
Amasya Gezilecek Yerler: En Güzel 24 Yer (Haritalı Rota)
Amasya gezilecek yerler yazıma biraz hayıflanarak başlıyorum, izninizle. 😃 Meğer ben bunca zaman Amasya’yı ziyaret etmeyerek neler kaçırmışım! Nasıl köklü bir tarih, ne güzel bir doğa saklıyormuş bağrında da haberim yokmuş. Öyle derli toplu, öyle sakin ve öyle güzel bir şehir ki Cittaslow ruhuna fazlasıyla yakışıyor.
Siz de benim gibi bugüne kadar bu güzel şehri görme fırsatı bulamadıysanız tez vakitte bir Amasya çıkarması yapın. Ama durun; Amasya gezilecek yerler listemi okumadan yola çıkmayın sakın. Şehri adım adım gezdim, görülmesi gereken noktaları, ulaşım detaylarını ve başka yerde kolay kolay denk gelmeyeceğiniz ilginç bilgileri sizin için bir araya getirdim. 😊
Kısacası bu Amasya gezi rehberi, seyahatinizi planlarken ihtiyaç duyabileceğiniz pek çok detayı tek yerde bulabileceğiniz kapsamlı bir yol arkadaşı olacak. Giyin en rahat ayakkabılarınızı; Amasya’da gezilecek yerler arasında uzun ama keyifli bir yürüyüşe çıkıyoruz.
Amasya Gezilecek Yerler Haritası
Amasya Gezilecek Yerler Haritası (Harita üzerinde zoom yapabilir, numaraların üstüne tıklayabilirsiniz, sıralama aşağıda.)
Amasya Gezilecek Yerler Listesi
- Mehmet Paşa Camii
- Mustafa Bey Hamamı
- Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp Ve Tarih Müzesi
- Yakutiye Tekkesi
- Sofular Mahallesi
- Amasya Saat Kulesi
- Burmalı Minare Cami
- Amasya Alçak Köprü
- Amasya Yalıboyu Evleri
- Şehzadeler Müzesi
- Hazeranlar Konağı
- Amasya Belediyesi Şeyh Hamdullah Yazı Tarihi ve Hüsn-i Hat Müzesi
- Minyatür Amasya Müzesi
- Sultan II. Bayezid Külliyesi
- Amasya Arkeoloji Müzesi
- Pontus Kralları Kaya Mezarları
- Amasya Harşena Kalesi
- Kapı Ağa (Büyük Ağa) Medresesi
- Saraydüzü Kışla Binası Milli Mücadele Müzesi ve Kongre Merkezi
- Aynalı Mağara
- Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi
- Serçoban Türbesi
- Boraboy Gölü Tabiat Parkı
- Yedikuğular Millet Bahçesi
Amasya çok büyük bir şehir değil; özellikle tarihî merkez oldukça derli toplu. Tempoyu çok yükseltmeden Amasya’da gezilecek yerler listesinin merkez bölümünü bir veya iki güne yayarak keyifle tamamlayabilirsiniz. Durakların çoğu birbirine yakın olduğu için ilk gününüzü yürüyüşe ayırmanızı öneririm. Ben de şehir merkezini acele etmeden, sokak aralarına girip çıkarak ve bol bol fotoğraf molası vererek gezdim. Zaten Amasya öyle koşarak gezilecek bir şehir değil; bir köşede tarih, diğer köşede Yeşilırmak manzarası sizi sürekli durduruyor.
Amasya çevresinde gezilecek yerler ise daha dağınık konumda. Aynalı Mağara, Ferhat ile Şirin Âşıklar Müzesi ve Serçoban Türbesi merkeze yakın olsa da buralara araçla ulaşmak zaman kazandırıyor. Boraboy Gölü ile Yedikuğular Millet Bahçesi içinse ayrı bir rota oluşturmanız çok daha mantıklı. Toplu taşımayla seyahat edecekseniz çevredeki bütün durakları aynı güne sıkıştırmak yerine geziye bir veya iki gün ekleyebilirsiniz.
Kısacası rahat bir Amasya gezi rotası için merkeze en az bir tam gün, çevredeki doğa ve tarih duraklarına da ayrıca zaman ayırın. Hadi gelin, Amasya’nın en güzel noktalarını beraber gezmeye başlayalım. Sizin listede mutlaka olmalı dediğiniz bir Amasya durağı varsa yorumlara yazın; gözümüzden kaçanları birlikte tamamlayalım.
Amasya Gezi Planı (Günlük Gezi Rotaları)

Amasya’yı gezmek için ayıracağınız süre, müzelere ne kadar vakit ayıracağınıza ve çevredeki doğal güzellikleri görmek isteyip istemediğinize göre değişir. Vaktiniz yalnızca bir günse ilk gün rotasını takip edebilirsiniz. Üç günlük bir seyahatte ise planı sırasıyla uygulayarak şehri daha sakin ve keyifli biçimde keşfedebilirsiniz.
| Günlük Plan | Rota | Gezilecek yerler | Kısa plan |
|---|---|---|---|
| 1 Günlük Plan | Tarihî merkez ve Yalıboyu | Mehmet Paşa Camii, Mustafa Bey Hamamı, Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi, Saat Kulesi, Alçak Köprü, Yalıboyu Evleri, Şehzadeler Müzesi, Hazeranlar Konağı, Sultan II. Bayezid Külliyesi, Pontus Kral Kaya Mezarları | Birbirine yakın tarihî durakları yürüyerek keşfedin. Vaktiniz kısıtlıysa müzelerden birkaçını seçerek rotayı hafifletebilirsiniz. |
| 2 Günlük Plan | Kale ve merkez çevresi | 1. Gün + Amasya Kalesi, Kapı Ağası Medresesi, Saraydüzü Kışla Binası, Aynalı Mağara, Ferhat ile Şirin Âşıklar Müzesi, Serçoban Türbesi | Merkez dışındaki ve yokuşlu noktalara araçla ulaşın. Günü Yalıboyu’nda akşam yürüyüşüyle tamamlayın. |
| 3 Günlük Plan | Doğa rotası | 1. Gün + 2. Gün + Boraboy Gölü Tabiat Parkı, Yedikuğular Millet Bahçesi | Göl çevresinde yürüyüş, piknik ve dinlenme için zaman ayırın. Bu rota için özel araç kullanmak daha pratiktir. |
Amasya’da 1 günde gezilecek yerler için ilk gün rotası şehrin en önemli duraklarını kapsıyor. Ancak müzeleri ayrıntılı gezmek isterseniz programı biraz seyrekleştirmeniz gerekebilir. Amasya küçük bir şehir olabilir ama konu tarih olunca saatler su gibi akıyor. Üç günlük bu Amasya gezi planı ise tarihî merkezi acele etmeden keşfetmenize, çevredeki önemli noktaları görmenize ve doğaya da zaman ayırmanıza olanak tanır.
Amasya Merkezde Gezilecek Yerler

Amasya’nın en güzel taraflarından biri, görülmesi gereken pek çok noktanın şehir merkezinde ve birbirine yakın konumda bulunması. Amasya merkezde gezilecek yerler rotasını büyük ölçüde yürüyerek tamamlayabilir; Yeşilırmak kıyısından tarihî mahallelere, Osmanlı konaklarından kaya mezarlarına kadar şehrin farklı yüzlerini aynı gün içinde keşfedebilirsiniz. Tabii rota boyunca müzeler, taş köprüler ve bolca fotoğraf molası sizi bekliyor.
Amasya merkezde görebileceğiniz başlıca yerler:
- Mehmet Paşa Camii
- Mustafa Bey Hamamı
- Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi
- Yakutiye Tekkesi
- Sofular Mahallesi
- Amasya Saat Kulesi
- Burmalı Minare Camii
- Amasya Alçak Köprü
- Amasya Yalıboyu Evleri
- Şehzadeler Müzesi
- Hazeranlar Konağı
- Şeyh Hamdullah Yazı Tarihi ve Hüsn-i Hat Müzesi
- Minyatür Amasya Müzesi
- Sultan II. Bayezid Külliyesi
- Amasya Müzesi
- Pontus Kral Kaya Mezarları
- Amasya Harşena Kalesi
- Kapı Ağası Medresesi
- Saraydüzü Kışla Binası Millî Mücadele Müzesi ve Kongre Merkezi
Bu noktaların büyük bölümü Amasya şehir merkezi gezilecek yerler rotası içinde yürüyerek görülebiliyor. Ancak Pontus Kral Kaya Mezarları’na çıkarken merdivenlerle, Amasya Kalesi yolunda ise yokuşlarla biraz mücadele etmeniz gerekecek. Manzarayı görünce bütün yorgunluğu unutacağınızın garantisini veremem ama ihtimal oldukça yüksek.
Mehmet Paşa Camii

Mehmet Paşa Camii, konakladığımız otele oldukça yakın olduğu için Amasya gezimizin ilk durağı oluyor. Amasya merkezde gezilecek yerler arasında bulunan cami, 1486 yılında II. Bayezid’in oğlu Şehzade Ahmet’in lalası Mehmet Paşa tarafından yaptırılmış. Daha ilk durakta Amasya, tarih konusunda çıtayı epey yükseltiyor anlayacağınız.
Caminin en dikkat çekici detaylarından biri, ağaç oymacılığının güzel örnekleri arasında gösterilen özgün kapısı. Günümüzde Amasya Müzesi’nde sergilenen bu kapıyı cami ziyaretinizin ardından müzede yakından görebilirsiniz. Kıvrık dal ve yaprak motifleriyle süslenen mermer minber ise Türk mermer işçiliğinin nadir örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Caminin kendisi güzel, detayları ayrı güzel; bakmayı bilenler için adeta küçük bir sanat galerisi.
- Mehmet Paşa Camii yol tarifi için buraya tıklayın.
Mustafa Bey Hamamı

Mehmet Paşa Camii’nin hemen yanında Mustafa Bey Hamamı yer alıyor. 1436 yılında, II. Murad’ın lalası Yörgüç Paşa’nın oğlu Mustafa Bey tarafından yaptırılan hamam; sıcaklık, ılıklık ve soğukluk bölümleriyle klasik Osmanlı hamam mimarisinin özelliklerini taşıyor. Moloz taş ve tuğla kullanılarak inşa edilen yapıya, mermer çerçeveli kemerli bir kapıdan giriliyor.
Bizim ziyaretimiz sırasında hamamın içine girme fırsatı bulamadığımız için yapıyı dışarıdan inceleyip yolumuza devam ediyoruz. Mehmet Paşa Camii ile yan yana olması sayesinde her iki yapıyı da aynı durakta görebilirsiniz. Burası uzun uzun vakit ayıracağınız bir yer değil belki ama Amasya’nın tarihî dokusunu tamamlayan güzel ayrıntılardan biri.
- Mustafa Bey Hamamı için buraya tıklayın.
Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Müzesi

Amasya merkezde gezilecek yerleri yürüyerek keşfetmeye devam ediyoruz. Sıradaki durağımız, şehrin en ilgi çekici müzelerinden biri olan Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi. Müzenin bulunduğu Amasya Darüşşifası, 1308-1309 yıllarında İlhanlı Hükümdarı Sultan Olcaytu Mehmed Han ve eşi adına yaptırılmış. Aynı zamanda Amasya’da İlhanlı Dönemi’nden günümüze ulaşan tek eser olma özelliğini taşıyor.
Müzeye adını veren Sabuncuoğlu Şerefeddin, 15. yüzyılda yaşamış önemli bir hekim ve cerrah. Amasya Darüşşifası’nda 14 yıl hekimlik yapan Sabuncuoğlu’nun en önemli eseri ise ilk Türkçe cerrahi eserlerden biri olarak kabul edilen Cerrahiyye-i İlhâniyye. Kitapta yalnızca tedavi yöntemleri anlatılmamış; cerrahi aletler ve operasyonlar çizimlerle de gösterilmiş. Yani yüzyıllar öncesinin resimli tıp kitabıyla karşı karşıyayız, hiç de azımsanacak bir iş değil.
Müzede, bu eserdeki çizimlerden yararlanılarak hazırlanan 10 farklı tıp ve cerrahi branşına ait aletleri inceleyebilirsiniz. Sabuncuoğlu Salonu’nda dönemin tedavi yöntemleri anlatılırken Sabuncuoğlu Kliniği’nde cerrahi operasyonlar balmumu heykellerle canlandırılıyor. Müzik Tedavi Salonu’nda ise hastaların tedavisinde kullanılan musiki aletleri ile Türk musikisi makamları hakkında bilgi veriliyor. Tıp tarihine özel bir merakınız olmasa bile burası insanı şaşırtmayı başarıyor.
Yapının kendisi de en az müzedeki sergiler kadar etkileyici. Anadolu’da müzikle tedavi uygulanan ilk hastanelerden biri olarak bilinen darüşşifanın özellikle taş işçiliğiyle dikkat çeken ön cephesini incelemeden geçmeyin. Kapının kilit taşındaki diz çökmüş insan kabartması da yapının en özgün ayrıntılarından biri.
- Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Müzesi’nin girişi ücretli. Konumu burada.
Yakutiye Tekkesi

Amasya’nın taşı toprağı tarih mübarek! 😊 Gitmeden önce hazırladığım Amasya gezilecek yerler listesinde burası yoktu. Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi’nden çıkınca hemen bitişiğindeki kalıntılar dikkatimi çekti. Böyle plansız keşifler de gezilerin en güzel sürprizlerinden biri oluyor.
Burası, Çelebi Sultan Mehmed döneminde Yakut Paşa tarafından yaptırılan Yakutiye Tekkesi. Bir zamanlar mescit, şeyh odası, misafirhane ve imaret gibi bölümlerden oluşan tekke; yalnızca ibadet edilen değil, yolcuların ağırlandığı ve ihtiyaç sahiplerine yardım edildiği çok işlevli bir yapıymış.
Günümüzde yapıdan geriye oldukça sınırlı kalıntılar ulaşmış. Öyle büyük ve görkemli bir yapı beklemeyin; burası daha çok Amasya’nın sokak arasında karşınıza çıkan tarih sürprizlerinden biri. Tıp müzesinin hemen yanında bulunduğu için ayrıca bir rota oluşturmanıza gerek yok. Birkaç dakikanızı ayırıp kalıntıları inceleyerek yolunuza devam edebilirsiniz.
Sofular Mahallesi

Sofular Mahallesi, Amasya gezilecek yerler listelerinde çok sık karşınıza çıkan bir yer değil. Bizim de seyahat öncesinde hazırladığımız planda burası yoktu. Ancak otel sahibimiz, dünyalar tatlısı Merve, “Mutlaka gidip görün.” deyince rotamıza ekledik. İyi ki de eklemişiz; bazen en güzel durakları Google değil, yerel tavsiyeler bulduruyor. 😊
Amasya’nın geleneksel kent dokusunu koruyan tarihî mahallelerinden biri olan Sofular’da, tescilli ahşap evleri ve eski Amasya sokaklarının izlerini görebilirsiniz. Beyaz cepheli, ahşap detaylı evlerin sıralandığı taş sokaklar oldukça sakin ve bir o kadar da fotojenik. Mahalledeki bazı cadde ve kaldırımlar da tarihî dokuya uygun malzemelerle yenilenmiş.
Burası uzun bir gezilecek yerler listesi sunmuyor; asıl güzelliği sokaklarında ağır ağır yürümekte. Sofular Mahallesi’ni mutlaka yürüyerek keşfedin, ara sokaklara girin ve fotoğraf makinenizi hazır tutun. Yalnız yolların yer yer yokuşlu olduğunu da söyleyeyim; Amasya rahat ayakkabı konusundaki ısrarını burada da sürdürüyor. 😊
- Sofular mahallesi yol tarifi için buraya tıklayın.
Amasya Saat Kulesi

Yalıboyu Evleri’nin başladığı noktada, Hükümet Köprüsü’nün hemen yanında Amasya Saat Kulesi karşınıza çıkıyor. Şehrin simge yapılarından biri olan kulenin hikâyesi de en az görüntüsü kadar ilginç. Saat Kulesi ilk kez 1865 yılında Amasya Mutasarrıfı Ziya Paşa tarafından yaptırılmış. Yapı, kısa süre sonra bir yangından etkilenmiş; 1940 yılında ise yanındaki ahşap köprünün yerine betonarme Hükümet Köprüsü yapılırken yıktırılmış. Bir tarihî yapının yeni köprüye engel olduğu gerekçesiyle ortadan kaldırılması kulağa bugün oldukça acı geliyor. Ne yazık ki şehirlerin geçmişinde böyle geri dönüşü olmayan kararlarla sık sık karşılaşabiliyoruz.
Amasya, Saat Kulesi’ne ancak yıllar sonra yeniden kavuşabilmiş. Bugün gördüğünüz kule, 2002 yılında eski yapıya uygun biçimde yeniden inşa edilmiş. Yani karşımızdaki yapı 1865’ten beri kesintisiz şekilde ayakta duran özgün kule değil; şehrin hafızasında önemli bir yere sahip olan tarihî kulenin yeniden yapılmış hâli.
Saat Kulesi’ni görmüşken hemen yanındaki köprüden geçip Yalıboyu Evleri’ni, Yeşilırmak’ı ve Harşena Dağı’nı aynı kareye sığdırmaya çalışın. Amasya’da fotoğraf makinesini dinlendirmek pek mümkün değil; şehir her köşede yeni bir kadraj çıkarıyor. Saat Kulesi’nin konumu burada.
Burmalı Minare Camii

Burmalı Minare Camii’nin kapısının üzerinde bulunan kemer biçimli kitabeden, yapının iki kardeş tarafından yaptırıldığı anlaşılıyor. Bu kardeşlerden Said Ferruh’un, Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in vezirlerinden Necmeddin Ferruh Bey olduğu kabul ediliyor. Diğer kardeş ise Haznedar Yusuf. Kitabesine göre caminin yapım tarihi 1242 yılına uzanıyor. Yani karşımızda Amasya’nın yüzyıllara meydan okuyan yapılarından biri var.
Evliya Çelebi’nin Seyahatname adlı eserinde Mahkeme Camii olarak söz ettiği yapının ilk minaresi ahşapmış. Cami, 1590 yılındaki depremde ve 1602’de çıkan yangında zarar görmüş; minare ise 1730 yılındaki büyük yangında tamamen yok olmuş. Ardından ahşap minarenin yerine, caminin güçlü taş yapısıyla uyumlu yeni bir taş minare yapılmış.
Yeni minarenin çevresini dönerek saran yivler, yapıya oldukça farklı ve zarif bir görünüm kazandırmış. İşte cami de bu burmalı görüntüden sonra Burmalı Minare Camii adıyla anılmaya başlamış. İsminin nereden geldiğini öğrenince minareye bir kez daha dikkatlice bakmadan geçmek mümkün değil. 😊
- Burmalı Minare Camii yol tarifi için buraya tıklayın.
Amasya Alçak Köprü

masya merkezde gezilecek yerler rotamızda sıradaki durağımız, Yeşilırmak’ın iki yakasını birbirine bağlayan Alçak Köprü. Yalıboyu Evleri ile Şehzadeler Müzesi’nin hemen yanı başında bulunan köprü, Roma Dönemi’nde kale ve çevresini şehrin karşı kıyısındaki yerleşim alanına bağlamak amacıyla inşa edilmiş. Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, yapının tarihini MS 2. yüzyıla kadar götürüyor.
Kesme taştan yapılan köprü başlangıçta dört yüksek kemere sahipmiş. Ancak zaman içinde Yeşilırmak’ın yatağı yükselince köprünün ayakları ve kemerlerinin büyük bölümü su seviyesinin altında kalmış. Köprü tablası da suya iyice yaklaşınca yapı halk arasında Alçak Köprü adıyla anılmaya başlamış. Yani ismin arkasında öyle büyük bir efsane yok; bildiğiniz köprü zamanla alçalmış. 😊
Köprü, yüzyıllar boyunca epey badire atlatmış. 1865 yılında Ziya Paşa, eski kemerlerin üzerine 11 ayaklı ahşap bir köprü yaptırmış. Bu bölüm 1881’deki taşkında yıkılınca Atıf Bey döneminde daha sağlam bir köprü inşa edilmiş. Yapı 1965 yılında güçlendirilmiş, 2009 yılında yapılan restorasyonun ardından bugünkü görünümüne kavuşmuş. Dolayısıyla bugün gördüğünüz köprüde Roma Dönemi’nden kalan taş kemerlerle daha sonraki dönemlerde eklenen bölümler bir arada bulunuyor.
Köprüden geçerken yalnızca karşıya ulaşmaya odaklanmayın. Bir yanda Yalıboyu Evleri, diğer yanda Harşena Dağı ve Kral Kaya Mezarları öyle güzel bir manzara sunuyor ki burada fotoğraf çekmeden geçmek pek mümkün değil. Özellikle suyun sakin olduğu saatlerde evlerin Yeşilırmak’a düşen yansımaları Amasya’nın en güzel karelerinden birini oluşturuyor.
Amasya Alçak Köprü konumu burada.
Amasya Yalıboyu Evleri

İşte Amasya’yı Amasya yapan o meşhur manzara: Yeşilırmak ve Yalıboyu Evleri. Nehir kenarında, tarihî sur duvarlarının üzerine ahşap çatkı arası kerpiç dolgu tekniğiyle inşa edilen bu evler, geleneksel Osmanlı konut mimarisinin en güzel örnekleri arasında gösteriliyor. Beyaz cepheleri, ahşap detayları ve Yeşilırmak’a uzanan cumbalarıyla Amasya’nın tarihî kimliğine öyle güzel uyum sağlıyorlar ki şehri görür görmez neden bu kadar sevildiklerini anlıyorsunuz.
Amasya’da görüştüğümüz yerel bir kişinin anlattığına göre Yalıboyu Evleri’nin bulunduğu bölge, geçmişte bugünkü turistik görünümünden oldukça uzakmış. Büyük şehirlere yapılan göçler, uzun süre boş kalan evler ve bakımsızlık nedeniyle mahalle zaman içinde eski canlılığını kaybetmiş. Daha sonra gerçekleştirilen restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarıyla evler yeniden ayağa kaldırılmış, bölge Amasya turizmine kazandırılmış.
Bugün baktığınızda karşınızda bambaşka bir manzara var. Şehri ikiye bölen Yeşilırmak’ın üzerinde uzanan tarihî köprüler iki yakayı birbirine bağlıyor; Yalıboyu Evleri ise özellikle akşam ışıklandırmalarıyla masal gibi görünüyor. Benden söylemesi, hava kararmadan buradan ayrılmayın.
Amasya merkezde gezilecek yerler arasında benim en sevdiğim duraklardan biri kesinlikle burası oldu. Fotoğraf çekmek için nehrin karşı kıyısına geçin; Yalıboyu Evleri’ni Harşena Dağı ve Kral Kaya Mezarları ile aynı kareye sığdırmaya çalışın. Konum burada.
Şehzadeler Müzesi

Amasya’da gezilecek yerlerin büyük bölümü derli toplu ve yürüme mesafesinde demiştim ya; hah, işte Şehzadeler Şehri Amasya’nın Şehzadeler Müzesi de bu rotanın en güzel duraklarından biri. Müze, Alçak Köprü’nün ayağında, Kral Kaya Mezarları’nın eteklerinde ve Yeşilırmak kıyısındaki eski sur duvarları üzerinde bulunan iki katlı ahşap bir Amasya evinde hizmet veriyor. Yalıboyu’nun tarihî dokusuna öyle güzel uyum sağlıyor ki dışarıdan bakınca bile sizi doğrudan birkaç yüzyıl geriye götürüyor.
Müzenin giriş katında, şehzadelik dönemlerini Amasya’da geçiren ancak Osmanlı tahtına çıkamayan beş şehzadenin heykeli bulunuyor. Bunlar; Kanuni Sultan Süleyman’ın oğulları Şehzade Mustafa ve Şehzade Bayezid, II. Murat’ın oğulları Şehzade Ahmet ve Şehzade Alaeddin ile II. Bayezid’in oğlu Şehzade Ahmet.
Üst katta ise şehzadelik dönemlerini Amasya’da geçirdikten sonra Osmanlı tahtına çıkan yedi hükümdarın heykeli sergileniyor:
- Yıldırım Bayezid
- Çelebi Mehmed
- II. Murat
- Fatih Sultan Mehmed
- II. Bayezid
- Yavuz Sultan Selim
- III. Murat
Heykeller, hükümdarların günümüze ulaşan tasvirlerinden yararlanılarak hazırlanmış ve dönemlerine uygun kıyafetlerle sergilenmiş. Müzenin duvarları ile tavanlarında kullanılan hatayi ve rumi desenler, hat ve tezhip örnekleri, halılar ve geleneksel aksesuarlar da içeride 15. ve 16. yüzyıl Anadolu evinin havasını yaşatıyor. Yani burada yalnızca balmumu heykellere bakmıyor, dönemin atmosferine de küçük bir yolculuk yapıyorsunuz.
Şehzadeler Müzesi, Hatuniye Mahallesi’ndeki Hazeranlar Sokak’ta, Yalıboyu Evleri ve Alçak Köprü’nün hemen yakınında bulunuyor. Bu nedenle Yalıboyu yürüyüşünüz sırasında ayrıca bir ulaşım planı yapmadan kolayca ziyaret edebilirsiniz.
Hazeranlar Konağı


Hazeranlar Konağı, Amasya Defterdarı Hasan Talat Efendi tarafından 1865 yılında yaptırılmış. Konak, adını burada uzun yıllar yaşayan Hezeran Hanım’dan alıyor. Yeşilırmak kıyısındaki antik sur duvarları üzerine inşa edilen yapı, Amasya’nın geleneksel Osmanlı konut mimarisini en güzel yansıtan yapılardan biri. Dışarıdan güzel, içeriden ayrı güzel; Yalıboyu’nda yürürken görmeden geçmeniz zaten pek mümkün değil.
Bodrum üzerine iki katlı olarak inşa edilen konak, haremlik ve selamlık olmak üzere iki ana bölümden oluşuyor. Ahşap çatkı arasına kerpiç dolgu tekniğiyle yapılan yapıda dört eyvanlı ve orta sofalı geleneksel plan düzeni kullanılmış. Konağın restorasyon çalışmalarına 1979 yılında başlanmış, çalışmalar 1983’te tamamlanmış ve yapı 1984 yılında etnografik eserlerin sergilendiği müze ev olarak hizmete açılmış.
Hazeranlar Konağı’nda, 19. yüzyıl Amasya yaşamını yansıtan odaları gezebilirsiniz. Dönemin giysileri, halı ve kilimleri, kadın ziynet eşyaları, mutfak araçları ve günlük hayatta kullanılan çeşitli eşyalar ait oldukları bölümlerde sergileniyor. Burada yalnızca eski eşyalara bakmıyor, bir Amasya konağında günlük hayatın nasıl geçtiğine de yakından tanıklık ediyorsunuz.
- Hazeranlar Konağı’nın girişi ücretli. Müze kart geçerli.
- Hazeranlar Konağı’nın konumu burada.
- Burası geçici olarak kapalı. Gitmeden önce kontrol edin.
Amasya Belediyesi Şeyh Hamdullah Yazı Tarihi ve Hüsn-i Hat Müzesi

Şeyh Hamdullah Yazı Tarihi ve Hüsn-i Hat Müzesi, Türk-İslam sanatlarının en zarif dallarından biri olan hat sanatını yakından tanıyabileceğiniz oldukça özel bir yer. Müze, hüsn-i hat sanatına yön veren isimlerin başında kabul edilen ve “Reisü’l-Hattâtîn” unvanıyla anılan Amasyalı Şeyh Hamdullah’ın adını taşıyor. İçeride farklı yazı türlerine ve hat sanatının güzel örneklerine yer veriliyor. Harflerin bile sanat eserine dönüştüğü bir müzedeyiz anlayacağınız.
Müzede yalnızca Osmanlı hat sanatına odaklanılmıyor. Sümer, Mısır ve Hitit medeniyetlerinden başlayarak yazının geçirdiği gelişim süreci de anlatılıyor. Ayrıca ciltçilik, ebru ve tezhip sanatlarının yapım aşamalarını inceleyebilir, yazının yüzyıllar içinde nasıl estetik bir sanat dalına dönüştüğünü görebilirsiniz.
Özellikle hat, ebru ve geleneksel Türk sanatlarına ilginiz varsa Amasya merkezde gezilecek yerler listenize mutlaka ekleyin. Müze, Hatuniye Mahallesi’nde bulunduğu için Yalıboyu Evleri ve çevresindeki diğer duraklarla aynı yürüyüş rotasında kolayca gezilebilir.
- Şeyh Hamdullah Yazı Tarihi ve Hüsn-i Hat Müzesi’nin girişi ücretli.
- Şeyh Hamdullah Yazı Tarihi ve Hüsn-i Hat Müzesi konumu burada.
Amasya Minyatür Müzesi

Minyatür Amasya Müzesi, konum olarak aşağıda anlatacağım Sultan II. Bayezid Külliyesi’nin imaret bölümünde yer alıyor. Külliyeyi gezerken ayrıca yol aramanıza gerek yok; bir kapıdan girip yaklaşık yüz yıl öncesinin Amasya’sına çıkıyorsunuz. 😊
Müzenin merkezinde, 1914 yılında çekilmiş bir fotoğraftan esinlenerek hazırlanan 1/150 ölçekli Amasya maketi bulunuyor. Şehrin o yıllardaki coğrafi dokusu, tarihî yapıları ve günlük yaşamı mümkün olduğunca ayrıntılı biçimde canlandırılmış.
Maketin ortasından Yeşilırmak akıyor, tren yeniden sefere çıkıyor, faytonlar yollarda ilerliyor ve hareketli figürler şehre canlılık katıyor. Işıkların değişmesiyle Amasya’nın önce gündüzünü, ardından aydınlatılmış gecesini izleyebiliyorsunuz. Tonozlu tavandaki yıldızlar, mehtap ve zaman zaman görünen yıldız kaymaları da atmosferi tamamlıyor. Hafif müzik ve şehir sesleri eklenince ortaya küçük ama oldukça keyifli bir zaman yolculuğu çıkıyor.
Amasya merkezde gezilecek yerler arasında farklı bir deneyim arıyorsanız burayı listenize ekleyin. Özellikle şehirde gördüğünüz yapıların eski hâllerini maket üzerinde bulmaya çalışmak oldukça eğlenceli. Koca Amasya’yı tek salona sığdırmışlar; insan kendi evini toparlarken aynı başarıyı gösteremiyor. 😃
- Minyatür Amasya Müzesi girişi ücretli. Müze kart geçerli değil.
- Minyatür Amasya Müzesi’nin konumu burada.
Sultan II. Bayezid Külliyesi

Amasya merkezde gezilecek yerler arasında sıradaki durağımız, şehrin en önemli Osmanlı eserlerinden biri olan Sultan II. Bayezid Külliyesi. Yeşilırmak kıyısında geniş bir alana yayılan külliye, 1485-1486 yılları arasında Sultan II. Bayezid’in talimatıyla, Amasya Sancak Beyi Şehzade Ahmed tarafından yaptırılmış. Amasya’da tarihî yapı görmeye alışıyoruz artık ama buraya gelince insan yine de şöyle bir durup etrafına bakmadan edemiyor.
1496 tarihli vakfiyeye göre külliye; cami, medrese, imaret, mektep ve köprüden oluşuyormuş. Yalnız vakfiyede adı geçen köprü Amasya’da değil, Çorum’un Osmancık ilçesinde Kızılırmak üzerinde bulunuyor. Külliyenin cami, medrese ve imaret bölümleri günümüze ulaşırken doğusunda yer aldığı belirtilen mektep ne yazık ki ayakta kalamamış.
Külliyeye daha sonraki yıllarda Şehzade Osman Çelebi Türbesi ile namaz vakitlerinin belirlendiği muvakkithane de eklenmiş. Caminin iki yanındaki birbirinden farklı taş süslemelere sahip minareler, kalem işi bezemeleri ve ahşap kündekâri pencere kanatları özellikle dikkat çekiyor. Caminin önündeki şadırvan ile yüzyıllardır bahçeye gölge veren ulu çınarlar da buranın huzurlu atmosferini tamamlıyor.
Külliyeyi gezerken yalnızca camiye girip çıkmayın; medreseyi, imaret bölümünü ve bahçedeki ayrıntıları da inceleyin. Zaten daha önce anlattığım Minyatür Amasya Müzesi de külliyenin imaret bölümünde yer alıyor. Kısacası buraya öyle beş dakikalık bir ziyaret planlamayın; Amasya yine “Bir bakıp çıkarız.” dediğiniz yerde sizi uzun uzun oyalıyor.
- Sultan II. Bayezid Külliyesi yol tarifi için buraya tıklayın.
Amasya Arkeoloji Müzesi


Amasya Müzesi’nin geçmişi, 1925 yılında Sultan II. Bayezid Külliyesi’nin medrese binasında az sayıdaki arkeolojik eser ile mumyanın bir araya getirildiği müze deposuna dayanıyor. Eserler 1962 yılında Gökmedrese Camii’ne taşınmış; müze 1977’de bugünkü binasına geçmiş ve 1980 yılında ziyarete açılmış. Yani müze 1980’de taşınmamış, 1977’de taşınıp üç yıl sonra kapılarını ziyaretçilere açmış.
Müzede Geç Neolitik ve Erken Kalkolitik Çağ’dan Osmanlı Dönemi’ne kadar uzanan 13 farklı medeniyete ait eserleri bir arada görebilirsiniz. Tunç Çağı, Hitit, Urartu, Frig, İskit, Pers, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan eserler arasında dolaşırken Amasya’nın neden “taşı toprağı tarih” bir şehir olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz.
Beni müzede en çok etkileyen bölüm ise açık ara İlhanlı Dönemi’ne ait mumyaların sergilendiği salon oldu. 14. yüzyıldan kalan bu mumyaların, İlhanlıların Anadolu’daki hâkimiyeti sırasında Amasya’da nazırlık ve emirlik yapan kişiler ile onların yakınlarına ait olduğu belirtiliyor. Günümüzde müzenin içinde kendileri için hazırlanan özel bir bölümde sergileniyorlar. Mısır’da değiliz ama müzenin bu kısmında insan ister istemez bir durup şaşırıyor.
Müze yetkililerinin geçmişte aktardığı bilgilere göre mumyalar, 1855 yılına kadar Burmalı Minare Camii’nin türbe bölümünde saklanmış ve daha sonra buradan çıkarılmış. Burmalı Minare Camii’ni gezerken gördüğünüz türbeyle müzedeki mumyalar arasında böyle ilginç bir bağ bulunuyor. Bu ayrıntıyı öğrendikten sonra her iki yere de bambaşka bir gözle bakıyorsunuz.
- Amasya Arkeoloji Müzesi girişi ücretli. Müze kart geçerli.
- Amasya Arkeoloji Müzesi konumu burada.
Pontus Kralları Kaya Mezarları


Gelelim Amasya’da gezilecek yerler denildiğinde akla ilk gelen noktalardan biri olan Pontus Kral Kaya Mezarları’na. Harşena Dağı’nın güney yamacındaki kayalara oyulan bu anıtsal mezarlar, Pontus Krallığı’nın Amasya’yı başkent olarak kullandığı dönemden günümüze ulaşmış. Harşena Dağı ve Pontus Kral Kaya Mezarları, 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmış. Darısı kalıcı listeye diyelim ama bizim ziyaretimizde gördüklerim, böylesine değerli bir tarihî alan adına beni pek mutlu etmedi açıkçası.
Ören yerinin girişine ulaşmak için epeyce merdiven çıkmanız gerekiyor. Yukarı vardığınızda Pontus’un ilk beş kralına ait anıtsal kaya mezarlarını görebiliyorsunuz. Mezarların üçü doğu, ikisi ise batı tarafında yer alıyor. Ana kayaya U biçiminde oyulan bu yapılar, 8 ila 15 metreye ulaşan boyutlarıyla Anadolu’nun en büyük kaya mezarları arasında gösteriliyor.
Bizim ziyaretimiz sırasında merdivenlerin bazı bölümleri kırık ve bakımsız görünüyordu. Ziyarete açık mezarlardan birinin çevresinde taş düşme tehlikesine karşı uyarı tabelası görünce içeri girmek istemedik. Sol taraftaki mezarlara ilerlerken açıkta duran elektrik kabloları ve kaya içindeki su damlaları da bizi tedirgin etti. Böylesine önemli bir ören yerinde ziyaretçi güvenliğini sağlayacak daha güçlü ve görünür önlemler olmasını bekliyor insan.
Kısacası Pontus Kral Kaya Mezarları, uzaktan Amasya’nın o meşhur manzarasını tamamlayan muhteşem bir görüntü sunuyor. Yakından baktığımda ise bakım ve güvenlik açısından biraz hayal kırıklığı yaşadım. Bu gözlemler bizim ziyaret dönemimize ait; koşullar zaman içinde değişmiş olabilir. Umarım bu eşsiz tarihî alan en kısa zamanda hak ettiği özeni görür ve UNESCO’nun kalıcı listesine doğru emin adımlarla ilerler.
- Pontus Kral Kaya Mezarları’nın girişi ücretli.
- Pontus Kral Kaya Mezarları konumu burada.
Amasya Harşena Kalesi


Amasya Kalesi, namıdiğer Harşena Kalesi, şehir merkezinin kuzeyinde yükselen Harşena Dağı üzerinde yer alıyor. Kalenin ilk kez kim tarafından yaptırıldığı kesin olarak bilinmiyor. Bazı tarihçiler yapıyı Pontus Kralı Mithridates’le ilişkilendirirken, başka bir rivayete göre kale Kumandan Karsan veya Harsana tarafından yaptırılmış ve adını da buradan almış. Tarih bu kez önümüze tek cevap değil, iki ayrı ihtimal bırakıyor.
Stratejik konumu nedeniyle Pers, Pontus, Roma ve Bizans dönemlerinde pek çok saldırıya uğrayan kale, defalarca tahrip edilmiş ve yeniden onarılmış. Amasya’nın 1075 yılında Türklerin hâkimiyetine girmesinden sonra da önemli bir onarım geçirmiş.
Kalenin tarihî önemi bir yana, burada sizi harika bir Amasya manzarası bekliyor. Biz gittiğimizde lapa lapa kar yağıyordu; sis yüzünden göz gözü görmediği için manzaranın tadını çıkaramadık. Siz mümkünse açık bir havada çıkın ve Yeşilırmak’tan Yalıboyu Evleri’ne uzanan manzarayı seyretmeyi ihmal etmeyin. 🙂
- Amasya Kalesi’nin girişi ücretli.
- Amasya Kalesi yol tarifi için buraya tıklayın.
Kapı Ağa (Büyük Ağa) Medresesi

Kapı Ağa Medresesi, diğer adıyla Büyük Ağa Medresesi, Sultan II. Bayezid’in Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından 1488 yılında yaptırılmış. Yapıyı diğer Osmanlı medreselerinden ayıran en önemli özellik ise sekizgen planı. Selçuklu mezar anıtlarında görülen bu plan şeması, bir medrese yapısında ilk kez burada uygulanmış. Dışarıdan oldukça sade görünen medrese, avlusuna adım attığınız anda bütün güzelliğini ortaya seriyor. 😊
Ortadaki sekizgen avlunun çevresi, sütunlar üzerine oturan sivri kemerli revaklarla kuşatılmış. Bu revakların arkasında öğrenci odaları, güney tarafında ise geçmişte hem dershane hem de mescit olarak kullanılan daha büyük bir bölüm bulunuyor. Amasya’nın önemli eğitim merkezlerinden biri olan medresede çok sayıda ilim insanı ders vermiş. Yapı, depremler nedeniyle kullanılamaz hâle geldikten sonra 1978 yılında restore edilmiş.
Medrese, şehir merkezinde Künç Köprü’nün Şamlar Mahallesi tarafında, Saraydüzü Kışla Binası’nın güneyinde yer alıyor. Avlusunun huzurlu atmosferi ve sıra dışı mimarisiyle Amasya merkezde gezilecek yerler listenize eklemenizi öneririm. Öyle uzun uzun gezilecek bir yer değil belki ama sekizgen avlunun ortasında birkaç dakika durup etrafı seyretmeden de geçmeyin.
Saraydüzü Kışla Binası Milli Mücadele Müzesi ve Kongre Merkezi

Saraydüzü Kışla Binası, Mustafa Kemal Paşa’nın Haziran 1919’da Amasya’ya geldiğinde karargâh olarak kullandığı ve Amasya Genelgesi’nin görüşülerek kaleme alındığı tarihî yer. Millî Mücadele’nin yol haritasının çizildiği bu bina, Amasya’nın yakın tarihimizdeki önemini anlamak için görülmesi gereken duraklardan biri.
Bugün Yeşilırmak kıyısında gördüğünüz yapı, özgün kışla binası değil. Eski yapı heyelan nedeniyle zarar görüp yıkılmış; günümüzdeki bina ise 2007 yılında eski dış görünümüne sadık kalınarak yeniden inşa edilmiş. İçerisi Millî Mücadele Müzesi ve kültür merkezi olarak kullanılıyor.
Müzede, Mustafa Kemal Paşa’nın 12 Haziran 1919’da Amasya’ya gelişi ve Cülüstepe mevkiinde Amasyalı bir heyet tarafından karşılanması 12 balmumu heykelle canlandırılmış. Ayrıca Amasya Genelgesi’nin nüshaları, Millî Mücadele dönemine ait belgeler ve çeşitli eserler de sergileniyor.
Bizim vaktimiz yetmediği için müzenin içine giremedik, binayı yalnızca dışarıdan görebildik. Siz Amasya merkezde gezilecek yerler rotanızı hazırlarken buraya biraz daha fazla zaman ayırın; bizim yerimize de içeriyi güzelce gezin olur mu? 🙂
- Saraydüzü Kışla Binası giriş ücreti bulunmuyor.
- Saraydüzü Kışla Binası konumu burada.
Amasya Çevresinde Gezilecek Yerler
Aynalı Mağara

Amasya merkezde gezilecek yerleri büyük ölçüde yürüyerek tamamladık. Şimdi direksiyonu biraz şehir dışına kırıp Amasya çevresinde gezilecek yerlere doğru ilerliyoruz. Gözünüz korkmasın, ilk durağımız merkeze yalnızca 3,3 kilometre uzaklıkta. Yani çok uzaklaşmadan şehrin kaya mezarlarıyla dolu tarihine devam ediyoruz.
Amasya’daki kaya mezarlarının en iyi işlenmiş ve tamamlanmış örneklerinden biri olarak kabul edilen Aynalı Mağara, düz bir kaya yüzeyine oyulmuş. Yaklaşık 9,8 metre genişliğe ve 13 metre yüksekliğe sahip anıtsal mezarın dış cephesi perdahlanarak pürüzsüz hâle getirilmiş. Güneş ışığı yüzeye vurduğunda kaya parladığı için yapıya Aynalı Mağara adı verilmiş. İsmini duyunca içinde aynalarla dolu bir mağara beklemeyin yani; bütün marifet taş işçiliğinde.
Yapının, MÖ 2. yüzyılda Helenistik Dönem’de yaşamış Mitra Rahibi Tes’e adandığı düşünülüyor. Girişin üzerindeki Grekçe kitabede “Büyük Rahip Tes” ifadesinin bulunması da bu görüşü destekliyor. Dikdörtgen planlı mezar odasının sağ tarafında bir mezar nişi ve ölü teknesi yer alıyor.
Mezar odası, 11. yüzyılda Bizanslılar tarafından keşişhane olarak kullanılmış. İçeride bu dönemden kaldığı düşünülen renkli duvar resimleri ile tonoz bölümünde altısı sağda, altısı solda olmak üzere On İki Havari tasvirleri bulunuyor. Hep “bulunuyor, düşünülüyor” diye mişli mışlı anlatıyorum çünkü büyük bir hevesle gittik ama bizim ziyaretimiz sırasında mağara kapalıydı. İçini göremeden, boynumuz biraz bükük şekilde dışarıdan bakıp ayrıldık.
Bu durum bizim ziyaret dönemimize ait; Aynalı Mağara’nın güncel ziyaret durumunu gitmeden önce kontrol etmenizi öneririm. Umarım siz kapıyı açık bulur, içerideki duvar resimlerini de görme şansı yakalarsınız.
- Aynalı Mağara yol tarifi için buraya tıklayın.
Ferhat ile Şirin Su Kanalları / Aşıklar Müzesi


Meşhur Ferhat ile Şirin hikâyesini hepimiz az çok duymuşuzdur. İşte bu efsanenin Amasya’da geçtiğine inanılıyor. Ferhat Dağı’nın eteklerinde bulunan tarihî su kanalları da Ferhat’ın aşkı uğruna dağları delmesiyle ilişkilendirilmiş ve halk arasında Ferhat Su Kanalı adıyla anılmaya başlanmış.
Ama işin tarihî boyutu biraz farklı. 😃 Geç Helenistik-Erken Roma Dönemi’ne ait olan su kanalları, antik Amasya kentinin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmış. Kayalar oyularak ve tüneller açılarak oluşturulan kanalın yaklaşık 2 kilometrelik bölümü bugün yol kenarından görülebiliyor. Efsane güzel ama Romalı mühendislerin de hakkını yemeyelim.
Su kanalını gördükten sonra Ferhat ile Şirin Âşıklar Müzesi’ne geçiyoruz. Müzenin tematik bölümlerinde Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun, Romeo ve Juliet, Anadolu âşıkları, Mimar Sinan ile Mihrimah Sultan, Anadolu’da yavuklu kültürü ve ilahi aşk; heykeller, rölyefler ve canlandırmalar eşliğinde anlatılıyor.
Laf aramızda, ben müzeyi biraz beklentimin altında buldum. Amasya çevresinde gezilecek yerler için vaktiniz kısıtlıysa yalnızca Ferhat Su Kanalı’nı görüp yolunuza devam edebilirsiniz. Ama “Ben aşk hikâyelerini severim, hepsini bir arada görmek isterim.” diyorsanız müzeye de şans verebilirsiniz.
Güncellik notu: Amasya Belediyesinin 3 Haziran 2026 tarihli duyurusuna göre müze tadilat nedeniyle geçici olarak kapalı. Gitmeden önce güncel ziyaret durumunu mutlaka kontrol edin.
- Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi’nin girişi ücretli.
- Konum burada.
Serçoban Türbesi
Yine Amasya gezilecek yerler listemizde olmayan, Merve’nin babası Ali abinin tavsiyesiyle keşfettiğimiz bir yere geldik: Serçoban Türbesi. Bazen gezi planının en güzel duraklarını haritalar değil, bölgeyi iyi bilen insanlar bulduruyor. 😊
Rivayete göre Serçoban, Amasya’daki İğneci Baba’nın kardeşi ve geçimini çobanlık yaparak sağlayan sade bir gönül insanıymış. Serçoban öldüğünde sürüsündeki hayvanların birer ağaca dönüşerek burada bir orman oluşturduğuna inanılıyor. Yöre halkı, türbenin çevresindeki ağaçları kesmenin kötülük getireceğine inanıyor. Anlayacağınız buradaki ağaçlar yalnızca gölge vermiyor, yıllardır anlatılan bir efsaneyi de yaşatıyor.
Türbenin içindeki uzun dikdörtgen mezar, ilk bakışta hemen dikkatinizi çekiyor. Türbe, Amasya’nın Karasenir Mahallesi’nde, Yeşilırmak’ın batısındaki bir tepe üzerinde bulunuyor. Yapı 1980 ve 1984 yıllarında onarımdan geçmiş; çevre düzenlemesi ise Amasya Belediyesi tarafından yapılmış.
Bugün türbenin çevresindeki ağaçlık alan, hem ziyaret hem de dinlenme amacıyla kullanılıyor. Piknik masaları ve ocakların bulunduğu bölge, özellikle sıcak havalarda Amasyalıların uğradığı sakin noktalardan biri. Bu nedenle Amasya piknik yerleri listenize de ekleyebilirsiniz. Yalnız buranın öncelikle manevi bir ziyaret alanı olduğunu unutmadan, çevreyi temiz ve sessiz bırakmakta fayda var.
- Ser Çoban Türbesi yol tarifi için buraya tıklayın.
Boraboy Gölü Tabiat Parkı

Amasya’da gezilecek doğal yerlerin en huzurlusu, en güzeli burası. Hatta benim için Amasya’nın en ama en güzel yeri: Boraboy Gölü. 😍 Doğal güzellikleri gezmeyi zaten çok severim ama burayı yazın görsem bu kadar etkilenir miydim, emin değilim.
Biz gittiğimizde üç gündür yağan taze kar, gölün çevresindeki ağaçların üzerine birikmişti. Nasıl masalsı bir manzaraydı, anlatamam! Gerçi fotoğraflardan az çok görüyorsunuz ama orada olmak, o sessizliği dinlemek bambaşka hissettiriyor. Çok sevdiysem övmelerim bitmez benim, bilirsiniz.
Biraz da bilgi vereyim madem. Taşova ilçesinde, Amasya merkezden yaklaşık 62 kilometre uzakta bulunan Boraboy Gölü, küçük bir akarsuyun önünün doğal yıkıntılarla kapanması sonucu oluşmuş bir heyelan set gölü. Kayın, sarıçam, sedir ve kestane ağaçlarıyla çevrili göl, 2013 yılından beri tabiat parkı statüsünde.
Boraboy Gölü Tabiat Parkı’nda yürüyüş yolları, kır lokantası, mescit, çocuk oyun alanı, piknik masaları, büfe, çeşme ve otopark bulunuyor. Ayrıca kamp alanının yanı sıra dört kişilik 20 kır evinde konaklama imkânı da sunuluyor. Kısacası yalnızca gölü görüp dönmelik değil; pikniğinizi yapıp yürüyüşe çıkabileceğiniz, hatta geceyi doğanın içinde geçirebileceğiniz kapsamlı bir alan burası.
- Boraboy Gölü’ne giriş ücretli. Fiyatları yazmıyorum çünkü sürekli değişiyor.
- Boraboy Gölü yol tarifi için buraya tıklayın.
Yedikuğular Millet Bahçesi

Amasya çevresinde gezilecek yerler rotamızın son durağı, Suluova ilçesindeki Yedikır Barajı çevresinde yer alan Yedikuğular Millet Bahçesi. Burası resmî turizm kaynaklarında Yedikuğular Kuş Cenneti, belediye kaynaklarında ise Yedikır Millet Bahçesi adıyla karşınıza çıkabiliyor. İsimler biraz kalabalık ama gideceğiniz yer aynı. 😃
Sulama amacıyla 1982-1985 yılları arasında yapılan Yedikır Barajı, zamanla göçmen kuşların konakladığı önemli bir sulak alana dönüşmüş. Bugün bölgede angıt, yeşilbaş, turna, karabatak ve balıkçıl gibi 100’den fazla kuş türü gözlemlenebiliyor.
Millet bahçesi bölümünde yürüyüş yapabilir, göl manzarasını izleyebilir ve özellikle doğru mevsimde gelirseniz kuş gözlemleyebilirsiniz. Alanın çevresinde yürüyüş ve bisiklet yolları ile dinlenmeye yönelik sosyal bölümler de bulunuyor. Burası öyle koşa koşa gezilecek bir yer değil; biraz yürüyüp biraz oturmalık, mümkünse yanınıza dürbün alıp kuşların peşine düşmelik.
Yedikuğular Millet Bahçesi, şehir merkezinin dışında kaldığı için özel araçla gitmek daha pratik. Konum burada.
Amasya’ya Nasıl Gidilir?
Amasya, Karadeniz Bölgesi’nde yer alıyor ve şehre kara yolu ya da hava yoluyla ulaşabiliyorsunuz. Otobüsle doğrudan Amasya şehir merkezine gelebileceğiniz gibi kendi aracınızla Samsun, Tokat ve Çorum üzerinden de şehre ulaşabilirsiniz. Yol boyunca manzara da fena değil; gezi daha Amasya’ya varmadan başlıyor anlayacağınız.
Uçakla gitmeyi düşünüyorsanız en yakın seçenek Amasya Merzifon Havalimanı. Havalimanı, Amasya şehir merkezine yaklaşık 46 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Uçuş güzergâhları ve sefer sıklığı dönemsel olarak değişebiliyor. Havalimanından Amasya merkeze uçuş saatlerine göre düzenlenen servisler, taksi veya kiralık araçla ulaşabilirsiniz.
Merzifon’a uygun uçuş bulamazsanız Samsun Çarşamba Havalimanı da alternatif olabilir. Havalimanı ile Amasya şehir merkezi arasındaki kara yolu mesafesi, tercih edilen güzergâha göre yaklaşık 150 kilometre. Samsun’dan araç kiralayarak veya şehirler arası ulaşım seçeneklerini kullanarak Amasya’ya geçebilirsiniz.
Uçak bileti demişken, seyahat bütçesini daha yola çıkmadan eritmemek için ucuz uçak bileti bulma rehberime de göz atmanızda fayda var.
Amasya Kaç Günde Gezilir?

Amasya kaç günde gezilir? derseniz, şehrin en güzel tarafı gezilecek yerlerin büyük bölümünün merkezde ve birbirine yakın konumda olması. Yalıboyu Evleri, müzeler, külliyeler ve tarihî yapılar arasında yürüyerek rahatça dolaşabilirsiniz. Bu nedenle tempolu gezmeye alışkınsanız Amasya’yı 2 tam günde büyük ölçüde keşfedebilirsiniz.
Ama “Ben koştur koştur gezmem, oturur manzaraya da bakarım.” diyorsanız Amasya’ya 3 gün ayırmanız çok daha keyifli olur. Böylece şehir merkezini sindire sindire gezer, Amasya Kalesi, Aynalı Mağara ve Boraboy Gölü gibi çevredeki duraklara da zaman ayırabilirsiniz. Amasya küçük olabilir ama tarih ve manzara konusunda insanı sürekli oyalıyor. 😊
Amasya’da Araç Kiralamak Gerekir mi?

Amasya’da araç kiralamak gerekir mi? derseniz cevabım, gezi planınıza göre değişir. Yalnızca Amasya şehir merkezini keşfedecekseniz araç kiralamanız şart değil. Yalıboyu Evleri, Şehzadeler Müzesi, Hazeranlar Konağı, Sultan II. Bayezid Külliyesi ve Amasya Müzesi gibi önemli noktaların büyük bölümü birbirine yakın. Rahat ayakkabılarınızı giyerek Amasya merkezde gezilecek yerleri yürüyerek kolayca keşfedebilirsiniz.
Yalnız Amasya Kalesi söz konusu olduğunda işin içine biraz yokuş giriyor. Harşena Dağı üzerindeki kaleye araçla çıkmak hem zaman hem de enerji tasarrufu sağlar. Aynalı Mağara da şehir merkezine yaklaşık 3,3 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Merkeze çok uzak sayılmaz ama gezi programınız yoğunsa araç veya taksi kullanmak işinizi kolaylaştırabilir.
Amasya çevresinde gezilecek yerleri de planınıza ekleyecekseniz araç kiralamanızı kesinlikle öneririm. Özellikle Taşova ilçesindeki Boraboy Gölü, Amasya şehir merkezine yaklaşık 62 kilometre uzaklıkta. Çevredeki doğal ve tarihî noktalar farklı yönlere dağıldığı için toplu taşımayla hepsini aynı gün içinde gezmek oldukça zor olabilir. Özel araç sayesinde rotanızı istediğiniz gibi şekillendirir, manzara güzel olduğunda “Şurada bir duralım.” deme özgürlüğüne de sahip olursunuz.
Kısacası bir günlük Amasya gezisi yapacak ve yalnızca tarihî merkezi görecekseniz araç kiralamaya gerek yok. İki veya üç günlük bir geziyle kaleyi, Aynalı Mağara’yı, Boraboy Gölü’nü ve diğer çevre durakları görmek istiyorsanız araç kiralamak çok daha rahat olur. Bizim gibi kış aylarında gidecekseniz yola çıkmadan önce hava ve yol durumunu da kontrol etmeyi ihmal etmeyin.
Amasya’da Ne Yenir?
Ahh ah, nerede Buju’nuzun o eski yeme içme rehberleri! 😃 Amasya’da yöresel lezzetlerin peşine düşünce yolumuz Pirler Parkı Sosyal Tesisleri’ne düştü. Burada közlenmiş patlıcan ve kuzu etiyle hazırlanan Pirler kebabını denedik. Lafı uzatmadan söyleyeyim, oldukça lezzetliydi. Patlıcanla etin uyumu zaten şaşmaz; burada da yüzümüzü güldürdü.
Amasya’nın en meşhur hamur işlerinden biri de elbette Amasya çöreği. Bizim tattığımız çörek oldukça lezzetliydi. Siz de “Amasya’da ne yenir?” diye araştırıyorsanız şehirden ayrılmadan önce mutlaka deneyin. Çok severseniz birkaç tane paket yaptırıp eve de götürebilirsiniz; yalnız dönüş yolunda dayanamayıp bitirme ihtimaliniz yüksek, baştan söyleyeyim. 😃
Amasya’da Ne Yenir?
- Amasya Elması
- Amasya Çöreği
- Şıngır Kebabı
- Topuz Kebabı
- Keşkek
- Toyka Çorbası
- Yufka Tatlısı
- Patlıcan Pehli
- Bakla Dolması
Amasya’da Nerede Kalınır?

Amasya’da konaklama için en pratik bölge, şehir merkezi ve Yeşilırmak çevresi. Özellikle Yalıboyu Evleri, Hatuniye Mahallesi ve tarihî merkez yakınlarında kaldığınızda gezilecek yerlerin büyük bölümüne yürüyerek ulaşabilirsiniz. Sabah konağınızdan çıkıp birkaç dakika içinde kendinizi Yeşilırmak kıyısında bulmak da işin en güzel tarafı. 😊
Biz Amasya’da harika bir yerde konakladık. Yaklaşık 200 yıllık tarihî bir Türk konağı olan Melekli Konak, benim için başlı başına unutulmaz bir konaklama deneyimiydi. Öyle birkaç cümleyle geçiştirilecek kadar değil, uzun uzun anlatacak kadar çok sevdim. Tarihî bir atmosferde kalmak isteyenler Yalıboyu ve eski Amasya evlerinin bulunduğu bölgeleri; daha modern ve ulaşımı kolay bir konaklama arayanlar ise şehir merkezindeki otelleri değerlendirebilir.
Konakla ilgili oda deneyimimizi, konumunu ve Amasya’daki konaklama bölgelerini daha ayrıntılı anlattığım Amasya’da nerede kalınır? yazıma buradan ulaşabilirsiniz: ➡ Amasya’da Nerede Kalınır?
Amasya’nın Neyi Meşhur?
Amasya’nın neyi meşhur? diye sorulduğunda akla ilk olarak mis kokulu Amasya elması geliyor elbette. Ama şehrin meşhurları bir elmayla sınırlı değil. Şehzadeler Şehri unvanı, Yeşilırmak kıyısındaki Yalıboyu Evleri, Pontus Kral Kaya Mezarları, tarihî konakları ve zengin mutfağıyla Amasya’nın anlatacak epey hikâyesi var. Küçük şehir ama meşhur listesi maşallah oldukça kabarık.
Amasya’nın neyi meşhur, meyve olarak ne alınır? derseniz listenin başında coğrafi işaretli Amasya Misket Elması bulunuyor. Bir yanı kırmızı, diğer yanı sarıya çalan bu ince kabuklu ve hoş kokulu elma, ortadan kesildiğinde çekirdek yuvasında oluşan yıldız görünümüyle tanınıyor. Amasya kirazı ve yörede yetişen ayvalar da şehrin meyve zenginliğinin güzel örnekleri arasında.
Amasya’nın meşhur yerleri ve yemekleri ise şehri yalnızca gezip dönmelik olmaktan çıkarıyor. Gündüz Kral Kaya Mezarları’nı ve Yalıboyu Evleri’ni gezip akşam Amasya keşkeği, baklalı dolma veya Pirler kebabıyla günü tamamlayabilirsiniz. Tatlı tarafında da ayva gallesi, yuka tatlısı ve gömlek kadayıfı gibi pek çok yöresel seçenek sizi bekliyor.
Amasya’nın Meşhur Şeyleri
- Amasya’nın neyi meşhur, hediyelik ne alınır? Amasya Misket Elması, Amasya çöreği, elma ürünleri, cevizli yöresel lezzetler, el yapımı bakır veya teneke semaverler ve cicim dokumaları alınabilecek hediyelikler arasında. Özellikle Amasya’ya özgü semaverler hem kullanışlı hem de uzun ömürlü bir seyahat hatırası olabilir.
- Amasya’nın neyi meşhur, meyve olarak ne denenir? Amasya Misket Elması listenin tartışmasız birincisi. Amasya kirazı, ayva ve yörede yetişen farklı üzüm çeşitleri de meşhur meyveler arasında sayılabilir.
- Amasya’nın neyi meşhur, yiyecek olarak ne yenir? Amasya keşkeği, baklalı dolma, etli bamya, Pirler kebabı, bat, çatal çorbası, madımak, patlıcan pehli, Amasya çöreği ve burmalı Amasya çöreği şehrin öne çıkan yöresel lezzetleri arasında. Özellikle keşkek ve baklalı dolmayı bulursanız kaçırmayın.
- Amasya’nın neyi meşhur, tatlı olarak ne yenir? Ayva gallesi, yuka tatlısı, elma tatlısı, gömlek kadayıfı, kalbur tatlısı, höşmerim, peluza ve unutma beni tatlısı Amasya mutfağının tatlı seçeneklerinden bazıları. İsimler bile insanın merakını uyandırıyor.
- Amasya’nın meşhur yerleri hangileri? Yalıboyu Evleri, Pontus Kral Kaya Mezarları, Harşena Kalesi, Hazeranlar Konağı, Şehzadeler Müzesi, Sultan II. Bayezid Külliyesi, Amasya Saat Kulesi, Alçak Köprü ve Boraboy Gölü şehrin en çok bilinen yerleri arasında.
- Amasya’nın tarihî yerleri hangileri? Kral Kaya Mezarları, Amasya Kalesi, Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi, Burmalı Minare Camii, Kapı Ağası Medresesi, Saraydüzü Kışla Binası ve Hazeranlar Konağı tarih meraklılarının listesine eklemesi gereken başlıca duraklar.
- Amasya’nın yöresel kıyafetleri nelerdir? Amasya’nın geleneksel kadın kıyafetlerinde göynek, morlu tuman, üçetek olarak da bilinen zıbın, cepken, yelek, kuşak, çarpana, fes ve pullu yemeni gibi parçalar kullanılıyor. Özellikle Göynücek ilçesine bağlı Ilısu köyünün geleneksel kadın kıyafeti, Amasya’nın özgün yöresel giyimi olarak tanıtılıyor.
Amasya’da Gezilecek Yerler Sıkça Sorulan Sorular
Amasya nasıl bir şehir?
Amasya; tarihî yapıları, Yeşilırmak kıyısındaki manzarası ve sakin şehir yaşamıyla öne çıkan oldukça güzel bir şehir. Birçok uygarlığa ev sahipliği yaptığı için kültürel açıdan zengin; Boraboy Gölü gibi doğal güzellikleriyle de mutlaka görülmeyi hak ediyor.
Amasya’nın en çok neyi meşhur?
Amasya’nın tarihî yerleri ve yöresel lezzetleri oldukça fazla olsa da şehir en çok Amasya elması ile tanınıyor. Kendine özgü rengi, kokusu ve tadıyla Amasya denildiğinde akla gelen ilk ürün hâlâ elma oluyor.
Amasya’da deniz var mı yok mu?
Hayır, Amasya’nın denize kıyısı yok. Karadeniz Bölgesi’nin orta bölümünde yer alan şehir; Samsun, Tokat, Çorum ve Yozgat ile komşu. Deniz yok ama Yeşilırmak manzarası bu eksikliği biraz olsun unutturuyor. 😊
Amasya yürüyerek gezilir mi?
Amasya merkezde gezilecek yerlerin çoğu yürüyerek keşfedilebilir. Yalıboyu Evleri, müzeler, külliyeler ve tarihî yapılar birbirine oldukça yakın; yalnız Amasya Kalesi ve Kral Kaya Mezarları için biraz yokuş ve merdiven göze almanız gerekiyor.
Şehzadeler Şehri Amasya; tarihi, kültürü ve doğal güzellikleriyle seyahat listenizde mutlaka yer vermeniz gereken şehirlerden biri. Umarım bir gün yolunuzu bu güzel şehre düşürür, Amasya gezilecek yerler rotasını kendi gözlerinizle keşfedersiniz. Şimdiden musmutlu gezmeler! 😊
yorumlar
Harika anlatmışsın. Çok güzel enerjisi olan huzurlu ,sevimli bir şehir. Insanlari da ayni sekilde . Iyi niyetli ,yardimsever ,cana yakinlar. Cok dejenere olmadan kalabilmeyi basarmis ,komsuluklarin halen oldugu ,dokusu bozulmamis ve benimde su an izmirden yerlestigim sehir. Ahh bir de köylerini görseniz
Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için. 🙂
Merhabalar,
Çok güzel bir rehber olmuş, emeğinize sağlık,
Fakat bir yanlışı düzeltmem gerektiğini düşündüm.
Amasya iç anadolu değil Karadeniz bölgesindedir. Hatta Orta Karadeniz Bölgesindedi.
Teşekkürler