sakız adası gezilecek yerler

Sakız Adası Gezilecek Yerler: 4 Günlük Rotamız (Haritalı)

Sakız Adası gezilecek yerler yazımıza engin tecrübelerimizle nihayet başlıyoruz. 😊 İzmir Çeşme’den feribota atlayıp kısa sürede ulaştığımız Sakız Adası’nda 4 tam gün geçirdik. Adaya gidince araba kiraladık ve elimizden geldiğince Sakız’ı karış karış gezmeye çalıştık. Köylerinden plajlarına, müzelerinden koylarına kadar “neresi görülmeye değer?” dediysek rotamıza birçok yeri ekledik. Baştan söyleyeyim; Sakız Adası tam bir Yunan klasiği. Taş sokaklar, Yunan mutfağının lezzetleri, mis gibi Ege denizi, sakin köyler ve o kendine has ada ruhu burada fazlasıyla var.

Bizi Sakız Adası’nda en çok etkileyen şeylerden biri kesinlikle adanın plajları ve koyları oldu. Beklentimizin üzerinde güzel yerler gördük. Bunun yanında adanın mutfağı da ayrı güzel. Yunan lezzetlerine, taze deniz ürünlerine, mezelere doyarsınız. Yunan adalarında porsiyonlar büyük, lezzetler iddialı, fiyatlar uygun. Yani Sakız sadece gezilecek yerleriyle değil, yeme içme kültürüyle de insana keyif veren bir ada.

Size en sade ve kafa karıştırmayan haliyle Sakız’ı anlatacağım. Eğer Sakız planı yapıyorsanız bu yazımı okuduktan sonra gezi şablonunuz zihin klasörünüze kaydedilmiş olacak. 😊 Ayrıca detayları iyi okuyun, ince ayrıntılar vereceğim.

Sakız’a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler

Biraz Sakız Adası’nın tarihinden bahsedelim. Adanın tarihi oldukça katmanlı bir yapıda. Antik dönemlerden Bizans’a, Cenevizlilerden Osmanlı’ya kadar birçok medeniyet burada iz bırakmış. Özellikle Bizans döneminden kalan Nea Moni Manastırı, Ceneviz etkisini taşıyan taş köyler, Sakız Kalesi ve Osmanlı döneminden kalan izler adanın her yerinde hissediliyor. 1566’da Osmanlı hâkimiyetine giren ada, uzun yıllar Osmanlı yönetiminde kalmış; daha sonra Yunanistan egemenliğine girmiş. Yani Sakız Adası’nda gezerken bir yanda klasik Yunan ada havasını alıyorsunuz, diğer yanda sokak aralarında tarihin farklı dönemlerine denk geliyorsunuz.

Peki buraya neden Sakız Adası deniyor? İşin özü adanın meşhur mastiha yani sakız üretimine dayanıyor. Sakız ağaçlarından elde edilen bu özel reçine, özellikle adanın güneyindeki köylerde yetişiyor ve yüzyıllardır adanın kimliğinin en önemli parçası kabul ediliyor. Hatta Mesta, Pyrgi, Olimpi gibi köylerin “sakız köyleri” olarak anılmasının sebebi de bu. Burada sakız sadece çiğnenen bir şey değil; tatlılara, içeceklere, kozmetiğe, hediyeliklere ve adanın kültürüne işlemiş başlı başına bir hikaye. Adada bize göre muhakkak görmeniz gereken yer olan Sakız Müzesi’ni gezince bunu çok daha iyi anlıyorsunuz.

Bu yazımda da Sakız Adası’nı sadece “gittik, gördük, döndük” mantığıyla değil; bizim 4 günlük deneyimimizle, araba kiralayarak gezdiğimiz rotalarla ve gerçekten işinize yarayacak notlarla anlatacağım. Aşağıda Sakız Adası gezilecek yerler, Sakız Adası’na nasıl gidilir, vize konusu, araç kiralama, kaç günde gezilir, nerede kalınır, en güzel plajlar ve adada bilmeniz gereken tüm detayları tek tek bulacaksınız. Hazırsanız Sakız Adası dosyamızı açıyoruz.

Sakız Adası’na Nasıl Gidilir?

Sakız Adası'na Nasıl Gidilir?

Sakız Adası Yunanistan’a bağlı Kuzey Ege Adaları arasında yer alıyor ve İzmir’in Çeşme ilçesinin hemen karşısında kalıyor. Yani bize öyle uzak uzak bir ada değil. Çeşme ile Sakız Adası arasındaki mesafe ortalama 15-16 km civarında. Bu yüzden Çeşme’den Sakız Adası’na feribotla geçiş oldukça kısa sürüyor; sefer tipine göre yolculuk genelde 20-45 dakika arasında değişiyor. Kısacası Sakız, Türkiye’ye en yakın ve ulaşması en pratik Yunan adalarından biri.

Sakız Adası’na en kolay nasıl gidilir? derseniz cevap çok net: Çeşme’den Sakız Adası feribotu ile. Biz de İzmir Çeşme’den feribota binerek adaya geçtik ve gerçekten ulaşım kısmı oldukça pratikti. Çeşme’den Sakız Adası’na nasıl gidilir diye araştırıyorsanız yapmanız gereken şey Çeşme Limanı’ndan kalkan feribot firmalarından biletinizi almak ve pasaport işlemleri için limana erken gitmek. Limana gittiğinizde ilk check-in yapıyorsunuz sonra limana giriş yapıp doğru pasaport kontrolüne gidiyorsunuz. Yolculuk kısa sürüyor ama özellikle yaz aylarında liman tarafı bayağı kuyruk oluyor; pasaport kontrolü, bilet işlemleri derken beklemeyi göze alın.

sakız adası ulaşım rehberi
Çeşme Limandaki Check-in Yerleri

Çeşme’ye bizim gibi kendi aracınızla gidecekseniz liman çevresinde ve yol üstünde aracınızı park edebileceğiniz alanlar var. Tabii yazın yoğunluk fazla olduğu için “feribota 15 dakika kala giderim” rahatlığınız olmasın. Hem park yeri bulmak hem de limandaki kuyruğa takılmamak için erken hareket edin. Sakız Adası feribot seferleri özellikle yaz sezonunda çok talep gördüğü için biletinizi de son dakikaya bırakmamanızı öneririm.

Sakız Adası’na Vize Gerekli mi?

sakız adası vize

Evet, bordo pasaportlu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için Sakız Adası’na giderken vize gerekiyor. Eğer geçerli bir Schengen vizeniz varsa bu vizeyle Sakız Adası’na giriş yapabilirsiniz. Schengen vizeniz yoksa Sakız Adası, Yunanistan’ın kapı vizesi uygulamasına dahil olan adalardan biri. Yani şartları sağlıyorsanız Sakız Adası kapı vizesi ile adaya gidebilirsiniz.

Burada önemli bir nokta var: Kapı vizesi “limana gittim, orada hemen aldım” gibi düşünülmemeli. Başvurunuzu seyahatten önce yetkili acente üzerinden yapmanız gerekiyor. Sakız Adası’na gitmek için ne gerekli? derseniz geçerli pasaport, vize ya da kapı vizesi başvurusu, feribot bileti, konaklama bilgileri ve seyahat evraklarınız hazır olmalı. Bu konuyu çok daha detaylı anlattığım Yunanistan Kapı Vizesi Rehberi yazıma mutlaka göz atın.

Son olarak Sakız’a vizesiz gidilir mi derseniz de bunun için yeşil pasaportunuzun olması gerekiyor. Eğer yeşil pasaportunuz varsa Schengen ya da kapı vize almadan Sakız’a vizesiz giriş yapabilirsiniz.

Sakız Adası Kaç Günde Gezilir?

Sakız Adası kaç günde gezilir sorusunun cevabı tamamen adadan ne beklediğinize göre değişiyor. Bizim deneyimlerimize göre sadece Sakız merkez gezilecekse yarım gün ya da en fazla 1 gün yeterli olur. Özellikle Sakız Adası’na günübirlik gitmeyi planlıyorsanız zamanınızı merkeze ayırmanız en mantıklısı. Liman çevresi, Sakız Kalesi, çarşı sokakları, müzeler ve sahil hattı ile günü dolu dolu geçirebilirsiniz. Ama merkezden erken sıkılırsanız, rotayı biraz kuzeye çevirip yakın çevredeki birkaç noktayı da programa ekleyebilirsiniz.

Bana sorarsanız Sakız Adası’nı hakkını vererek gezmek için 3 ya da 4 gün ayırmak çok daha doğru olur. Çünkü Sakız öyle sadece merkezden ibaret bir ada değil. Köyleri, plajları, koyları, müzeleri ve kuzey-güney rotalarıyla oldukça geniş bir gezi planı istiyor. Biz adada 4 gün kaldık, araba kiraladık ve mümkün olduğunca her bölgesine gitmeye çalıştık. İyi ki de öyle yapmışız çünkü Sakız’ın asıl güzelliği biraz merkezin dışına çıkınca başlıyor.

1 günlük Sakız Adası gezi planı yapacaksanız Sakız merkez ve yakın çevresiyle yetinmek en mantıklısı. 2. gün için rotayı adanın güneyine çevirip Mesta, Pyrgi, Olimpi gibi meşhur sakız köylerini gezebilirsiniz. Burası adanın en karakteristik taraflarından biri; taş sokaklar, tarihi köy dokusu ve o klasik Yunan ada atmosferi burada kendini çok güzel hissettiriyor. 3. gün ise adanın kuzeyi ve orta kesimleri için ayrılabilir. Kuzeyde çok güzel plajlar ve daha sakin, daha bakir bir ada havası var. Orta kısımlarda ise görmeniz gereken tatlı ve ikonik köyler bulunuyor. Vaktiniz 4 güne çıkarsa plajlara daha geniş zaman ayırabilir, Sakız Müzesi gibi noktaları acele etmeden gezebilir ve adanın keyfini daha rahat çıkarabilirsiniz. Aşağıda size detaylı gezi planı sunacağım.

Sakız Adası’na Ne Zaman Gidilir?

Sakız Adası’nı gezmek için en güzel dönemlerden biri bahar ayları. Özellikle nisan, mayıs ve haziran başı Sakız’ı keşfetmek için oldukça keyifli. Hava bunaltıcı olmuyor, köyleri gezmek çok daha rahat oluyor, yollarda yaz kalabalığı başlamadığı için adayı daha sakin haliyle görüyorsunuz. Bizim gibi araba kiralayıp adayı karış karış gezme niyetiniz varsa bahar gerçekten çok mantıklı bir dönem.

Tabii baharda gitmenin tek küçük eksisi denizin biraz soğuk olabilmesi. Eğer “ben Sakız Adası’na deniz tatili için gidiyorum, plaj plaj gezip koylarda yüzmek istiyorum” diyorsanız temmuz ve ağustos ayları deniz açısından çok daha keyifli olur. Yazın Sakız’ın plajları ve koyları tam anlamıyla şahlanıyor diyebilirim. Mavra Volia, Komi, Agia Dynami gibi plajlarda denizin tadını çıkarmak için yaz sezonu oldukça güzel. Ama yazın da özellikle feribot, liman, restoran ve popüler plajlarda kalabalık olabileceğini baştan söyleyeyim.

Özetle Sakız Adası için en ideal dönem mayıs, haziran ve eylül ayları. Hem hava güzel oluyor hem ada çok bunaltıcı kalabalığa teslim olmadan gezilebiliyor. Biz Nisan ayında Sakız’a gittik ve şansımıza hava çok güzeldi ama denize girmek için biraz erkendi. Denize giremesek de püfür püfür esen havada denizi izlemek bile bize çok iyi geldi.

İpucu: Ek olarak sakız hasadı dönemini görmek ya da bu deneyime denk gelmek isterseniz Sakız Adası için en doğru zaman ağustos ortası ve eylül ayı diyebiliriz. Sakız ağaçlarının çizilmesi yani “kentima” süreci yaz boyunca devam ediyor; asıl toplama dönemi ise genellikle ağustos ortasında başlayıp eylül ortasına kadar sürüyor. Özellikle güneydeki sakız köylerinde bu dönemde adanın meşhur “sakız gözyaşları”nın nasıl toplandığını görmek çok özel bir deneyim olabilir. Yani hem denize gireyim hem de Sakız’ın en özgün kültürünü yakından göreyim derseniz, rotayı ağustos sonu – eylül başı gibi planlamak güzel fikir.

Sakız’da Nerede Kalınır?

sakız adasında nerede kalınır

Sakız’da nerede kalınır derseniz bana göre ilk kez gidecekler için en mantıklı bölge kesinlikle Sakız merkez. Çünkü merkezde kaldığınızda limana, restoranlara, kafelere, çarşıya ve sahil hattına yürüyerek kolayca ulaşabiliyorsunuz. Özellikle akşam yemeği sonrası “bir sahilde yürüyelim, bir dondurma yiyelim, liman tarafında oturalım” derseniz merkezde konaklamak büyük rahatlık. Biz adayı araba kiralayarak gezdiğimiz için gündüz farklı bölgelere gidip akşam merkeze dönme fikrini oldukça pratik bulduk.

Sakız merkezde kalmanın bir diğer artısı da ulaşım ve planlama kolaylığı. Feribottan indiğiniz gibi otelinize geçmek, araç kiralama ofislerine yakın olmak, market ve restoran seçeneklerine kolay ulaşmak büyük avantaj. Eğer Sakız Adası’na kısa süreli gidiyorsanız ya da günübirlik değil de 2-3 gün kalıp adayı gezmek istiyorsanız merkez sizi yormaz. Özellikle ilk kez Sakız’a gidecekler için “nerede kalayım?” sorusunun en risksiz cevabı bence merkez olur.

Tabii daha sakin, daha otantik bir atmosfer arıyorsanız adanın çevresindeki köylerde ya da sahil bölgelerinde de konaklayabilirsiniz. Mesela deniz tatili odaklı bir plan yapıyorsanız Karfas tarafı düşünülebilir. Daha tarihi ve taş sokaklı bir atmosfer isterseniz Mesta, Pyrgi, Olimpi gibi sakız köyleri farklı bir deneyim sunar. Ama şunu da unutmayın; bu bölgelerde kalırsanız akşam yemeği, ulaşım ve market gibi konularda merkeze göre biraz daha planlı olmanız gerekir. Sakız otel önerilerimiz ve rezervasyon bağlantıları aşağıda.

Sakız Adası Otel Önerilerimiz

OtelBölgeBooking puanıKimler için uygun?
Royal Pearl Island Chios Hotel and SpaSakız Merkez9.3Merkezde, limana yakın, klasik otel konforu isteyenler
Chios Chandris HotelSakız Merkez8.8Merkezde, limana yakın, klasik otel konforu isteyenler
Chios City InnSakız Merkez9.1Butik, merkezi ve yürüyerek gezmelik konaklama arayanlar
Agora ResidenceSakız Merkez9.2Tarihi bina atmosferi + merkez konumu isteyenler
Spiti AnatoliKarfas9.5Denize yakın, sakin ve apart tarzı konaklama isteyenler
Almiriki Chios Rooms & ApartmentsLithi9.3Denize sıfır/sakin koy tarafında kalmak isteyenler
Emporios Bay HotelEmporios9.3Güney köyleri ve Mavra Volia’ya yakın kalmak isteyenler
Mesta MasticMesta9.8Taş köy atmosferinde otantik konaklama isteyenler

Sakız Adası’nda Araç Kiralama Şart mı?

sakız araç kiralama

Sakız Adası’nda araç kiralama şart mı derseniz, bana göre adayı gerçekten gezmek istiyorsanız evet, şart. Çünkü Sakız sadece merkezden ibaret bir ada değil; asıl güzellikler köylere, plajlara ve koylara doğru gittikçe başlıyor. Mesta, Pyrgi, Olimpi gibi sakız köylerine gitmek, adanın kuzeyindeki sakin rotaları görmek ya da güzel plajlara rahatça ulaşmak için araç kiralamak büyük konfor sağlıyor. Biz Sakız’da araç kiraladık ve iyi ki kiralamışız dedik; çünkü istediğimiz yerde durduk, rotayı tamamen kendi keyfimize göre şekillendirdik.

Sakız Adası’nda araba kullanmak genel olarak zor değil. Park yeri konusunda da büyük bir problem yaşamadık. Özellikle köylerde ücretsiz park alanları oluyor ve bu gerçekten işinizi kolaylaştırıyor. Tabii dar sokaklara girmemek ve park konusunda rahat etmek için mümkünse küçük bir araç kiralamanızı öneririm. Otomatik vites seçeneği de konfor sevenler için güzel olur. Sadece trafik kurallarına dikkat edin; hız sınırı, park yasağı gibi konularda ceza yememek için tabelaları iyi takip edin.

Eğer Sakız Adası’na günübirlik gidiyorsanız ve sadece merkezde takılacaksanız araç kiralamanıza gerek yok. Liman çevresi, çarşı, Sakız Kalesi ve sahil hattı yürüyerek gezilebilir. Ama “ben köyleri göreyim, plajlara gideyim, adanın farklı yüzlerini keşfedeyim” diyorsanız Sakız Adası’nda araç kiralamak sizi çok rahatlatır. Sakız’da uygun fiyata araç kiralamak için aşağıdaki paneli kullanabilirsiniz.

Sakız Adası’nda Sim Kart Durumu

Sakız Adası’nda internet kullanımı için Yunanistan’daki ana operatörler Cosmote, Vodafone Greece ve Nova; kısa süreli seyahatlerde bu operatörlerden fiziksel sim kart alabilirsiniz ama bunun için genelde resmi mağazaya gitmek, pasaport göstermek ve aktivasyonla uğraşmak gerekiyor. Biz Sakız gibi kısa süreli ada seyahatlerinde bu işlerle vakit kaybetmemek için eSIM kullanmayı daha pratik buluyoruz; feribottan iner inmez internetiniz hazır olsun istiyorsanız en rahat çözüm bu. Sakız Adası eSIM paketi almak için bu bağlantıdan sınırsız internet alabilirsiniz.

Sakız Adası Gezilecek Yerler Haritası

Sakız Adası Gezilecek Yerler Haritası (Haritadaki numaraların üstüne tıklayabilirsiniz. Sıralama aşağıda.)

Sakız Adası Gezilecek Yerler Haritası

  1. Chios Town
  2. Sakız Kalesi
  3. Sakız Bizans Müzesi
  4. Aplotaria Caddesi
  5. Sakız Denizcilik Müzesi
  6. Sakız Arkeoloji Müzesi
  7. Sakız Yeldeğirmenleri
  8. Daskalopetra (Homer’s Rock)
  9. Glaroi Plajı
  10. Oz Bay Plajı
  11. Paralia Lagkadas
  12. Nea Moni Manastırı
  1. Avgonima
  2. Anavatos
  3. Kampos Bölgesi
  4. Emporios Köyü
  5. Mavra Volia Plajı
  6. Broulidia Plajı
  7. Sakız Mastik Müzesi
  8. Pyrgi Köyü
  9. Olympoi Köyü
  10. Mesta Köyü
  11. Agia Dynami Plajı

Olabildiğince sade ve adadaki en önemli noktaları içeren bir Sakız Adası gezilecek yerler haritası hazırladık. Bu harita adada plan yaparken işinizi oldukça kolaylaştıracak. Çünkü Sakız Adası’nda görülecek noktalar tek bir bölgede toplanmıyor; Chios Town, Sakız Kalesi, müzeler ve Aplotaria Caddesi merkezde yer alırken, Pyrgi, Mesta, Olympoi, Anavatos, Nea Moni Manastırı ve Mavra Volia Plajı gibi en özel duraklar adanın farklı köşelerine yayılıyor. Bu yüzden rotanızı oluştururken haritayı mutlaka açıp mesafeleri kontrol edin derim.

Sakız Adası Gezi Planı

sakız adası gezi planı

Sakız Adası gezilecek yerler haritası tamam, şimdi gelelim bu rotayı nasıl planlayacağınıza. Ada haritada küçük gibi görünse de gezilecek noktalar tek bir bölgede toplanmıyor. Bu yüzden programı merkez, kuzey/orta bölge ve güney köyleri şeklinde ayırmak bence en mantıklı yöntem. Böyle yapınca hem yolda gereksiz vakit kaybetmezsiniz hem de Sakız Adası’nı daha düzenli gezmiş olursunuz.

Eğer adaya günübirlik geldiyseniz ilk odak noktanız kesinlikle Chios Town yani Sakız merkez olmalı. Sakız Adası bir günde gezilir mi? derseniz, bence gezilir ama tamamı değil; merkez ve yakın çevresini kapsayan güzel bir özet çıkarabilirsiniz. Bir günlük Sakız Adası gezi planında Sakız Kalesi, Aplotaria Caddesi, Sakız Bizans Müzesi, Denizcilik Müzesi, Arkeoloji Müzesi ve Yeldeğirmenleri merkezin ana durakları olabilir. Eğer merkez geziniz erken biterse ve aracınız varsa adanın kuzey tarafında yer alan Glaroi Plajı, Oz Bay Plajı ya da Paralia Lagkadas gibi noktalara da kısa bir rota yapabilirsiniz.

Sakız Adası için 2 ya da 3 gününüz varsa işte o zaman ada çok daha keyifli hale gelir. İkinci günü adanın kuzey ve orta bölgesine ayırıp Nea Moni Manastırı, Anavatos ve Avgonima, Glaroi Plajı, Oz Bay Plajı, Paralia Lagkadas gibi tarihî durakları gezebilirsiniz. Üçüncü gün ise bence tamamen adanın güneyine ait olmalı. Çünkü Pyrgi, Olympoi, Mesta, Sakız Mastik Müzesi, Emporios, Mavra Volia Plajı, Broulidia Plajı ve Agia Dynami Plajı aynı rota üzerinde çok daha mantıklı ilerliyor. Özetle 1 gün Sakız’a güzel bir başlangıç, 2 gün daha dengeli bir rota, 3 gün ise adayı hakkıyla gezmek için ideal süre diyebilirim.

SüreBölge PlanıProgram
1 Günlük Sakız Adası Gezi PlanıSakız Merkez + Vakit kalırsa kuzey tarafıChios Town → Sakız Kalesi → Aplotaria Caddesi → Sakız Bizans Müzesi → Sakız Denizcilik Müzesi → Sakız Arkeoloji Müzesi → Sakız Yeldeğirmenleri
Vaktiniz kalırsa: Daskalopetra → Glaroi Plajı / Oz Bay Plajı → Paralia Lagkadas
2 Günlük Sakız Adası Gezi Planı1. gün merkez, 2. gün kuzey ve orta bölge1. Gün: Chios Town → Sakız Kalesi → Aplotaria Caddesi → Müzeler → Sakız Yeldeğirmenleri 2. Gün: Daskalopetra → Glaroi Plajı / Oz Bay Plajı → Paralia Lagkadas → Nea Moni Manastırı → Anavatos → Avgonima
3 Günlük Sakız Adası Gezi PlanıMerkez + orta/kuzey + güney köyleri ve plajlar1. Gün: Chios Town → Sakız Kalesi → Aplotaria Caddesi → Sakız Bizans Müzesi → Denizcilik Müzesi → Arkeoloji Müzesi → Sakız Yeldeğirmenleri
2. Gün: Daskalopetra → Glaroi Plajı / Oz Bay Plajı → Paralia Lagkadas → Nea Moni Manastırı → Anavatos → Avgonima → Paralia Lagkadas
3. Gün: Kampos → Sakız Mastik Müzesi → Pyrgi → Olympoi → Mesta → Emporios → Mavra Volia Plajı → Broulidia Plajı / Agia Dynami Plajı

Tablo böyle ama siz gezi planınızda istediğiniz oynamayı yapabilirsiniz. Adanın en kuzeyi ve en batısına yoğunlaşmadım çünkü buralarda çok fazla gezilecek yer yok. Eğer Sakız’da 4 gün ve üstü süreniz var ise 2. gün planını ikiye bölebilirsiniz ya da güney tarafında çok fazla yoğunlaşabilirsiniz. Şimdi gezilecek yerlerin detaylarına geçelim.

Sakız Adası Gezilecek Yerler

Chios Town (Sakız Merkez)

Sakız Adası gezilecek yerler listesine bence en doğru başlangıç noktası Chios Town, yani Sakız Merkez. Feribottan indiğiniz anda zaten kendinizi adanın en hareketli bölgesinde buluyorsunuz. Liman boyunca sıralanan kafeler, restoranlar, dükkanlar ve sahil yürüyüş yolu ile Sakız Merkez, adaya ilk temas noktası. Burayı öyle devasa bir şehir merkezi olarak düşünmeyin. Özellikle ilk kez Sakız Adası’na gidiyorsanız merkeze muhakkak birkaç saat ayırın. Hatta feribottan indikten sonra sabah kahvaltısını burada yapın.

Sakız Merkez’de yürüyerek gezebileceğiniz birçok nokta var. Sakız Kalesi, çarşı sokakları, liman çevresi, küçük butik dükkanlar ve sahil hattı merkezin en keyifli tarafları. Biz burada en çok plansız yürümeyi sevdik. Bir sokaktan giriyorsunuz, karşınıza eski bir yapı çıkıyor; başka bir sokakta küçük bir kafe, sonra limana açılan bir meydan… Yani burası “tek tek madde işaretli gezilecek yer”den çok, yürüyerek keşfedilecek bir merkez.

Eğer Sakız Adası’na günübirlik geldiyseniz ve zamanınız kısıtlıysa Sakız Merkezde vakit geçirebilirsiniz. Ama bizim gibi adada birkaç gün kalıyorsanız merkezi ilk gün ya da son gün planına koymak daha mantıklı. Biz merkezi yeme içme üssü olarak kullandık. Çünkü merkezde çok güzel mekanlar var. 😊

Sakız Kalesi

sakız kalesi

Sakız Kalesi, Sakız Merkez’de gezilecek en önemli tarihi yerlerden biri. Limana oldukça yakın olduğu için merkeze geldiğinizde burayı yürüyerek rahatça görebilirsiniz. Burası klasik anlamda sadece surlardan oluşan bir kale değil; içinde dar sokaklar, eski taş evler, tarihi yapılar ve küçük meydanlar olan yaşayan bir bölge gibi. Yani kapısından içeri girince Sakız Merkez’in hareketli havasından çıkıp daha sakin ve tarihi bir atmosfere geçiyorsunuz.

Kalenin geçmişi Bizans dönemine kadar uzanıyor; sonrasında Cenevizliler ve Osmanlı döneminde de farklı izler bırakılmış. Bu yüzden içeride gezerken adanın tarihini katman katman hissediyorsunuz. Kale içinde özellikle Osmanlı Hamamı, eski surlar, taş sokaklar görülmesi gereken yerler arasında. Çok büyük beklentiyle değil ama yavaş yavaş yürüyerek gezerseniz burası oldukça keyifli.

Sakız Kalesi’nin güzel taraflarından biri de içinde ve çevresinde restoran ve kafelerin bulunması. Yani burayı sadece gezip çıkmalık bir yer gibi düşünmeyin; kale sokaklarında dolaştıktan sonra oturup bir şeyler yiyip içmek de gayet keyifli. Kalenin konumu burada.

Sakız Bizans Müzesi

sakız adası bizans müzesi

Sakız Bizans Müzesi, Sakız Merkez’de kısa ama anlamlı bir kültür molası vermek isteyenler için güzel bir durak. Müze, 19. yüzyıl ortalarında yapılmış Osmanlı dönemi Mecidiye Camii içinde yer alıyor. Yani daha kapıdan girerken bile yapı başlı başına dikkat çekiyor; dışarıdan cami formunu görüyorsunuz, içeride ise Sakız’ın Bizans ve Bizans sonrası dönemine ait eserleriyle karşılaşıyorsunuz.

Müzenin içinde ikonalar, freskler, ahşap oyma eserler, erken Hristiyanlık ve Bizans dönemine ait parçalar sergileniyor. Çok büyük bir müze değil; bu yüzden saatler ayırmanıza gerek yok ama merkezde gezerken yarım saatlik keyifli bir durak olarak rotaya eklenebilir. Özellikle Sakız Kalesi, çarşı ve liman çevresini gezerken araya sıkıştırmak mantıklı olur.

Bence burayı özel yapan şey sadece içerideki eserler değil, Mecidiye Camii’nin müze olarak kullanılıyor olması. Sakız Adası’nın tarih boyunca Bizans, Ceneviz ve Osmanlı gibi farklı dönemlerden geçtiğini en net hissettiren yerlerden biri burası. Sakız Bizans Müzesi’nin girişi ücretli. Konum burada.

Aplotaria Caddesi

Aplotaria caddesi

Aplotaria Caddesi, Sakız Merkez’in en hareketli ve en keyifli yürüyüş noktalarından biri. Burası aslında adanın ana alışveriş caddesi diyebiliriz. Liman çevresinden içeri doğru yürüdüğünüzde kendinizi kısa sürede bu cadde üzerinde buluyorsunuz. Çok uzun bir cadde değil ama sağlı sollu mağazalar, kafeler, yerel ürün satan dükkanlar ve butiklerle merkezde vakit geçirmek için güzel bir durak.

Burada özellikle sakız ürünleri, hediyelik eşyalar, yerel lezzetler, kozmetik ürünleri ve küçük butik mağazalar öne çıkıyor. Sakız reçeli, sakız likörü, sakızlı lokum, sabun, krem, baharat ve Yunan ürünleri almak istiyorsanız Aplotaria Caddesi’ni mutlaka gezin.

Sakız Adası’nda alışveriş yapılacak yerler arasında Aplotaria Caddesi kesinlikle ilk sıralarda. Özellikle günübirlik gelenler için de çok pratik; çünkü limana yakın, yürüyerek kolayca geziliyor ve feribot öncesi son alışveriş için güzel bir nokta oluyor. Çok büyük beklentilerle değil ama “merkezde biraz dolaşayım, hediyelik bakayım, kahve molası vereyim” derseniz burayı değerlendirin derim. Konum burada.

Sakız Denizcilik Müzesi

sakız denizcilik müzesi

Sakız Denizcilik Müzesi, Sakız’ın denizle olan güçlü bağını görmek isteyenler için merkezde uğranabilecek güzel bir durak. Burası adanın denizcilik tarihine adanmış tek kültür kurumu olarak geçiyor ve geleneksel bir konakta yer alıyor; içinde gemi maketleri, denizcilik objeleri, arşivler ve Sakızlı denizcilerin hikayelerine dair parçalar sergileniyor. Çok büyük bir müze değil ama Sakız’ın sadece sakız köyleri ve plajlardan ibaret olmadığını, aynı zamanda önemli bir denizcilik kültürüne sahip olduğunu anlamak için keyifli. Sakız Denizcilik Müzesi’nin girişi ücretli. Konum burada.

Sakız Arkeoloji Müzesi

sakız arkeoloji müzesi

Sakız Arkeoloji Müzesi, Sakız Merkez’de adanın geçmişine daha yakından bakmak isteyenler için güzel bir durak. Müze, Neolitik dönemden Roma dönemine kadar Sakız’ta ortaya çıkarılan eserleri sergiliyor; yani burada adanın sadece Bizans, Ceneviz ve Osmanlı hikayesini değil, çok daha eski dönemlerini de görüyorsunuz. İçeride seramikler, heykeller, yazıtlar, mezar buluntuları ve antik dönem eserleri yer alıyor. Çok büyük bir müze değil ama merkezde vaktiniz varsa rotaya eklenebilir. Müzeye giriş ücretli. Biz gittiğimizde müze kapalıydı. Gitmeden önce güncel durumu mutlaka kontrol edin. Konum burada.

Sakız Yeldeğirmenleri

sakız yel değirmenleri

Sakız Yeldeğirmenleri, bence Sakız Adası’nın en ikonik noktalarından biri. Deniz kenarında sıralanan taş yel değirmenleri, özellikle gün batımına yakın saatlerde çok güzel görünüyor. Sakız merkeze geldiyseniz burayı rotaya eklemeden dönmeyin derim.

Yeldeğirmenleri merkezin tam içinde değil, biraz dışında kalıyor ama yürümeyi seviyorsanız merkezden yürüyerek de ulaşabilirsiniz. Tabii yaz sıcağında yürümek biraz yorabilir; bu yüzden aracınız varsa kısa bir uğrama noktası olarak da planlayabilirsiniz. Burada uzun uzun gezilecek bir alan yok ama fotoğraf çekmek, deniz kenarında kısa bir mola vermek ve Sakız’ın simge yerlerinden birini görmek için oldukça keyifli.

Sakız Yeldeğirmenleri için giriş ücreti yok. Yani herhangi bir bilet ya da müze sistemi yok; gidip özgürce görebiliyorsunuz. Özellikle Sakız Adası gezilecek yerler listenizde merkez çevresine zaman ayırdıysanız, burası kısa ama etkili bir durak. Konum burada.

Daskalopetra (Homer’s Rock)

Daskalopetra

Daskalopetra, yani Homer’s Rock, Sakız Merkez’den adanın kuzeyine doğru giderken uğrayabileceğiniz tarihi noktalardan biri. Zaten Sakız’ın kuzey tarafının bence ayrı bir havası var; merkezden uzaklaştıkça yollar sakinleşiyor, deniz daha güzel görünmeye başlıyor, koylar ve plajlar daha “iyi ki geldik” dedirtiyor. Bu yüzden Daskalopetra’yı tek başına büyük bir rota gibi değil, kuzey tarafına giderken kısa bir mola noktası gibi düşünebilirsiniz.

Burası gelenekte Homeros’un oturup öğrencilerine ders anlattığı yer olarak bilinse de işin tarihsel tarafında ortada yüzde yüz net bir durum yok. Resmi Sakız kaynaklarında da kayanın Homeros Okulu ile ilişkilendirildiği ama arkeolojik araştırmaların burayı aslında antik tanrıça Kybele’ye adanmış açık hava tapınağı olarak değerlendirdiği belirtiliyor.

Açık konuşayım; “Sakız’a gittim, burayı görmeden dönmem” diyeceğim bir yer değil. Yolunuz kuzeye düşerse uğrayın, 10 dakikada görün, fotoğrafınızı çekin; ama sırf burası için rota kırmaya gerek yok. Konum burada.

Glaroi Plajı

sakızın en iyi plajı

Glaroi Plajı, bizim Sakız Adası’nda açık ara en sevdiğimiz plaj oldu. Hatta hiç dolandırmadan söyleyeyim; bize göre Sakız Adası’nın en güzel plajlarından biri değil, direkt en güzeli. Merkeze çok uzak olmaması da büyük avantaj. Yani adanın bir ucuna gitmeden, kısa bir yolculukla kendinizi turkuaz tonlarında, doğanın içine saklanmış şahane bir koyda buluyorsunuz. Sakız’ta bazı plajlar “güzel ama bir şey eksik” hissi verir ya, Glaroi’de o his yok. Deniz, doğa, ortam, renkler… Hepsi tam kıvamında.

Burasını özel yapan şeylerden biri de plaja doğru akan 3 küçük ırmak. Bu detay plaja bambaşka bir hava katıyor. Bir yanda masmavi Ege Denizi, diğer yanda yeşillikler ve suyun doğal akışı derken burası gerçekten küçük bir doğa harikası. Sakız Adası’nda plaj çok ama Glaroi’nin enerjisi bambaşka. Biz burayı gerçekten çok sevdik.

Denizi tertemiz, rengi çok güzel ve özellikle yaz aylarında burada yüzmek bayağı keyifli. Bizim gözümüzde Sakız plajları arasında en üst sıraya yerleşmesinin nedeni sadece denizi değil; çevresinin doğal güzelliği ve atmosferi de çok güçlü. Burası ne fazla salaş ne de fazla yapay. Yani doğallığını kaybetmeden insana konfor da sunan bir plaj.

Glaroi Plajı’nda sezonda şezlong, şemsiye, beach bar gibi imkanlar da bulunuyor. Bu yüzden “havlumu atıp takılırım” diyen de mutlu olur, “ben biraz daha konfor isterim” diyen de. Eğer Sakız Adası’nda denize girilecek en güzel yerleri araştırıyorsanız Glaroi Plajı’nı kesinlikle listenize alın. Biz burayı çok sevdik, hatta Sakız’a tekrar gitsek ilk uğrayacağımız plajlardan biri net burası olur. Konum burada.

Oz Bay Plajı

sakız koyları

Oz Bay Plajı, Sakız Adası’nda bizim en sevdiğimiz bölgelerden biri oldu. Burası merkeze göre daha sakin, daha doğal ve “ben gerçekten ada tatiline geldim” hissini daha güçlü veren koylardan. Deniz güzel, ortam keyifli, kalabalık boğmuyor; yani Sakız’da biraz daha huzurlu bir plaj günü geçirmek istiyorsanız Oz Bay Plajı listenizde olsun.

Buranın bizim için ayrı bir güzelliği de var; plajı işletenler Sakız’daki arkadaşımız, bizim deyimimizle Sakız muhtarı Tuğçe’nin eşi.😊 Plajda yeme-içme, şezlong ve gün boyu vakit geçirebileceğiniz rahat bir ortam var. Sakız Adası’nda hem denize gireyim hem de çok koşturmadan keyif yapayım diyorsanız burası güzel bir alternatif.

Oz Bay’in en fotojenik noktalarından biri de hemen yakınındaki Agios Isidoros Kilisesi, yani Aziz Isidoros Şapeli. Deniz kenarında bembeyaz görüntüsüyle tam Yunan adası kartpostalı gibi duruyor. Mavi deniz, beyaz şapel ve sakin koy manzarası birleşince burada gerçekten çok güzel fotoğraflar çıkıyor. Bence Oz Bay Plajı, sadece deniziyle değil, çevresindeki bu küçük detaylarla da Sakız Adası’nda akılda kalan yerlerden biri. Konum burada.

Paralia Lagkadas

Paralia Lagkadas

Paralia Lagkadas, Sakız Adası’nın kuzey tarafında sakin atmosferiyle öne çıkan yerlerden biri. Burası klasik anlamda uzun uzun denize girilecek büyük bir plajdan çok, deniz kenarında huzurlu vakit geçirebileceğiniz küçük bir sahil kasabası gibi. Biz burada o kadar huzur bulduk ki Sakız’da unutamayacağımız bir yer oldu. Tekneler, masmavi deniz, kıyıya dizilmiş tavernalar ve sakinlik… Sakız’ın merkezden uzaklaştıkça değişen o daha yerel, daha dingin havasını burada net şekilde hissediyorsunuz.

Bence Lagkadas için en güzel plan, burayı kuzey rotasında bir yeme-içme molası olarak düşünmek. Deniz kenarında oturup Yunan lezzetlerini tadabileceğiniz güzel mekanlar var; özellikle deniz ürünleri, mezeler ve soğuk içecek eşliğinde burası çok keyifli oluyor. “Sakız’da biraz kalabalıktan uzaklaşayım, denize karşı oturayım, acele etmeden yemek yiyeyim” derseniz Paralia Lagkadas rotanıza güzel bir mola noktası olarak eklenebilir. Konum burada.

Nea Moni Manastırı

Nea Moni Manastırı

sakızın tarihi yerleri

Sakız’ın kuzey rotasını tamamladıysak şimdi adanın orta kısmına doğru küçük bir yolculuk başlıyor. Nea Moni Manastırı bu bölgede görebileceğiniz en önemli tarihi yapılardan biri. Rotayı planlarken burayı isterseniz kuzey gezisiyle birleştirebilir, isterseniz Avgonima, Anavatos ve Sakız’ın orta köyleriyle birlikte ayrı bir güne koyabilirsiniz. Yol biraz iç kesimlere doğru gittiği için bana göre buraya araçla gitmek çok daha mantıklı; hem yolda özgür olursunuz hem de çevredeki köylerle güzel bir rota oluşturabilirsiniz.

Nea Moni Manastırı, 11. yüzyıldan kalan bir Bizans manastırı ve Sakız Adası’nın UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan en önemli noktalarından biri. Özellikle Bizans mozaikleri ile ünlü; zaten burayı değerli yapan şey de bu tarihi ve sanatsal miras. Dışarıdan çok gösterişli bir yapı gibi gelmeyebilir ama içeri girince Sakız’ın tarih tarafını çok daha iyi hissediyorsunuz. Burası adanın sadece plaj, köy ve taverna rotası olmadığını hatırlatan yerlerden.

Bizce Nea Moni’yi gezerken acele etmeyin ama saatler ayırmanız da gerekmez. Manastırın avlusunda dolaşmak, kilise bölümünü görmek ve atmosferini hissetmek yeterli oluyor. Eğer Sakız Adası gezilecek yerler listenizde tarihî bir durak olsun istiyorsanız Nea Moni Manastırı kesinlikle rotaya eklenmeli. Konum burada.

Avgonima Köyü

sakız köyleri avgonima köyü

Avgonima, Sakız Adası’nın orta kısmında, Nea Moni Manastırı ve Anavatos rotasıyla birlikte gezilebilecek taş dokulu küçük bir köy. Burası Orta Çağ’dan kalan savunmalı köy yapısını hâlâ hissettiriyor. Taş evler, dar sokaklar ve köyün sakin atmosferi birleşince bize gerçekten çok etkileyici geldi. Sakız’ın sadece plajlardan ibaret olmadığını en güzel gösteren duraklardan biri diyebilirim.

Avgonima’nın tarihi, yakınındaki Nea Moni Manastırı ile de bağlantılı düşünülüyor. Köy biraz yüksek konumda olduğu için çevresi de oldukça güzel manzaralar sunuyor. Özellikle Nea Moni – Avgonima – Anavatos şeklinde bir rota yaparsanız, adanın merkez ve sahil havasından çıkıp çok daha farklı, daha tarihi ve daha sakin bir Sakız yüzü görüyorsunuz.

Burası için uzun saatler ayırmanıza gerek yok ama köyde kısa bir yürüyüş yapmak, taş sokaklarda fotoğraf çekmek ve mümkünse bir tavernada mola vermek çok keyifli olur. Biz Avgonima’yı beklediğimizden daha çok sevdik; Sakız Adası gezilecek yerler listenizde sakin ama karakterli bir durak olarak mutlaka yer açın derim. Konum burada.

İpucu: Avgonima’ya kadar gelmişken To Asteri – Greek Restaurant and Rooms with a View‘de kısa bir mola planlayabilirsiniz. Buranın olayı adı üstünde manzarası; karşınıza açılan o taş köy ve deniz manzarası gerçekten çok etkileyici. Biz burayı deneyimledik çok memnun kaldık.

Anavatos Köyü

sakızın köyleri Anavatos
Anavatos Köyü: Drone Görüntümüz

Anavatos, Sakız Adası’nın en ikonik yerlerinden biri. Hatta açık konuşayım, burası gerçekten “çok başka” bir yer. Kayalık bir tepenin üzerine kurulmuş taş evleriyle uzaktan bile insanı kendine çekiyor. Biz burada drone uçurduk, taş sokaklarında gezdik, bol bol fotoğraf çektik ve Sakız’ın en dramatik manzaralarından birine şahit olduk. Burası klasik tatlı Yunan köylerinden değil; daha sert, daha gizemli, daha etkileyici bir havası var.

Anavatos’un tarihi de en az görüntüsü kadar çarpıcı. Köyün geçmişi Bizans dönemine kadar uzanıyor ve konumu nedeniyle uzun süre savunma amaçlı bir yerleşim olarak kullanılmış. 1822’deki köyde yaşanan olaylar neticesinde köy terk edilmeye başlanmış. Bugün büyük kısmı terk edilmiş olan bu taş yerleşim her noktası ile bizi çok etkiledi.

Bence Anavatos, Sakız Adası gezilecek yerler listesinde kesinlikle es geçilmemesi gereken yerlerden. Burada uzun uzun yapılacak aktivite yok belki ama atmosfer çok güçlü. Dar taş sokaklarda yürüyün, tepeye doğru çıkın, manzaraya karşı birkaç dakika sessiz kalın. Sakız’ta bazı yerler güzeldir, bazı yerler akılda kalır; Anavatos bizim için akılda kalanlardan biri oldu. Konum burada.

Kampos

sakız nerede

Artık Sakız Adası’nın güneyine doğru yol alıyoruz. Burası adanın en karakteristik bölgelerinden biri; çünkü Sakız’ın meşhur mastiha köyleri, taş sokakları, Orta Çağ’dan kalma yerleşimleri ve kendine has mimarisi daha çok bu hatta karşımıza çıkıyor. Kuzeyde daha çok sakin koylar ve doğal güzellikler ön plandayken, güneye indikçe Sakız’ın kültürel kimliği, sakız kokulu sokakları ve fotoğraf çekmelik köyleri iyice kendini göstermeye başlıyor.

Kampos, bu rota üzerinde Sakız Adası’nın bambaşka yüzünü gösteren özel bölgelerden biri. Burası klasik taş köylerden biraz ayrılıyor; yüksek taş duvarların arkasına saklanmış tarihi konakları, avluları ve narenciye bahçeleriyle daha zarif, daha aristokrat bir havaya sahip. Özellikle portakal, mandalina ve limon ağaçlarının arasından geçerken etrafa yayılan o mis gibi koku insanı direkt içine çekiyor.

Kampos’ta gezilecek yer olarak Citrus Museum‘u (Narenciye Müzesi) değerlendirebilirsiniz. Burası dışında çok spesifik bir yer yok. Yine de Kampos’un özgün mimarisi, büyük kapıları, taş yapıları ve bahçeli konakları gerçekten çok etkileyici; Sakız Adası’nda daha sakin, daha kokulu ve daha farklı bir durak arıyorsanız burayı rotaya ekleyin derim.

Emporios Köyü

sakız köyleri

Emporios, Sakız Adası’nın güneyinde yer alan küçük bir sahil köyü. Açık konuşayım; burası tek başına “Sakız Adası’nda mutlaka görülmesi gereken köyler” listesine girecek kadar iddialı bir yer değil. Ama adanın en bilinen ve en ikonik plajlarından biri olan Mavra Volia Plajı’na çok yakın olduğu için rotada karşınıza doğal olarak çıkıyor. Yani Emporios’u ayrı bir gezi noktası gibi değil, Mavra Volia’ya giderken uğranacak küçük bir mola yeri gibi düşünebilirsiniz. Sahil çevresinde birkaç taverna ve oturmalık mekan var; deniz öncesi ya da sonrası kısa bir yemek-kahve molası için değerlendirilebilir. Konum burada.

Mavra Volia Plajı

sakız plajları ve koyları

Mavra Volia Plajı, Sakız Adası’nın en ikonik plajı desem abartmış olmam. Hatta Sakız’la ilgili bir fotoğraf gördüğünüzde o siyah taşlı, koyu renkli sahil karşınıza çıkıyorsa büyük ihtimalle burasıdır. Plajın en özel tarafı siyah volkanik çakıl taşları. Bu taşlar denize farklı bir hava katıyor; su koyu mavi-siyaha yakın tonlarda görünüyor ve gerçekten etkileyici bir manzara ortaya çıkıyor.

Mavra Volia, Emporios Köyü’ne çok yakın konumda. O yüzden rotayı genelde Emporios + Mavra Volia şeklinde planlamak mantıklı. Plaj doğal ve sade bir yapıya sahip; beach club konforu beklememek lazım. Buradaki en büyük handikap ise denizin zaman zaman dalgalı olması ve sahildeki taşların oldukça büyük olması. Bu yüzden denize giriş çıkış biraz zorlayabilir. Özellikle hassas ayaklıysanız ya da çocukla gidiyorsanız deniz ayakkabısı ciddi fayda sağlar.

Buna rağmen Mavra Volia Plajı, Sakız Adası gezilecek yerler listesinde olması gereken duraklardan biri. Buraya illa saatlerce denize girmek için değil, o volkanik siyah taşlı manzarayı görmek için bile gidilir. Özellikle fotoğraf açısından çok güçlü bir plaj. Sakız’da güney rotası yapıyorsanız Mavra Volia’yı görmenizi öneririm. Vaktiniz çok dar ise Emporios + Mavra Volia’yı pas geçebilirsiniz. Plajın konumu burada.

Broulidia Plajı (Vroulidia)

Vroulidia Plajı

Broulidia Plajı ya da Yunan kaynaklarda daha sık geçen adıyla Vroulidia, Sakız Adası’nın güney ucunda, Pyrgi’ye yaklaşık 9 km mesafede ve Emporios tarafına yakın küçük ama çok etkileyici bir koy. Burası adanın en büyük plajlarından biri değil ama görüntü olarak gerçekten güçlü; beyaz kayalıklar, turkuaz deniz, iri kum/ince çakıl karışımı sahil birleşince ortaya bayağı egzotik bir manzara çıkıyor.

Broulidia’ya ulaşımda araçla belli bir noktaya kadar rahat gidiliyor ama plaja inmek için kısa bir taş döşeli merdiven/patika kullanmanız gerekiyor. Yani “arabayla kapısına kadar gittim, hop denize atladım” plajı değil; biraz iniş var, dönüşte de o inişi çıkış olarak yaşıyorsunuz. 😊 Bu plaja gidecekseniz yanınıza şemsiye, su ve ihtiyaçlarınızı almanızda fayda var. Bana göre Broulidia, Sakız’ın güney rotasında Mavra Volia ile birlikte görülebilecek güzel bir koy, ama özellikle yaz sıcağında merdiven ve park konusunu hesaba katıp erken saatlerde gitmek daha mantıklı. Plajın konumu burada.

Not: Sizi yönlendirmek gibi olmasın ama adanın güneyinde en sevdiğimiz koy aşağıda anlatacağım Agia Dynami Plajı oldu. Eğer vaktiniz kısıtlıysa bence hakkınızı bu plajdan yana kullanın. Hem ulaşım hem doğal güzellik açısından bu plaj daha iyi.

Sakız Mastik Müzesi

sakız mastik müzesi

Sakız Mastik Müzesi, bizim Sakız Adası’nda en beğendiğimiz müze oldu. Hatta net söyleyeyim; adada tek bir müze gezecekseniz bence bu müze olsun. Çok çağdaş, çok iyi kurgulanmış ve sadece “sakız nedir?” diye anlatıp geçmiyor; sakız ağacının yetişmesinden reçinenin toplanmasına, işlenmesinden günlük hayattaki kullanım alanlarına kadar her şeyi adım adım gösteriyor. Müze, Sakız’ın güneyindeki mastik köyleriyle de çok güzel bağ kuruyor; yani Mesta, Pyrgi, Olimpi gibi köyleri gezmeden önce ya da sonra buraya uğrarsanız adanın hikayesi kafanızda çok daha iyi oturuyor.

Sakız ağacı burada “skinos” olarak biliniyor. Aslında Akdeniz’in farklı yerlerinde sakız ağacı türleri var ama Pistacia lentiscus var chia adı verilen özel türün doğal sakız reçinesi üretimi Sakız Adası’nın özellikle güneyinde yoğunlaşıyor. Bu yüzden adanın güneyindeki köylere “mastik köyleri” deniyor. Sakız reçinesi ağacın gövdesine açılan küçük çiziklerden damla damla akıyor ve bu yüzden “Sakız’ın gözyaşları” olarak da anılıyor. Bu geleneksel sakız yetiştiriciliği 2014’te UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edilmiş; yani burada anlatılan şey sadece tarım değil, adanın kültürel hafızası.

Müzenin en güzel tarafı ise anlatımının çok sıkmaması. İçeride hem görsel materyaller hem maketler hem de üretim sürecini anlatan bölümler var; dışarıda da sakız ağaçlarını görebileceğiniz alanlar bulunuyor. Biz gerçekten çok sevdik; çünkü Sakız Adası’nın neden “Sakız” olduğunu, bu küçük reçinenin adanın ekonomisinde ve kültüründe nasıl kocaman bir yer tuttuğunu burada çok net anlıyorsunuz. Sakız Adası gezilecek yerler listenizde kesinlikle üst sıralara yazın derim. Müzenin girişi ücretli. Konum burada.

Not: Gezilecek yerlerin giriş ücretlerini dikkat ettiyseniz yazılarımda mümkün mertebe yazmıyorum. Çünkü ücretler sürekli güncelleniyor ve takip etmesi çok zor. Güncel ücretler için gideceğiniz yerin resmi web sitesine ya da son Google yorumlarına bakabilirsiniz

Pyrgi Köyü

Pyrgi Köyü, Sakız Adası’nın güneyindeki en meşhur ve en fotojenik köylerden biri. Köye geldiğinizde giriş tarafında ücretsiz park alanı bulunuyor; aracınızı buraya bırakıp köyün içine yürüyerek girmeniz en mantıklısı. Zaten Pyrgi’nin keyfi arabayla sokak aralarında dönmekte değil, taş sokaklarında yavaş yavaş yürüyüp o meşhur desenli evleri incelemekte çıkıyor.

Pyrgi’yi özel yapan şey kesinlikle mimarisi. Köydeki evlerin dış cephelerinde xysta denilen siyah-beyaz geometrik desenler var. Bu desenler kazıma tekniğiyle yapılıyor ve evlerin yüzeyinde dantel gibi duruyor. İlk gördüğünüzde “biri bütün köyü tek tek işlemiş mi?” diye düşünüyorsunuz; gerçekten çok farklı bir görüntü. Bu yüzden Pyrgi, Sakız Adası’nda sadece gezilecek bir köy değil, aynı zamanda adanın en karakteristik fotoğraf noktalarından biri.

Burası da Sakız’ın meşhur mastiha köylerinden biri. Yani sadece güzel desenli sokaklardan ibaret değil; sakız üretimiyle şekillenmiş tarihi köylerden biri olarak adanın kültürel kimliğinde önemli bir yeri var. Bizce Pyrgi Köyü, Sakız Adası gezilecek yerler listesinde kesinlikle es geçilmemesi gereken duraklardan. Çok büyük bir yer değil ama sokaklarında kaybolmak, küçük meydanında mola vermek ve o desenli evlerin arasında fotoğraf çekmek oldukça keyifli. Köyün konumu burada.

Olympoi Köyü

Olympoi Köyü

Olympoi, Sakız Adası’nın güneyindeki meşhur mastiha köylerinden biri. Pyrgi kadar desenli ve gösterişli değil, Mesta kadar popüler de değil ama bence güney rotasında görülmeyi hak eden sakin ve karakterli köylerden. Köye geldiğinizde aracınızı giriş tarafındaki uygun alanlara bırakıp içeriyi yürüyerek gezmeniz en mantıklısı. Zaten bu köylerin olayı arabayla içinden geçmek değil; dar sokaklarda yavaş yavaş yürümek, taş evlerin arasında o Orta Çağ havasını hissetmek.

Olympoi’nin tarihi dokusu oldukça güzel korunmuş. Taş evler birbirine yakın inşa edilmiş, sokaklar dar ve labirent gibi ilerliyor. Bu yapı aslında geçmişte köyü dış saldırılara karşı korumak için düşünülmüş. Yani burada gezerken sadece “tatlı bir taş köy” görmüyorsunuz; Sakız’ın sakız üretimiyle şekillenen savunmalı köy yaşamını da hissediyorsunuz. Pyrgi’den sonra buraya gelince atmosfer daha sade ama daha sessiz geliyor.

Bence Olympoi Köyü, Sakız Adası güney rotasında tamamlayıcı duraklardan biri. Çok uzun zaman ayırmanıza gerek yok ama sokaklarında kısa bir yürüyüş yapmak, birkaç fotoğraf çekmek ve adanın daha sakin köy dokusunu görmek için uğrayabilirsiniz. Sakız köylerini sevdiyseniz Olympoi de sizi mutlu eder; beklentiyi çok büyütmeden gezince tadı daha güzel çıkıyor. Köyün konumu burada.

Mesta Köyü

Mesta, Sakız Adası’nın güneyindeki en güzel ve en etkileyici mastiha köylerinden biri. Hatta bana sorarsanız güney rotasında Pyrgi ile birlikte mutlaka görülmesi gereken köylerin başında geliyor. Köye geldiğinizde aracınızı girişteki park alanlarına bırakıp içeri yürüyerek girmeniz en doğrusu; çünkü Mesta’nın ruhu o daracık taş sokaklarda, kemerli geçitlerde ve labirent gibi ilerleyen köy dokusunda saklı.

Mesta’nın geçmişi Orta Çağ’a uzanıyor ve köy, savunma amacıyla oldukça kapalı bir planla inşa edilmiş. Evler birbirine bitişik, sokaklar dar ve kıvrımlı; bu yapı geçmişte köyü korsan saldırılarına karşı korumak için düşünülmüş. Bugün ise bu mimari Mesta’yı Sakız Adası’nın en karakterli köylerinden biri yapıyor. İçinde gezerken sanki bir film setindeymişsiniz gibi hissediyorsunuz; taş duvarlar, küçük meydanlar, kemerli sokaklar derken insanın sürekli fotoğraf çekesi geliyor.

Burası da Sakız’ın meşhur sakız köyleri arasında yer alıyor. Yani Mesta sadece güzel görünen bir taş köy değil; adanın mastiha kültürünün önemli parçalarından biri. Köy içinde küçük kafeler, tavernalar ve hediyelik ürünler satan yerler de var. Bizce Mesta Köyü, Sakız Adası gezilecek yerler listenizde kesinlikle olmalı. Pyrgi daha desenli ve süslü bir köyse, Mesta daha gizemli, daha taş sokaklı ve daha Orta Çağ havasında bir durak. Köyün konumu burada.

Agia Dynami Plajı

sakız plajları ve koyları Agia Dynami Plajı
Drone Görüntümüz

Agia Dynami Plajı, Sakız Adası’nın güneyinde bizim en sevdiğimiz plaj oldu. Hatta güney rotasında “deniz olarak en çok nereyi sevdiniz?” derseniz cevabım net şekilde burası. Koyun rengi, suyun berraklığı, çevresindeki doğal yapı gerçekten çok güzel. Biz burada drone da uçurduk ve yukarıdan bakınca koyun güzelliği çok daha net ortaya çıktı. Sakız Adası’nda bazı yerler fotoğrafta güzel görünür ama gidince o etkiyi vermez ya; Agia Dynami tam tersi, gidince daha çok seviyorsunuz.

Burası çok tesisli, çok konforlu bir plaj değil. Yani şezlong, restoran, beach düzeni arıyorsanız beklentinizi düşük tutun; imkanlar oldukça kısıtlı. Ama zaten Agia Dynami’nin olayı da bu doğallık. Deniz efsane, koy sakin, manzara çok güzel. Yanınıza suyunuzu, havlunuzu, deniz ayakkabınızı ve ihtiyaçlarınızı alıp gitmeniz iyi olur. Özellikle yazın uzun süre kalacaksanız hazırlıklı gitmek şart.

Agia Dynami’ye araba ile ulaşım sağlanabiliyor, bu yüzden Sakız Adası’nda araç kiraladıysanız güney rotasına burayı rahatça ekleyebilirsiniz. Bana göre burası Sakız Adası’nın en güzel koyları arasında kesinlikle üst sıralarda. Adanın güneyinde denize girilecek yer yapıyorsanız burayı sakın es geçmeyin derim. Plajın konumu burada.

İPUCU: Bu plaja giderken yol üstünde Olimpi Mağarası’nı ziyaret edebilirsiniz. Burası adanın en iyi doğal güzellikleri arasında. Biz gittiğimizde geçici olarak kapalıydı. Ama siz şansınızı deneyin bence. Mağaranın konumu burada.

Sakız Adası’nda Denize Girilecek En Güzel Yerler

sakız koyları ve plajları
Glaroi Plajı

Sakız Adası'nda Denize Girilecek En Güzel Yerler

Sakız Adası’nda denize girilecek en güzel yerler konusunda bizim favorimiz açık ara Glaroi Plajı oldu. Merkeze çok uzak olmaması, denizinin rengi, doğası ve plaja akan küçük su kaynaklarıyla burası bizi gerçekten çok etkiledi. Sakız’ta çok plaj gezdik ama Glaroi için “tam bizim plajımız” diyebilirim. Hem manzara güzel hem deniz şahane hem de imkanlar açısından çok yormuyor.

Adanın güneyinde ise bizim en sevdiğimiz koy Agia Dynami Plajı oldu. Burası daha doğal, daha sakin ve imkanları kısıtlı bir koy ama deniz gerçekten efsane. Güney rotası yapıyorsanız Mavra Volia Plajı da görülmeli; siyah volkanik taşlarıyla Sakız’ın en ikonik plajlarından biri. Sadece burada deniz zaman zaman dalgalı ve taşlar büyük olduğu için ayakları rahatsız edebilir.

Bir de bizim çok sevdiğimiz Oz Bay Plajı var. Özbay tarafı zaten Sakız Adası’nda bizi en çok etkileyen bölgelerden biri oldu. Hem plaj keyfi yapmak hem de yakınındaki Agios Isidoros Kilisesi ile güzel fotoğraflar çekmek için burayı rotaya ekleyebilirsiniz. Daha saklı koy sevenler için Broulidia Plajı da güzel bir alternatif; ulaşımı biraz inişli çıkışlı ama denizin rengi ve koyun görüntüsü oldukça etkileyici.

Sakız Adası’nda denize girmek için bizim öne çıkan plajlarımız:

  • Glaroi Plajı: Bize göre adanın en güzel plajı.
  • Agia Dynami Plajı: Güneyde en sevdiğimiz koy.
  • Oz Bay Plajı: Sakin atmosfer, güzel deniz ve fotojenik kilise.
  • Mavra Volia Plajı: Siyah volkanik taşlarıyla en ikonik plaj.
  • Broulidia / Vroulidia Plajı: Turkuaz su, beyaz kayalıklar ve saklı koy havası.
  • Komi Plajı: Daha düzenli, tesisli ve konforlu plaj isteyenler için güzel seçenek.

Sakız Adası’nda Ne Yenir? Meşhur Yemekler

sakız adası yeme içme

Sakız Adası’nda bizi en mutlu eden şeylerden biri de kesinlikle yeme-içme tarafı oldu. Zaten Yunan adasına gidip de sofrada mutlu olmamak pek mümkün değil ama Sakız’ta bu iş biraz daha keyifli akıyor. Deniz ürünleri, mezeler, taptaze salatalar, kızartmalar, yerel peynirler ve tabii ki sakız aromalı lezzetler derken burada masa kuruldu mu kalkması biraz zor oluyor. Bizim gibi “gezelim ama güzel de yiyelim” ekibindenseniz Sakız sizi üzmez. 😊

Adada özellikle sahil kasabalarında ve merkezde güzel tavernalar var. Ahtapot, kalamar, karides, taze balık, Yunan salatası, saganaki, kabak mücveri gibi klasik Yunan lezzetlerini birçok yerde bulabilirsiniz. Ama Sakız’ın farkı tabii ki meşhur mastiha, yani sakız aroması. Tatlılarda, likörde, dondurmada, kahvede ve hediyelik ürünlerde sakız aroması bol bol karşınıza çıkıyor. Sakız Adası’na gelip sakızlı bir şeyler tatmadan dönmek olmaz; adanın adı üstünde. 😊

Bana göre Sakız’da yemek planı yaparken tek bir bölgeye sıkışmayın. Merkezde akşam yemeği güzel, Lagkadas gibi sahil köylerinde deniz kenarında meze-balık keyfi ayrı güzel, güney köylerinde mola vermek ayrı güzel. Özellikle araba kiraladıysanız gün içinde plaj ve köy rotasını yapıp akşam güzel bir tavernada günü kapatmak Sakız seyahatinin en tatlı ritüellerinden biri olur.

Sakız Adası’nın neyi meşhur? & Tadabileceğiniz lezzetler

  • Izgara ahtapot
  • Kalamar tava
  • Karides saganaki
  • Yunan salatası
  • Saganaki peyniri
  • Kabak mücveri / kolokithokeftedes
  • Fava
  • Caciki / tzatziki
  • Mastelo peyniri
  • Sakızlı dondurma
  • Sakız likörü / mastiha likörü
  • Sakızlı tatlılar ve reçeller
  • Yunan mezeleri

Sakız’ta hangi mekana gidilir, nerede ne yenir, bizim beğendiğimiz yerler nereler derseniz onu da ayrıca Sakız Adası’nda Ne Yenir? yazımda detaylı anlattım. Orada mekan önerilerini ve bizim deneyimlerimizi nokta atışı bulabilirsiniz.

Sakız Adası’nın Neyi Meşhur? & Ne Alınır?

sakızdan ne alınır

Sakız Adası’nın neyi meşhur derseniz cevabı aslında adanın adında saklı: sakız, yani Yunanların dediği adıyla mastiha. Burası dünyada sakız reçinesiyle en çok özdeşleşen yerlerden biri ve bu durum adanın sadece hediyelik ürünlerine değil, kültürüne, köylerine, müzesine, mutfağına kadar işlemiş. Özellikle adanın güneyindeki mastiha köyleri bu üretimin kalbi sayılıyor. Yani Sakız Adası’ndan alınacak en mantıklı şeylerin başında kesinlikle sakız ürünleri geliyor.

Sakız burada sadece çiğnenen bir şey değil; reçeli, kahvesi, lokumu, dondurması, kozmetik ürünleri, sabunu, kremi, yağı ve baharat gibi kullanılan halleriyle karşınıza çıkıyor. Özellikle Sakız Mastik Müzesi’ni gezdikten sonra bu küçük reçinenin aslında ne kadar kıymetli olduğunu çok daha iyi anlıyorsunuz. Hani bazı yerlerde hediyelik eşya almak biraz “turistik görev” gibi olur ya, burada sakız ürünleri gerçekten adanın ruhunu taşıyor.

Alışveriş için Sakız Merkez’deki Aplotaria Caddesi oldukça mantıklı bir adres. Burada sakız ürünleri satan dükkanlar, yerel lezzetler, kozmetik ürünleri ve hediyelikler bulabilirsiniz. Ayrıca güneydeki köylerde de küçük dükkanlarda daha lokal ürünlere denk gelmeniz mümkün. Benim önerim sadece magnet alıp geçmeyin; adanın gerçekten kendine has ürünü olan mastiha ürünlerine odaklanın.

Sakız Adası’ndan alınabilecek şeyler:

  • Doğal damla sakızı / mastiha
  • Sakız likörü
  • Sakız reçeli
  • Sakızlı lokum
  • Sakızlı kahve
  • Sakızlı dondurma ürünleri
  • Sakız aromalı tatlılar
  • Sakız sabunu
  • Sakız kremi ve kozmetik ürünleri
  • Mastiha yağı
  • Yerel zeytinyağı
  • Yunan peynirleri
  • Bal ve reçel çeşitleri
  • Seramik ve el yapımı hediyelikler
  • Yunan kahvesi
  • Ouzo / yerel içkiler

Sıkça Sorulanlar

Sakız Adası’nda nereler gezilmeli?

Sakız Adası’nda gezilecek yerler arasında ilk olarak Sakız Merkez, Sakız Kalesi, Aplotaria Caddesi ve Sakız Yeldeğirmenleri görülmeli. Adayı daha kapsamlı gezmek isteyenler için Pyrgi, Mesta, Olympoi, Anavatos, Avgonima, Nea Moni Manastırı, Sakız Mastik Müzesi, Mavra Volia, Agia Dynami, Glaroi ve Oz Bay Plajı rotaya eklenmeli. Bize göre Sakız’ın asıl güzelliği merkezin dışına çıkınca başlıyor.

Sakız Adası neyi meşhur?

Sakız Adası en çok mastiha yani damla sakızıyla meşhur. Adanın güneyindeki sakız köylerinde yetişen sakız ağaçlarından elde edilen bu reçine; lokum, kahve, dondurma, reçel, sabun ve kozmetik ürünlerde kullanılıyor. Bunun dışında Sakız; taş köyleri, plajları, Yunan tavernaları ve deniz ürünleriyle de öne çıkıyor.

Sakız Adası 1 günde gezilir mi?

Sakız Adası 1 günde sadece tadımlık gezilir. Günübirlik gidecekseniz Sakız Merkez, Sakız Kalesi, Aplotaria Caddesi ve yakın çevreyle yetinmek en mantıklısı olur. Köyleri, plajları ve adanın güney-kuzey rotalarını görmek için bize göre en az 3-4 gün ayırmak çok daha keyifli.

Sakız Adası yürüyerek gezilir mi?

Sakız Merkez yürüyerek gezilir ama Sakız Adası’nın tamamı yürüyerek gezilmez. Merkezde liman, çarşı, kale ve sahil hattına yürüyerek rahatça ulaşabilirsiniz. Ama Pyrgi, Mesta, Anavatos, Nea Moni, Glaroi, Agia Dynami gibi yerlere gitmek için araç kiralamak şart.

Sakız Adası’na gitmeye değer mi?

Evet, Sakız Adası’na gitmeye kesinlikle değer. Çeşme’den kısa sürede ulaşılması, güzel plajları, taş köyleri, lezzetli Yunan mutfağı ve sakin ada atmosferiyle Sakız bizi oldukça mutlu etti. Özellikle araba kiralayıp adayı karış karış gezerseniz, Sakız sadece “yakın Yunan adası” olmaktan çıkıp dolu dolu bir rota haline geliyor.

Sakız Adası’nda Türkçe konuşuluyor mu?

Sakız Adası’nda özellikle merkezde, feribot çevresinde, bazı restoranlarda ve turistik işletmelerde Türkçe bilen kişilerle karşılaşabilirsiniz. Ada Türk ziyaretçilere oldukça alışkın. Ama her yerde Türkçe konuşulacağını düşünmeyin; temel İngilizce ifadelerle rahatça iletişim kurabilirsiniz.

Özetle Sakız Adası, bize göre Çeşme’nin hemen karşısında olduğu için kolay gidilen ama içine girince beklediğinizden çok daha dolu çıkan bir ada. Biz 4 gün boyunca araba kiralayıp adayı karış karış gezmeye çalıştık ve şunu net söyleyebilirim: Sakız sadece merkezden, feribot limanından ya da birkaç tavernadan ibaret değil. Köyleri, plajları, sakız kültürü, manastırları, müzeleri ve o kendine has Yunan ada havasıyla gerçekten gezmesi keyifli bir rota. Biz Sakız’ı sevdik, tavsiye ederiz. Eğer Yunan adaları planı yapıyorsanız aşağıda daha önce gezip detaylıca yazdığımız diğer ada rehberlerini de bulabilirsiniz. Keyifli seyahatleriniz olsun. 😊

Gezilecek yerler, konaklama, yeme-içme rehberleri + aktivite önerileri. Deneyim odaklı rotalar ve pratik ipuçlarıyla seyahatini kolayca planla!

Bir Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.