezmiyorsunuz; aynı zamanda Rodos’un Orta Çağ tarihine de adım atmış oluyorsunuz. Resmen Game of Thrones sahnelerini burada yaşıyorsunuz. Sarayda zemin katta şehrin tarihine odaklanan kalıcı sergiler yer alırken, üst katta İtalyan döneminde buraya yerleştirilen etkileyici mozaik zeminler ve Orta Çağ mobilyaları bulunuyor. O yüzden gezerken sadece giriş kısmına bakıp çıkmayın; üst katı da mutlaka görün. Bizce sarayın en güzel yanı da bu: dışarıdan etkileyici, içeride ise gerçekten dolu. Fotoğraf kısmı zaten garanti; daha girişte bile kameranız fazla mesaiye başlıyor. 😂

Sarayın giriş ücreti şu anda 20 Euro. Girişler zaman aralıklı bilet sistemiyle yapılıyor; yaz sezonunda saray genel olarak 08.00-20.00 saatleri arasında açık. Yani gitmeden önce bileti online kontrol etmek iyi fikir. Kısacası burası Rodos’ta sindire sindire gezilmesi gereken noktalardan biri. Gezgin ruhumuz tam anlamıyla tatmin olmuş şekilde saraydan ayrıldık ayrılmasına ama aklımız hep burada kaldı. Palace of the Grand Master of the Knights’ın konumu burada.
Süleymaniye Cami

Sokrates Caddesi’nin sonunda karşınıza çıkan Süleymaniye Camii, Old Town’daki en dikkat çekici Osmanlı yapılarından biri. Yapı, adanın Osmanlılar tarafından 1522’de alınmasının hemen ardından, 1522-1523 civarında Kanuni Sultan Süleyman’ın fethi anısına inşa ettirdiği ilk cami olarak biliniyor. Bugün görülen yapı ise özgün halinin birebir devamı değil; cami 1808’de büyük ölçüde yeniden inşa edilmiş, sonraki yıllarda da farklı onarımlar geçirmiş.
Biz gittiğimizde caminin içini gezememiştik; cami uzun süredir ziyarete ve ibadete kapalıymış. Buna rağmen dışarıdan bile oldukça etkileyici bir yapı ve özellikle pembe tonlu cephesiyle burayı görmeniz lazım. Kısacası, içine girmeseniz bile Sokrates Caddesi’nde yürürken mutlaka durup bakılacak yerlerden. Caminin konumu burada.
Rodos Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi


Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi, Süleymaniye Camii’nin hemen yakınında yer alan ve bizi en çok duygulandıran duraklardan biri oldu. Rodos’un taş sokaklarında yürürken bir anda böyle güçlü bir Osmanlı mirasıyla karşılaşmak gerçekten başka hissettiriyor. Kütüphanenin temeli, Hafız Ahmed Ağa’nın 1792’de İstanbul’da kurduğu vakfa dayanıyor; yapı ise 1793’te hizmete açılmış. İçeri girdiğiniz sizi çok sakin ve huzurlu bir atmosfer karşılıyor. Biz gittiğimizde fonda çalan musiki bizi oldukça hüzünlendirmişti.😥
Burası güzel atmosferinin yanında aynı zamanda çok kıymetli bir koleksiyona sahip. Resmi vakıf bilgilerine göre kütüphanenin kurucu koleksiyonu 828 yazma eserden oluşuyor; zamanla buraya yüzlerce ek eser daha katılmış. Ayrıca kütüphanede özel koruma altında tutulan yaklaşık 600 yıllık el yazması bir Kur’an-ı Kerim de bulunuyor. Kısacası burası, Rodos’ta geçmişimizin izini gösteren en güçlü yerlerden biri. Konum burada.
Saat Kulesi

Rodos Saat Kulesi, Old Town içinde, Süleymaniye Camii’nin hemen üst tarafında yer alıyor ve şehri yukarıdan izlemek için en güzel noktalardan biri. Bugünkü kule, Sultan Abdülmecid döneminde Ahmed Fethi Paşa tarafından 1851-1852 yıllarında inşa ettirilmiş. Yunan ve Toskana etkileri taşıyan mimarisiyle dikkat çeken bu yapı, özellikle Old Town’ın çatılarını ve çevredeki tarihi dokuyu kuşbakışı görmek isteyenler için oldukça keyifli bir durak.
Kuleye çıkıp manzarayı izlemek isterseniz giriş ücreti 5 Euro ödemelisiniz ve bu ücrete genellikle bir içecek de dâhil ediliyor. Dar merdivenleri çıkınca sizi gerçekten güzel bir manzara karşılıyor; özellikle fotoğraf çekmeyi seviyorsanız burası iyi bir nokta. Bir de küçük not düşeyim: akşam saatlerinde ışıklandırma devreye girdiğinde kule çok daha etkileyici görünüyor, o yüzden denk gelirseniz gece fotoğrafı için de değerlendirin. Saat Kulesi’nin konumu burada.
Naillac Kulesi


Naillac Tower ile Old Town tarafındaki gezimizi yavaş yavaş tamamlayıp Mandraki Limanı’na doğru ilerliyoruz. Burası, eski şehrin çıkışında kısa bir mola vermek için güzel noktalardan biri. Naillac Tower, 14. yüzyıl sonu ile 15. yüzyıl başı arasında, Şövalyeler döneminde inşa edilmiş ve bir zamanlar yaklaşık 46 metre yüksekliğinde görkemli bir gözetleme kulesiymiş. Limanı kontrol eden bu kule, 19. yüzyıldaki depremlerde ağır hasar gördükten sonra ortadan kalkmış; bugün ise bulunduğu alan, manzaraya karşı kısa bir nefes molası vermelik bir yer. Konum burada.
Rodos Merkez ve Yeni Şehir Gezilecek Yerler
Mandraki Limanı ve Yel Değirmenleri

Mandraki Limanı, Rodos’un en bilinen ve en güzel noktalarından biri. Old Town’dan çıktıktan sonra denizle tarihin bu kadar iyi buluştuğu başka bir yer bulmak zor. Liman boyunca yürürken bir yanda tekneleri, diğer yanda yel değirmenlerini ve sur hattını görüyorsunuz; ortam zaten başlı başına huzur modunu aktif ediyor. Burası aynı zamanda günübirlik tekne turlarının da çıkış noktası. Özellikle adanın koylarını ve plajlarını denizden görmek isterseniz, Mandraki tarafında tekneleri değerlendirebilirsiniz. Rodos’ta günübirlik tekne turu yapmak isterseniz bu bağlantıdan rezervasyon yapabilirsiniz.
Mandraki denince akla ilk gelen şeylerden biri tabii ki Rodos Heykeli, yani antik dünyanın yedi harikasından biri olan Helios Heykeli. Heykel bugün artık burada değil; liman girişinde ise onu simgeleyen iki geyik heykeli, Elefos ve Elafina, ziyaretçileri karşılıyor. Sık anlatılan “heykel limanın iki yanına ayaklarını açıyordu” hikâyesi kulağa çok havalı gelse de, günümüzde tarihçiler bunun büyük ölçüde bir efsane olduğunu söylüyor. Heykelin tam yeri kesin olarak bilinmese de, liman girişini iki ayağıyla kapattığı fikri tarihsel ve mühendislik açısından pek mümkün değil.
Mandraki Limanı’nda görülecek yerler arasında ilk olarak Windmills of Mandraki, yani limanın sembollerinden biri haline gelen yel değirmenleri var. Fotoğraf çekmek için çok güzel bir nokta; özellikle akşam saatlerinde ışık yumuşayınca daha da keyifli. Değirmenlerin ilerisinde yer alan St. Nicholas Kalesi ise limanın ucunda yükseliyor ve manzara sevenler için ayrı bir güzellik. .
Yeni Rodos

Bir yanda nefis bir tarih, diğer yanda modern şehir hayatı… Rodos, gerçekten iki farklı dünyanın arasında gidip geliyormuşsunuz hissi veren bir ada. Biz uzun zamandır Kos Adası‘nda olduğumuz için Yeni Rodos’ta Zara’yı, Mango’yu ve daha tanıdık mağazaları görünce ister istemez “köyden indim şehre” moduna girdik. Şikâyetçi miyiz? Asla. Ama insan bazen biraz kalabalığı, biraz vitrin bakmayı, biraz da şehir havasını özlüyor.
Biraz da bu taraflarda vakit geçirip modern Rodos’un ritmine karıştıktan sonra 1 günlük Rodos gezi listemizi tamamlamış olduk. Gün sonunda tam 27.000 adım atmışız; yani adanın hakkını verdiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. Eğer Rodos’a birkaç günlük gezi planlarsanız, aşağıda adanın farklı bölgelerinde gezebileceğiniz diğer yerleri de bulabilirsiniz.
Elli Plajı

Rodos merkezde denize nerede girilir diye araştırıyorsanız istikamet direkt Elli Plajı. Rodos’un en popüler şehir plajlarından biri olan bu sahil, berrak bir denize sahip ve merkeze oldukça yakın. Plajın yapısı kumdan çok çakıl-taş karışımı; bu yüzden deniz ayakkabısı seven ekip burada daha mutlu olur. Çevrede duş, soyunma kabini, tuvalet, şezlong ve beach bar gibi imkânlar var. Şezlong ücretleri işletmeye göre değişebiliyor. Kısacası “merkezde kalıyorum, çok uzağa gitmeden denize gireyim” diyorsanız Elli Plajı gayet iyi bir seçenek. Konum burada.
Rodos Akvaryumu

Rodos Akvaryumu, Elli Plajı’nın kuzey ucunda yer alan ve adada deniz yaşamını daha yakından görmek isteyenlerin uğrayabileceği küçük ama ilginç bir durak. Burası yalnızca klasik bir akvaryum değil; aynı zamanda Rhodes Hydrobiological Station olarak çalışan bir araştırma ve sergi alanı. İçeride ağırlıklı olarak Doğu Akdeniz ve Ege’de yaşayan türlere odaklanan canlı tanklar ile çeşitli sergiler var. Burası devasa bir akvaryum deneyiminden çok, kısa süreli ama farklı bir deniz biyolojisi molası gibi düşünülebilir. Vaktiniz dar ise pas geçebilirsiniz. Konum burada.
Spiaggia Akti Plajı

Spiaggia Akti Miaouli, Elli Plajı’nın tam karşı karakterlisi gibi düşünebileceğiniz bir plaj. Rhodes Town’ın batı-kuzeybatı tarafında yer aldığı için deniz burada genelde daha dalgalı ve rüzgârlı. Bu yüzden sakin deniz arayanlardan çok, biraz esinti sevenler ve Elli’nin kalabalığından uzaklaşmak isteyenler tarafından tercih ediliyor. Sahil burada da taşlık/çakıllı yapıda ve şezlong-şemsiye düzeni olan bölümler mevcut. Özetle merkezde denize gireceğim ama “biraz daha az kalabalık, biraz daha hareketli deniz olsun” diyorsanız Akti Miaouli iyi bir alternatif. Konum burada.
Rodos Akropolü (Monte Smith)

Rodos denilince akla ilk olarak Old Town ve şövalyeler dönemi geliyor ama adanın tarihi çok daha eskilere uzanıyor. Bunun en güzel örneklerinden biri de Rodos Akropolü, diğer adıyla Monte Smith. Yeni Rodos’un biraz dışında, şehre hâkim bir tepede bulunan bu antik alan Helenistik dönem Rodos’unun en önemli merkezlerinden biriymiş. Bugün burada Apollo Tapınağı’nın kalıntılarını, antik stadyumu ve küçük Odeon’u görebiliyorsunuz. Üstelik buranın güzel tarafı sadece tarihi değil; konumu sayesinde Rodos şehrini ve denizi yukarıdan izleyebileceğiniz güzel manzara noktalarından biri.
Rodos’ta gezilecek tarihi yerler listenize mutlaka ekleyebileceğiniz Rodos Akropolü’nü özellikle Old Town’dan sonra görmek güzel olabilir. Çünkü önce Orta Çağ Rodos’unu, ardından çok daha eski dönemlere ait kalıntıları görmek adanın tarihini kafanızda daha iyi oturtuyor. Bence burayı gezerken sadece Apollo Tapınağı’na bakıp dönmeyin; antik stadyuma kadar yürüyün. Günün en sıcak saatleri yerine sabah ya da gün batımına yakın saatleri tercih etmek de çok daha keyifli olacaktır. Konum burada.
Rodini Park

Artık Rodos merkezden yavaş yavaş uzaklaşmaya başlıyoruz. İlk duraklarımızdan biri Rodini Park. Burası dünyanın en eski peyzaj parklarından biri olarak anılıyor ve gerçekten de şehir kalabalığından bir anda koparıp sizi bambaşka bir havaya sokuyor. Rodos merkeze yaklaşık 3 km uzaklıkta yer alan park; dere, küçük köprüler, yoğun ağaçlık alanlar ve eski su kemeri kalıntıları ile daha ilk dakikada “iyi ki gelmişiz” hissi veriyor.
Burayı kusursuz düzenlenmiş bir botanik bahçe gibi düşünmeyin; biraz kendi haline bırakılmış, biraz da doğallığını korumuş bir yer. Yaz sıcağında kısa bir nefes almak, gölgede yürümek ve arada tavus kuşu ya da ördek görmek isterseniz Rodini Park gayet keyifli bir kaçış noktası. Sadece kötü yanı oldukça bakımsız olması. Parkın konumu burada.
Rodos’un Plajları ve Doğal Güzellikleri
Kallithea Kaplıcaları


Kallithea Springs, Rodos şehir merkezine yaklaşık 9 km uzaklıkta, Lindos yolu üzerinde yer alan duraklardan biri. Burası antik çağlardan beri şifalı sularıyla anılan bir yer olsa da bugün daha çok etkileyici mimarisi, denize girilen koyu ve sakin atmosferiyle ön planda. Özellikle 1920’lerde İtalyanlar tarafından geliştirilen tesisin mimarisi hâlâ çok etkileyici; yani burası sadece “gir çık” yapılacak bir nokta değil.
Burası tarih boyunca şifa amacıyla kullanılmış. Kaplıcanın asıl olayı bir kaplıca hissinden çok, tarihi dokusu ve deniz keyfi. Giriş ücreti yaz döneminde 5 Euro. Otoparkı rahat, denizi keyifli, şezlong ücretleri biraz pahalı.
Tesiste çok geniş bir otopark alanı var. Araç parkında sorun yaşanmıyor. Buraya geldiğinizde tarihi yapıları gezdikten sonra koyda denize girmek için de zaman ayırabilirsiniz. Konum burada.
Kelebekler Vadisi

Kelebekler Vadisi sadece Fethiye’de yok; Rodos’ta da var. Ama en baştan söyleyeyim, burası daha çok serin, yeşil ve sakin bir doğa rotası veriyor. Rhodes Town’a yaklaşık 27 km uzaklıkta yer alan bu doğal alan; dereler, ahşap yürüyüş yolları, gölgeli patikalar ve sığla ağaçlarıyla özellikle yaz sıcağında ilaç gibi geliyor. Yani denizden çıkıp biraz da doğaya dönmek isterseniz, burası güzel bir alternatif.
Buradaki en özel detay ise herkesin “kelebek” dediği ama teknik olarak Panaxia quadripunctaria, yani Jersey tiger türü gece güvelerinin bu vadiye gelmesi. En yoğun dönem genelde yaz başı ile eylül sonu arası. Vadi 08.00-18.00 saatleri arasında açık; giriş ücreti ise sezona göre değişiyor: 12 Nisan-13 Haziran ve Ekim ayında 3 Euro, 30 Haziran-30 Eylül arasında 6 Euro, 12 yaş altı çocuklar ücretsiz. Bölgeye kadar gitmişken Kalopetra Manastırını da ziyaret edebilirsiniz.
Kelebekler Vadisi, Rhodes Town’a yaklaşık 27 km uzaklıkta yer alıyor. Konum burada.
Faliraki Plajı – Kathara Plajı

Faliraki Plajı, yaklaşık 5 km uzunluğunda, altın sarısı kumları ve sakin deniziyle özellikle uzun uzun plaj keyfi yapmak isteyenleri mutlu eden bir yer. Faliraki zaten yıllardır adanın en hareketli tatil bölgelerinden biri; yani burada hem deniz hem de tatil kasabası enerjisi bir arada.
Şezlonglar, duş, tuvalet, su sporları, beach bar’lar, restoranlar derken burası oldukça canlı bir yer. Biraz hareket, biraz konfor, biraz da sahilde tüm gün takılma planı arıyorsanız Faliraki bu işi gayet iyi yapıyor.
Ama şunu da açık söyleyeyim: sakinlik arayanların ilk aşkı Faliraki olmayabilir. Burası daha çok canlı atmosfer sevenlere hitap ediyor. Yine de biraz daha sessizlik ararsanız, hemen yakındaki Kathara Plajı güzel bir alternatif olabilir. Konaklama tarafında da Faliraki mantıklı; çünkü bölgede hem otel hem restoran hem de gece hayatı açısından eli oldukça güçlü. Plajın konumu burada.
Anthony Quinn Koyu

Anthony Quinn Koyu, bana kalırsa Rodos’un en ikonik koylarından biri. Rhodes Town’dan yaklaşık 15-17 km, Faliraki’den ise yaklaşık 4 km uzaklıkta yer alıyor. Burası klasik geniş kum plajlardan değil; daha çok kayalık yapısı, çam ağaçlarının suya kadar indiği manzarası ve o meşhur zümrüt tonlu denizi ile ön planda. İlk bakışta zaten neden bu kadar sevildiğini anlıyorsunuz; koy gerçekten kartpostal gibi.
Koyun adı, burada çekilen The Guns of Navarone filmiyle anılan Anthony Quinn’den geliyor. Hikâyenin farklı anlatılan versiyonları var ama ortak nokta şu: aktör bu bölgeye hayran kalmış ve koy zamanla onun adıyla anılmaya başlamış. Koy özellikle şnorkel için çok iyi. O yüzden ben olsam buraya gelirken havlu kadar şnorkeli de ciddiye alırım.
Yalnız küçük bir gerçeklik payı bırakalım: Anthony Quinn Bay çok güzel ama aynı zamanda küçük bir koy. Bu yüzden özellikle yazın şezlonglar hızlı doluyor ve ortam beklediğinizden daha kalabalık. Ayrıca zemin yer yer kayalık ve taşlık olduğu için yanınıza deniz ayakkabısı alın. Kısacası burası “yayılmalık dev plaj” değil; daha çok manzarasıyla vurup, deniziyle gönül alan, kısa da kalsanız akılda kalan bir yer. Koyun konumu burada.
Ladiko Koyu

Faliraki tarafına geldiğinizde rotanıza ekleyebileceğiniz en güzel küçük koylardan biri Ladiko Koyu. Zaten konum olarak Anthony Quinn Koyu’nun hemen yakınında bulunuyor. Bu nedenle araçla Rodos Adası’nı geziyorsanız Ladiko ve Anthony Quinn’i aynı rota içerisinde değerlendirmek oldukça mantıklı. Burası büyük ve uzun bir plajdan çok, kayalıkların arasına gizlenmiş küçük bir koy havasında. Denizinin berraklığı ve sakin görüntüsü de Ladiko’yu özellikle yüzmek ve biraz deniz molası vermek isteyenler için güzel bir seçenek haline getiriyor. Rodos’un resmi gezi haritasında da Ladiko, Anthony Quinn ile birlikte doğu kıyısının öne çıkan noktaları arasında gösteriliyor.
Eğer Rodos’ta denize girilecek yerler konusunda bol alternatifli bir rota hazırlıyorsanız burayı listenize alın derim. Yalnız Ladiko küçük bir koy olduğu için özellikle yaz aylarında gün ilerledikçe kalabalıklaşabiliyor. Sabah saatlerinde gelmek hem denizin tadını daha sakin çıkarmak hem de park konusunda daha az uğraşmak açısından daha mantıklı. Faliraki Plajı’nın hareketli ortamından ziyade küçük koyları seviyorsanız Ladiko size daha çok hitap edebilir.
Seven Springs (Epta Piges)

Seven Springs, yani Epta Piges, Rodos merkezin dışında nefes aldıran en güzel doğal yerlerden biri. Rhodes Town’dan yaklaşık 27 km uzaklıkta bulunan bu alan; ağaçlar, küçük köprüler, akan sular ve gölgeli yürüyüş yollarıyla yaz sıcağında ilaç gibi geliyor. Buradaki en meşhur deneyim ise dar ve karanlık tünel. Kaynaklara göre tünel yaklaşık 150 ila 186 metre uzunluğunda ve içinden su akıyor; ayrıca 1931’de İtalyanlar tarafından yapılmış. Kıyafet ve ayakkabı seçimini buna göre yapmakta fayda var; çünkü burası bayağı gerçek su teması. Bana göre Seven Springs, Rodos’un en dramatik noktası değil ama plaj ve taş sokaklardan sonra rotaya güzel bir yeşillik molası eklemek için gayet ideal. Seven Springs’in konumu burada.
Tsambika Plajı

Tsambika Plajı, Rodos’un en sevilen sahillerinden biri ve bence bunun nedeni belli. İnce altın sarısı kumu, sığ ve sakin denizi sayesinde özellikle uzun uzun deniz keyfi yapmak isteyenler için çok rahat bir plaj. Çocuklu ailelerin burayı bu kadar sevmesi de boşuna değil; deniz bir anda derinleşmiyor, ortam da genel olarak daha konforlu. Rhodes Town’dan yaklaşık 25 km uzaklıkta yer alan plajda duş, tuvalet, taverna ve su sporu gibi olanaklar mevcut. Kısacası, araç varsa ulaşım oldukça rahat; yazın kalabalık artsa da “Rodos’ta denize nerede girilir?” sorusuna verilecek en güçlü cevaplardan biri hâlâ Tsambika. Konum burada.
Monastery Tsambika

Tsambika’ya kadar gelmişken tepede yer alan Panagia Tsambika Manastırını da rotaya eklemek güzel olur. Burası plaj kadar rahat değil, baştan söyleyeyim; çünkü manastıra çıkış kısmı biraz efor istiyor. Yolun son bölümünde merdivenler başlıyor ve özellikle sıcak saatlerde çıkış ciddi şekilde terletiyor. Ama zirveye ulaştığınızda gördüğünüz manzara, insanın bütün söylenmesini susturuyor.
Ben olsam buraya öğle sıcağında değil, sabah erken ya da gün batımına yakın saatlerde çıkmayı tercih ederim. Hem hava daha katlanılır oluyor hem de panoramik görüntü çok daha güzel oluyor. O yüzden bu durak için sağlam ayakkabı, su ve biraz da sabır şart. Yukarı vardığınızda “iyi ki çıkmışım” dedirtiyor, ama çıkarken aynı cümleyi hemen kuramayabilirsiniz. Manastırın konumu burada.
Lindos Gezilecek Yerler
Lindos Köyü

Bana göre Rodos gezilecek yerler listesinin en karakterli bölümlerinden biri kesinlikle Lindos. Beyaz badanalı evleri, dar sokakları, begonvilleri ve tepedeki Akropolü ile burası tam anlamıyla klasik bir Yunan adası görüntüsü sunuyor. Köyün merkezinde araç trafiğinin oldukça sınırlı olması da Lindos’u yürüyerek keşfetmeyi çok daha keyifli hale getiriyor. Sokakların arasında küçük dükkânlar, tavernalar, tarihi yapılar ve fotoğraf çekmek isteyeceğiniz bolca köşe var. Yani Lindos’a sadece Akropolü görüp geri dönülecek bir nokta gibi bakmamak lazım.
Lindos gezilecek yerler için en az yarım gün, imkanınız varsa daha fazla zaman ayırmanızı öneririm. Önce köyün sokaklarını dolaşıp ardından Lindos Akropolü’ne çıkabilir, dönüşte Lindos Plajı ya da St Paul’s Bay tarafında deniz molası verebilirsiniz. Yalnız burası Rodos’un en popüler noktalarından biri olduğu için yaz sezonunda ciddi anlamda kalabalık olabiliyor. Özellikle fotoğraf çekmek ve köyü daha sakin görmek istiyorsanız sabah erken saatler açık ara daha güzel olacaktır.
Lindos Plajı

Lindos Plajı, beyaz evleriyle ünlü Lindos Köyü’nün hemen kıyısında yer alıyor ve özellikle manzarasıyla baş döndürücü. Bir yanda deniz, bir yanda köy, arkada da Akropol manzarası olunca zaten ortam başlı başına güçlü. Plajın denizi genel olarak sakin ve yüzmeye uygun; aileler için de sevilen bir seçenek.
Lindos Plajı çok güzel, evet, fakat yazın yüksek sezonda oldukça kalabalık. Buraya özellikle bahar sonu ya da eylül başı gibi dönemlerde gitmeyi tercih edin. Araçla gelecekseniz de park kısmını hafife almayın; Lindos tarafında bu konu bazen can sıkıyor.
Rodos merkeze 48 km uzaklıkta bulunan Lindos Plajı’nın konumu burada.
Lindos Akropolü

Lindos Akropolü, sadece adanın değil, tüm Yunanistan’ın en etkileyici antik duraklarından biri. Lindos Köyü’nün üstünde, denize hâkim yüksek bir kayanın üzerine kurulmuş bu alan, daha ilk anda “buraya çıkmaya değecek galiba” cümlesini kurdurtuyor insana. Yol biraz yokuşlu, hava da sıcaksa ekstra sabır istiyor ama zirveye ulaştığınızda gördüğünüz manzara bütün söylenmeleri susturuyor. Yanınıza mutlaka su, şapka ve rahat ayakkabı alın; çünkü burası efor istiyor. Lindos kayalığı denizden yaklaşık 116 metre yüksekte.
Akropolde görülecek şey sadece manzara değil. İçeride en dikkat çeken kalıntılar arasında Athena Lindia Tapınağı, Helenistik stoa, anıtsal giriş bölümü ve daha sonraki dönemlerde eklenen savunma yapıları yer alıyor. Yani burada tek bir dönemi değil, antik çağdan şövalyeler dönemine kadar uzanan çok katmanlı bir tarihi bir arada görüyorsunuz.
Lindos Akropolü giriş ücreti 20 Euro ve girişler zaman aralıklı bilet sistemiyle yapılıyor. Yaz döneminde de genel olarak 08.00-20.00 saatleri arasında açık. Köy içinde yukarı çıkışta eşekleri hâlâ görebiliyorsunuz ama açık konuşayım, ben olsam bu kısmı romantikleştirmez, mümkünse yürümeyi tercih ederim. Hem içiniz daha rahat olur hem de o manzaranın hakkını adım adım verirsiniz. Konum burada.
St Paul’s Plajı

St. Paul’s Plajı, Lindos tarafının en özel koylarından biri. Korunaklı yapısı, berrak denizi ve küçük ama karakterli atmosferiyle ilk bakışta insanı etkiliyor. Burası devasa, yayıl yayıl kalınacak bir plaj değil. Özellikle yukarıdan bakınca denizin rengi, kıyı çizgisi ve koyun formu gerçekten çok güzel. Üstelik hemen yanında yer alan küçük beyaz şapel de buraya ayrı bir hava katıyor.
Buranın en sevilen tarafı, denizin temizliği ve atmosferi. Gelenlerin büyük kısmı manzarayı ve suyun berraklığını çok beğeniyor. Ayrıca Aziz Paul’un MS 1. yüzyılda bu koydan kıyıya çıktığına dair yerel anlatılar da var. O yüzden sadece denize girilecek bir yer gibi değil, biraz hikâyesi olan bir koy gibi düşünmek daha doğru. Lindos merkezine de yakın olduğu için köyle birlikte planlanınca çok güzel bir durak burası.
St. Paul’s Plajı, yazın yüksek sezonda oldukça kalabalık. Buraya erken gitmek en mantıklısı. Sabah saatlerinde hem daha sakin oluyor hem de koyun o güzel havasını kalabalık bastırmadan yaşayabiliyorsunuz. Plajın konumu burada.
Batı Rodos Gezilecek Yerler
Filerimos Tepesi ve Ialysos Akropolü

Rodos’un batı tarafını keşfetmeye başladıysanız Filerimos Tepesi bence rotaya farklı bir hava katabilecek yerlerden biri. Burası yalnızca güzel manzarası olan yeşil bir tepe değil; aynı zamanda antik Rodos’un üç önemli kentinden biri olan Ialysos’un izlerini taşıyor. Alanda Athena’ya adanmış antik tapınağın kalıntıları, farklı dönemlerden yapılar ve Filerimos Manastırı bulunuyor. Yani tek noktada antik Yunan, Bizans ve şövalyeler döneminin izlerini görebiliyorsunuz. Çam ağaçlarıyla çevrili olması da Rodos’un daha turistik ve sıcak sahil bölgelerinden sonra güzel bir değişiklik.
Filerimos’ta dikkat çeken yerlerden biri de uzun yürüyüş yolunun sonunda bulunan büyük haç ve seyir noktası. Buradan çevreyi ve Ialysos tarafını oldukça geniş bir açıyla görebiliyorsunuz. Ayrıca bölgede serbestçe dolaşan tavus kuşlarına rastlamak da buranın küçük sürprizlerinden biri. Batı Rodos gezilecek yerler rotası hazırlıyorsanız Filerimos’u Antik Kamiros ile aynı güne koyabilirsiniz. Böylece adanın bu tarafındaki tarihi noktaları daha düzenli bir rota halinde gezmiş olursunuz.
Antik Kamiros

Antik Kamiros, Rodos’un tarih tarafını gerçekten tamamlayan yerlerden biri. Lindos ve Ialysos ile birlikte antik dönemde Rodos Adası’nın üç önemli kentinden biri olan Kamiros, özellikle şehir planı ve günümüze ulaşan kalıntılarıyla dikkat çekiyor. Denize bakan bir yamaca kurulmuş antik kentte evlerin temellerini, Agora’yı, tapınak kalıntılarını, ana caddeyi ve eski su sisteminin izlerini görebiliyorsunuz. Alanın farklı seviyeler üzerine kurulmuş olması sayesinde yukarı çıktıkça hem antik kenti hem de arkasındaki deniz manzarasını birlikte izliyorsunuz.
Açıkçası Rodos’taki antik kentler arasında Lindos Akropolü çok daha popüler olsa da Antik Kamiros’un daha sakin ve daha bütünlüklü bir havası var. Arkeoloji seviyorsanız burayı hızlıca gezip çıkmak yerine biraz zaman ayırmak iyi olur. Özellikle Rodos Arkeoloji Müzesi’ni daha önce gezdiyseniz Kamiros size daha da anlamlı gelecektir; çünkü müzede Ialysos ve Kamiros kazılarından çıkarılmış eserler de sergileniyor. Böylece Old Town’da gördüğünüz eserlerin ait olduğu coğrafyayı yerinde görmüş oluyorsunuz. Bu bağlantı bence Rodos gezisini çok daha güzel tamamlıyor.
Kritinia Kalesi

Rodos’un batı kıyısında araçla geziyorsanız Kritinia Kalesi rotanıza ekleyebileceğiniz güzel duraklardan biri. Kritinia Köyü’nün yakınındaki yüksek bir noktada bulunan kale, Bizans ve Orta Çağ mimarisinin izlerini taşıyor. Günümüzde yapının büyük kısmı ayakta değil fakat sur kalıntıları ve özellikle bulunduğu konum burayı görülmeye değer hale getiriyor. Kaleye çıktığınızda Ege Denizi’ne ve çevredeki adacıklara uzanan oldukça geniş bir manzara sizi karşılıyor.
Burası Büyük Üstatlar Sarayı gibi uzun uzun iç mekân gezeceğiniz bir kale değil; daha çok tarihi kalıntılar, manzara ve yol üzerinde güzel bir mola gibi düşünün. Batı Rodos gezilecek yerler arasında Antik Kamiros’tan sonra Kritinia, ardından Monolithos şeklinde bir rota yapmak da mantıklı. Adanın doğu sahillerindeki kalabalıktan uzaklaşıp daha sakin ve biraz daha vahşi bir Rodos görmek istiyorsanız, batı tarafının bence asıl güzelliği tam olarak burada ortaya çıkıyor. Konum burada.
Monolithos Kalesi

Monolithos Kalesi, Rodos Adası’nın en etkileyici manzara noktalarından biri. Deniz seviyesinden yaklaşık 236 metre yükseklikteki büyük bir kaya kütlesinin üzerine kurulan kale, stratejik konumu sayesinde geçmişte kıyıyı gözetmek ve bölgeyi korsan saldırılarına karşı korumak amacıyla kullanılmış. Bugün kaleden geriye çok fazla yapı kalmamış olsa da surların içerisinde küçük şapelleri ve bazı kalıntıları görebiliyorsunuz. Fakat buraya gelmenin asıl ödülü bence zirvedeki manzara. Ege Denizi, dağlar ve çevredeki küçük adalar önünüze seriliyor.
Kaleye ulaşmak için aracınızı aşağıda bırakıp merdivenli ve yer yer dik bir yolu çıkmanız gerekiyor. Çok uzun bir yürüyüş değil ama sıcak bir yaz gününde insanı yorabilir; o nedenle rahat ayakkabı burada yine hayat kurtarıyor. Özellikle Rodos’ta gün batımı izlenecek yerler arıyorsanız Monolithos oldukça güçlü bir seçenek. Rodos merkezden uzak olduğu için buraya yalnız başına gelmek yerine Kritinia ve Antik Kamiros ile birleştirerek batı kıyısı rotası yapmak zaman açısından çok daha mantıklı olacaktır. Konum burada.
Güney Rodos Gezilecek Yerler
Gennadi Köyü ve Plajı

Rodos’un güneyine doğru indikçe adanın havası da yavaş yavaş değişiyor. Gennadi, Lindos ve Faliraki gibi turistik noktaların hareketliliğinden uzaklaşıp daha sakin bir Rodos görmek isteyenlerin değerlendirebileceği yerlerden biri. Küçük köy merkezinde geleneksel beyaz evler ve yerel yaşam ön plandayken, sahil kısmı köyden yaklaşık bir kilometre aşağıda bulunuyor. Gennadi Plajı ise kilometrelerce devam eden uzun yapısıyla kalabalıktan uzak bir deniz günü geçirmek isteyenlere hitap ediyor.
Ben Gennadi’yi tek başına “Rodos’un en önemli gezilecek yeri” kategorisine koymaktan ziyade, Güney Rodos gezilecek yerler rotasının güzel bir parçası olarak düşünürdüm. Özellikle Prasonisi’ye gidecekseniz yol üzerinde burada mola vermek, köyü kısaca görmek veya sahilde biraz vakit geçirmek güzel olabilir. Plajın uzun olması sayesinde Rodos’un bazı küçük koylarında yaşanan dip dibe kalabalık hissi burada çok daha az. Daha sakin, daha yerel ve turistik merkezlerden uzak bir ada havası arayanların sevebileceği bir bölge.
Prasonisi Burnu ve Plajı

Rodos’un en güney ucuna geldiğinizde karşınıza adanın en farklı doğal oluşumlarından biri olan Prasonisi çıkıyor. Burası özellikle Ege Denizi ile Akdeniz’in buluştuğu nokta olarak biliniyor. Deniz seviyesine ve mevsime bağlı olarak ortaya çıkan kum şeridi Prasonisi’yi ana karaya bağlıyor ve ortaya gerçekten sıra dışı bir görüntü çıkıyor. Bir tarafın daha dalgalı, diğer tarafın daha sakin olabilmesi de buranın en dikkat çekici özelliklerinden biri. Bu nedenle Prasonisi sadece Rodos plajları arasında değil, adanın önemli doğal güzellikleri arasında da değerlendirilmesi gereken bir yer.
Bölge aynı zamanda güçlü rüzgârları sayesinde rüzgâr sörfü ve kitesurf yapanların Rodos’taki favori noktalarından biri. Fakat bu sporlarla hiç ilginiz olmasa bile adanın güney ucuna kadar gelip manzarayı görmek bence başlı başına güzel bir deneyim olabilir. Rodos merkezden oldukça uzak olduğu için Prasonisi’yi günübirlik plansız bir sapma gibi değil, Güney Rodos rotasının son durağı olarak düşünmek daha doğru. Lindos’tan güneye devam edip Gennadi üzerinden Prasonisi’ye ulaşabilirsiniz. Böylece sadece popüler kuzey ve doğu kıyılarını değil, Rodos Adası’nın çok daha sakin ve farklı bir yüzünü de görmüş olursunuz.
Rodos Plajları Listesi

Rodos’ta deniz işini hafife almak büyük hata olur. Çünkü bu ada sadece tarihi sokakları ve Old Town atmosferiyle değil, birbirinden farklı karaktere sahip sahilleriyle de çok güzel. Sonuçta burası bir Ege Adası ve güzel koylar olması kaçınılmaz son. Bir yerde kayalıkların arasına gizlenmiş turkuaz bir koy çıkıyor, birkaç kilometre sonra uzun ve geniş bir plaj başlıyor. Yani Rodos’ta tek tip bir deniz deneyimi yok; sakin koy da var, hareketli şehir plajı da, saatlerce vakit geçirebileceğiniz uzun sahiller de. 😊
Rodos plajları arasında özellikle öne çıkan yerler Anthony Quinn Koyu, Ladiko Koyu, Tsambika Plajı, St Paul’s Bay ve Agathi Plajı. Hem manzaraları hem de denizleri açısından bu bölgeler listenin yıldız kadrosunda. Faliraki, Elli ve Lindos Plajı gibi daha bilinen seçenekler de var ama bunların bazıları daha hareketli ve kalabalık. Prasonisi ise biraz farklı; burayı klasik bir plajdan ziyade Rodos’un güney ucunda görülmesi gereken doğal bir nokta olarak düşünmek daha doğru. Özellikle rüzgâr sörfü ve kitesurf ile ilgilenenlerin adada en çok sevdiği bölgelerden biri.
Aşağıdaki listede Rodos’ta denize girilecek yerler, plajlar ve koylar arasından öne çıkan seçenekleri bir araya getirdim. Yanına 💙 koyduklarım, bana göre zamanı olanların öncelik verebileceği yerler. Yani “Rodos’ta bütün plajlara gidemem, en güzelleri hangileri?” diyorsanız gözünüz önce kalpli olanlara gitsin. Yalnız rotanızı oluştururken plajların adanın farklı bölgelerine yayıldığını unutmayın; aynı gün içinde çok fazla plaj sıkıştırmak yerine birkaç tanesini seçip denizin keyfini çıkarmak bence çok daha güzel.
Rodos’ta Mutlaka Görülmesi Gereken Plajlar:
- 💙 Anthony Quinn Bay: Rodos’un en meşhur koylarından biri. Koyda özellikle şnorkel, cam gibi su ve kayalık manzara efsane. Ama küçük ve çok popüler olduğu için kalabalık ve park tarafı biraz sabır gerektiriyor. Fotojenik koy arıyorsanız burası çok güçlü.
- 💙 Tsambika Plajı: “Rodos’un en iyi genel plajı” adaylarından biri. Geniş kum alanı, daha rahat yayılma hissi ve berrak deniziyle özellikle aileler ve uzun plaj sevenler için çok iyi duruyor. Deniz sığ ve temiz.
- 💙 St Paul’s Bay Plajı: Lindos tarafının yıldızı. Küçük ama atmosferi çok güçlü; deniz rengi zaten kartpostal gibi. “Rodos’ta en özel koylardan biri hangisi?” derseniz ben bunu ilk sıralara yazarım.
- 💙 Agathi Plajı: Bu plaj altın renkli kum, sığ su ve daha sakin bir hava arayanlar için ideal. Özellikle çocuklu aileler ve “taşlık değil, yumuşak kum istiyorum” diyenler için iyi bir aday.
Rodos’ta Görülmeye Değer Diğer Güzel Plajlar
- Faliraki Plajı: Daha uzun, daha canlı ve daha “tatil beldesi” hissi veren bir plaj. Geniş kumsal, uygun sayılabilecek şezlong seçenekleri ve çevredeki yeme-içme imkânları ön planda. Daha sakin koydan çok klasik plaj günü isteyenlere uygun.
- Kallithea Springs: Teknik olarak klasik kum plajdan çok, denize girilen çok şık bir koy/tesis hissi veriyor. Manzara çok güzel ama giriş ve şezlong maliyeti yüksek . Yani “görsel olarak çok güzel ama herkese hitap etmeyebilir” kategorisinde.
- Lindos Plajı: Akropol manzarasıyla çok güçlü bir plaj. Su berrak ve çocuklu aileler için uygun.
- Elli Plajı: Rhodes Town tarafında kalıyorsanız büyük rahatlık. Şehir merkezine yakın olduğu için “bugün uzağa gitmeyeyim, denize hızlıca gireyim” günlerinde hayat kurtarır. Deniz temiz ve merkezi konum iyi; ama çakıllı yapı ve yüksek şezlong ücretleri sıkıntılı.
- Spiaggia Akti Miaouli: Elli kadar popüler değil ama Rhodes Town çevresinde alternatif şehir plajı arayanlar için düşünülebilir. Kısa süreli deniz molaları için pratik.
- Prasonisi Plajı: Özellikle windsurf ve kitesurf için ideal. Eğer “ben sakin koy değil, biraz rüzgâr ve hareket seviyorum” diyorsanız burası ayrı bir deneyim.
Benim kısa shortlist’im
- En fotojenik koy: 💙 Anthony Quinn Koyu
- En iyi genel plaj deneyimi: 💙 Tsambika Plajı
- En özel atmosfer: 💙 St Paul’s Koyu
- En sakin kumlu alternatif: 💙 Agathi Plajı
- Merkezde denize girmek için: Elli Plajı
Rodos’ta Ne Yenir? & Restaurant Tavsiyeleri

Rodos’ta yemek konusu sadece klasik Yunan tabaklarından ibaret değil; adanın kendi mutfağı da gayet güçlü. Özellikle pitaroudia denilen nohutlu-kızartılmış meze, matsi denilen yerel makarna ve bal ile susamın yıldız olduğu melekouni adaya özgü tatlar arasında. Yani Rodos’ta sadece bir souvlaki yer geçerim düşünceniz varsa; mümkünse yerel tabaklara da alan açın.
Bunun dışında adada tabii ki Yunan mutfağının en sevilen klasiklerini de bol bol görüyorsunuz. Souvlaki, moussaka, gemista, tzatziki, kalamari ve iyi pişmiş ızgara ahtapot Rodos’ta en sık karşınıza çıkan lezzetlerden. Özellikle sahil ve liman tarafında deniz ürünleri menülerde oldukça güçlü; merkezde ise daha çok meze, ızgara ve geleneksel tabaklar var. Kısacası Rodos’ta aç kalmak gibi bir ihtimal yok. 😊
Tatlı tarafında ise benim oyum net şekilde melekouniden yana. Çünkü bu tatlı gerçekten Rodos’un imza işlerinden biri. Eğer sofrayı biraz daha yerel yaşamak isterseniz, ana yemekte yerel bir meze ya da deniz ürünü seçip finali melekouniyle yapmak çok temiz bir plan olur.
Rodos’ta ne yenir, hangi yerel lezzetler denenir ve adada hangi restoranlara gidilir derseniz bu konuyu ayrı bir yazıda çok daha detaylı anlattım. Mekan önerileri, yerel tatlar ve hızlı karar verebileceğiniz yemek tavsiyeleri için Rodos’ta ne yenir yazıma da mutlaka göz atın.
Sıkça Sorulan Sorular
Rodos Adası 1 günde gezilir mi?
Evet, Rodos’un merkezi 1 günde gezilebilir. Özellikle UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Old Town, Mandraki Limanı ve merkezdeki ana duraklar birbirine yakın olduğu için sabah feribotla gelip akşam dönerek oldukça verimli bir rota yapabilirsiniz. Ancak Lindos, plajlar, Batı Rodos ve Prasonisi gibi adanın farklı bölgelerini de görmek istiyorsanız süreyi biraz daha uzun tutmak gerekiyor. 3 gün, öne çıkan yerleri seçerek gezmek için yeterli olabilir; Rodos’u daha kapsamlı ve acele etmeden keşfetmek istiyorsanız ise 4-5 gün ayırmanızı öneririm.
Rodos Adası Neyi Meşhur?
Rodos en çok Orta Çağ Şehri, Büyük Üstatlar Sarayı, Lindos, güzel plajları ve güçlü ada mutfağıyla meşhur. Kısacası burada sadece deniz tatili yok; şövalyeler mirası, UNESCO korumasındaki tarihi doku, Akdeniz lezzetleri ve Lindos gibi kartpostallık manzaralar aynı paketin içinde geliyor.
Rodos yürüyerek gezilir mi?
Rodos’un tamamı yürüyerek gezilmez, çünkü ada büyük. Ama Old Town, Rhodes Town ve Mandraki hattı yürüyerek oldukça rahat gezilir; zaten merkezin en sevilen tarafı da bu. Yani merkez için ayakkabınız yeter, ama Lindos, Tsambika ya da daha uzak plajlar için araç ya da toplu taşıma planı yapmak gerekir.
Rodos gitmeye değer mi?
Bence kesinlikle değer. Çünkü Rodos’ta bir yanda UNESCO’luk Orta Çağ sokakları, diğer yanda plajlar, Lindos ve modern şehir hayatı var. Yani “sadece deniz olsun” ya da “sadece tarih olsun” demiyor; ikisini aynı tatilde birleştiriyor. Tam da bu yüzden, Yunan adaları arasında hâlâ en güçlü seçeneklerden biri.
Rodos Adası için vize gerekli mi?
Evet, bordo pasaport sahipleri için Rodos’a girişte vize gerekiyor. En net seçenek Schengen vizesi; ayrıca belirli dönemlerde bazı Yunan adaları için kısa süreli kolaylaştırılmış kapı vizesi uygulamaları da açılabildiği için, seyahat öncesi güncel şartları ayrıca kontrol etmekte fayda var. Yeşil, gri ve siyah pasaport sahipleri ise vizeden muaf.
Sonunda Rodos gezilecek yerler listemizin sonuna gelebildik. Rodos; tarihi sokakları, turkuaz koyları, plajları, antik kentleri ve farklı bölgeleriyle gerçekten dolu dolu bir ada. Marmaris’e bu kadar yakın olması da burayı kısa bir kaçamak için oldukça cazip hale getiriyor.
Sadece Old Town ve merkezi görmek istiyorsanız Rodos’a günübirlik bile gidebilirsiniz. Ama Lindos, Batı Rodos, plajlar ve adanın güneyindeki Prasonisi gibi noktaları da görmek istiyorsanız bence 4-5 günlük bir Rodos tatili çok daha keyifli olur. Böylece bir yerlere yetişmeye çalışmadan adayı daha rahat keşfedebilirsiniz.
Rodos ile ilgili sorularınız ya da eklemek istediğiniz öneriler varsa aşağıda bizimle paylaşabilirsiniz. Şimdiden musmutlu gezmeler. 😊
yorumlar
kaleminize emeğinize sağlık.. çok faydalı ve çok güzel bir yazı olmuş..
Çok teşekkürler. Faydalı olduysa ne mutlu.
Ekim basinda 5 gun kaldik. Sizin blogunuzu rehber yaptik. Elinize,kaleminize ve gonlunuze saglik
Teşekkur ederim keyifli gezmeleriniz olsun
Buradaki haritadan yola çıkarak inanılmaz güzel bir Rodos seyahati yaptık eşimle şeker bayramında. Orada 2 yıl yaşamış arkadaşımız da merkezde gidilesi yerleri tavsiye etti ve inanılmaz keyifli 3 gün geçirdik. Kelebekler vadisinde Nisan’da kelebek olmadığı için içeri girmedik ama kafesinde doğaya karşı kahve içtik. Denize giremeyeceğimiz için plajlara gitmedik ama başka bir arkadaşımızın tavsiyesi ile 2-3 saat vakit geçirdiğimiz fine lunch için Limanaki’ye gitik. Keşke denize girebilseydik dedik. Bir de ben çok istedim ama eşime zor geldiği için manastıra yürümedik. Şimdi kızım ve annemle Kos’a gidiyoruz. ilk aklıma siz geldiniz ve tüm gezi rotamız sizin mihmandarlığınızda olacak. Dönünce yine yazarım. Çok faydalı bir blog. Tekrar teşekkür ederim.
Sevgiler
Ne kadar güzel bir yorum. Çok teşekkür ediyorum. Faydalı olduysam ne mutlu. 3 ay kaldığımız Kos Adası için aşağıdaki yazımı okuyabilirsiniz. Keyfiniz ve seyahatleriniz her daim bol olsun.:)
https://bujuyollarda.com/kos-adasi-gezilecek-yerler/
Çok bilgilendirici olmus.Elinize saglık.
Çok faydalı bir gezi sayfası oldu bizim için. Bayıldık Rodos’a. Sokakları, yemekleri, denizi , herşeyi ile mükemmel.
Teşekkür ederiz.
Rica ederim keyfiniz daima bol olsun.😊
Merhaba konaklama için hangi bölgeyi seçmeliyim? Çok alternatif var açıkçası, yazınız çok yardımcı oldu ancak bölgelere rastlamadım sanırım.
İyi bayramlar dilerim 😊
Merhaba Merve iyi bayramlar.😊 Konaklama için Old Town’a yakın yerleri tercih edebilirsin. Hem gezilecek yerlere yakın hem de diğer yerlere kolay ulaşım sağlarsın diye düşünüyorum. Rodos merkeze alternatif olarak Lindos tarafında da kalabilirsiniz.
Merhabalar,
İnanılmaz faydalı bir yazı hazırlamışsınız emeğinize sağlık🥰
Tavsiye ettiğiniz bir çok yere gitmek istesek araba kiralasak ortalama kaç gün kalmamız gerekir
2,5 yaşında bir kızımız var o yüzden detaylı bilgi almak istedim
Hem tarihi bir ziyaret hem de onun açısından deniz tatili gibi de olsun
Bir de plaj seçeneği de çok fazla gerçekten belki 1 kere gitme şansımız olcak şu plajları kesin görün deseniz hangileri oldu 🌸
Oldukça detay sordum fazla olduysa lütfen kusura bakmayın 🙏🏼
Merhabalar. Çok teşekkür ederim yorumunuz için. Rodos diğer adalara göre büyük bir ada. Detaylı gezmek isterseniz 4-6 gün vakit ayırmanız ideal olur diye düşünüyorum.
Plaj seçeneği olarak,
Elli Plajı (Lindos)
Prasonisi Plajı
Anthony Quinn Koyu
Tsambika Plajı
Afandou Plajı (Afandou)
bu yerleri tavsiye edebilirim.😊Yine de önden araştırmanızı yapmanızda fayda var.
Selam geziecek yerlerin mesafesi yakinmi uzaksa ulasim nasil oluyor rica etsem o konudan bahsedermisiniz
Merkezde genel olarak birbirine yakın. ada çevresini gezmek isterseniz ya araç kiralamalısınız ya da toplu taşıma kullanmalısınız.
Merhabalar..
Bugüne kadar okuduğum en açıklayıcı ve bilgilendirici bir yazı üstelikte gereksiz ayrıntılardan uzak bir sadelikle anlatarak muhteşem bir tanıtım yapmışsınız emeğinize sağlık 🙏🏼 Önümüzdeki günlerde eşim ve 1,5 yaşındaki oğlumla bir Rodos gezisi planlamaya çalışıyorken yazınız planlamamı oldukça kolaylaştırdı çok teşekkür ederim 🙏🏼 Acaba tavsiye edebileceğiniz Restaurant,cafe vb. Yerler de var mı?
Şimdiden çık teşekkür ederim 🙏🏼
Merhaba Özlem Hanım,
Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için. Böyle yorumlar almak beni çok mutlu ediyor. Yol gösterici oluyorsam ne mutlu bana. Restoran ve kafe noktasında ne yazık ki çok fazla tavsiyem yok. Çünkü Rodos’ta çok fazla kalamamıştık. Sadece hatırladığım kafe sahiplerinin çok yapışkan olduğuydu.:) Yine de ön araştırma yapmanız şartıyla aşağıya Rodos’ta bazı mekanları veriyorum. Dilediğinizi tercih edebilirsiniz.😊
Rodos Restaurantları
-Bella Maria
-Mylos A La Carte Restaurant
-Konstantin Restaurant Cafe
-Archipélagos
-Country Kitchen
-Carne
-Mageirotechneio Paraga
-Tsaperdona Pizza Pasta
-Mevlana Shisha Bar
-Kalagris Cafe Bar – Restaurant
-Porca vacca
-Blue Bay A la Carte Restaurant
-El Toro Steak House
harika bir yazi bizde bu yil eylülde gidicez tek bir soru biz rodos adasindan simi adasina günü birlik gecmek istiyoruz süratli botla bilet nerden alinir bilginiz varmi simdiden cok tesekkürler
Selamlar çok teşekkür ederim yorumunuz için. Hızlı bot bilmiyorum açıkçası. Fakat Google’a from rhodos to simi yazın bazı siteler çıkıyor onlara bakabilirsiniz.
Merhabalar. Bahsettiğiniz kombine biletler (10 Euro olanlar) nereden temin edilebiliyor acaba? Bir yerde Palace Of The Grand Master’ın girişinde satıldığı yazıyor ama emin de olamadım. Siz nerden almıştınız acaba?
Merhabalar, çok hatırlamıyorum ama grand master ya da arkeoloji müzesi olabilir.
Yani internet üzerinden falan almamıza gerek yok dimi, Rodos’a geldiğimizde alabiliriz yani.
Teşekkür ederim bu arada cevabınız için :))
Biz internet üzerinden almamıştık. oradan alırsınız sıkıntı olmaz.
merhaba ay sonunda rodos turunu katılıyorum.Hotel Mediterranean kalacağız.acaba fikrimiz var mı old town ya da yeni bölge ye yakın mı,tşk ederim
Merhaba, haritadan konumlara bakabilirsiniz.
Öncelikle çok emek verip detaylı bir yazı hazırlamışsınız ellerinize sağlık gerçekten. Her yerin giriş ücretini yazmanız benim gibi gitmeyi düşünenler için fikir vermesi açısından çok iyi. Ayrıca belli başlı yemeklerin içeriklerini dahi yazmışsınız. Severek okudum sayfanızı.
Çok teşekkür ediyoruz. Yolunuzu aydınlattıysa ne mutlu bize. Keyifli gezmeler diliyoruz.
Elinize kaleminize sağlık tavsiyeleriniz üzerine, rotanızı da takip ederek eşim ile beraber salı günü Rodos ta olacağız.
Çok teşekkürler.
Rica ederiz ne demek. Keyifli gezileriniz olsun