
Petra Antik Kenti Gezi Rehberi: Rota ve İpuçları (2026)
Ürdün gezimizin en büyük hedefi Petra Antik Kenti’ydi. Dünyanın Yeni 7 Harikası arasında anılan bu kızıl kayalar şehrini “bir gün mutlaka” diye diye yıllarca aklımızın bir köşesinde büyüttük. Sonunda dünya gözüyle görmek… Gerçekten başka bir his.💘 Şimdiye kadar gezdiğimiz antik kentler bir yana, Petra bir yana: hem ölçek devasa, hem de her adımda yeni bir manzara müthiş bir his. Net belirteyim; burayı görünce Petra’nın etkisinden 1 ay boyunca çıkamıyorsunuz!
Biz buraya tam 2 gün ayırdık. Bir günde de olur diyenler var, oluyor da… ama Petra öyle bir yer ki aceleye gelince tadını tam alamıyorsunuz. 2 günde yaklaşık 60 bine yakın adım, yüzlerce merdiven ve bolca “burada da durup foto çekelim” molasıyla gezdik; yine de doyduk diyemem. Eğer siz de “Petra’da nasıl bir rota izlemeliyim?”, “Petra gezilecek yerler neler?”, “1 günde Petra nasıl gezilir?” gibi sorularla buraya geldiyseniz, doğru yerdesiniz.
Bu rehberde amacım şu: Petra’yı bilinçli gezdirip hem zaman kazandırmak, hem de El-Hazne (Treasury) manzaralı en iyi fotoğraf noktalarını kaçırmamanızı sağlamak. Kısacası; gittim gördüm değil, gittim ve hakkını verdim diyelim.
Bu yazıda sizi ne bekliyor?
- 2 günlük Petra deneyimimiz: girişten başlayıp içerideki düzen/ipuçlarıyla birlikte
- Petra gezilecek yerler: El-Hazne, Monastery (Ad-Deir) ve rotada kaçırmamanız gereken duraklar
- Petra’ya gitmeden önce bilmeniz gerekenler: Petra giriş ücreti, bilet seçenekleri, ziyaret saatleri, en iyi zaman, fotoğraf tüyoları
Yazıyı iki ana bölüme ayırdım:
- Petra’nın içinde nasıl gezilir? (rota, duraklar, pratik detaylar)
- Gitmeden önce bilmeniz gerekenler (ücret/saat, planlama, fotoğraf noktaları ve kritik notlar)
Not: Petra’ya geçmeden önce Ürdün planınızı oturtmak isterseniz, Ürdün Gezi Rehberi yazımıza da göz atın. Yazının ilerleyen kısmında Petra vlogumuzu da ekleyeceğim izleyip fikir almak isterseniz orası da bonus.
Petra Gezi Rehberi: Bilmeniz Gereken Her Şey

Petra, Ürdün’de Wadi Musa bölgesinde yer alıyor. Biz Amman’dan yola çıkıp yol üstünde birkaç noktaya uğrayarak akşamüstü Wadi Musa’ya vardık. Hava kararmaya başlayınca “tam olarak nereye geldik?” hissi ilk anda biraz havada kalıyor; ama ışıklardan anlıyorsunuz: tepelerin arasına kurulmuş küçük bir kasaba burası. Modern Petra (Wadi Musa), antik kentin etkisi ve turizm sayesinde son yıllarda epey gelişmiş. Özellikle Petra Visitor Centre çevresinde otel seçenekleri fazlalaşmış. Biz de girişe yaklaşık 2 km mesafedeki otelimize yerleşip Petra’nın ilk havasını içimize çektik.
Burada küçük ama önemli bir detay var: Petra’nın havası Ürdün’deki birçok yere göre daha serin olabiliyor. Özellikle akşamları esen rüzgâr “oh mis” diye başlıyor ama bir bakmışsınız üşütme potansiyeli taşıyor. O yüzden yanınıza akşamları giymek için ince-orta kalınlıkta bir kat mutlaka alın.
Ertesi gün kalabalığa kalmamak için erkenden kalktık ve Petra Visitor Centre’a doğru yola çıktık. Aracımızı otoparka bırakıp ziyaretçi merkezine geldik. Burası küçük bir “hazırlık üssü” gibi: hediyelik eşya dükkânları var, yönlendirmeler burada başlıyor ve bilet satış ofisi de burada. Biz önceden planladığımız gibi 2 günlük giriş bileti aldık ve yürüyüşe başladık.
Bilet alırken “bir durup derin nefes alma” ihtimaliniz yüksek. Çünkü Petra ucuz bir yer değil. Ücretler JOD (Ürdün dinarı) üzerinden ve 1/2/3 günlük seçenekler var. Biz 2 günlük bilet aldığımız için kişi başı 2 günlük tarifeden ödedik ve “tamam, artık geri dönüş yok” diyerek yola koyulduk. TL karşılığı vermiyorum çünkü kur sürekli değişiyor ve yazıda hızlıca bayatlıyor. En doğrusu, o günkü kura göre hesaplamak.
Eğer Jordan Pass aldıysanız işler daha pratik: gişede ayrı biletle uğraşmadan (kontrol noktasında göstererek) doğrudan giriş yoluna geçebiliyorsunuz. Kısacası, “bilet stresini” bir tık azaltıyor.
2 Günlük Petra Gezi Planımız

Petra Gezi Haritası (Kırmızı çizgi ana hat, bizim 2. gün takip ettiğimiz yol. Bu yola girmek için Treasury’ye yüzünüz dönük olacak şekilde El-Hazne’nin sağ tarafından ilerlemelisiniz. Buradaki numaralar ile benim numaralarım aynı değil. Gereksiz yerleri listeme almadım)
Petra Gezilecek Yerler 1. Gün Rotamız
- Djinn Blocks & Obelisk Tomb
- As-Siq
- The Treasury (El-Hazne)
- Tomb of Unayshu
- Antik Tiyatro
- Royal Tombs
- The Treasury (En Tepeden Gören Nokta)
Petra Gezilecek Yerler 2. Gün Rotamız
- Djinn Blocks & Obelisk Tomb
- As-Siq
- The Treasury (El-Hazne)
- Tomb of Unayshu
- Antik Tiyatro
- Royal Tombs
- Nymphaeum
- Bizans Kilisesi
- Great Temple
- Qasr al-Bint
- Lion Triclinium
- The Monastery (Ad-Deir)
Petra’da 2 günümüzü dolu dolu değerlendirerek gezdik. Aşağıdaki rotada ilk birkaç nokta zaten ana giriş hattında olduğu için (Siq’e giren herkes gibi) siz de burayı otomatik olarak göreceksiniz. Bizim farkımız şu oldu: 1. günü El-Hazne’ye, 2. günü ise Monastery rotasına adadık.
1. Gün: El-Hazne (Treasury) + fotoğraf noktaları “aşkı”
İlk gün hedefimiz netti: El-Hazne’yi (The Treasury) her açıdan görmek. O yüzden tepelere çıkıp inerek farklı fotoğraf noktalarını yakalamaya çalıştık. El-Hazne 1-2 fotoğraf çekinsek yeter diyeceğiniz yerlerden değil. Biz resmen El-Hazne ile romantik bir ilişki yaşadık. 😄
El-Hazne’yi yukarıdan gören noktalara çıkmak için rotada bazı yapılar/tomb’ların önünden geçiyorsunuz; böylece birkaç yeri daha aradan çıkarmış oluyorsunuz. Bu yükseltilere çıkış kısmı ciddi merdiven: özellikle Royal Tombs civarında sağ tarafa kırıp uzun bir tırmanış yapmanız gerekiyor. Yol zorlayıcı; ama yukarı çıkınca yorgunluğa fazlasıyla değdiğini hissediyorsunuz. Sonra aynı güzergâhtan geri dönüp El-Hazne’nin önünden geçerek Siq üzerinden çıkıp 1. günü kapattık.
2. Gün: Monastery (Ad Deir) rotası + “dönüşte karanlığa kalma” hikâyesi
2. gün yine ana girişten başladık ve hedefi direkt Monastery (Ad Deir) yaptık. Bence Petra’da “mutlaka yürünmesi gereken” ana hat burası; çünkü gezilecek yerlerin büyük kısmı bu rota üzerinde sıralanıyor. Yani bu yolu pas geçeyim derseniz, Petra’nın önemli bir bölümünü otomatik olarak kaçırmış olursunuz. Biz 2. güne biraz geç başladığımız için dönüşte hava karardı. Açık söyleyeyim: zifiri karanlıkta Petra’da yürümek, biraz ürpertici ama bir o kadar da etkileyiciydi. (Tabii burada risk alın demiyorum; sadece bizim denk geldiğimiz deneyimi anlatıyorum. En güzeli dönüşü karanlığa bırakmamak.)
Dönüşte bir de Petra by Night hazırlıklarına denk geldik. Görevli “katılacak mısınız?” diye sordu; “yok” deyince bizi hemen giriş tarafına doğru yönlendirdiler. Ucundan da olsa ortamı görmüş olduk. 😂
Bu arada içeride farklı patikalar ve alternatif giriş/çıkış konuşuluyor (yerellerin kullandığı geçişler vs.) ama ilk kez Petra’ya gidiyorsanız bence en mantıklısı: ana girişten girip klasik rota + Monastery şeklinde ilerlemek. Biz de bu yüzden “Monastery tarafından başka bir giriş” gibi seçenekleri hiç zorlamadık; çünkü 2. gün yol üzerinde görmemiz gereken çok yer vardı.
Biz neleri pas geçtik?
- High Place of Sacrifice tarafına gitmedik. 2 gün planında önceliği başka yerlere verdik.
- Bizans Kilisesini de es geçtik. (İtiraf: birkaç kilise/ruins üst üste gelince bizi biraz sıkıyor.)
2 gün şart mı? Bizim 2 günlük Petra gezimiz genel hatlarıyla böyleydi. Kişi başı 2 günlük bilet acısını çıkarmaya çalıştık diyelim. 😂 Ama dürüst olayım: giriş ücreti bir yana, Petra’yı görünce insanın aklına para falan gelmiyor. İlk defa gidecekseniz ve vaktiniz varsa, Petra’ya 2 gün ayırın derim. Sonra “keşke Monastery’e de çıksaydım” pişmanlığı yaşamazsınız.
Şimdi gelelim Petra gezilecek yerler listesinin detaylarına…
Not: Biz Petra’yı bireysel gezdik. Ben tek başıma uğraşamam, turla gideyim derseniz Amman kalkışlı günlük turlar da var. Yazının ilgili yerinde zaten bağlantıları paylaşıyorum; planınıza göre seçebilirsiniz.
- Amman Petra, Wadi Rum ve Ölü Deniz 2 Günlük Tur
- Amman’dan: Petra & Wadi Rum’a Özel Günlük Tur
- Amman’dan: Karşılama ile Petra’ya Özel Günlük Gezi
Petra Gezilecek Yerler & Petra Antik Kenti’nin İçi
Petra Antik Kenti Gezilecek Yerler Haritası (Numaralara tıklayabilir, harita üzerinde zoom yapabilirsiniz)
Petra Gezilecek Yerler Listesi
- Djinn Blocks & Obelisk Tomb
- As-Siq
- The Treasury (Hazine)
- High Place of Sacrifice
- Tomb of Unayshu
- Antik Tiyatro
- Royal Tombs
- Nymphaeum
- Bizans Kilisesi
- Great Temple
- Qasr al-Bint
- Lion Triclinium
- The Monastery (Ad-Deir)
Evet bilet işlemleri tamamsa artık Petra’ya yürüme vakti gelmiş demektir. Petra oldukça büyük bir antik kent. Yukarıdaki antik kent haritasından da göreceğiniz üzere baya yürümeli bir gün sizi bekliyor. Biz Petra’ya neden 2 günlük bilet aldık onu açıklayayım. Birinci nedenimiz hayatımızda ilk defa göreceğimiz bu muhteşem yere tek gün ayırmamızın yeterli olmayacağını düşünmemiz. İkinci nedenimiz ise 1 günlük giriş ücreti ile 2 günlük fiyat arasında oldukça küçük bir fark olması. İyi ki de 2 günlük bilet almışız. İnanın 2. gün sanki ilk defa görüyor hissi ile gezdik. Vaktiniz varsa 2 günlük giriş bileti almanız çok çok iyi olacaktır.
Not: Eğer vaktiniz kısıtlı ise ve Petra’ya 1 gün zaman ayırdıysanız yapmanız gerekenleri de yazacağım. Sadece yüksek performans harcamanız lazım.
Djinn Blocks & Obelisk Tomb

Petra Visitor Center’da bilet işlemlerini hallettikten sonra yürümeye başlıyoruz. Hemen karşımıza bilet kontrol noktası çıkıyor. Biletleri gösterip bu noktadan geçtikten sonra yürümeye devam. Bu yol üzerinde at taşıyıcıları var. At ulaşımını Petra’nın günümüzdeki yerlileri olan bedeviler yapıyor. Hepsi ısrarcı ama hayırdan da anlıyorlar. Bedevilerle tersleşmeyin sadece Thank You ya da No deyin ve geçin. Biz bazılarıyla kanka bile olduk. Bedevilerle ilgili detayları anlatacağım.😊
Yürümeye devam ettiğinizde kayaların yavaş yavaş şekillendiğini göreceksiniz. Bu yol üzerinde göreceğiniz ilk yer Djinn Blocks ve Obelisk Tomb. Burası giriş noktası ile As-Siq yolu arasında kalıyor. Bu zamana kadar Petra’da farklı yerlerde 26 tane Djinn Bloğu keşfedilmiş. Bedeviler bu yerlerin cinlerin meskeni olduğuna inanıyor. Cin Blokları, katı kumtaşından oyulmuş devasa taş bloklar. Duvarları karmaşık oymalarla kaplı kare şekillere sahip. Ne zaman ve ne amaçla yapıldığı bilinmese de zamanında Arapların bu kayaları Kabe olarak kullandıkları tahmin ediliyor. Blokların, Petra’nın zengin ve nüfuzlu vatandaşlarının mezarları olarak tasarlanmış olma ihtimali de var. Djinn Blocks, daha sonraki Arap yerleşimciler tarafından verilen bir isimmiş. Bloklar cinlerin mekanı olduğu inanışından dolayı sonraki nesiller tarafından zarar görmemiş.
Yine Djinn Blokları’nın olduğu yerde göreceğiniz bir diğer yapı Obelisk Tomb. Bu mezarlar MÖ 1. yüzyılda Nebatiler tarafından cenaze sembolleri olarak inşa edilmiş. Yapıdaki dört piramidal dikilitaş, muhtemelen mezarda gömülü olan beş kişiyi temsil adına yapılmış. Dikilitaşlar eski bir yapının üzerine inşa edilmiş. Bu bina triclinium (yemek odası) olarak biliniyor. yemek odası, ölüleri anmak için yıllık ziyafetlerin düzenlendiği yermiş. Obelisk Tomb’un konumu burada.
As – Siq

Evet Petra’nın en etkileyici yoluna giriyoruz hazır mısınız. Burası As-Siq. Kayaların arasından dar koridorlarla bu yolu takip ederek The Treasury’e ulaşıyorsunuz. Bu yol çok etkileyici. Siq doğal yollardan bir dağın yarılmasıyla oluşmuş. Gizemli bir yere girdiğiniz hissini çok güzel veriyor.
Kıvrımlı kayalar ardına devam eden bu dar yol yaklaşık 1.2 km’lik bir yol. Yolun her iki tarafında bulunan su kemerleri ile kente içme suyu taşınıyormuş. Bu kanallar MÖ 1. yüzyılın son on yıllarında, ani sel baskınlarına ve asfalt yollara karşı koruma sistemi ile birlikte inşa edilmiş. Petra Antik Kenti’nin kurucuları olan Nebatiler As-Siq yolunda sel baskınlarını önlemek için bir çok baraj inşa etmiş. Yolda ilerlerken bu barajları göreceksiniz. Aynı zamanda yol üzerinde bir çok kabartma heykel yapılmış. Çoğunlukla tanrıları temsil eden bu Nebati heykelleri suyun kutsal olduğu inancından dolayı kanallara çok yakın yapıldığına inanılıyor. Kayalara işlenmiş heykeller oldukça ilgi çekici.
1998 yılında, As-Siq yolunu bir metreden fazla alçaltmak için bazı kazılar yapılmış ve bu kazılarda bir grup heykel ortaya çıkarılmış. Aynı zamanda Siq boyunca, işlevi henüz açıklığa kavuşturulmamış bazı yeraltı odaları var. Arkeologlara göre bu odalar Petra’nın ana girişini koruyan muhafızların barınmaları için yapılmış.
As-Siq yolunda ilerlerken buranın havasını derin bir şekilde hissedin. Kayaların getirdiği gölge ve esen rüzgar insanı etkiliyor. Yolun sonunda bekleyen yapı ise ekstra heyecanlandırıyor. Bu yol biraz yokuş aşağı. Giderken kolay ama dönerken zorlaşabiliyor. Dönüşte gölgelerde mola vermeyi unutmayın ya da dönüş yolunda golf arabalarını tercih edebilirsiniz. As-Siq yolunun konumu burada.
The Treasury (El Hazne)


Evet işte Petra Antik Kenti’nin en çarpıcı noktasına geldik. Petra denilince fotoğraflarda gördüğünüz muhteşem bir mimariye sahip The Treasury yani El-Hazne’ye geldik. Siq koridorlarının arasından gün ışığı gibi doğan şaheser gibi bir eser. Anlatmaya methiyeler yetmez. Durup durup bakıyorsunuz, baktıkça da aşık oluyorsunuz.
Biz bu manzara ile karşılaşacağımızı biliyorduk ama dünya gözü ile burayı görmek bizi derinden etkiledi. Oturduk bir banka ve uzun uzun Treasury’i inceledik. Desenler, motifler, heykeller muazzam güzellikte. Zaman durdu ve tam anlamıyla büyülendik. Gerçekten içine çekiyor ve dünyadan kopuş yaşıyorsunuz. Abarttığımı düşünmeyin buranın havası bambaşka.
The Treasury (Al-Khazneh) büyüsünden çıktıktan sonra fotoğraf noktalarını aramaya başladık. El-Hazne manzaralı tüm açılardan fotoğraf çekildik. Hatta en tepeden gören noktaya upuzun bir yoldan çıktık ve buradan da seyrine doyamadık. Fotoğraf noktaları ile ilgili detayları aşağıda vereceğim.😊
The Treasury’nin Özellikleri:
Gelelim güzeller güzeli The Treasury’nin özelliklerine ve tarihine. Bu güzel kaya mezarı 25 m genişliğinde, 39 m yüksekliğinde. Tahminlere göre Kral IV. Aretas’ın (MÖ 9 – MS 40) saltanatının ikinci yarısında inşa edilmiş ancak yapının kim tarafından yapıldığı bilinmiyor.
Al Khazneh’in çiçek ve figüratif unsurlarla zengin bir şekilde dekore edilmiş cephesi, İskenderiye’nin Ptolemaios saray mimarisine oldukça benziyor. İskenderiyeli taş ustaları ve heykeltıraşlar tarafından yapıldığı düşünülebilir.
Arapça adı Khazneh al-Fira’un” (Firavun’un Hazinesi, kısa: al-Khazneh), yerel Bedevilerin Mısır firavununun tepedeki semaverde bir hazine sakladığına dair inancından gelir. Bu nedenle, altın parçalarının ve değerli taşların düşeceği umuduyla bu taş vazoya bir çok kez ateş edilmiş. Yapı üzerindeki figürler bu gibi nedenlerden dolayı zaman içinde tahrip edilmiş.
El-Hazne’nin ön cephesi, Nebati, Yunan ve Mısır kültürünün tanrısal figürleri, hayvanlar ve çiçekleri ile süslü. El-Hazne Mısır tanrıçası İsis’ten, Zeus’un oğullarına kadar çok sayıda heykel ve figüre sahip. Antik dönemde Nebatiler tanrılarını dikdörtgen bloklar olarak ifade ediyorlarmış. Fakat El Hazne’deki figürler Nebatilerin geleneksel mimarisinden çok farklı. Ticaret nedeniyle başka kültürlerden etkilenen Nebatiler tüm bu kültür birleşimini El-Hazne’de göstermişler.
Yunan havası taşıyan mezarın sütunları Korint stilinde ve girişinde Yunan ve Romalı mitolojisinde yer edinen ikiz kardeşler Castor ve Pollux kabartmaları bulunuyor. Yukarıda ortada ise, kumaşlara sarılı, muhtemelen Mısır tanrıçası İsis olan bir kadın tasvir edilmiş. Ayrıca yine tepede balta taşıyan altı adet Amazon tasviri bulunuyor, Amazonlar tarih öncesi zamanda saygıdeğer atfedilen efsanevi savaşçı kadınlar olarak biliniyor.
Bunların yanı sıra grifonler, kartallar ve “victoriler” olarak bilinen iki kanatlı yaratıklar ile birlikte üzüm ve nar gibi bitkiler de tasvire dahil. Aynı zamanda kraliyet sembolü olarak bilinen rozetler de içeren mezar tasviri, mezarın bir krala ait olduğu ihtimalini güçlendiriyor.

Eskiden, Nebati krallarının servetlerini Petra’nın mücevher olarak adlandırılan bu tapınağının en tepesindeki kürenin içinde sakladığına inanılıyormuş. 2000 yıldan bu yana heykellerin bir çoğu zamanın ve define avcılarının gazabına uğramış olsa da hala güzelliğini korumaya devam ediyor. Çarpıcı güzelliğe sahip olan El-Hazne, Indiana Jones and the Last Crusade gibi film sahnelerinde de kullanılmış. El-Hazne’nin kim tarafından ve neden inşa edildiğine dair net bir bilgi yok.
The Treasury’nin Yapımı:
Nebatilerin tüm kayaya oyulmuş yapılarında olduğu gibi, Al-Khazneh’in yapımına da yukarıdan başlanılmış. İlk olarak, taş ustaları tüm genişlik boyunca dar bir çıkıntı oluşturup daha sonra, ustaların ön çizimlerini takip ederek, mimariyi, süslemeleri ve iç mekanları, seviye seviye duvarı yontarak yapıyı inşa etmişler.
Cephenin her iki yanında bulunan iki dikey yuva sırası, tırmanma çentikleri olarak ve binanın dışında çalışmak için iskele yapılarının destekleri olarak hizmet etmiş. Khazneh’in geniş ön avlusunu asfaltlanmadan önce düzlemek için kırma taş ve kum kullanılmış. Sel baskınlarını önlemek için Khazneh’in üzerindeki kayalık sırtta, düşen suyu boşaltmak için kanal yapılmış. Hesaplara göre, Al-Khazneh yaklaşık üç yılda inşa edilebilirmiş.
Bizi aşırı kadar etkileyen bu yeri görmek efsane bir duyguydu. Şöyle ki 2. gün bile burayı gördüğümüzde aynı hislere kapıldık. Yazıyı kaleme alırken bile yaşadığım heyecanı hissediyorum. Gerçekten muazzam güzellikte bir yer burası.
High Place of Sacrifice

Yüzünüzü El Hazne’ye döndüğünüzde sol tarafta fotoğraf noktalarına çıkan yerler var, başka bir yer yok. Sağ tarafta ise Monastery’e giden yol. Siz bu yolu takip edeceksiniz ve sağa doğru ilerleyip Petra’nın derinliklerine ineceksiniz.
Petra gezi planımda bahsettiğim üzere Monastery’i biz 2. güne bıraktık. Güne de erken başlamadık. Yavaş yavaş sindire sindire gezdik. Yol üzerinde olmaması ve aldığımız tavsiyeler neticesinde High Place of Sacrifice’a gitmedik. İyi mi yaptık bilmiyorum ama Wadi Rum‘da tanıştığımız ve buraya giden İspanyol bir çift çok doğru bir karar aldığımızı söyledi. Zaten Monastery’e gidecektik ve yolumuz uzundu. Dolayısıyla vakit kaybetmek istemedik. Ve günü Monastery’de batırma fırsatını yakaladık.
Gelelim High Place of Sacrifice’a. Buraya Monastery yolunda tiyatroya gelmeden soldan çıkıyorsunuz. Yol 2 km ve Wadi Farasa’ya doğru gidiyor. Burada baya yukarılara çıkıyorsunuz. İyi performans şart. Yol yaklaşık 45 dakika sürüyor. Yukarıda 6 m uzunluğunda dikili taşlar, sunak alanı ve figürler bulunuyor. Sunak alanında, kurban törenini kutlayanların ortak bir akşam yemeğini paylaştığı büyük bir dikdörtgen triclinium isimli yer var.
Dediğim gibi buranın yol üzerinde olmaması ve yükseklerde yer almasından dolayı burayı pas geçtik. Konum burada.
Tomb of Unayshu

Biz yine Monastery yoluna devam ediyoruz. Yolun hemen sağ tarafında Tomb of Unayshu mezarını göreceksiniz. Bu yol üzerinde bir çok kaya mezarı ve mağara bulunuyor. Bu mağaralarda bedeviler hala yaşamlarını devam ettiriyorlar.
Mezarın üzerindeki bir yazıt nedeniyle Unayshu olarak adlandırılıyor. Mezar 20 m yükseklik ve 12 m genişliğe sahip. İçeride bir cenaze odası var. Buralara girdiğinizde farklı duygular hissediyorsunuz. Bir de deve çişinin kokusundan dolayı hemen çıkıyorsunuz.😂
Burası yol üzerinde görebileceğiniz bir yer. Monastery’e giderken sağ tarafta kalıyor. Buradan devam ettiğinizde Royal Tombs’ları göreceksiniz.
Konum burada.
Nabatean Antik Tiyatro

Her antik kentte olur da Petra’da Antik Tiyatro olmaz mı. Genelde antik çağda rastladığımız tiyatroyu Nebatilerin kenti Petra’da görmemiz bizi oldukça şaşırttı. Tiyatronun yarım daire biçimli oditoryumu doğrudan Jabal al-Madhbah’ın kayasından yontulmuş ve sekiz bin seyirciyi ağırlayabiliyormuş.
Tiyatronun Nebati Kralı Aretas IV döneminde MS 1. yüzyılın başlarında yapıldığı düşünülüyor. MS 106’da Roma’nın ilhakından sonra tiyatro kalıntıları tekrar onarılmış ve kullanılmaya başlanmış.
Tiyatronun konumu burada.
Royal Tombs

Evet sıra geldi Royal Tombs’lara. Yani Kraliyet Mezarlarına. Antik Tiyatro’ya bakan dağların cephesine yontulmuş Kraliyet Mezarları oldukça etkileyici bir yapıya sahip. Arkeolojik kanıtların olmaması nedeniyle mezarları Nebati hükümdarlarıyla ilişkilendirmek çok da mantıklı değil. Yine de son araştırmalara göre mezarların kraliyet ailesi için yapıldığı sonuçları çıkmış.
Toplamda 4 tane mezar bulunuyor. Bu mezarlar sırasıyla Urn Mezarı, İpek Mezarı, Saray Mezarı ve Korint Mezarı. Mezarların dıştan görünüşü kadar içleri de çok etkileyici. Korint Mezarları’nın durumu diğerlerine göre daha kötü. Biz merdivenlerden çıkarak Urn Mezarı’nın içine girdik. Gerçekten görülmeye değer.
Not: İlk günkü rotamızda Treasury yani El-Hazne’yi en yukarıdan görme hedefimiz vardı. Bunun için Royal Tombs’un sağından giden uzun yolu takip etmeniz lazım. 2. gün hedefte Monastery (son durak) olduğu için buraları geçip yolumuza devam ettik.
Nymphaeum
Nymphaeum, Petra’nın Sütunlu Caddesi (Colonnaded Street) boyunca uzanan büyük bir halk çeşmesiymiş. Nymphaeum’un kalıntıları su perilerine adanmış iki su yolunun birleştiği yerde bulunuyormuş ve muhtemelen Roma ilhakından sonra şehre yapılan iyileştirmelerden biriymiş. Bugün sadece bir ağacın gölgesinde duran temelleri kalmış. Yani buranın çeşme olduğu varsayılıyor.
Buradan çok fazla bir şey beklemeyin çünkü dediğim gibi küçük bodur bir ağaç ve bir kaç taştan başka bir şey yok. Dolayısıyla hemen burayı geçip yola devam edin.
Konum burada.
Byzantine Church

Petra, Nebatilerin kurduğu bir şehir ama sonrasında bir çok medeniyet de burada hüküm sürmüş. Bu medeniyetlerden biri de Romalılar. Romalıların buraya bıraktığı eserlerden biri Bizans Kilisesi.
Kilise, MS 450’den başlayarak birkaç aşamada inşa edilmiş. MS 363 depreminde yıkılmış ve 600 yıl civarında onarılmamış.
Kilisenin en cazip tarafı mozaikler. Bu mozaikler kilisenin yan koridorlarının her birinde var ve tarihinin 6. yy’a kadar dayandığı düşünülüyor. Mozaiklerde gündelik nesneleri, egzotik ve mitolojik hayvanları ve ayrıca mevsimlerin, okyanusun, dünyanın ve bilgeliğin kişileştirilmesini görebilirsiniz. Ayrıca kilise içinde bir de vaftizhane bulunuyor.
Kilisenin konumu burada.
Great Temple

Petra antik kentinde Monastery yolunda bir diğer durağımız Great Temple yani büyük tapınak. Son araştırmalara göre burası dini ibadet yerinden ziyade temsili bir kraliyet kabul salonu olarak yapıldığı tahmin ediliyor. Hemen yanında bulunan yerleşim yerinde mutfak ahır gibi yerler tespit edilmiş.
Büyük Tapınağı, Nebatiler MÖ 1. yüzyılın son çeyreğinde Katute Tepesi’nin ana kayasına derin teraslar açarak yapmışlar. Toplam alan olarak 7560 m2’lik bir alana sahip.
Yapı, MS 1. yüzyılın ortalarında önemli ölçüde genişletilmiş ve kabartmalar, freskler, mozaik zeminler ve alçı süslemelerle döşenmiş. Bizim de dikkatimizi çeken eşsiz fil başlıklarına sahip devasa sütunlu avlu oldukça ilgi çekici. Petra’daki anıtların çoğu gibi Büyük Tapınak da alçı elemanlarla süslenmiş ve rengarenk boyanmış.
MS 1. yüzyılın sonlarında Roma Devleti’nin Nebati Krallığı’na son vermesinden sonra bu alana küçük bir tiyatro ve bouleuterion (şehir meclis üyelerinin buluşma yeri) inşa edilmiş.
Great Temple’ın konumu burada.
Qasr al-Bint

Büyük Tapınağın hemen yakınında Qasr Al-Bint’i görebilirsiniz. Petra’daki yapılardan günümüze en iyi ulaşan yapılardan biri burası. Qasr al-Bint Far’un bedeviler tarafından “Firavun’un Kızının Kalesi” olarak anılıyor. Hikayeye göre kötü bir Firavun erdemli kızının taliplerine saraya su sağlama görevi vermiş. İki talip, sarayı çevreleyen tepelerdeki farklı kaynaklardan su yönlendirerek görevi eş zamanlı olarak tamamlamış. Prenses, başarısını Tanrı’ya bağlayan iki talipten daha mütevazı olanı kabul etmiş.
Tapınağın hangi tanrı için inşa edildiğine dair herhangi bir yazıt veya başka açık kanıt yok. Muhtemelen ana Nebati tanrısı Dushara için yapılmış olduğu tahmin ediliyor. Yapı, Nebatiler tapınağı ünlü Al-Khazneh (Hazine) ile aynı zamanda, yani Kral IV. Aretas’ın (MÖ 9 – MS 40) saltanatının ikinci yarısında inşa edilmiş. Bu yapılar benzer süslemelere sahip. Roma döneminde bu yapıya eklemeler yapılmış.
Lion Triclinium

Petra’da yapı bitmiyor. Bunlar bilinenler bir de bilinmeyenler vardır ki of. Monastery’e en yakın yapılardan biri olan Lion Triclinium’un MS 1. yüzyılın ortalarında yapıldığı tahmin ediliyor.
Adı, giriş kapısının her iki yanında yer alan fakat çok yıpranmış iki aslandan geliyor. Anahtar deliğine benzeyen yüksek kapı açıklığı, üst kısımdaki yuvarlak bir pencerenin aşınması ile oluşmuş.
Hemen yukarıdaki frizinin dış alanlarındaki kadın başları dikkat çekici. Bunlar Medusa kafalarına fazlasıyla benziyor. Fakat Medusa olduğuna dair net kanıt yok.
Konum burada.
The Monastery (Ad-Deir)

Petra Antik Kenti’nin 2. en etkileyici yeri şüphesiz Monastery’dir. Namı diğer Ad-Deir‘a ulaşmak zor ama büyüleyici havasını hissetmek paha biçilemez. Yukarıda haritada kırmızı hattın sonu Monastery’e çıkıyor. Buraya kadar giderken neredeyse Petra’daki tüm yerleri görüyorsunuz. Dar kıvrımlı yollardan, bedevilerin tezgahlarının önünden geçerek ulaşıyorsunuz. Bu yolu çıkacaksanız güneşin tepede olmadığı zamanları seçin. Biz ikindi sonrası buraya çıktık ve oldukça rahat oldu. Dönerken karanlığa kaldık ama o da bizim için ayrı bir maceraydı. Geç gitmemizin güzel yanı Monastery’de kimsenin olmayışıydı.
Petra’ya ve Monastery’e gidecekseniz iyi bir yürüme performansı sergilemelisiniz. Merdivenler, tepeler, kayalar, kumlar gibi farklı parkurlar sizi bekliyor.
Arapça “Ad Deir” (Manastır) ismi, Bizans döneminde Hıristiyan kullanımı sırasında iç arka duvarda yazılı haçlar nedeniyle yerli Bedeviler tarafından buraya verilmiş. Anıtın 47 m genişliğinde ve 48 m yüksekliğindeki cephesi ve arkasındaki büyük salon MS 1. yy ortalarında dağ içine oyularak yapılmış. Yapının tam üstüne taçlandırılmış konik bir çatı El-Hazne tarzında yapılmış.

Ad-Deir’in mezar amaçlı yapılmadığı tahmin ediliyor. Yakınlarında bulunan bir kitabede buranın zengin bir kardeşler topluluğunun Nebati Kralı II. Obodas’a (MÖ 30-9’da hüküm sürdü) saygı duruşunda bulunarak sempozyumlar (ritüel ziyafetler) düzenlemesi ve ölümünden sonra tanrılaştırılması amacıyla yapıldığı yazıyormuş. Aynı zamanda, Deir’in karşısındaki tepedeki yapılarla birlikte halka açık büyük dini etkinliklerin yapıldığı yer olabileceği tahmin ediliyor.
Bizans döneminde manastır olarak kullanılan Ad-Deir 2009 yılında çekilen Transformers filminde sahne olarak kullanılmış. Burası gerçekten etkileyici bir yer. Biz gün batımına kaldık ve çok güzeldi. Biraz güneşin veli nimetlerinden faydalanamasak da Monastery ile baş başa kalmak bizim için paha biçilemezdi.
Monastery’den dönerken karanlığa kaldık. Dönüş yolunda bizden başka 1 tane turist yoktu. Telefonların flaşı sayesinde önümüzü görüp yürüyebildik. Yol üstündeki hediyelik eşya satan bedevi tezgahlarının hepsi kapanmıştı. Bir tezgahta ışıkların yandığını gördük. Geceyi burada geçirmeye karar veren bedevilerle beraber oturup naneli şekerli çay içip muhabbetin dibine vurduk. Gerçekten çok sıcakkanlı insanlar. Çok enteresan bir gündü. Tüm detaylarıyla hafızamıza kazındı. Dönüşte El-Hazne’ye yaklaştığımızda Petra by Night başlamak üzereydi. Bizi gören görevliler hemen girişe yönlendirdi bizi. Mumların ışığında As-Siq yolundan çıkarak Petra’ya veda ettik. Muhteşem bir deneyimdi. Ömrü hayatınızda bir kere de olsa Petra Antik Kenti’ni kesinlikle görmelisiniz.
Petra Antik Kenti’ne Gitmeden Önce Bunları Bilin
Dünyanın yeni 7 harikasından biri olan Petra upuzun kayaların arasında taşlara oyularak inşa edilmiş bir antik kent. Petra bölgesindeki kayalar oldukça yumuşak yapıya sahip ve hemen ufalanabiliyor. Bu şehre kayaların kızıllığından dolayı Gül Şehri, Kızıl Şehir gibi isimler de veriliyor.
Petra muhteşem bir antik kent. 1985 yılında UNESCO Dünya Miras listesine girmiş, 2007 yılında ise fazlasıyla hak ettiği Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri seçilmiş. Yapımı etap etap yaklaşık 500 yıl süren antik kent oldukça büyük bir alana yayılmış. Burada hala keşfedilmemiş yerler mevcut. Uydu görüntülerinden yeni yeni keşifler yapılmaya çalışılıyor.
Petra enfes manzaralarıyla pek çok filmin sahnesi olmuş. Petra’da Indiana Jones Son Macera, Mortal Kombat, Mumya Geri Döndü, Transformers Revenge of The Fallen, Spiritual Warriors gibi popüler filmler çekilmiş. Burayı gezerken o güzel mistik havayı fazlasıyla hissediyorsunuz.
Evet aşağıda tecrübelerimize istinaden yazdığımız Petra Antik Kenti’ne Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenleri yazdık. Kıymetli bilgileri var. Petra gezi planı yapıyorsanız işiniz oldukça kolaylaşacaktır.
Petra Antik Kenti Vlog
Petra Nerede?

Petra Antik Kenti, Ortadoğu ülkesi olan Ürdün sınırlarında bulunuyor. Bölge olarak ise Wadi Musa’da yer alıyor. Petra Antik Kenti’nin girişinde modern Petra bulunuyor. Bu bölge yeni yeni gelişen bir yer ve bu alanda bir çok otel var. Tepelerin arasında yer alan Petra Antik Kenti Ürdün’ün önemli şehirlerinden Amman’a 250 km, Akabe şehrine 130 km uzaklıkta. Petra Antik Kenti’nin girişinin haritadaki konumu burada.
Petra Antik Kenti’ne Nasıl Gidilir?

Petra Antik Kenti’ne ulaşım için tabiki Ürdün’e gitmelisiniz. Ürdün Türk vatandaşlarından 90 güne kadar vize istemiyor. Pasaportunuzla buraya kolayca giriş yapabilirsiniz. Ürdün’e gitmek için ise en kolay yol uçak ile ulaşım. Ucuz uçak bileti için bu yazıma göz atın.
Türkiye’den direkt uçuş ile gidebileceğiniz 2 şehir bulunuyor. Bunlardan biri başkent Amman diğeri Akabe. Biz hemen hemen tüm Ürdün’ü gezeceğimiz için Amman’a bilet almıştık. Yani mesafe bizim için önemli değildi. Normalde Akabe Petra’ya daha yakın ama Akabe bileti mi Amman bileti mi tamamen size ve seyahat planınıza bağlı. Akabe biletleri daha pahalı oluyor bilginiz olsun.
Akabe ya da Amman sonrası Petra’ya ulaşmak için araç kiralarsanız çok rahat edersiniz. Araç dışında otobüs seçeneği için Jett firmasının otobüslerini tercih edebilirsiniz.
Petra Antik Kenti’ne Ne Zaman Gidilir?
“Petra’ya ne zaman gidilir?” sorusunun en net cevabı: ilkbahar ve sonbahar. Yani Mart–Mayıs ile Eylül–Kasım arası, yürüyüş için hem daha konforlu hem de fotoğrafta ışıklar daha tatlı oluyor. Özellikle Mayıs ve Eylül, Petra’nın terletmeden büyüleyen ayları diyebiliriz.
Yaz (Haziran-Ağustos): Yazın Petra çok sıcak olabiliyor; kanyonlar/dağlar arasında olduğu için yer yer gölge yakalarsınız ama uzun yürüyüş + kurak iklim birleşince öğlen saatleri zorlayabilir. Yazın gidecekseniz strateji basit: çok erken girin, öğlen temposunu düşürün, bol su taşıyın.
Kış (Aralık-Şubat): Kışın gündüzler daha serin, geceler ise epey soğuk olabiliyor. Yağmur ihtimali artıyor ve nadiren kar da görülebiliyor (romantik ama üşütme potansiyeli yüksek 😄). Katmanlı giyinmek burada hayat kurtarıyor.
Yağış konusu (önemli güvenlik notu): Petra’nın coğrafyası (dar geçitler/kuruyan dere yatakları) nedeniyle şiddetli yağışta ani sel riski var. Bu olaylar her gün olmuyor ama olduğunda hızlı gelişebiliyor; bu yüzden hava uyarısı varsa o günü zorlamayın. Riskli havalarda alanın geçici kapanması da olabiliyor.
“Ucuz bilet buldum, mevsim fark etmez” meselesi: Ucuz bilet tabii ki kaçmaz (bulduysan al 😄) ama mevsim fark etmez yerine şunu diyelim: Mevsime göre plan yaparsan her zaman gidilir.
- Yağış uyarısında: programı esnet / başka güne kaydır
- Yazın: erken gir + su + şapka
- Kışın: kat kat giyin + yağmurluk
Petra Antik Kenti Hikayesi


Petra Antik Kenti, kızıl/pembe tonlu kumtaşlarına oyulmuş devasa bir şehir. Doğa “kayayı” vermiş, Nabatîler de üstüne resmen mimarlık dersi yazmış: ortaya tam bir görsel şölen çıkmış. Üstüne bir de sinema dünyası burayı keşfedince (evet, Indiana Jones’un ikonik sahneleriyle ünü katlandı), Petra’nın popülerliği iyice coşmuş. Üstelik burası tek bir vay be noktasından ibaret değil; kocaman bir alana yayılıyor ve araştırmalar/kazılar sürdükçe “aa burada da bir şey varmış” dedirten sürprizleri bitmiyor.
Roma’nın MS 106’da bölgeyi ilhak etmesinden önce Petra, ticaretle zenginleşen ve resmî dil olarak Nabatî Aramicesi kullanan Nabatîlerin (Nabataean) en önemli merkeziydi. Özellikle Hellenistik dönemde güçlenip MÖ 2. yüzyıldan MS 106’ya kadar krallığın kalbi gibi düşünün. Nabatîler, Arabistan-Mısır-Doğu Akdeniz hattının kesişiminde durmanın avantajını çok iyi kullanmış; kervan ticaretinden ciddi gelir elde etmişler. Bir de su işi… Çölün ortasında bu kadar büyük bir yerleşimi ayakta tutabilmelerinin sırrı, sarnıçlar/kanallar ve yağmur suyu yönetimi gibi su teknolojilerinde gerçekten usta olmaları.
Hatta Nabatîlerin kolay lokma olmadığını gösteren meşhur bir olay var: MÖ 312’de Büyük İskender sonrası dönemde güçlenen Antigonos’un adamları bölgeye baskın yapıp ganimetle dönmeye kalkınca, Nabatîler çölde onları fena ters köşeye yatırıyor. Yani Petra’nın parası da var, aklı da var, refleksi de var.
Sonrası biraz klasik tarih dramı: Roma yönetimiyle birlikte dengeler değişiyor; zamanla ticaret yollarının önemi azalıyor, büyük depremler de eklenince şehir eski canlılığını kaybediyor ve yavaş yavaş terk ediliyor. Bölge tamamen “boş” kalmıyor tabii; çevredeki yerel topluluklar uzun süre Petra ve çevresinde yaşamayı sürdürüyor.
Petra’nın Batı dünyasında yeniden gündeme gelişi ise 1812’de İsviçreli gezgin Johann Ludwig Burckhardt sayesinde. O günden sonra Petra’nın şöhreti dalga dalga büyüyor; bugün UNESCO Dünya Mirası olması ve “Yeni 7 Harika” listelerinde anılmasıyla da iyice global bir ikon hâline gelmiş durumda.
Petra Antik Kenti ve Bedeviler

Petra ve bedeviler ayrılmaz ikili gibi. Petra’ya giriş yaptıktan sonra her noktada onları göreceksiniz. Burası onların mekanı. Bu insanlar Petra Antik Kenti’nde yaşıyor ve hayat mücadelesini burada veriyorlar. How are you dediğimizde still alive (hala yaşıyoruz) hepsinin ağzında.😊Baktığınızda simalarında Karayip Korsanlarındaki Jonny Deep edası var. Sürme çekilmiş gözler, uzun saçlar, esmer tenler…
Bu insanlar buradan geçimlerini sağlıyorlar. Kimisi at, eşek servisi kimisi tezgahlarda takı toka satıyor, kimisi güzel fotoğraflar için sizi iyi noktalara götürmeye çalışıyor, kimisi de tepelerde soğuk içecekler satıyor. Bedevileri en tepelerde hiç olmadık yerde göreceksiniz. Petra’nın asıl sahibi bedeviler. Bu adamlar burayı herkesten daha iyi biliyor.

Bedevilere nasıl davranmalısınız? Bu kişiler dediğim gibi geçimlerini Petra’daki turistlerden sağlıyor. Bazen ısrarcı olabiliyorlar ama hayırdan anlıyorlar. Dolayısıyla sert tepkiler vermekten kaçının. Hayır, teşekkür ederiz deyin ve geçin.
Biz hem fotoğraf noktaları alanlarında hem de Monastery’den dönerken bedevilerle kanka olduk. Gerçekten bu adamların görüntüsünün arkasında farklı bir dünya var. Bazılarının Türkiye’ye geldiğine şahit olduk. Hepsi naneli şekerli çay ikram etmek istiyor. Geçimlerini buradan sağladıklarını ve son enflasyon sıkıntısından baya etkilendiklerini söylediler. Kimi çok eşli kimi de evlenme arifesinde. Hepsi birbirini tanıyor ve akrabalar.😊 Her noktada yardım severler. Ürdün insani ilişkiler açısından seyahat ettiğimiz yerler içinde en güzel ülke oldu bizim için. Bedevilere Türkçe’deki bahtsız bedevi kavramını anlattık. Aksine kendilerini şanslı gördüklerini söylediler. Bu insanlar yaşamdan zevk alıyorlar. Biz bedevileri çok sevdik.
Petra Antik Kenti Giriş Ücreti

Evet… Bu yazının en dramatik kısmı Petra’nın giriş ücreti olabilir. Gitmeden önce kabulleniyorsunuz ama gişede ödeme ekranını görünce insanın içinden bir küçük çığlık kopuyor. Pahalı mı? Pahalı. Ama Petra da “iki taş, bir kemer” değil; bütün günü yutan kocaman bir açık hava müzesi. O yüzden acıtmadı diyemem ama değdi tarafına daha yakınım.
Güncel Petra giriş ücretleri (gündüz ziyaret)
Petra’nın biletleri konaklamaya göre değişiyor: Petra bilet fiyatlarında genelde iki ayrı kategori oluyor. Konaklamayan / günübirlik: Ürdün’e girip aynı gün çıkacak olan veya ülkede gecelemeyen (ör. İsrail/Eilat’tan gelip Petra’yı görüp aynı gün geri dönenler gibi). Konaklayan ziyaretçi: Ürdün’de en az 1 gece kalmış olan (ör. Amman’da, Wadi Musa’da, Akabe’de… fark etmez).
Ürdün’de en az 1 gece konaklayan ziyaretçi için:
- 1 gün: 50 JOD
- 2 gün: 55 JOD
- 3 gün: 60 JOD
Ürdün’de konaklamayan / günübirlik gelen ziyaretçi için:
- 1 gün: 90 JOD
Not: Sınırdan giriş–çıkış gibi özel durumlarda farklı uygulamalar olabiliyor; en net bilgi için gişede teyit etmek iyi olur.

Jordan Pass ile giriş (kısaca): Gişede bilet almak yerine Jordan Pass ile de Petra’ya girebilirsiniz. Petra günü sayısı, aldığınız pakete göre değişiyor:
- Explorer: Petra’da 2 gün
- Expert: Petra’da 3 gün
Bu günler art arda kullanılmak zorunda (arada “bir gün boşluk” yok). Ayrıca Jordan Pass’le giriş genelde Petra Visitor Center (Ziyaretçi Merkezi) üzerinden yapılıyor.
Petra giriş ücretiyle ilgili bunları bilin
- Pasaport yanınızda olsun: Bilet alırken sorulabiliyor.
- 12 yaş altı çocuklar gündüz girişte ücretsiz.
- Ödeme: Nakit ve kart geçebiliyor; bazı dönem/gişelerde kart ödemesinde küçük bir komisyon sürprizi çıkabiliyor (ödeme yapmadan önce “komisyon var mı?” diye sorun, içiniz rahat etsin).
- Jordan Pass, Petra by Night’ı kapsamaz. Petra by Night için ayrı bilet almanız gerekiyor.
- 2 ve 3 günlük biletler ardışık günlerdir: “Bugün + 3 gün sonra” şeklinde kullanılmıyor.
- İçeride ekstra hizmetler: At/eşek/deve gibi seçenekler ve bazı kısa mesafe ulaşımlar ücrete tabi olabiliyor. Ücretler değişebildiği için binmeden önce fiyatı netleştirin (sonradan “biz bunu böyle konuşmamıştık” olmasın 😄).
Petra Antik Kenti Ziyaret Saatleri

Petra Antik Kenti ve Visitor Center’ın saatleri sezona göre değişiyor (her yıl tarih aralıkları da oynayabiliyor). Güncel uygulama genel olarak şöyle:
- Yaz dönemi: 06:00 – 18:00
- Kış dönemi: 06:30 – 17:00
Kapanış da çoğu zaman gün batımına yakın oluyor. Biz de bir gün Monastery’den dönüşte karanlığa kalır mıyız? stresini yaşadık ama yine de şunu söyleyeyim: Petra’nın içinde “mağarada konaklayayım” gibi bir plan yok (yani ister istemez çıkış yapıyorsunuz 😂). En iyisi, son dakikaya bırakmadan Visitor Center’a doğru dönüşe geçmek.
Sabah çok erken gitmek mantıklı mı? “Kalabalığa kalmamak için açılışta girin” önerisi kalabalık açısından doğru, ama ışık açısından her zaman en iyi senaryo değil. Petra dağlar arasında ve El-Hazne kutu gibi bir yerde olduğu için sabah çok erken saatlerde El-Hazne’ye gelen ışık daha sınırlı olabiliyor. Güneşin El-Hazne’ye daha iyi vurduğu saatler genelde orta sabah–öğleye yakın (mevsime göre değişir). O saatlerde fotoğraf daha canlı çıkar ama kalabalık da artar.
O yüzden karar, önceliğinize göre:
- “Ben kalabalık istemem” diyorsanız: açılışta girin (Siq bomboşken yürümek de ayrı bir keyif).
- “Ben El-Hazne’de ışık olsun” diyorsanız: El-Hazne’yi orta sabaha hedefleyin.
1 gününüz varsa (pratik öneri): 1 gün Petra yapıyorsanız, sabah erken kalkmak çoğu zaman avantaj: çünkü Monastery rotası (dur-kalk, su molası, foto, dinlenme derken) zamanı hızlı yiyor. Yani ben sabah 5’te kalkamam diyenlere saygım var ama… Petra’ya zaman yetmiyor.
Petra by Night


Petra ve El-Hazne (Treasury) gündüz ayrı güzel, gece ayrı güzel… “Gece” derken bildiğiniz mum ışığında Siq yürüyüşü + El-Hazne önünde gösteri. Son yıllarda etkinlik, sadece mum romantizmi değil; anlatım ve projeksiyon gösterisi tarafıyla da daha şovlu bir hale gelmiş. Siq yolu, resmî açıklamalara göre 2.000+ mum ile aydınlatılıyor.
Biz de 2. gün Monastery yolundan dönerken Petra by Night’ı ucundan görürüz diye düşünmüştük ama görevli bizi yakalayıp (Monastery’den geldiğimizi görünce) “Etkinliğe katılacak mısınız?” diye sordu. Yok biz pas geçeceğiz deyince de girişe doğru resmen VIP eskort… Araya kaynama hayallerimiz suya düştü. 😄
Petra by Night 2026 – Güncel fiyat / gün / saat
- Bilet fiyatı: 30 JOD (kişi başı). 10 yaş altı ücretsiz.
- Günler: Pazar-Perşembe (haftada 5 gece).
- Saat: 20:30 – 22:30 (yaklaşık 2 saat).
- Başlangıç/Bitiş: Petra Visitor Center (Ziyaretçi Merkezi).
Bilet nereden alınır? Rezervasyon var mı? Bilet satış yeri: Etkinlik günü Petra Visitor Center kiosk/gişesi. Erken gidin ve Check-in için en az 10 dk önce orada olun. Geç kalanlar (yaklaşık 21:30’a kadar) içeri alınmayabilir.
Not: Petra by Night, Jordan Pass’e dahil değil ve ayrı bilet gerektiriyor. Ayrıca gece için gündüz Petra giriş biletinizin de olması gerekiyor.
Petra by Night için küçük ama hayat kurtaran ipuçları
- Hava serinler: Yazın bile Siq akşamları “ince bir üşütür”; yanınıza ince bir kat alın.
- Fotoğraf konusu: Uzun pozlama şahane olur ama tripod konusu etkinlikte kısıtlı olabilir (ana gösteri sırasında tripod yasaklanabiliyor). En güvenlisi: iyi düşük ışık performanslı makine/telefon + sabit duruş + mümkünse küçük mini-tripod ve içeride görevlilere sorarak ilerlemek.
- Flaş/dron yok: Flaşınızı kapattığınızdan emin olun, ortamın büyüsü gidiyor. Drone için de ayrıca izin gerekiyor.
- İptal/erteleme ihtimali: Hava şartları vb. durumlarda iptal/erteleme olabiliyor; planınız sıkışıksa o gün resmî duyurulara göz atın.
1 Günlük Sürede Petra Antik Kenti
Evet, Petra Antik Kenti’ne 1 gün ayırıp maksimum verim almak istiyorsanız hedef net: El-Hazne’yi gör, birkaç sağlam foto al, sonra rotayı Monastery’e (Ad-Deir) bağla. Biz 2 günlük bilet aldığımız için sere serpile gezdik ama 1 gün için en mantıklı plan bu.
Önerdiğimiz 1 günlük mini rota:
- Güne erken başlayın. Siq’ten yürüyüş + dur-kalk + foto derken saat su gibi gidiyor.
- Siq → El-Hazne: El-Hazne’de 10-20 dakika “hemen kaçma”; ışık değiştikçe fotoğraf da değişiyor.
- El-Hazne’den sonra direkt Monastery rotası: Yolda zaten bir sürü yapı/kalıntı görüyorsunuz; o yüzden bu yola girmeyeyim demek bana göre yazık.
“El-Hazne’yi tepeden gören nokta” konusu: O meşhur en tepeden El-Hazne fotoğrafı noktası fazladan efor istiyor. 40 bin adım atmayı göze alıyorsanız buyurun 😄 Ama vaktiniz kısıtlıysa 1 günlük planı dağıtabilir. Ben olsam 1 günde önceliği Monastery’e veririm. Fotoğraf için El-Hazne çevresinde farklı açılar var; kalabalık nereye yığılıyorsa tam oraya değil, biraz kenara açılıp daha temiz kadraj yakalamak çoğu zaman daha iyi sonuç veriyor.
Süre / tempo gerçeği (spoiler: dönüş daha zor): Monastery yolu gidip gelmesi minimum birkaç saat; mola, su, gölgede nefeslenme derken uzuyor. En zoru genelde dönüş: günün yorgunluğu birikiyor ve Siq’in bazı kısımları dönüşte ekstra yorucu hissettirebiliyor.
Petra Antik Kenti The Treasury (El-Hazne) Fotoğraf Noktaları


Evet Petra Antik Kenti’nin en can alıcı tarafı El-Hazne ya da Al-Khazna. Bu güzel yeri görünce insan hemen önünde fotoğraf çekineyim diyor ama bir bakıyor onlarca insan. Sonra bekliyor ki insanlar azalsın ama nerdeeeee? Sonra bedeviler geliyor ve size yukarı cepheden güzel güzel fotoğraflar gösteriyor, siz de evet yukarı çıkmalıyım diyorsunuz. Şimdi gelelim bu fotoğraf noktalarının detaylarına.
Baştan söyleyeyim sağ sol karışmasın diye yüzünüz El-Hazne’ye dönük şekilde konumları anlatacağım bilginiz olsun. El-Hazne manzaralı bir çok manzara noktası var. Biz de bu noktalardan 3 tanesini deneyimledik. İkisine para vererek bedeviler eşliğinde çıkıyorsunuz ve 5 dakika gibi kısa bir sürede ulaşıyorsunuz, diğerine ücretsiz şekilde kendiniz uzun yoldan gidiyorsunuz. Bu ücretsiz yol en tepedeki konumda yer alıyor. İlk olarak ücretli ve kısa yol olan konumlardan sağ taraf mı sol taraf mı derseniz ben sağ taraftaki açının daha iyi olduğunu düşünüyorum. Soldaki açı hem çok güzel değil hem de gidiş yolu daha sıkıntılı. Vaktiniz kısıtlıysa bence sağ cepheyi seçin ve buradan fotoğraf çekilin. Vaktiniz genişse ve tüm açılardan fotoğrafım olsun derseniz sorun yok zaten.
Şimdi El Hazne’yi yukarıdan gören noktalara nasıl çıkacaksanız onu anlatayım. Bu noktada olaya bedeviler giriyor. Biz kendimiz çıkmak istedik ama bu durumun yasak olduğunu söylediler. Hadi canım dedik para koparmaya çalışıyorlar diye düşündük. Ancak sonrasında sohbet ettiğimizde bu durumun gerçek olduğunu anladık. Bu manzara noktalarına kayalardan tırmanarak ulaşılıyor, herhangi bir düzgün basamak ya da yol yok. O nedenle devlet buralara ancak rehber eşliğinde çıkılmasına izin vermiş. Eğer El Hazne’nin önünde bekleyen polisler rehbersiz çıkan birini görürlerse bedevilere ceza kesiyorlarmış. 15 gün hapis yatan bile olmuş.


Buralara çıkmak için Bedeviler size eşlik ediyor ve bu kişilere para ödüyorsunuz. Ağızlarını 10’dan 5’ten açsalar da pazarlık yapmayı unutmayın. El-Hazne’nin olduğu yerden yukarı çıkmak için hem bedevilere hem de yukarıda yaşayan bedevi ailelere Jod ateşliyorsunuz. Biz pazarlık yaptık Türküz dedik 2 Jod’a çıktık. Yukarıda da 1 Jod’a naneli çay içtik ve bol bol fotoğraf çekildik. Bu noktada Qassap isimli bedeviyi bulun ve Türkiye’den Burcu gönderdi bizi deyin indirimi kapın. Orada bile sizi düşündüm yani.😂
Gelelim en tepe noktaya. Buraya Petra gezilecek yerler başlığında açıkladığım gibi Royal Tombs’un oradan gidiyorsunuz. Bu yol oldukça uzun ve bol merdiven çıkmalı. Bir rehbere gerek olmadan kendi başınıza düzgün basamaklarla çıkıyorsunuz. Para da vermiyorsunuz tabi. Oldukça yorucu bir parkur ama manzara efsane, kesinlikle değiyor. Manzara noktasına ulaşmanıza 10 dk kala bir bedevi çadırı göreceksiniz. Burada soluklanıp yola devam ettik. Manzara noktasında da bir bedevi çadırı var. Zaten manzarayı tam çadırın içinden görebiliyorsunuz. O an tüm yorgunluk uçuyor gidiyor. O kadar yürüdüğünüze değdiğini hissediyorsunuz. Diğer manzara noktalarında El Hazne’yi epey yakından görüyor, buradan oldukça yüksekten görüyorsunuz. Çadırda bir şey içmek zorunda değilsiniz. Petra’ya 1 gün girdiyseniz ve vaktiniz dar ise burayı pas geçebilirsiniz. Tercih sizin.

Bu yerler dışında da El-Hazne manzaralı fotoğraf çekilme noktaları var ama biz çok da abartmayalım dedik. Mesela sol taraftan bedeviler eşliğinde daha tepeye çıkanlar vardı ama sol taraf daha tehlikeli bilginiz olsun. Güzel fotoğraf için çok da abartmaya gerek yok. Bunlar bizim tecrübelerimiz. Qassap’ı bulursanız selam söyleyin. Numarasını almıştım ama kaybettim. Bizi görürse eminim hatırlar.😊
Petra’yı Gezerken Yanınızda Olması Gerekenler

Petra Antik Kenti’ni gezerken her noktada hazırlıklı olmalısınız. Sizi bekleyen uzunca bir yürüyüş parkuru var. Dolayısıyla buraya hazırlıklı gelmeniz oldukça önemli. Aşağıda Petra’yı gezerken yanınızda olması gerekenler listesi var.
Petra’yı Gezerken Yanınızda Olması Gerekenler:
- Kişi başı 2 lt su. Gece buzluğa atıp gün boyu soğuk su içme ipucusunu da vermiş olayım. Aman hasta olmayın da.
- Atıştırmalık şeyler (Biz Tr’den aburcubur almıştık, onları aldık yanımıza)
- Güneş kremi
- Yanınızda bozuk para olsun
- Şal, şapka, gözlük
- Sırt çantası
- Sağlam bir yürüyüş ayakkabınız olsun
- Powerbank ve telefonunuz (Telefon bazen çekmese de genel olarak çekiyor)
- Bilet gişesinden Petra haritasını alın
- Öncesinde telefonunuza VisitPetra uygulamasını indirin (Çok sağlıklı çalışmasa da iş görüyor)
- WC imkanı var endişe etmeyin
Petra Antik Kenti’nde Dikkat Etmeniz Gerekenler
Tecrübelerimize istinaden Petra’da dikkat etmeniz gerekenleri yazmak istedim. Bu noktalara dikkat edin sorunsuz bir gezi yaşayın.

- Petra’da hayvan taşımacılığı fazlasıyla olduğu için yoldaki dışkılara dikkat edin. Bizim El-Hazne’de deve sidiği ve havadaki amonyak kokusu yüzünden burnumuzun direği düştü. Dolayısıyla yolda yürürken dikkatli olun.
- El-Hazne’nin içine girmek yasak.
- Petra’da mağaralarda hala yaşayanlar var. Dolayısıyla her mağaraya girmeyin.
- Petra’nın Monastery tarafından da girişi var ama bu konuda deneyimimiz yok. Monastery’e girmek isterseniz bu yolu da kullanabilirsiniz. Tecrübe ederseniz yorum kısmına tecrübelerinizi bekleriz.
- WC imkanı bir çok yerde var dert etmeyin. Yüksek yerlerde her yer WC.😂
- Bedevilerle sürtüşmeyin. Fotoğraf çekilme noktaları ile ilgili yukarıda yazdıklarıma dikkat edin yeter. Israrcı olurlarsa hayır deyin geçin. Petra’da normal polisler de var bilginiz olsun.
- Güne erken başlama olayı tamamen size bağlı. Geç kalsanız da sorun olmaz. Yukarıda her şeyi yazmaya çalıştım. Fotoğraf için erken kalkacaksanız güneşi de hesaba katmayı unutmayın.
- Yukarıda yazdıklarımı yanınıza alın.
Petra’da Nerede Kalınır?

Petra hakkında yazdıkça yazdım. Sağlam bir Petra gezi rehberi oldu sanırım. Şimdi gelelim Petra’da nerede kalınır sorusunun cevabına. Biz Petra’da Petra Desert Dream otelde kaldık. Burası antik kentin girişine sadece 2 km uzaklıkta yer alıyor. Tertemiz mis gibi bir otel burası. Her şey yeni ve oldukça özenli. Otelin sahibi Hael tam anlamıyla kafa bir adam. Size her türlü bilgiyi çok rahat sunuyor. Bizi bir de Petra manzaralı fotoğraf noktasına götürdü ki efsaneydi.😊
Hael’in kardeşi Baker de çok kraldı. Çok misafirperver, çok ilgili insanlardı. Otelin rahatlığı, konforu her şeyi mükemmeldi. Açık büfe kahvaltısı ve akşam yemeği de var. Her şey çok lezzetliydi. Otel modern Petra manzaralı ve çok güzel.
Petra’ya gelirseniz bu oteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Bizden Hael’e çok selam söyleyin.😊
Petra Desert Dream Otel İletişim Bilgileri:
Not: Ürdün’de konaklama planı için size çok faydalı olacak olan “Ürdün’de Nerede Kalınır?” başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.
Petra Antik Kenti İle İlgili Önemli Kaynaklar

- Petra ücret/saat: visitpetra.jo (PDTRA)
- Petra by Night: petrabynight.jo (resmi operatör)
- https://zamaniproject.org/site-jordan-petra.html (Bu sitede Petra ile ilgili bir çok şey var. Hatta yapıların 3D çizimini bile görebilirsiniz.
- https://whc.unesco.org/en/list/326/ (Unesco’nun sayfası)
- https://universes.art/en/art-destinations/jordan/petra/ (Petra ve yapılar ile ilgili çok detaylı bilgiler mevcut)
Sıkça Sorulan Sorular
Petra antik şehri hangi ülkede?
Petra Antik Kenti, Ürdün sınırları içinde yer alır. Konum olarak ülkenin güneyinde, turistik merkez olan Wadi Musa bölgesindedir.
Petra antik kenti hangi uygarlığa aittir?
Petra, ağırlıklı olarak Nabatîler (Nebatiler) tarafından geliştirilmiş bir şehirdir. Nabatîler, ticaret yollarını kontrol eden ve su yönetimi konusunda çok ileri teknikler kullanan Arap kökenli bir topluluktu. Petra, Roma’nın MS 106’da bölgeyi ilhak etmesine kadar Nabatîlerin en önemli merkezlerinden biriydi.
Petra kaç yıllık?
Petra çevresinde yerleşim izleri çok daha eski dönemlere uzansa da bugün gördüğünüz anıtsal “Petra şehri” büyük ölçüde Nabatîler döneminde (MÖ 4. yüzyıl–MS 2. yüzyıl) şekillenmiştir. En parlak dönemini ise yaklaşık 2.000 yıl önce yaşamıştır.
Petra by night nedir nerede yapılır?
Petra by Night, akşam saatlerinde Siq yolu boyunca mum ışığıyla yürüyüp El-Hazne (Treasury) önünde yapılan kısa bir gece gösterisidir. Etkinlik Petra Visitor Center’dan başlar ve El-Hazne önünde sürer. (Bilet gündüz girişinden ayrıdır.)
Petra giriş ücreti ne kadar?
Petra’da bilet fiyatları genelde 1/2/3 günlük seçeneklerle satılır ve dönemsel olarak güncellenebilir. Ücretler JOD üzerinden alınır; gitmeden önce güncel tarifeyi kontrol etmek en sağlıklısıdır.
Petra’ya hangi ay gidilmeli?
Petra için en rahat dönemler genelde ilkbahar ve sonbahar (özellikle Mayıs–Eylül çevresi) olur. Yazın sıcak, kışın ise serin/yağışlı günler yürüyüşü zorlaştırabilir; yağış uyarısı olan günlerde dikkatli olmak gerekir.
yorumlar
Petra by Night ı gitmişken görmeli miyiz yoksa gereksiz mi, çok çelişkili yorumlar var ?
Petra by night için Tripadvisor’da çok fazla kötü yorum var. Kalitesiz bir gösteri yorumunu çok gördük. Açıkçası biz de bunlardan etkilenerek katılmadık. Hele fotoğraf çekmek için hevesiniz varsa ama profesyonel kameranız yoksa bence çok da gerek yok. Anı yaşamak istiyorsanız 1 kere de olsun görelim diyorsanız ve vaktiniz geniş ise bence deneyimleyebilirsiniz.
Merhaba bizde 5 arkadaş ürdüne gideceğiz kasım ayında. Araç kiralarak gezeceğiz. Ama biraz tedirginiz. Güvenlik anlamında sıkıntı yaşar mıyız sizce?
Merhaba hiç bir sorun yaşamazsınız sadece yazdıklarıma dikkat edin yeter.
Harikasınız. Çok güzel anlatmışsınız. Emek vermişsiniz. Yazdıklarınızı rehber edeceğim. İnşallah bir sorun olmazsa 2 Kasım’da gideceğim. Umarım İsrail-Filistin Savaşı oraya sıçramaz! Sorun çıkmaz.
Benimde bir sorum olsun. Jett otobüsleri amman-LutGölü-Petra-Akabe arasında düzenli seferler yapıyor mu? Yoksa yolcu olursa mı? Ayrıca çalışan başka toplu ulaşım araçları var mı? Ben tek geziyorum. Taksi tutmayacağım.Teşekkürler.
Merhaba,
Teşekkür ederim güzel yorumunuz için. Yol gösterici olduysa ne mutlu.
Savaşın etki edeceğini düşünmüyorum. Ürdün bu ülkelerden farklı yapıya sahip.
Jett otobüsleri hakkında çok fikrim yok. Biz araç ile gezdik hep. Ama düzenli seferler vardır diye düşünüyorum.
sevgili Burcu hanım çok detaylı bilgilendirici yazınız için teşekkürler ve tebrikler. Nihat bey umarım mesajım gelir size. Ben de aralık 22 de gideceğim ve sizin gibi taksi tutmayacağım. Tecrübenizi aktarırsasnız sevinirim. instgaram hesabım da pustoodunya adında belki ordan daha kolay ulaşırsınız. şimdiden teşekkğrler
Merhaba ,
Paylaşımlarınız için teşekkür ederiz. Biz de 14 Mayıs da Petra da olacağız. Merak ettiğim konu şu; Petra girişinde rehber ayarlamak zorunlu mu ? Ve ücretlerine dair bilginiz var mı ? Teşekkür ederim.
Merhabalar. Hayır tabi ki öyle bir zorunluluk yok. Ücretler hakkında Petra’da kaldığımız otel yetkililerinden (Hael’den) bilgi alabilirsiniz.
Teşekkür ederim Burcu Hanım. Yazınızda iletmiş olduğunuz Petra ilk gün turunuz takribi ne kadar sürede tamamlandı? Bir de 2. gün Petra geziniz için de bir süre belirtmeniz mümkün mü? Destekleriniz için yeniden teşekkür ederim.
Tam planlamayı net hatırlamıyorum. Fakat ilk gün El hazne odaklı gezmiştik sanırım. Manzara noktalarından fotoğraf yakalamak için sağlı sollu çoğu yere tırmanmıştık. 2. gün ise Monasteryi’e kadar tüm noktaları gezmeye çalışarak yürüdük. Süre olarak hızlı olursanız her iki kısım yarım gün sürebilir. Ama yüksek yürüyüş performansı sergilemelisiniz. Bir de son zamanlarda fotoğraf noktalarına çıkmanın yasaklandığını duymuştuk ama ne kadar doğru bilmiyorum. Teyit etmek lazım.