
Kaş Gezilecek Yerler: Görmeniz Gereken 18+1 Yer (Haritalı)
Bir yer düşünün toprağından tarih, koylarından masmavi güzellik fışkırıyor. Adım atıyorsunuz karşınızda bir antik kalıntı, koy ve plajlarına bakıyorsunuz deniz efsane güzelliği ile sizi karşılıyor. Evet malumunuz Antalya’nın Kaş ilçesinden bahsediyorum. Kaş’a geldiğinizde şunu sorguluyorsunuz “ben neden Kaş’ta doğmamışım, ailem neden Kaşlı değil” kafasına giriyorsunuz. 😃 Gerçekten Kaş’ta doğup büyüyen insanları gördükçe kendinizi gariban hissediyorsunuz. 😃 Abartma diyebilirsiniz ama Kaş’ı gidin görün dediğimi anlarsınız.
Kaş’a bir çok kez gitme fırsatı bulmuştuk ama bu sefer hadi gidelim de şu Kaş’ı adım adım, koy koy keşfedelim dedik ve yola çıktık. Kapsamlı bir Kaş gezi planı hazırladık. Çünkü sizlere nokta atışı öneriler ve tavsiyeler vermemiz şart. Dolayısıyla dersimize iyi çalıştık. Gittik, gördük ve tecrübelerimizle heybemizi doldurduk ve geri döndük. Kaş’a tatil planlıyorsanız kağıt kalem alın ve yazımızı iyi okuyun. Sizi sağlam, sade ve güzel ipuçlarıyla dolu bir Kaş gezilecek yerler içeriği bekliyor. Bu içerikte Kaş’ın doğal ve tarihi güzelliklerini tek tek beraber gezeceğiz.
Detaylara geçmeden önce aşağıya Kaş’a oldukça yakın konumda olan Antalya ve Muğla’nın kıymetleri ilçeleri Fethiye, Seydikemer, Demre ve Finike hakkında yazdığımız ve tecrübelerimizle sabit içeriklerimize göz atmayı unutmayın. Belki seyahatinize bu ilçelerden birini de ekleyebilirsiniz. Ayrıca Kaş’ta ben nerede denize girmeliyim derseniz Kaş plajları ve koyları yazım imdadınıza yetişecektir.
- Demre Gezilecek Yerler
- Finike Gezilecek Yerler
- Fethiye Gezilecek Yerler
- Ölüdeniz Gezilecek Yerler
- Seydikemer Gezilecek Yerler

Son olarak Kaş gezilecek yerler yazımı 2 ana başlık şeklinde yazacağım. Bunlar: Kaş merkez gezilecek yerler ve Kaş çevresinden gezilecek yerler. Kaş hakkında yazılan bir çok içerik bu ayrımı yapmadığından ciddi bir kafa karışıklığı oluşuyor. Dolayısıyla güzel bir gezi planı çıkarmanız için bu ayrımı iyi yapmaya çalıştım. Siz de ona göre güzel bir Kaş gezi planı çıkarırsınız. Herhangi bir sorunuz olursa muhakkak en alta yorum bırakın hemen dönüş sağlarım.📌
Kaş Gezilecek Yerler Haritası
Kaş Gezilecek Yerler Haritası (Numaralar üstüne tıklayabilirsiniz. Sıralama aşağıda. Kaş merkez gezilecek yerler mavi numaralı yerlerden, Kaş çevresi gezilecek yerler bordo renkli numaralardan oluşuyor.)
Kaş Merkez Gezilecek Yerler
- Uzun Çarşı
- Kral Mezarı
- Aslanlı Mezar
- Antiphellos Antik Kenti
- Küçük Çakıl Plajı
- Büyük Çakıl Plajı
- Çukurbağ Yarımadası
- Kaş Marina
- Uyuyan Dev
Kaş Çevresi Gezilecek Yerler Listesi
- Kaputaş Plajı
- Kalkan
- Patara Antik Kenti
- Saklıkent Milli Parkı
- Xanthos Antik Kenti
- Letoon Kutsal Alanı
- Üçağız (Kekova)
- Kyaneai Ören Yeri
- Demre
- Meis Adası (Bonus)
Kaş Gezi Planı

İyi bir Kaş gezi planı nasıl olmalı? Bu sorunun cevabı tamamen sizin bu bölgeye ayıracağınız süreye ve bütçenize bağlı. Kaş merkez uzun uzadıya zaman geçireceğiniz bir yer değil. Bana göre Kaş’a 3 gün ayırmanız yeterli olur diye düşünüyorum. Bu 3 günde Kaş’ta bol bol denize girip merkezi güzelce keşfedebilirsiniz. 3 gün Kaş için fazlasıyla yeterli bir süre. Hatta 2 tam günde bile hızlı olmak koşuluyla Kaş’ı genel hatlarıyla keşfedebilirsiniz. 3 günden fazla vaktiniz varsa Kaş’ın yanına Fethiye ya da Demre ilçelerini ekleyebilirsiniz.
Yukarıdaki sıralamaya göre şimdi genel bir gezi planı hazırlayalım. Kaş merkezi 1 ya da 1,5 günde gezebilirsiniz. Özellikle kaş sokaklarının ışıltılı olduğu akşam saatlerinde Uzun Çarşı, Kral Mezarı ve Aslanlı Mezar bölgesini gezmenizi öneririm. Bunun dışında merkezde kalan diğer yerleri denize girmek için tercih edebilirsiniz. Deniz için özellikle bizim çok sevdiğimiz Çukurbağ Yarımadası hedefinizde olsun. Kaş plajları yazımda denize girilecek yerleri detaylıca bulabilirsiniz. Bir de şunu belirteyim; Kaş merkez yolları çok yokuş. Araba kullanırken bu durum aklınızda bulunsun.
Kaş’ta daha fazla süreniz varsa ve hiç görmediyseniz Fethiye bölgesini eğer burayı gördüyseniz de Demre-Finike tarafını gezi planınıza eklemenizi öneririm. Bu bölgeler başlı başlına keşfedilmesi gereken yerler. Hele Fethiye bizim en sevdiğimiz yerler arasında. Fethiye’ye gidecekseniz de Saklıkent Kanyonu ve Ölüdeniz tarafı önceliğiniz olsun.
Gezi planı için bir kaç hususu da ekleyip listemize geçelim. Kaş’ta deniz odaklı bir seyahat planlıyorsanız 1 gün de olsa Kaş tekne turuna çıkın derim. Bu tur ile Kekova ve Kaş bölgesinde yer alan az bilinen koyları keşfedebilirsiniz. Bu tur için günübirlik tekne turlarını tercih edebilirsiniz. Yok ben mavi aşığıyım derseniz konaklamalı tekne turları da bir diğer alternatif. Ben Kaş’a sürekli gidiyorum farklı nereyi görebilirim derseniz de Meis Adası‘nı tavsiye edebilirim. Tabi bunun için ya Schengen vizesi ya kapı vizesi ya da yeşil pasaportunuzun olması lazım. Kaş’a çok yakın olan bu adayı alternatif gezi noktası olarak değerlendirebilirsiniz.
Kaş Merkez Gezilecek Yerler
Uzun Çarşı

Kaş merkezde ne yapılır ya da Kaş’ta akşam nereler gezilir sorusunun cevabı Uzun Çarşı’dan geçiyor. Burası Kaş’ın en popüler yeri. Kaş’a gelip burayı görmeden dönmek olmaz. Kaş’ın kalbi diyebileceğimiz Uzun Çarşı, begonvillerle süslü dar sokakları ve renkli dükkanları ile çok tatlı bir yer. Eminim çok seveceksiniz.
Çarşıda, hediyelik eşya dükkanlarından butik kafelere, yerel lezzet duraklarından el işi ürün satan tezgahlara kadar her şey var. Özellikle akşamları burayı eminim çok beğeneceksiniz. Ancak otopark sorunu buranın en önemli problemi. Araç park yeri için Belediye’ye ait merkezdeki otoparkı kullanmanızı öneririz. Biz burayı kullandık. Konumu burada.
Akşam saatlerinde çarşı daha hareketli ve renkli. Gündüz mümkünse burayı gezmeyin çünkü sıcaktan bunalabilirsiniz. Şimdi Kaş Uzun Çarşı’da ne yapmanız lazım aşağıda tek tek anlatacağım. Gelmişken bunları muhakkak burada yapmaya çalışın.
Kaş Uzun Çarşı’da Ne Yapmalısınız?
- Yürüyüş Yapın: Begonvillerle süslü dar sokaklarda keyifli bir gezinti yaparak çarşının renkli atmosferini keşfedin.
- Hediyelik Eşya Alışverişi Yapın: El işi ürünler, yerel tasarımlar ve butik dükkanlardan özgün hediyelikler satın alın.
- Yerel Lezzetleri Deneyin: Çarşıda çok güzel mekanlar var. Bir akşam yemeği keyfini burada yapabilirsiniz.
- Buzlu Badem Keyfi: Sıcak bir günde serinlemek için çarşıda satılan meşhur buzlu bademi deneyin.
- Kral Mezarı’nı Ziyaret Edin: Çarşının yukarısında yer alan tarihi kral mezarını görün.
- Akşam Gezintisi Planlayın: Çarşının daha hareketli ve renkli olduğu akşam saatlerinde çarşıyı gezin.
- Fotoğraf Çekin: Rengarenk sokaklar ve begonvilli evler eşliğinde güzel kareler yakalayın.
- Tava Dondurma Tadın: Sahil kısmında sunulan tava dondurmayı deneyin. Kaş’ın tava dondurması meşhur.
Kral Mezarı

Dedim ya Kaş’ın her yeri tarih. İşte bunun en güzel örneği Kral Mezarı. Kaş’ın tam kalbinde, Uzun Çarşı’nın taş sokaklarında yükselen Kral Mezarı, diğer adıyla Aslanlı Lahit, Likya uygarlığının izlerini taşıyan çok güzel bir tarihi eser. M.Ö. 4. yüzyılda yapıldığı düşünülen bu lahit, tek parça devasa taş bloklardan inşa edilmiş ve kapak kısmındaki karşılıklı iki aslan başı kabartmalarıyla dikkat çekiyor. Üzerindeki sekiz satırlık Likçe yazıtlar, dönemin gizemini koruyor; mezarın kime ait olduğu bilinmese de önemli bir yönetici veya kral için yapıldığı düşünülüyor. Kaş’ın begonvillerle süslü sokaklarında gezerken aniden karşınıza çıkan bu anıt Kaş’ta görmeniz gereken tarihi eserlerden sadece biri.
Mezara çarşı içinde kolayca ulaşabilirsiniz . Özellikle lahit üzerinde yer alan aslan figürlerine dikkat etmenizi öneririz. Sadece mezarın çevresinin çöplerle dolu olması ne yazık ki tarihi eserlere veremediğimiz önemi gösteriyor. Yine de, Kaş’a gelip bu tarihi mezarı görmeden dönmeyin. Konum burada.
Aslanlı Mezar
Yine Kaş’ın tam merkezinde, Uzun Çarşı’da yer alan Aslanlı Lahit (Kral Mezarı), Kaş’ın simgesi haline gelmiş bir Likya anıtı. Burayı hızlıca gör geç yapın yeter. M.Ö. 4. yüzyıla tarihlenen bu anıt lahit, üç bölümden oluşuyor: yaklaşık 1,5 metre yüksekliğinde alt mezar odası (Hyposorium), onun üzerinde tek parça taştan oyulmuş düz tavan ve en üstte de sivri kemerli taş kapak. Kapak kısmı dört panele ayrılmış ve iki panelde ayakta duran insan figürleri kabartmalar halinde işlenmiş. 🏛️
Üzerindeki aslan kabartmalarıyla ismini alan bu anıt mezar, sadece bir lahit değil; Kaş’ın tarihi belleğinin en önemli parçalarından biri. Kaş’a geldiğinizde turkuaz denize girmeden önce buraya mutlaka bir uğrayın. Zaten konumu tam Kaş’ın merkezinde yer alıyor. İstemesenizde burayı göreceksiniz.😃 Konum burada.
İpucu: Ben buraya detaylı yazmadım ama Kaş kültür hayatına şahit olmak isterseniz lahite yakın konumda yer alan Kaş Kültür Evi‘ni de ziyaret edebilirsiniz.
Antiphellos Antik Kenti

Antiphellos Antik Kenti, Kaş’ın Çukurbağ Yarımadası’nda yer alan oldukça mütevazi bir antik kent. Aslında Phellos Antik Kenti’nin kıyıya kurulmuş bir uzantısı olan Antiphellos, zamanla ticaretin ve yaşamın merkezi haline gelmiş. Bugün geriye kalan en görkemli yapı ise hiç şüphesiz denize bakan antik tiyatro. Yaklaşık 3 bin kişilik kapasitesiyle M.Ö. 3. yüzyılda inşa edilmiş bu tiyatro, Türkiye’de denize bakan antik tiyatrolardan biri olma özelliğini taşıyor. Gündüz ayrı, ama özellikle gün batımında taşlara oturup Akdeniz’in mavisine karşı gökyüzünün kızıllığını izlemek, insana mutluluk hormonu salgılattırıyor. 🌅
Antik kente giriş ücretsiz, kapıda ne gişe var ne de saat sınırlaması. İstediğiniz zaman uğrayabilir, lahitleri, kaya mezarlarını görebilir, tiyatro basamaklarına oturup ister gitar çalan gençlerin şarkılarına eşlik edebilir ister Meis Adası manzarasına dalıp gidebilirsiniz. Bazen açık hava film gösterimleri ya da konserler de düzenleniyor; yani Antiphellos hâlâ yaşayan bir sahne. Kaş’ın kalbinde hem tarihle hem denizle iç içe bir deneyim yaşamak istiyorsanız listenizin başına mutlaka ekleyin.
👉 Küçük bir tüyo: Akşamüstü yanınıza biraz atıştırmalık alın, taşlara kurulun ve Kaş’taki en büyüleyici gün batımlarından birine tanıklık edin. Cukurbağ Yarımadası tarafında yer alan antik kentin konumu burada.
Küçük Çakıl Plajı

Kaş merkezde denize girmek isteyenler hemen kendini adı ile müsemma Küçük Çakıl Plajı’na atabilir. Burası alan olarak oldukça küçük bir plaj. Yazın çok kalabalık olabiliyor. Kalabalık olsa da denizin turkuaz rengi, içinden çıkan kaynak suyunun serinliği ve merkeze yürüme mesafesinde olması burayı oldukça cazip kılıyor.
Deniz suyu ilk başta ılık gibi hissettiriyor ama kayaların altından çıkan tatlı su kaynakları sayesinde bir anda su buz kesiliyor. Yani hem sıcak hem soğuk; tam bir termal şok terapisi! 🥶🔥 Sabahın erken saatlerinde (özellikle 07:00 gibi) gelirseniz burası adeta sizin özel koyunuz oluyor. Gün ilerledikçe kalabalık artıyor; zaten küçücük bir plaj olduğundan 10-15 kişiyle bile “doldu taştı” moduna geçiyor. Ama üzülmeyin, hemen yanındaki kayalıklardan denize atlayıp daha ferah bir yüzme keyfi yaşayabilirsiniz.
Plaj ücretsiz ve halka açık, bu da cazibesini iyice artırıyor. Çevrede şezlong ve şemsiye kiralayabileceğiniz işletmeler var ama çoğu kişi kendi kamp sandalyesini, marketten aldığı içecek ve atıştırmalıklarıyla buraya geliyor. Hem hesaplı hem de samimi bir ortam. İlla işletme olsun derseniz bu plaja inen yoldan devam ederseniz bir sürü işletme görebilirsiniz.
👉 İpucu: Bu plaj yazın yüksek sezonda gidilecek gibi değil. Çünkü çok kalabalık. Yaz dışında alternatifiniz varsa ne ala yoksa da muhakkak sabah erken saatlerde ya gün batımında burayı ziyaret edin.
Büyük Çakıl Plajı

Kaş gezilecek yerler arasında buz gibi sürprizleriyle öne çıkan Büyük Çakıl Plajı’na hazır olun! ❄️ Merkeze sadece 2 km uzaklıktaki bu plaj, sahili süsleyen iri taşlarla adeta “doğal masaj” hizmeti veriyor. Bu plaj sonrası Tayland’da ayak masajı yaptırmışsınız gibi oluyor. 😂
Denizin en efsane yanı mı? Altından çıkan tatlı su kaynakları sayesinde su bir anda klimalı havuz moduna geçiyor. Yaz sıcağında serinlemek isteyenler için birebir! Sabah saatlerinde aileler çocuklarıyla huzurla denize girerken, öğleden sonra dalgalar sahneyi biraz daha hareketli hale getiriyor. Plajın çevresinde şezlong-şemsiye kiralayabileceğiniz işletmeler var; bir de balık restoranları var ki, denizden çıkıp taze balık yemek gibisi yok. Fiyatlar da Kaş merkezine göre daha makul.
👉 Küçük Çakıl mı, Büyük Çakıl mı derseniz, gönlümüz biraz daha Büyük Çakıl’dan yana… Ama ikisini de deneyin, kıyaslamayı kendiniz yapın! Konum burada.
Çukurbağ Yarımadası

Kaş’a kuşbakışı baktığınızda Meis Adası’na doğru çizme gibi uzanan yer var ya işte orası Çukurbağ Yarımadası. Yarımada, Kaş’ın merkezine oldukça yakın konumda yer alıyor. Burada gezilecek yerlerden öte deniz odaklı bir gezi planlamalısınız. Kaş merkezde bize göre en güzel deniz burada. Hem plajlar güzel hem de plajlardaki işletmeler oldukça başarılı.
Bu yarımadada lüks otellerin yanı sıra butik işletmeler de var ama asıl cazibesi gün batımında ortaya çıkıyor. Akşam kızıllığında denizle gökyüzü birleşiyor, manzara kartpostallık oluyor. Kaş’ta biraz sakinlik, biraz da denizle baş başa kalmak isterseniz kesinlikle buraya uğrayın. Aşağıda da burada denize girebileceğiniz yerler mevcut. Favorimiz Hidayet Koyu. Çukurbağ Yarımadası’nın konumu burada.
Çukurbağ Yarımadası’nda Denize Girebileceğiniz Yerler:
- İnceboğaz Plajı (2 taraflı)
- Hidayet Koyu
- Kaş Belediyesi Halk Plajı
- Kadınlar Plajı
Kaş Marina

Kaş gezilecek yerler arasında “lüks ama samimi” bir havasıyla öne çıkan Kaş Marina, oldukça şık ve güzel bir yer. Burada ilk dikkatimizi çeken şey temizlik oldu. Marinada her yer tertemiz, düzenli ve şık; öyle ki tuvaletler bile kartlı girişle çalışıyor. (Yani “kartınız yoksa giriş yok” sistemi var, tam VIP tuvalet deneyimi! 😅)
Marina içinde marketinden restoranına kadar bir çok yer var ama alışveriş için diğer gördüğümüz marinalara göre çok yetersiz. Denizi pırıl pırıl ama ne yazık ki yüzme alanı yok, bu yüzden tekneler dışında “hadi suya atlayalım” şansı bulamıyorsunuz. Yine de yürüyüş yolları, akşam serinliğinde banklara oturup manzaranın tadını çıkarmak için harika. Biz buraya gün batımına doğru gittik ve harika bir manzara karşıladı bizi.
Kaş Marina, sadece yat sahiplerinin değil, Kaş’ta dolaşan herkesin uğrayabileceği bir yer. Hem şık hem huzurlu hem modern hem de manzarasıyla burayı görün derim. Marinanın haritadaki konumu burada.
Uyuyan Dev

Kaş merkez gezilecek yerler arasında en maceralı noktalardan biri de hiç şüphesiz Uyuyan Dev. İsmiyle merak uyandıran bu tepe, aslında Kaş’ı kucaklayan devasa bir silueti andırıyor. Yukarı çıktığınızda manzara oldukça büyüleyici ama yol biraz “off-road” tadında! Hatchback ile giderseniz kendinizi Dakar Rallisi’nde sanabilirsiniz.😁 En mantıklısı, aracı güvenli bir noktada bırakıp kısa patika yolu yürümek. Yanınıza mutlaka su alın, dikenlere karşı da uzun kıyafet giyin.
Tepeye vardığınızda Kaş ayaklarınızın altında. Denizin mavisi, yemyeşil doğa ve uzakta Meis Adası’nın manzarası birleşince tam bir görsel şölen ortaya çıkıyor. Buradan Çukurbağ Yarımadası’nı çok iyi görebiliyorsunuz. Sabah erken saatlerde ya da gün batımında gitmek en keyiflisi. Hatta yanınıza kahve termosu alıp, ağaçların gölgesinde bu manzarayı izlemek oldukça güzel olur. Kısacası, biraz zahmetli ama kesinlikle unutulmaz bir deneyim. Aracınıza güveniyorsanız sizi konuma alalım.😊 Ha bir de buranın bir efsanesi var. Efsane aşağıda.
Uyuyan Dev Efsanesi: Kaş’ın sahil kasabasının ardında yükselen o heybetli dağa dikkatle baktığınızda, sanki gökyüzüne uzanmış devasa bir erkeğin siluetini görürsünüz. Doruklarda uzanan bu dev, yüzyıllardır derin bir uykudadır. Gözleri kapalı, huzurla dinlenir; sanki rüyalarında maviyle, denizle, aşkla buluşuyordur. İşte Kaş’ın sırrı da burada saklıdır.
Ama bu hikâyenin yalnızca yarısıdır. Diğer yarısı ise, karşı kıyıda, Meis Adası’nın kayalıklarında gizlidir. Orada da dev bir kadın yatar. Kaş ve Meis, efsanelerde adı geçen iki aşıktır aslında. Aralarına deniz girmiştir ama kalpleri hep birbirine bağlıdır. Onların hikâyesi, denizin maviliğiyle örülmüş bir masal gibidir.
Derler ki, deniz suyunun tuzlu dokunuşu bir gün onları uyandıracak. O an geldiğinde, devler gözlerini açıp birbirine kavuşacak. Kollarını birbirine doladıklarında, aşkın ateşi gökyüzünü bile ısıtacak. Dalga sesleri bu kavuşmaya eşlik edecek, Akdeniz’in rüzgârı onların aşkını sonsuza kadar fısıldayacak.
Kaş Çevresinde Gezilecek Yerler
Kaputaş Plajı

İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyükşehirlerden Kaş’a giderken yol üstünde görebileceğiniz en güzel manzara noktası Kaputaş Plajı‘dır. Burası Kaş’ın en popüler yeri. Manzara açısından mı evet fakat denize girilecek yer açısından cevap hayır. Kaputaş Plajı denizi yüzmek için güzel diyen bu işten anlamıyordur. Tabi dalgalı deniz sevmiyorsa. Kaputaş Plajı’nın yukarıdan manzarası efsane. Burada manzaranın tadını çıkartın ve yolunuza devam edin.
Turkuazın en nadide tonlarına sahip bu plaj, adını dağların arasına sıkışmış gizli bir kanyondan alıyor. Yaklaşık 200 basamakla iniliyor (evet biraz spor şart, kabin boy valizle inenler gördük 🙈). Biz sıcakta inmeyi göze alamadık. Denizi cam gibi berrak, ama dalga çok fazla. Hele öğleden sonra durdurabilene aşk olsun. Plajda belediye işletmesi; duş, WC, soyunma kabini var. Şezlong-şemsiye kiralayabilirsiniz, dilerseniz kendi havlunuzu serip özgürce takılabilirsiniz.
Ulaşım açısından da Kaputaş’a kolayca ulaşabilirsiniz. Kalkan’dan 15 dakikada, Kaş’tan ise 25 dakikada dolmuşlarla gidilebiliyor. Plaj girişi ücretli. Çocuklar yarı ücret; 65 yaş üstü ise ücretsiz. Kaş’ta gezilecek en güzel doğal yer olan Kaputaş Plajı’nın konumu burada.
Kalkan

Kaş’a kısa bir mola vermek isterseniz hemen yanı başında sayılabilecek Kalkan’a bir şans verin bence. Kalkan ile Kaş ikiz kardeş gibi. Birbirlerine oldukça fazla benziyorlar. Kalkan, Kaş’a sadece 25 km mesafede yer alıyor. Bir yanda begonvillerle süslenmiş daracık taş sokakları, diğer yanda teras restoranlardan izleyebileceğiniz nefis gün batımları… Eski Rum evlerinden butik otellere dönüşmüş yapılarıyla romantik bir ambiyans sunuyor; akşamları ise sahildeki restoranlarda mum ışığında yemek yemek buranın en özel deneyimlerinden biri.
Kaş’ta denize girilebilecek alternatif yer için Kalkan’ı tercih edebilirsiniz. Burada oldukça güzel bir halk plajı var. Ayrıca Kalkan’ın merkezinde sahil boyunca sıralanan beach club’lar da oldukça popüler. Özellikle deniz üstüne kurulu iskelelerden Akdeniz’in serin sularına atlamak Kalkan’da olmazsa olmazlardan. Fırnaz Koyu, Kalamar Koyu ve Kaplan Koyu alternatif koy arıyorsanız tercih edebileceğiniz az bilinen, saklı yerlerden.
Size 1 günlük Kalkan gezi planı vereyim ona göre rotanız hazır olsun.
Sabah
- Patara Antik Kenti: Likya kalıntıları, antik tiyatro ve sütunlar arasında sabah yürüyüşü
- (İsteğe bağlı) Xanthos veya Letoon: Hızlı antik kent ziyareti
Öğle
- Kalkan Halk Plajı ya da Patara Plajı: Tarih turu sonrası kumlar ve masmavi denizin keyfi
- Alternatif: Kalamar Koyu veya beach clublarda öğle yemeği ve denize girme
Öğleden Sonra ve Akşam
- Kalkan Merkez / Marina: Hafif yürüyüş, kahve veya dondurma molası
- Gün batımında Marina veya taş sokaklarda fotoğraf çekme + Alışveriş keyfi.
Patara Antik Kenti

Patara Antik Kenti, bölgenin en önemli tarihi hazinelerinden biri. Zamanında Likya Birliği’nin önemli liman kentlerinden biri olarak bilinen Patara’nın tarihi M.Ö. 5. yüzyıla kadar dayanıyor. Antik çağlarda kent, hem ticaret merkezi hem de deniz limanı olarak hareketli bir yaşam sunmuş. Tabii ki ticaretin yanı sıra kültürel ve dini faaliyetler için de önemli bir merkezmiş.
Kentin içinde birbirinden etkileyici antik yapılar bulunuyor. Patara’ya giriş, görkemli ve çok iyi korunmuş Roma Zafer Takı’ndan yapılıyor. Kentin en dikkat çekici yapısı ise MS 1. yüzyılda inşa edilen Apollon Tapınağı; dünyanın en büyük üçüncü tapınağı olarak kabul ediliyor. Ayrıca Patara, bilinen ilk meclis binasına da ev sahipliği yapıyor; bu yapı, Hellenistik dönemde inşa edilmiş. Bunların dışında kentte tiyatro, agora (pazar yeri), hamamlar ve surlar gibi yapılar da mevcut.
Patara Antik Kenti’nin girişi ücretli ve burada müze kart geçerli. Konum ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz.
İpucu: Buraya kadar gelmişken Türkiye’de size çöl deneyimi yaşatacak yer olan Patara Kum Tepelerini görmeden dönmeyin.
Saklıkent Milli Parkı

Kaş çevresinde gezebileceğiniz en önemli yer kesinlikle Saklıkent Kanyonu‘dur. Burayı şiddetle tavsiye ediyorum. Kanyon; Antalya-Muğla sınırını çizen Eşen Çayı’nın bir kolu olan Karaçay tarafından şekillendirilmiş doğal bir harika. Suyun yıllar boyunca kalkerli zemini aşındırması ve fay çatlaklarının katkısıyla ortaya çıkan bu derin kanyon, 18 km uzunluğa ve kimi noktalarında 200 metreye kadar yüksekliğe ulaşıyor.
Yüksek sezonda Saklıkent Kanyonu oldukça kalabalık olabiliyor. Bu yüzden ziyaretinizi sabah erken saatlerde planlayın. Kanyon içinde yürüyüş yapacaksanız mutlaka sağlam yürüyüş ayakkabısı tercih edin ve terlik tercih etmeyin. Sırt çantanızı yanınıza alın, bastığınız yere dikkat edin; kayma riski yüksek. Çocuklu aileler için kanyon biraz zorlayıcı. Telefon ve değerli eşyalarınızı güvenceye alın, mümkünse rehber eşliğinde ve şapka kullanarak yürüyün.
Saklıkent Kanyonu’nun girişi ücretli ve öğrenci indirimi mevcut. Müze kart burada geçerli değil. Konum olarak Ölüdeniz’e 53 km, Fethiye’ye 40 km uzaklıkta bulunan kanyona, toplu taşımayla Fethiye Otogar önünden hareket eden Saklıkent dolmuşlarıyla ulaşabilirsiniz. Yol yaklaşık 1 saat sürüyor. Yağışlı günlerde kanyon güvenlik önlemleri nedeniyle kapatılabiliyor, bu yüzden gitmeden önce mutlaka hava durumunu kontrol edin. İletişim için: (0252) 659 01 01. Konum burada.
Not: İçeriklerimde artık giriş ücretlerinin tutarını yazmıyorum. Malum Türkiye’de yaşıyoruz ve fiyatları sürekli güncellemek ciddi iş yükü getiriyor. Dolayısıyla sadece giriş ücretli demekle yetiniyorum bilginiz olsun.
Xanthos Antik Kenti

Kaş sınırları içinde yer alan Xanthos Antik Kenti, bizim en sevdiğimiz antik kentlerden. Özellikle kaya mezarları ile dikkat çeken bu antik kent, bölgeyi ziyaret eden turistlerin favori yeri. Kaş ya da Seydikemer rotasında iseniz, Likya medeniyetinin en önemli şehirlerinden biri olan Xanthos’u mutlaka görmelisiniz. Şimdi kentin tarihine kısa bir yolculuk yapalım.
Xanthos, günümüzde Eşen Çayı vadisine hakim iki tepe üzerinde, başlıca Likya ve Roma akropollerinden oluşan bir yerleşim. M.Ö. 545–546 yıllarında Perslerin egemenliğine girmeden önce bağımsızlığını koruyan kent, M.Ö. 475–450 yılları arasında büyük bir yangın felaketi yaşamış. M.Ö. 2. yüzyılda Likya Birliği’nin başkenti olan Xanthos, M.Ö. 42 yılında Romalıların kontrolüne geçmiş ve sonraki dönemde 7. yüzyılda Arap akınlarına kadar Bizans egemenliğinde piskoposluk merkezi olarak varlığını sürdürmüş. Kent, farklı medeniyetlerin izlerini günümüze taşımasıyla dikkat çekiyor ve 1988 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiş.
Xanthos Antik Kenti’nde gezilecek başlıca yapılar arasında tiyatro, lahit mezarlar, akropol ve önemli anıtlar bulunuyor. Kente giriş ücretli ve müze kart burada geçerli. Konum bilgisi için bu bağlantıya göz atabilirsiniz.
Letoon Kutsal Alanı

Kaş çevresinde gezilecek yerlerin çoğu antik kentlerden oluşuyor ve bunlardan biri de Letoon Antik Kenti. Kentin tarihi M.Ö. 7. yüzyıla kadar dayanıyor. Döneminde Likya’nın dini merkezi konumunda olan Letoon, turistler tarafından oldukça fazla ilgi görüyor ve 1988 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiş. Likya Yolu üzerinde bulunan kentin detayları ise oldukça etkileyici.
Letoon, döneminde dini açıdan önemli bir merkez olduğu için kutsal alan içerisinde yer alan tapınaklar tarih açısından büyük önem taşıyor. Şehrin batısında bulunan Leto Tapınağı, Artemis ve Apollo’nun annesi Leto’ya adanmış en büyük tapınak. Bu tapınak civarında, M.Ö. 4. yüzyıla ait ve üç dilde (Grekçe, Aramice, Likçe) yazılmış bir kitabe bulunmuş; günümüzde bu eser Fethiye Müzesi’nde sergileniyor.
Doğuda yer alan Apollo Tapınağı, Dor tarzı mimarisiyle öne çıkıyor ancak Leto Tapınağı kadar korunmamış durumda. Bu iki tapınağın ortasında yer alan Artemis Tapınağı ise en küçük olanı. Tapınakların güneybatısında bir çeşme ve doğu kısmında bir kilise bulunuyor. Ayrıca Letoon’un arka tarafında, tepenin yamacına dayalı olarak inşa edilmiş büyük bir antik tiyatro da ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Letoon Antik Kenti’nin girişi ücretli ve burada müze kart geçerli. Konum ve yol tarifi için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Xanthos mu Letoon mu derseniz biz Xanthos deriz.😊
Üçağız (Kekova)

Evet artık Kaş’ın doğu tarafına yani Antalya’ya doğru olan kısmına geçiyoruz. Üç Ağız ve Kekova bölgesi Kaş’a yakın saklı cennetlerden biri ve bölgeyi keşfetmek isteyenlerin mutlaka rotasına eklemesi gereken bir nokta. Burası adını, sahildeki üç doğal koydan alıyor ve deniz ile doğanın muhteşem uyumunu bir arada sunuyor. Özellikle günübirlik tekne turları ile gezildiğinde, bölgenin saklı koylarını ve turkuaz sularını keşfetmek mümkün.
Bölgenin en dikkat çekici özelliklerinden biri, suyun berraklığı ve çevresindeki doğal kaya oluşumları. Denize girmek, fotoğraf çekmek ya da sadece gün batımını izlemek için harika bir yer. Üç Ağız, Kekova’nın Tersane, Batık Şehir ve Simena Kalesi gibi daha bilinen noktalarına nazaran daha sakin ve huzurlu bir deneyim sunuyor.
Kaş’ta tekne turuna katılmak için 2 alternatifiniz var. Biri Kaş merkez diğeri de Kekova tekne turu. Bu noktada her iki bölgeden kalkan turlar genel olarak aynı rotaları takip ediyor. Bu rotalardan hangisini tercih etmeliyim derseniz karar sizin. Ben kaş merkezden uzaklaşmayayım derseniz Kaş merkezden tura katılın. Daha önce Kaş merkezden tura katıldıysanız Kekova‘yı tercih edin.
Kyaneai Ören Yeri

Kyaneai Ören Yeri, Antalya’nın bir başka saklı hazinesi ve gerçekten keşfedilmeye değer bir antik kent. Burası öyle “gel, gir, çık” tarzı bir yer değil; biraz macera, biraz doğa ve bolca tarih var.
Eğer arabanızla geliyorsanız, şunu bilin: asfalt yolun ardından toprak yol başlıyor. Bir kısmı gayet düzgün, bir kısmı ise taşlı ve volkanik taş olduğu için dikkatli olmak lazım. SUV veya yüksek yapılı bir araçla gitmek ideal, küçük araçla gitmeye kalkarsanız aracın altını sürtme ihtimaliniz yüksek. Yol, şehrin tam içine kadar gidiyor ama biraz sarsıntılı bir yolculuk bekleyin, macera seviyorsanız sorun yok!
Kent oldukça geniş. Antik tiyatro, 15 civarında lahit mezar, bazı yıkık binalar ve etrafını sarmış doğa örtüsü ile karşılaşıyorsunuz. Tiyatronun diğer tarafında yüksekte surlar var; mezarlara doğru ilerlerken dikkatli olmakta fayda var. Ayrıca yürürken karşınıza 3 tane sarnıç çıkıyor; bunlardan biri tiyatronun önünde, diğerleri mezarların olduğu tarafta. Rakım yüksek, manzara ise kesinlikle “oh be geldim buraya” dedirtiyor.
Kyaneai’ye ulaşmanın iki yolu var. Biri doğrudan araç yolu, ama bozuk olduğu için her araç ile gitmek biraz riskli. Yolu yanlış alırsanız geri dönmek zor olabilir. Alternatif olarak patika yoldan yürüyerek de ulaşabilirsiniz; bu yol, lahitlerin arasından ilerliyor ve yer yer antik merdivenleri takip ediyor. Patika biraz zorlu, ama doğru başlangıç noktasını bulursanız yürüyüş de keyifli. Yerel birine sormak, mavi işaretleri takip etmek ve bol su almak şart. Ayakkabınız sağlam olsun; doğa bazen sizi biraz sınayabiliyor. Konum burada.
Demre

Demre, Antalya’nın en güzel ilçelerinden biri. Eğer Kaş’ta fazla vaktiniz varsa ve alternatif yer arıyorsanız Demre’yi es geçmeyin. Hem tarihi dokusu hem de doğasıyla burası, Kaş’a adeta “Bak kardeşim, ben de varım!” diyor. Burada size Demre’yi saatlerce anlatıp sıkmak istemem; çünkü Demre, kendi başına bir yazıyı hak ediyor. Ama şunu söyleyebilirim: gizli güzellikler, Myra Antik Kenti ve daha fazlası sizi bekliyor. Eğer Demre’yi detaylı keşfetmek istiyorsanız, aşağıdaki yazıma mutlaka göz atın.
Meis Adası (Bonus)

Meis Adası, Kaş’tayken küçük bir kaçamak yapmak isteyenler için çok güzel bir seçenek. Evet, burası Yunanistan’ın en batı noktalarından biri, ama Schengen ya da kapı vizesi şart. Eğer bunlar varsa tek yapmanız gereken, Kaş’tan kalkan feribotlardan birine binmek ve yaklaşık 20 dakika içinde adaya ulaşmak.
Adada öyle “kalabalık turistik caddeler” beklemeyin; burası sakin, huzurlu ve doğa ile tarihin iç içe geçtiği bir yer. Küçük limanı, kafeleri ve plajlarıyla yürüyüş yapmak gününüzü güzelleştirebilir. Eğer bir süreliğine Kaş’ın kalabalığından kaçmak ve farklı bir deniz deneyimi yaşamak istiyorsanız, Meis radarınızda olsun
Adada mutlaka yapılması gerekenler: kıyı boyunca yürüyüş, yerel kafelerde kahve ya da taze balık keyfi ve biraz keşif için dar taş sokaklarda kaybolmak. Fotoğraf çekmekten kendinizi alıkoyamayacaksınız, çünkü adanın manzarası neredeyse her köşede sizi “vay be” dedirtecek kadar güzel.
Özetle, Kaş gezilecek yerlere alternatif bir rota arıyorsanız, Meis Adası hem kısa hem de güzel bir deneyim sunuyor. Tekneyle kısa bir yolculuk, huzur dolu bir gün ve hafızanızda uzun süre kalacak anılar… Konum burada.
Sıkça Sorulan Sorular
Kaş gün batımı nereden izlenir?
Bana göre Kaş’ta gün batımını izlemek için en favori noktalar Antiphellos Antik Tiyatrosu, Kaş Marina, Uyuyan Dev Noktası ve Büyük Çakıl Plajı. Kayalıklara oturup Akdeniz’in turkuaz sularını seyrederken, güneşin yavaş yavaş ufka doğru kayboluşunu izlemek eşsiz bir deneyim.
Kaş arabasız gezilir mi?
Evet! Kaş, arabasız da rahatça gezilebilir. Şehir merkezi oldukça yürünebilir ve çoğu gezilecek nokta birbirine yakın. Kaş Limanı, çarşısı, plajlar ve kafeler adım adım keşfetmeye uygun. Daha uzak noktalara gitmek isterseniz, dolmuş ve minibüslerle ulaşım oldukça kolay.
Kaş için kaç gün yeterli?
Kaş’ı keşfetmek için ideal süre 3 gündür. 1. gününü plajlar ve koylarda yüzmeye, 2. günü ise antik kentler, yürüyüş yolları ve merkezde gezmeye, 3. günü ise çevre yerleri görmek için zaman ayırabilirsiniz. Kaş’a 2 gün de ayırabilirseniz, tabi hızlı olmak koşuluyla.
Kaş mı, Kalkan mı?
Kaş mı, Kalkan mı sorusunun cevabı tatil tarzınıza bağlı. Kaş, merkezdeki kafeler, barlar, antik kentler ve su altı dalış noktalarıyla hem macera hem kültür sunarken, gün batımı manzaraları da efsane. Öte yandan Kalkan, lüks villalar, butik oteller ve sakin plajlarıyla daha huzurlu, romantik ve dinlendirici bir tatil isteyenler için ideal. Seçim tamamen keşif ve hareket mi yoksa sessiz deniz ve villa tatili mi istediğinize bağlı.