
Türkiye’de Gezilecek Yerler: En Güzel 30 Yer (Haritalı)
Bugünkü konumuz canım Türkiyem. Şunu net söyleyelim: Türkiye’de gezilecek yerler deyince benim gözümde tek bir şey canlanıyor: “Nereden başlasam?” Çünkü Türkiye, gerçekten gezdikçe güzelleşen ülkelerin en başında geliyor. Onlarca ülke görmüş biri olarak çok net söylüyorum; burada aynı gün içinde antik bir kentin taşlarına dokunup birkaç saat sonra bambaşka bir coğrafyada doğaya karışabiliyorsunuz. Memleketimin havası ayrı, suyu ayrı, insanı ayrı güzel.💙
Yabancı bir turist olsam Türkiye’de gerçekten işim zor olurdu. Çünkü çeşitlilik inanılmaz; mutlaka görülmesi gereken yerlerin sayısı da bir hayli fazla. Bir bölgeye odaklansanız bu sefer “öbür tarafta neler kaçırdım” hissi başlıyor. Süreniz kısaysa Türkiye kaçınılmaz olarak eksik kalır. Bana göre Türkiye’yi genel hatlarıyla gezeyim derseniz sanırım en az 30-35 gün lazım. Ülke kocaman; her bölgenin kendine has bir ruhu, her şehrin apayrı bir dokusu var.
Türkiye gezilecek yerler listemde toplamda 30 yer sıraladım. Daha fazlası var mı? Elbette var ama listeyi uzatıp “her şeyi koydum” demek yerine, gerçekten en güzel ve “iyi ki gelmişim” dedirten yerleri seçmek istedim. Tarihiyle büyüleyen, doğasıyla mest eden noktaları bölge bölge ayırdım; hepsini de hemen aşağıda haritalı şekilde tek tek topladım. Üstelik çoğu yerin detaylı gezi rehberi sitemde hazır; işinizi kolaylaştırmak için her başlığın altına ilgili rehberin bağlantısını bırakacağım. Hazırsanız önce haritaya göz atalım, sonra birlikte listeye dalalım. 😊
Son olarak yurt içi ve yurt dışında birçok yer gezip size yol göstermeye çalışıyorum. Seyahatlerime yakından şahit olmak isterseniz beni Instagram‘da takip etmeyi unutmayın.💙
Türkiye’de Gezilecek Yerler Haritası
Türkiye Gezilecek Yerler Haritası (Numaralar üstüne tıklayabilir, zoom yapabilirsiniz. Sıralama aşağıda.)
Türkiye Gezilecek Yerler Haritası
- Ayasofya – İstanbul
- Çanakkale Şehitler Abidesi – Çanakkale
- İğneada Longoz Ormanları – Kırklareli
- Pamukkale Travertenleri – Denizli
- Efes Antik Kenti – İzmir
- Bodrum – Muğla
- Dalyan – Muğla
- Datça – Muğla
- Göcek – Muğla
- Ölüdeniz – Muğla
- Kaş – Antalya
- Demre – Antalya
- Aspendos Antik Tiyatrosu – Antalya
- Yerköprü Şelalesi – Mersin
- Salda Gölü – Burdur
- Kapadokya – Nevşehir
- Anıtkabir – Ankara
- Eskişehir Odunpazarı Evleri – Eskişehir
- Mevlana Müzesi – Konya
- Yedigöller Milli Parkı – Bolu
- Abant Gölü – Bolu
- Safranbolu – Karabük
- Sümela Manastırı – Trabzon
- Uzungöl – Trabzon
- Borçka Karagöl – Artvin
- Van Gölü & Akdamar Adası – Van
- İshak Paşa Sarayı – Ağrı (Doğubayazıt)
- Mardin Eski Şehir – Mardin
- Göbeklitepe – Şanlıurfa
- Nemrut Dağı – Adıyaman
Türkiye’de Gezilecek Yerler (Bölgelere Göre – Hızlı Özet)
Yukarıda haritayı görünce insanın aklına hemen şu geliyor: Türkiye resmen road trip ülkesi değil mi? İstanbul’dan arabayı kiralayıp rotayı Ege’den açıyorsunuz; sonra Akdeniz boyunca koy koy ilerleyip en sonunda Güneydoğu’ya uzanıyorsunuz. Tabii bunun için biraz uzun yol tecrübesi ve sabır şart ama bu kadar çok görülecek yer varken “listeyi eritmenin” en güzel yollarından biri de bu. Evet, yolculuk yorucu olabilir; ama doğru planla tadı başka olur. Her durakta ayrı bir manzara, ayrı bir lezzet, ayrı bir hikâye… Günün sonunda da şu his garanti: İyi ki yola çıkmışım. 😊
Şimdi harita sonrası aşağıdaki hızlı özet tablosu verdim size. Bu tabloyu şöyle düşünün: nereye gideyim, ne için gideyim, kaç gün ayırayım, ne zaman gideyim sorularının cevabı tek bakışta burada. Türkiye’de gezilecek yerler arasında seçim yapmak zor; o yüzden her yeri tür (tarih/doğa/deniz), en iyi zaman ve ideal süre şeklinde kısaca özetledim. Umarım işinize yarayan bir tablo olur.😊
| Türkiye’de Gezilecek Yerler | Şehir | Seyahat Türü | En İyi Zaman Dilimi | Ayrılacak Süre |
|---|---|---|---|---|
| Ayasofya | İstanbul | Tarih/Şehir | İlkbahar/Sonbahar | 2-4 saat |
| Çanakkale Şehitler Abidesi | Çanakkale | Tarih | İlkbahar/Sonbahar | Yarım gün |
| İğneada Longoz Ormanları | Kırklareli | Doğa | İlkbahar/Yaz | 1 gün |
| Pamukkale Travertenleri | Denizli | Doğa/Tarih | İlkbahar/Sonbahar | Yarım-1 gün |
| Efes Antik Kenti | İzmir | Tarih | İlkbahar/Sonbahar | 3-5 saat |
| Bodrum | Muğla | Deniz/Şehir | Yaz | 2-4 gün |
| Dalyan | Muğla | Doğa/Tarih | İlkbahar/Yaz | 1-2 gün |
| Datça | Muğla | Deniz/Doğa | Yaz/Sonbahar | 2-3 gün |
| Göcek | Muğla | Deniz | Yaz | 2-3 gün |
| Ölüdeniz | Muğla | Deniz/Doğa | Yaz/İlkbahar | 1-2 gün |
| Kaş | Antalya | Deniz | Yaz/Sonbahar | 2-4 gün |
| Demre | Antalya | Tarih | İlkbahar/Sonbahar | Yarım-1 gün |
| Aspendos Antik Tiyatrosu | Antalya | Tarih | İlkbahar/Sonbahar | 2-3 saat |
| Yerköprü Şelalesi | Mersin | Doğa | İlkbahar | Yarım gün |
| Salda Gölü | Burdur | Doğa | İlkbahar/Yaz | 3-5 saat |
| Kapadokya | Nevşehir | Doğa/Tarih | İlkbahar/Sonbahar | 2-3 gün |
| Anıtkabir | Ankara | Tarih | İlkbahar/Sonbahar | 2-3 saat |
| Odunpazarı Evleri | Eskişehir | Şehir/Kültür | İlkbahar/Sonbahar | Yarım gün |
| Mevlana Müzesi | Konya | Kültür | İlkbahar/Sonbahar | 2-4 saat |
| Yedigöller Milli Parkı | Bolu | Doğa | Sonbahar/İlkbahar | 1-2 gün |
| Abant Gölü | Bolu | Doğa | İlkbahar/Sonbahar/Kış | 1 gün |
| Safranbolu | Karabük | Tarih | İlkbahar/Sonbahar | 1 gün |
| Sümela Manastırı | Trabzon | Tarih/Doğa | İlkbahar/Yaz | Yarım gün |
| Uzungöl | Trabzon | Doğa | Yaz/Sonbahar | 1-2 gün |
| Borçka Karagöl | Artvin | Doğa | İlkbahar/Sonbahar | 1 gün |
| Van Gölü & Akdamar Adası | Van | Doğa/Tarih | Yaz/İlkbahar | 1-2 gün |
| İshak Paşa Sarayı | Ağrı | Tarih | İlkbahar/Yaz | Yarım gün |
| Mardin Eski Şehir | Mardin | Tarih/Şehir | İlkbahar/Sonbahar | 1-2 gün |
| Göbeklitepe | Şanlıurfa | Tarih | İlkbahar/Sonbahar | 2-4 saat |
| Nemrut Dağı | Adıyaman | Doğa/Tarih | İlkbahar/Yaz | Yarım-1 gün |
Gezilecek yerlerin detaylarına geçmeden önce Türkiye hakkında daha derinlemesine bilgi sahibi olmak isterseniz aşağıdaki içeriklerim işinize fazlasıyla yarayacaktır. Dilerseniz bunlara da göz atabilirsiniz.
- Türkiye’nin Doğal Güzellikleri
- Türkiye’nin Tarihi Güzellikleri
- Türkiye’nin En İyi Plajları
- Türkiye’nin En Güzel Koyları Listesi
- Türkiye’de Yaşanacak Yerler
Her şey tamamsa şimdi bölge bölge gezilecek yerlere geçelim. İlk durağımız Türkiye’nin en önemli şehri olan İstanbul’a ev sahipliği yapan Marmara Bölgesi ve gezilecek yerleri.
Marmara Bölgesi’nde Gezilecek Yerler
Marmara deyince çoğu kişinin aklına sadece İstanbul geliyor ama bence burası “hafta sonu kaçamağı” konusunda Türkiye’nin en bonkör bölgelerinden. Bir yanda Ayasofya, Topkapı Sarayı ve Boğaz Köprüleri gibi dünyaya meydan okuyan yapılar, diğer yanda Çanakkale Şehitler Abidesi gibi insanın boğazını düğümleyen bir rota… Üstüne bir de İğneada Longoz Ormanları gibi şehirden kaçıp nefes alabileceğiniz yemyeşil bir doğa eklenince, Marmara’nın “az ama öz” olmadığını anlıyorsunuz.
Tabii biz bu yazıda Marmara’dan sadece 3 yer seçtik diye “başka bir şey yok” sanmayın. Bursa’nın tarihi dokusu, Trakya bağ rotaları, Sapanca-Maşukiye kaçamakları, Adalar, Edirne gibi seçenekler de var ve her biri ayrı bir yazıyı hak ediyor. Ben burada en ikonik üçlüyü listeye aldım; siz isterseniz Marmara’yı bir kere değil, defalarca farklı temalarla gezebilirsiniz.
Ayasofya – İstanbul

Türkiye’de gezilecek yerler listesine İstanbul’dan başlamamak olmaz. Ayasofya, sadece bizim değil dünyanın da en etkileyici yapılarından biri. 537’de Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından kilise olarak inşa edilen bu dev eser, yüzyıllar boyunca farklı dönemlerin izini üst üste biriktirmiş; İstanbul’un kalbinde adeta yaşayan bir tarih gibi duruyor.
İçeri girince ilk dikkatinizi çeken şey, dev kubbe ve mekânın o “nasıl ayakta duruyor?” dedirten görkemi oluyor. Bir yanda Bizans’tan kalan mozaikler, diğer yanda Osmanlı döneminin dokunuşları… Ayasofya bugün ibadete açık bir cami olarak hizmet veriyor ama hangi amaçla kullanılırsa kullanılsın, burası İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.
İpucu: İstanbul’da Ayasofya dışında mutlaka görmeniz gereken 5 yer bence şöyle: Topkapı Sarayı (Osmanlı’nın kalbi, hazineler ve avlular), Yerebatan Sarnıcı (atmosferi inanılmaz, şehir altındaki gizli dünya), Sultanahmet Camii (mimari ve meydanla birlikte İstanbul klasiği), Galata Kulesi (manzara için en ikonik noktalardan), Kapalıçarşı (kayıp kayıp gezmelik, İstanbul’un yaşayan tarihi).
Çanakkale Şehitler Abidesi – Çanakkale

Bazı yerler var, insanı sadece gezdirmiyor; içinden geçirip düşünmeye mecbur bırakıyor… Çanakkale Şehitler Abidesi tam olarak böyle bir durak. Gelibolu Yarımadası’nda Hisarlık Tepe üzerinde yükselen bu anıt, 1915’te Çanakkale Savaşı’nda hayatını kaybeden şehitlerimizin anısına yapılmış. Boğazın manzarası etkileyici ama asıl insanı çarpan şey, orada durunca hissettiğiniz o ağır ama kıymetli duygu. Burası “görüp geçtim” denecek bir nokta değil; her yaştan insanın en az bir kez görmesi gereken bir yer.
İğneada Longoz Ormanları – Kırklareli

Türkiye-Bulgaristan sınırına yakın İğneada longoz ormanları şehirden kaçayım da gerçekten nefes alayım diyenlerin favori yeri. Longoz dediğimiz şey halk arasında subasar orman; yani burası bildiğiniz orman ama zemini suyla iç içe. Özellikle baharda su seviyesi yükseliyor ve doğa resmen başka bir boyuta geçiyor. İğneada’nın en güzel tarafı şu: yürüyüş yapıp kuş sesleriyle kafaya reset atabiliyor, göllerde kano deneyip manzarayı bambaşka açıdan izleyebiliyor, isterseniz de çadır kurup geceyi doğanın içinde geçirebiliyorsunuz. İstanbul’dan yaklaşık 3 saat olduğu için de hafta sonu kaçamağına cuk oturuyor. En keyifli dönem bence ilkbahar ve sonbahar; hem renkler şahane hem de kalabalık daha az.
Ege Bölgesi’nde Gezilecek Yerler
Ege’ye geldiğimizde iş biraz değişiyor… Çünkü bu bölge benim için oldukça özel. Ben de Ege’de yaşayan biri olarak şunu çok net söyleyebilirim: burada rota hiç bitmiyor. Bir gün antik bir kentin taş sokaklarında tarihe karışıyorsunuz, ertesi gün masmavi koyların peşine düşüp su kuşu oluyorsunuz. Türkiye’nin en özel yerleri bu bölgede toplanmış. Hem tarihi hem de doğa açısından inanılmaz güzel bir coğrafya.
Ege Bölgesi’nde bir yanda Efes Antik Kenti gibi dünyaca ünlü bir tarih sahnesi, diğer yanda Pamukkale Travertenleri gibi kartpostallık bir doğa mucizesi var. Deniz tarafında ise Bodrum, Datça, Göcek, Ölüdeniz ve Dalyan gibi duraklar. Her açıdan bu bölgede yaşayanlar bana göre oldukça şanslı.
Şimdi aşağıda Ege’nin en güzel yerlerini bulabilirsiniz. Dahası var mı? Kesinlikle var ama en iyi yerleri yazdığım için listemi kısa ve öz tutuyorum. Ege’de ilk durağımız dünyaca meşhur bir yer olan Pamukkale Travertenleri.
Pamukkale Travertenleri – Denizli

Denizli ilimizde yer alan Pamukkale Travertenleri, her gidişimde içimden aynı cümleyi geçirttiği yerlerden: iyi ki bizim ülkemizde. Bembeyaz teraslar, sıcak suyun oluşturduğu o masalsı görüntü… Üstelik hemen yanı başındaki Hierapolis Antik Kenti ile birleşince, tek bir yerde hem doğaya hem tarihe doyuyorsunuz.
Pamukkale’de alan oldukça geniş; mümkünse tüm gün ayırın ki koşturmadan gezebilin. Yazın gidecekseniz güneş kremi ve bol su şart; öğle sıcağında tempo düşürmek en mantıklısı. Detaylı plan, güncel öneriler ve “gitmişken şurayı da görün” listesi için Pamukkale Gezi Rehberi yazıma da mutlaka göz atın.
İpucu: Pamukkale’ye gitmişken bir de küçük ipucu vereyim: Eğer manzarayı “başka bir seviyeden” görmek isterseniz, burada balon turu seçeneği de var. Sabahın erken saatlerinde havalanıp gün doğumunda travertenleri yukarıdan izlemek gerçekten bambaşka bir deneyim; hem fotoğraf hem de his olarak çok akılda kalıyor. Üstelik süre olarak da günü bölmüyor, kahvaltıya bile yetişiyorsunuz. Pamukkale balon turu deneyimimiz detayları bu bağlantıda.
Not: Pamukkale’de müze kart geçerli bilginiz olsun.
Efes Antik Kenti – İzmir

Efes Antik Kenti, sadece İzmir için değil dünya için oldukça önemli bir tarihi değer. Antik dünyanın en önemli liman ve ticaret merkezlerinden biri olan Efes’te yürürken, bir anda kendinizi binlerce yıl öncesine ışınlanmış gibi hissediyorsunuz. Celsus Kütüphanesi, antik tiyatro, Agora ve Hadrian Çeşmesi gibi yapılar sadece fotoğraflık değil; gerçekten dönemin gücünü ve zenginliğini en iyi şekilde gösteriyor.
Burayı özel kılan şey sadece kalıntıların büyüklüğü değil, çevresindeki duraklarla birlikte tam bir “tarih günü” yaşatması. Yakında Meryem Ana Evi ve Aziz Yuhanna Bazilikası gibi önemli noktalar da var; isterseniz aynı güne ekleyip rotayı zenginleştirebilirsiniz. Yazın gidecekseniz sabah erken saatleri seçin; hem serin olur hem de kalabalık daha azken gezmenin keyfi bambaşka. Selçuk Gezilecek Yerler yazımı okuyarak Efes’i ziyaret ettiğinizde gezebileceğiniz diğer yerler hakkında da bilgi sahibi olabilirsiniz.
Bodrum – Muğla

Muğla’da yaşamamızın avantajıyla Bodrum benim için ne zaman kaçmak istesem aklıma ilk gelen yerlerden. Yazın adı zaten hep denizle anılıyor ama Bodrum’da çok da güzel tarihi yerler var. Türkiye’de hem deniz hem gece hayatı hem de kaliteli bir tatil yapmak isterseniz Bodrum listenizin başında olmalı. Bodrum’a ilk kez gidecekseniz klasik yaz dönemi hâlâ çok güçlü bir seçenek; ama “Bodrum’u gerçekten hissetmek” isterseniz baharı mutlaka listenize ekleyin. Detaylı rota ve öneriler için Bodrum içeriklerimi aşağıya bırakıyorum.
- Bodrum Gezilecek Yerler | Adım Adım 33 Yer
- Bodrum’da Nerede Kalınır? | Bodrum Konaklama Tavsiyesi
- Bodrum’da Ne Yenir? En İyi 12 Mekan Önerisi
- Bodrum Koyları ve Plajları: En Güzel 25 Yer (Haritalı)
- Bodrum’da Tekne Turu
Dalyan – Muğla

Dalyan, Muğla’da benim kalbimde ayrı bir yerde duran, hatta açık açık söyleyeyim en sevdiğim yerlerden biri. Çünkü burada her şey bir arada: nehir manzarası, sazlıklar, deniz, tarih… Bir yandan tekneyle nehirde süzülürken doğanın ortasında sakinleşiyorsunuz, diğer yandan karşı kıyıda yükselen kaya mezarlarıyla bir anda bambaşka bir atmosfere geçiyorsunuz. Dalyan’ın güzelliği “acele etmeden” yaşanınca ortaya çıkıyor. Gün içinde İztuzu tarafına uzanabilir, çamur banyosu/kaplıca deneyimi ekleyebilir, akşamüstü de nehir kenarında gün batımını izleyebilirsiniz. Kaunos Antik Kenti de güzelliği ile bambaşka bir yer. Dalyan gezilecek yerler içeriğimi okuyarak Dalyan’ın altını üstüne getirebilirsiniz.
Datça – Muğla

Türkiye’de gezilecek yerler listesi yapıyorsanız Muğla‘nın en güzel ilçelerinden biri olan Datça’yı es geçmeyin derim; çünkü burası “sakinlik” kelimesinin Ege’deki karşılığı gibi. Bir yanda badem ağaçları, bir yanda masmavi koylar… Datça’da tempo yavaşlıyor, insanın omzu düşüyor, nefesi açılıyor. Hani bazı yerler vardır ya, daha ilk gününden “ben buraya tekrar geleceğim” dedirtir; Datça tam olarak öyle.
Datça’nın güzelliği sadece denizinde değil; sokaklarında, küçük esnafında, gün batımında, rüzgârında… İsterseniz koy koy gezip denize doyun, isterseniz Eski Datça tarafında taş evlerin arasında kaybolup bol bol fotoğraf çekin. Bana kalırsa Datça, kalabalıktan uzaklaşıp gerçekten dinlenmek isteyenler için listenin en tatlı duraklarından biri. Datça hakkında detaylı yazılarım aşağıda.
- 22 Maddede Datça Gezilecek Yerler (Haritalı)
- Datça Tekne Turu Tavsiyesi
- 13 Maddede Datça’nın Neyi Meşhur?
- Datça’da Nerede Kalınır?
- Palamutbükü Gezi Rehberi
Göcek – Muğla

Göcek, son yılların en popüler tatil noktası. Göcek’in olayı bence net: koy koy gezmek. Tekne turu yapınca ya da denize açılınca “tamam, burası başka” hissi hemen geliyor. Siz isterseniz marinanın etrafında keyifli bir yürüyüşle günü yumuşak yumuşak geçirirsiniz, isterseniz bir gününüzü tamamen denize ayırırsınız. Göcek, az yorup çok iyi hissettiren yerlerden. Göcek ile ilgili çok detaylı yazılarım mevcut. Aşağıda Göcek gezilecek yerlerden tekne turu tavsiyesine kadar birçok başlık var.
Ölüdeniz – Muğla

Türkiye’de gezilecek yer diyorsak Ölüdeniz bu listede muhakkak olması gereken yerlerin başında geliyor. Ölüdeniz, Türkiye’nin en ikonik duraklarından biri ve boşuna değil: o lagünün rengi gerçekten insanın aklını alıyor. Buraya geldiğinizde yapılacaklar listesi çok net; önce Kumburnu tarafında denize girip o cam gibi suya doyun, sonra sahil boyunca yürüyüp manzarayı sindirin. “Fethiye’de gezilecek yerler” arayan herkesin yolu zaten bir noktada buraya düşüyor; çünkü Ölüdeniz, tek bir plaj değil, başlı başına bir deneyim.
Bir de işin heyecan kısmı var: Babadağ yamaç paraşütü. Ölüdeniz’i yukarıdan görmek, fotoğraftan çok daha etkileyici; insanın içi kıpır kıpır oluyor. Eğer rotanız Muğla-Antalya hattındaysa, Ölüdeniz’i listenize ekleyin; burası “gördüm bitti” değil, “bir daha gelirim” dedirten yerlerden. Gitmeden önce planınızı kolaylaştırmak için aşağıdaki Ölüdeniz Gezilecek Yerler yazıma mutlaka göz atın.
Akdeniz Bölgesi’nde Gezilecek Yerler
Kaş – Antalya

Kaş için söyleyeceğim şu: buraya bir kere gidince insanın aklı kalıyor. Bir adımda karşınıza antik bir iz çıkıyor, bir adım sonra deniz öyle bir mavi oluyor ki “tamam, ben burada kalıyorum” moduna geçiyorsunuz. Antalya’nın bu şirin ilçesi; tarih, doğa ve denizi aynı tabakta sunan nadir yerlerden ve Türkiye’de görülmesi gereken en önemli noktalardan. Aşağıda Kaş ile ilgili içeriklerimizi bulabilirsiniz. Buraya 2-3 gün ayırmanız yeterli olur.
Demre – Antalya

Demre, benim gözümde “taşından toprağından tarih fışkırıyor” cümlesinin vücut bulmuş hali. Demre gezilecek yerler deyince de olay tek bir noktadan ibaret değil; bir yanda antik dünyanın izleri, diğer yanda sakin sahiller ve lagün havası… Üstelik her şey birbirine yakın olduğu için kısa sürede bile çok şey sığdırabiliyorsunuz. Buraya gelince sizi ilk yakalayan yer Myra Antik Kenti oluyor; kaya mezarları ve tiyatrosu gerçekten insanın aklını başından alıyor. Ardından St. Nicholas (Noel Baba) Kilisesi ile bambaşka bir atmosfere geçiyorsunuz. Özetle Demre, Türkiye’de gezilecek en sessiz, sakin ve huzurlu yerlerin başında geliyor.
Aspendos Antik Tiyatrosu – Antalya

Aspendos Antik Tiyatrosu, Antalya’da “antik kent gördüm” çıtasını bir anda yukarı taşıyan yerlerden. Roma döneminden kalan bu dev tiyatro, hem ölçeğiyle hem de günümüze bu kadar sağlam ulaşmasıyla insanı gerçekten şaşırtıyor; sahne binasının detaylarına bakınca emek ve mühendislik resmen gözünüzün önünde. En güzeli de şu: İçeri girince akustiği hemen hissediyorsunuz, fısıltı bile yankılanıyor. Tarih meraklısı olun ya da olmayın, burası Antalya rotasında kısa sürede gezilip “iyi ki geldim” dedirten duraklardan biri.
Yerköprü Şelalesi – Mersin

Yerköprü Şelalesi (Mersin), benim için “yaz sıcağında nefes aldıran kaçış noktası” tanımının tam karşılığı. Yolun sonunda karşınıza çıkan o serin hava, yeşilin tonları ve su sesi daha ilk dakikada modu değiştiriyor. Şelalenin çevresi yürüyüş için de çok keyifli; kısa kısa patikalar, fotoğraf noktaları, gölgede oturup dinleneceğiniz alanlar derken insanın içi açılıyor. Buraya gelirken en iyi zaman bence ilkbahar; su daha coşkulu oluyor, doğa da en canlı halini yaşıyor. Yazın gidecekseniz de öğle sıcağına kalmadan erken saatleri seçin ve kaygan zeminlere karşı dikkatli olun.
Salda Gölü – Burdur

Salda Gölü, Türkiye’de rengiyle insanı ilk bakışta şaşırtan yerlerden. Bembeyaz kıyılarla turkuaz su yan yana gelince ortaya gerçekten kartpostallık bir manzara çıkıyor. Sadece fotoğraf çekip dönmelik değil; çevresinde kısa yürüyüşler yapıp farklı açılardan gölü izlemek de çok keyifli. Gitmek için en ideal dönem ilkbahar ve yaz başı. Bir de Salda hassas bir doğa alanı olduğu için koruma kurallarına uymak, çöp bırakmamak ve çevreyi yormadan gezmek burada en önemli konu.
İç Anadolu Bölgesi’nde Gezilecek Yerler
İç Anadolu bence Türkiye’nin en çok hafife alınan bölgelerinden. Çünkü dışarıdan bakınca bozkır gibi görünüyor ama içine girince bambaşka bir dünya açılıyor: bir yanda binlerce yıllık tarih, bir yanda Anadolu’nun o sakin ama güçlü ruhu… Üstelik yollar genelde rahat; şehirler arası geçişler de çoğu rotaya göre daha pratik.
Burada gezmenin en güzel tarafı şu: aynı seyahatte hem masalsı bir coğrafyayı, hem Cumhuriyet tarihinin en anlamlı duraklarını, hem de kültür-sanat dolu sokakları görebiliyorsunuz. Yani İç Anadolu, sadece bir yere gidip dönmelik değil; teması çok olan bir rota.
Bu bölümde dört güçlü durağı seçtim: Kapadokya ile doğa ve manzara şöleni, Anıtkabir ile duygu ve tarih, Odunpazarı ile sokak sokak keşif, Mevlana ile bambaşka bir atmosfer… Hazırsanız İç Anadolu’nun en sevilen yerlerine tek tek geçelim. 😊
Kapadokya – Nevşehir

Yurt dışında en çok bilinen gezilecek yerimiz neresi deseler sanırım birçok kişi cevap olarak Kapadokya der. Burası insanın aklında yer eden yerlerden. Sadece peri bacaları değil; vadiler, kaya oyma yapılar, gün doğumları… Her şey bir araya gelince ortaya gerçeküstü bir coğrafya çıkıyor. İlk kez gidenler genelde aynı şeyi söylüyor: Fotoğraflarda güzel ama gerçeği daha etkileyici. Burada en keyifli plan, sabah erken saatleri değerlendirmek. Gün doğumu saatleri Kapadokya’nın en büyülü anları; ister manzara izleyin ister balonları seyredin, o sabah havası başka. Gün içinde de vadilerde kısa yürüyüşler, seyir noktaları ve yer altı-kaya oyma duraklarıyla günü dolu dolu geçirirsiniz.
Anıtkabir – Ankara

Anıtkabir, Ankara’ya gittiğinizde mutlaka görmeniz gereken, insana tek adımda ağırlığını hissettiren bir yer. Daha girişten itibaren o geniş alan, düzen ve sessizlik duygusu sizi içine alıyor. Burası sadece bir ziyaret noktası değil; durup düşünmeye, saygıyla iz bırakmaya çağıran bir durak. Ankara rotanız kısıtlıysa bile Anıtkabir için en az yarım gün ayırın; hem sindirerek gezmiş olursunuz hem de şehre başka bir gözle bakmaya başlarsınız.
Eskişehir Odunpazarı Evleri – Eskişehir

Odunpazarı, Eskişehir’in en sevdiğim tarafı çünkü sokak sokak gezdikçe insanın içi açılıyor. Renkli tarihi evler, yokuşlu yollar, küçük dükkanlar… Burası tam bir yavaş gezme bölgesi. Hızlıca bir iki fotoğraf çekip çıkarsanız Odunpazarı’nın ruhunu kaçırırsınız. Eskişehir’e günübirlik gitseniz bile Odunpazarı’nı mutlaka listenize alın. Rahat ayakkabı iyi olur; çünkü sokaklar hem gezdiriyor hem de biraz adım attırıyor. 😊
Mevlana Müzesi – Konya

Konya deyince birçok kişinin aklına ilk Mevlana geliyor ve boşuna değil. Mevlana Müzesi, daha içeri girdiğiniz anda atmosferi değişen, sakinliğiyle insanı yavaşlatan bir yer. Burayı gezmek, sadece bir müze gezisi gibi değil; şehirle bağ kurmanın en güçlü yollarından biri. Müzede en güzel şey, kalabalığın içinde bile insanın kendi alanını bulabilmesi. Detaylara bakınca hem tarihin katmanlarını hem de o dönemin estetik anlayışını görüyorsunuz. Konya rotanızda Mevlana’yı tek başına bırakmayın; çevrede kısa bir yürüyüş, yerel lezzet molası ve merkezde küçük bir turla günü çok güzel tamamlarsınız.
Karadeniz Bölgesi’nde Gezilecek Yerler
Karadeniz deyince benim aklıma ilk gelen şey şu: yeşilin gerçekten bin bir tonu varmış. Bir viraj dönüyorsunuz sis, bir viraj dönüyorsunuz göl, biraz daha gidince yayla… O yüzden Karadeniz gezilecek yerler listesi yaparken “az yazayım” demek çok zor; burası insanı sürekli yeni bir manzaraya çağırıyor.
Bu bölgede tempo biraz doğanın temposu. Hava bir anda değişebilir, güneş açıp beş dakika sonra yağmur başlayabilir; ama inanın bu sürprizler Karadeniz’in güzelliğinin bir parçası. Yanınıza ince bir yağmurluk atın, rahat ayakkabı giyin, gerisini Karadeniz’e bırakın.
Bu bölümde hem doğa hem tarih tarafını dengeli tuttum. Bolu’dan başlayıp Artvin’e uzanan bu duraklar, “Karadeniz’de nereler gezilir?” sorusuna çok güzel bir özet çıkarıyor. Hazırsanız en iyi yerlere tek tek geçelim. 😊
Yedigöller Milli Parkı – Bolu

Yedigöller Milli Parkı (Bolu), doğayla baş başa kalmak isteyenler için Türkiye’nin en güzel kaçış rotalarından biri; birbirine yakın yedi göl, etrafını saran sık orman dokusu ve yürüyüş patikalarıyla her mevsim başka bir yüzünü gösteriyor. En etkileyici dönem genelde sonbahar, çünkü yapraklar sarı-kızıl tonlara dönünce manzara resmen kartpostal oluyor; ilkbaharda ise her yer capcanlı ve su seviyesi daha dolu hissediliyor. Günübirlik de gezebilirsiniz ama zamanınız varsa 1 gece konaklamak ya da kamp yapmak çok daha keyifli
Abant Gölü – Bolu

Abant Gölü, şehirden uzaklaşıp kısa sürede nefes almak isteyenler için dört mevsim iyi gelen bir rota; göl çevresindeki yürüyüş yolu, orman manzarası ve temiz havasıyla tam bir “reset” noktası. İlkbahar ve sonbaharda doğa renk değiştirirken çok keyifli oluyor, kışın ise karla birlikte bambaşka bir atmosfere bürünüyor. Günübirlik gidip göl çevresinde yürüyüş yapabilir, fotoğraf molası verebilir ya da sakin bir kahvaltıyla günü yumuşacık başlatabilirsiniz; özellikle sabah erken saatler kalabalık açısından daha rahat.
Safranbolu – Karabük

Safranbolu, Karadeniz’de sadece doğa değil, tarih de var diyenlerin favorisi. Osmanlı evleri, taş sokaklar, eski çarşı… Birkaç saat yürüyünce bile o dokuyu hissediyorsunuz. Burası hızlıca gezilip çıkılacak bir yer değil; biraz kaybolup sokak aralarına dalmak gerekiyor. Safranbolu’da plan basit: gündüz çarşı ve evler, akşamüstü manzaraya karşı bir mola. Eğer fotoğraf seviyorsanız eliniz sürekli kameraya gidecek; çünkü her köşe ayrı bir kare. Karadeniz gezilecek yerler içinde en ikonik durak kesinlikle burası.
Sümela Manastırı – Trabzon

Karadeniz bölgesinde yer alan Sümela Manastırı, ülkemizin en etkileyici tarihi yapılarından biri. Manastır, 4. yüzyılda inşa edilmiş ve yüzlerce yıl boyunca kullanılmış. Doğal bir mağaranın içinde bulunan manastır, kayalara oyulmuş yapısı ve dış cephesindeki fresklerle insanı büyüleyen cinsten. İç mekanı ise, özellikle ayin yapılması için tasarlanmış. Hıristiyanlık inancı için önemli bir hac yeri olan manastırın bulunduğu bölge, eşsiz bir doğal güzellik sunuyor. Zigana Dağı’nın eteklerinde yer alan manastır, kanyonların arasında bulunan bir vadiye bakıyor. Sümela, hem tarihi hem de doğal güzellikleri ile sizi kendine hayran bırakacak.
Uzungöl – Trabzon

Uzungöl, Karadeniz’in en bilinen duraklarından ama doğru zamanda gidince gerçekten keyifli. Göl çevresinde yürüyüş yapmak, manzara noktalarına çıkmak ve bol bol fotoğraf almak zaten klasik. Ama benim önerim, mümkünse sabah erken saatlerde gölü görün; sisli hali ayrı güzel oluyor. Kalabalık konusu dönemine göre değişiyor; bu yüzden ilkbahar ve sonbahar daha rahat. Eğer yayla havası, serinlik ve doğayla baş başa kalmak istiyorsanız Uzungöl çevresindeki daha sakin noktalara da kısa bir kaçamak yapabilirsiniz.
Borçka Karagöl – Artvin

Türkiye gezilecek yerler listemize Borçka Karagöl ile devam ediyoruz. Karagöl, Artvin’in sayısız doğal güzelliklerden biri. Yüksek dağların arasında yer alan bu doğal göl, yeşil ormanların ortasında saklı bir cennet gibi. Göl çevresinde yürüyüş yapmak, doğal güzellikleri izlemek ve fotoğraf çekmek için harika bir yer. Ayrıca, çevrede birçok doğa yürüyüşü parkurları, kamp alanları ve piknik alanları da bulunuyor. Türkiye’nin en popüler turistik destinasyonlarından biri olan Karagöl, Artvin’de görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Bölgede birçok restoran ve kafe yer alıyor. Konum burada.
Doğu Anadolu Bölgesi’nde Gezilecek Yerler
Doğu Anadolu deyince aklınıza sadece uzak mesafeler gelmesin; burası bence Türkiye’nin en etkileyici manzaralarını ve en güçlü tarih duraklarını barındıran bölgelerden. Havası daha sert, coğrafyası daha keskin ama bir o kadar da çarpıcı. Bu bölgede gezmek, biraz “yol” demek ama o yolun ödülü çok büyük. Bir yanda koca bir gölün ortasında adaya geçiyorsunuz, diğer yanda bir sarayın taş işçiliğine bakıp dakikalarca susuyorsunuz. Bu bölümde Doğu Anadolu’dan iki ikonik durağı seçtim. İlki Van’da göl ve ada keyfi, ikincisi Ağrı’da tarih ve manzaranın birleştiği bir saray. Hazırsanız başlayalım.
Doğu Anadolu’da gezilecek yerler arasına bu 2 yer dışında Ani Harabeleri (Kars), Palandöken Kayak Merkezi (Erzurum), Munzur Vadisi Milli Parkı (Tunceli), Harput Kalesi ve tarihi Harput (Elazığ) ve Ağrı Dağı manzarası-Doğubayazıt çevresi (Ağrı) gibi yerleri de ekleyebilirsiniz.
Van Gölü & Akdamar Adası – Van

Van Gölü’nü ilk gördüğünüz an, insanın içinden istemsizce vay be geçiyor. Türkiye’nin en büyük gölü olmasının hakkını veriyor; hem uçsuz bucaksız bir manzara hem de kendine has o mavi tonu var. Van’da hava temiz, ışık güzel; göl kıyısında yürümek bile başlı başına terapi gibi. Akdamar Adası ise bu deneyimi bir üst seviyeye taşıyor. Tekneyle adaya geçmek zaten ayrı bir keyif; adada yürüdükçe hem manzaraya doyuyorsunuz hem de Akdamar Kilisesi gibi çok özel bir tarihi yapıyla karşılaşıyorsunuz. İlkbaharda ada daha yeşil ve canlı, yazın da göl kenarı planı çok rahat ilerliyor. Van rotası yapıyorsanız buraya mutlaka 1 gün ayırın; hem doğa hem tarih aynı yerde çok güzel birleşiyor.
İshak Paşa Sarayı – Ağrı (Doğubayazıt)

İshak Paşa Sarayı, Doğubayazıt’ta daha uzaktan görünürken bile insanı etkileyen, yaklaşınca da detaylarıyla hayran bırakan bir yer. Yüksek bir noktaya kurulmuş; o yüzden hem sarayın ihtişamı hem de çevredeki dağ manzarası birlikte geliyor. Avlular, taş işçiliği, kapılar… Her köşede ayrı bir emek var ve gezerken sürekli durup bakmak istiyorsunuz. Burası Türkiye’nin en önemli tarihi yerlerinden. Doğu Anadolu planınız olacaksa burayı görmenizi tavsiye ederim.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Gezilecek Yerler
Güneydoğu Anadolu, benim gözümde Türkiye’nin en özel bölgelerinden. Çünkü burada gezerken sadece manzara görmüyorsunuz; kültür, tarih ve lezzet aynı anda üstünüze geliyor. Bir sokakta taş işçiliğine bakarken büyüleniyorsunuz, birkaç adım sonra bir avludan müzik yükseliyor, sonra da kendinizi uzun bir sofranın başında buluyorsunuz. Bu bölümde üç ikonik durakla gidiyoruz: Mardin Eski Şehir ile taş sokaklar ve manzara, Göbeklitepe ile insanlık tarihine ters köşe, Nemrut Dağı ile gün doğumu-gün batımı efsanesi.
Mardin Eski Şehir – Mardin

Mezopotamya’nın mistik şehri Mardin tarihiyle, doğasıyla, gizemli havası ve kültürüyle büyüleyici bir şehir. Çocukluğumun bir kısmını geçirdiğim Mardin benim için oldukça özel bir yer. Farklı kültürlerin bir arada yaşadığı Mardin, çağlar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış. Güneydoğu’da önemli bir şehrimiz olan Mardin’in büyük bir turizm potansiyeli var. Burayı yazın aşırı sıcaklardan kaçıp, bahar aylarında gezmek çok daha mantıklı.
Mardin’de Gezilecek Önemli Yerler
- Deyrulzafaran Manastırı
- Zinciriye Medresesi
- Kasımiye Medresesi
- Mardin Müzesi
- Eski Mardin
- Mardin Kalesi
- Mor Gabriel Manastırı
- Dara Antik Kenti
Mardin’e gittiğinizde yapmanız gereken şeylerden biri de burada akşamları düzenlenen sıra gecelerine katılmak olmalı. Detayları Mardin sıra gecesi başlıklı yazımda bulabilirsiniz. Ömrü hayatınızda 1 kere de olsa Mardin’e yolunuzu düşürün.😊
Göbeklitepe – Şanlıurfa

Göbeklitepe, Şanlıurfa’da insanın aklını başından alan bir durak. Çünkü burası “tarih” dediğimiz şeyi bildiğiniz yerden alıp başka bir yere koyuyor: binlerce yıl öncesine uzanan T biçimli dev taşlar, üzerlerindeki hayvan kabartmaları ve alanın yarattığı atmosfer… Gezmesi uzun sürmüyor ama etkisi uzun sürüyor. Burası bana göre Türkiye’de gezilecek en önemli yerler arasında.
Göbeklitepe’den çıkınca Urfa’yı yarım bırakmak olmaz; şehir zaten başlı başına bir deneyim. Gündüz tarihe doydunuz ya, akşamı da Urfa’nın en güzel tarafına bağlayın: Urfa sıra geceleri. Müzik, sohbet, yöresel lezzetler derken gün bir anda bambaşka bir havaya giriyor; hem kültürü yaşıyorsunuz hem de Urfa’nın enerjisini tam anlamıyla hissediyorsunuz. Detaylar için ben burada Urfa sıra geceleri yazıma bakabilirsiniz.
Nemrut Dağı – Adıyaman

Nemrut Dağı, Türkiye’de bir kez bile olsa yaşanması gereken deneyimlerden. Asıl olay, zirvede gün doğumu ya da gün batımı yakalamak. O an manzara, heykeller ve hava birleşince ortaya çok unutulmaz bir atmosfer çıkıyor; fotoğraf kısmı zaten garanti. Buraya gelirken hazırlıklı olun: zirvede rüzgâr sert olabiliyor, hava yazın bile serinleyebiliyor. O yüzden kat kat giyinmek ve rahat ayakkabı seçmek önemli. Eğer programınız uyarsa gün doğumu daha sakin, gün batımı ise daha dramatik bir ışık veriyor.
Türkiye’de Gezilecek Yerler İçin En İyi Zaman
Türkiye’de gezilecek yerler için en iyi zaman aslında sizin rotanıza bağlı ama genel kural çok net: Türkiye’yi en rahat gezdiren dönemler ilkbahar (Nisan, Mayıs, Haziran başı) ve sonbahar (Eylül-Ekim). Hava ne bunaltıyor ne üşütüyor, kalabalıklar yaz kadar yoğun olmuyor, şehir gezileri de doğa rotaları da daha keyifli akıyor.
Eğer planınız deniz tatili ise en tatlı aralık bence Haziran ve Eylül. Deniz keyfi devam ediyor ama Temmuz-Ağustos’un o aşırı kalabalığı ve sıcağı biraz daha hafifliyor. Temmuz-Ağustos tabii ki en hareketli sezon; özellikle Ege-Akdeniz’de fiyatlar yükseliyor, popüler koylarda kalabalık kaçınılmaz oluyor. Bu dönemde erken rezervasyon ve sabah erken saat taktiği hayat kurtarıyor.
Tarih ve şehir gezisi sevenler için ise yine en iyi dönem bahar ve sonbahar. İstanbul, Mardin, Şanlıurfa gibi şehirlerde yaz sıcağı zorlayabiliyor; kışın da yağış ve rüzgâr planı etkileyebiliyor. Karadeniz tarafında ise doğa en güzel halini genelde Mayıs-Haziran ve Eylül döneminde gösteriyor; ama her an yağmur sürprizi olabileceğini bilmeniz lazım.
Özetle: Türkiye genelinde “en konforlu” dönem Nisan-Mayıs ile Eylül-Ekim; deniz odaklıysanız Haziran ve Eylül; kış deneyimi istiyorsanız Aralık-Şubat (kayak ve kar rotaları) en doğru zaman.
Türkiye’de Gezilecek Yerler İçin Kaç Gün Gerekir?
Türkiye’de gezilecek yerler için kaç gün gerekir sorusunun tek bir doğru cevabı yok; çünkü bu tamamen tempo, ilgi alanı ve ulaşım şeklinize bağlı. Ama şunu net söyleyebilirim: Türkiye öyle bir ülke ki 3 günde de harika bir tat alırsınız, 15 günde de doyamazsınız. En mantıklısı önce “ne istiyorum” demek: şehir gezisi mi, deniz mi, tarih mi, doğa mı, yoksa hepsinden biraz mı?
Vaktiniz kısıtlıysa moral bozmayın. 3-4 gün için en iyi plan, tek şehir ya da tek odaklı bir rota seçmek. 7-10 gün arası ise bence en tatlı aralık; bir bölgeyi sindirerek gezebilir, hem gezip hem de dinlenebilirsiniz. 10 günün üstü artık rotayı büyütmeye başlar; iki bölgeyi birleştirmek (ör. Ege + Akdeniz gibi) daha rahat olur.
Türkiye’yi “tam gezeyim” derseniz gerçekçi süre 30-40 gün bandına çıkar. Çünkü her bölgenin kendi içinde ayrı bir dünyası var ve şehirler arası mesafeler de ciddi. O yüzden ben genelde şunu öneriyorum: Türkiye’yi tek seferde bitirmeye çalışmak yerine bölge bölge gezmek hem daha keyifli hem de daha gerçekçi.
| Süre | En iyi yaklaşım | Örnek plan |
|---|---|---|
| 3-4 gün | Tek şehir / tek tema | İstanbul şehir-tarih / Kapadokya vadiler |
| 5-7 gün | 1 bölge, rahat tempo | Ege kıyıları veya Karadeniz kısa doğa rotası |
| 7-10 gün | 1 bölge + çevre | Ege: İzmir-Efes-Pamukkale + sahil / Akdeniz: Kaş-Demre-Kekova |
| 10-14 gün | 2 bölge kombosu | Ege + Akdeniz ya da İstanbul + Kapadokya |
| 20-30+ gün | Büyük Türkiye turu | Bölge bölge, durak durak geniş rota |
Sık Sorulan Sorular
Türkiye’de ilk kez gezecekler için en iyi rota hangisi?
İlk kez gelenler için en risksiz ve en dolu rota İstanbul + Kapadokya + Pamukkale/Efes üçlüsü. İstanbul’da tarih-şehir kültürü, Kapadokya’da masalsı coğrafya, Pamukkale/Efes tarafında da hem doğa hem antik kent deneyimi alırsınız. Süreniz 7-10 günse bu rota, Türkiye’yi “tek seferde en iyi özetleyen” seçeneklerden.
Türkiye’de en bütçe dostu gezilecek şehirler hangileri?
Bütçe dostu seçeneklerde kriter şu: yeme-içme uygun, ulaşım kolay, ücretsiz/az ücretli gezi çok. Bu açıdan Eskişehir, Konya, Şanlıurfa, Mardin ve Denizli (Pamukkale çevresi) genelde daha hesaplı ilerler. En büyük tasarruf kalemi konaklama olduğu için, pahalı sezondan kaçıp ilkbahar ve sonbaharı seçmeniz bütçeyi ciddi rahatlatır.
Arabayla mı yoksa toplu taşımayla mı gezmek daha mantıklı?
Rota tipine göre değişir: şehir odaklı gezi yapacaksanız toplu taşıma daha mantıklı (ör. İstanbul, Ankara, Eskişehir, Konya). Ama koy-köy-doğa ağırlıklı gidiyorsanız araba büyük avantaj sağlar (ör. Kaş-Demre, Datça, Göcek, Dalyan, Karadeniz yaylaları). Karma plan için en iyi yöntem: Büyük şehirlerde toplu taşıma, sahil/doğa bölgelerinde 1-3 gün araç kiralama.
Türkiye’de çocuklu aileler için en uygun rotalar hangileri?
Çocuklu aileler için ideal rota; kısa transfer, kolay yürüyüş, fazla yokuş yok ve aktivite çeşitliliği olan yerlerdir. Bu yüzden İstanbul (müze + park), Kapadokya (vadi yürüyüşleri kısa parkur), Pamukkale (traverten + antik kent) ve Bolu (Abant/Yedigöller) aileler için çok iyi çalışır. Yazın deniz odaklı düşünüyorsanız Ölüdeniz ve çevresi de aile dostu seçenekler arasında.
Türkiye’de deniz tatili mi kültür rotası mı: hangisi nerede daha iyi?
Deniz tatili için en güçlü bölgeler Ege ve Akdeniz: Bodrum, Datça, Göcek, Ölüdeniz, Kaş gibi duraklar deniz-koy konusunda zirve. Kültür ve tarih içinse İstanbul, İzmir (Efes), Denizli (Hierapolis/Pamukkale), Şanlıurfa (Göbeklitepe) ve Mardin öne çıkar. En iyi kombin: 7-10 günde önce kültür, sonra deniz; hem gezi hem dinlenme dengelenir.
Türkiye’de kalabalıktan kaçmak isteyenler nerelere gitmeli?
Kalabalıktan kaçmanın en iyi yolu iki şey: doğru sezon ve doğru saat. Sezon olarak Nisan-Mayıs ve Eylül-Ekim çok rahat; yazın gidecekseniz de sabah erken saatleri seçin. Rota önerisi olarak İğneada Longoz Ormanları, Borçka Karagöl, Datça ve Dalyan gibi daha sakin hissi veren yerler iyi seçeneklerdir. Ayrıca popüler yerlerde bile merkez yerine yakın çevre koylar ve patikalar kalabalığı ciddi azaltır.
Türkiye’de Gezilecek Yerler listesi öyle bir liste ki, bir yerin altını çiziyorsunuz, hemen yanına üç yer daha ekleniyor. 😊 Bu yazıda bölge bölge en güzel durakları bir araya getirip haritalı şekilde toparladım ki, siz de kendi zevkinize ve zamanınıza göre rotanızı kolayca çıkarın. İster tarih peşinde koşun ister denize kaçın, ister doğada nefes alın… Türkiye her seferinde başka bir yüzünü gösteriyor. Şimdi sıra sizde: Bu listeden ilk nereye gitmek istersiniz, yorumlara yazın; ben de yeni rotalar için notumu alayım.
Kaynakça:
- https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/istanbul/gezilecekyer/ayasofya-muzesi
- https://muze.gov.tr/muze-detay?DistId=SGT&SectionId=SGT01
- https://muze.gov.tr/muze-detay?DistId=EFS&SectionId=EFS01
- https://muze.gov.tr/muze-detay?DistId=PMK&SectionId=PMK01
- https://muze.gov.tr/muze-detay?DistId=GRM&SectionId=GRM01
- https://muze.gov.tr/muze-detay?DistId=MRK&SectionId=SML01
- https://adiyaman.ktb.gov.tr/TR-61371/nemrut-dagi-oren-yeri.html
- https://saldagolu.gov.tr/saldagolu/