
Porto Gezilecek Yerler: En Güzel 15 Yer (Haritalı)
Hemen söyleyelim; Portekiz seyahatimizi planlarken Porto’yu rotaya ekleyip eklememek konusunda kararsız kalmıştık. Ama şimdi dönüp baktığımızda, iyi ki Porto’yu listemize almışız diyoruz. Lizbon’dan sonra geçtiğimiz Porto, daha ilk anda içimizi ısıtan, bize kendini çok kolay sevdiren bir şehir oldu. Sıcacık atmosferi, kompakt yapısı ve insanı yormayan düzeniyle Porto, Lizbon’dan sonra bize gerçekten çok iyi geldi. Evet, Lizbon bir başkent olarak daha büyük, daha hareketli ve daha gösterişli olabilir; ama Porto da şirinliği, ruhu ve güzelliğiyle Lizbon’la rahatlıkla yarışır. Hatta aramızda kalsın, biz Porto’yu biraz daha fazla sevdik. 😊
Porto’nun rengarenk evleri, yokuşlu sokakları, nehir kıyısındaki kartpostallık manzaraları ve nostaljik havası daha ilk anda sizi etkisi altına alıyor. Şehir öyle güzel bir enerji yayıyor ki, burada plansızca yürümek bile başlı başına bir keyif. Porto’yu gezdikçe her köşede başka bir detay yakalayacaksınız. Tabii bunun için şehri mümkün olduğunca yürüyerek keşfetmelisiniz. Bir yanda barok kiliseler, görkemli tren istasyonları ve taş sokaklar; diğer yanda ise Douro Nehri boyunca uzanan hareketli bir yaşam, şık kafeler ve gün batımında büyüleyici manzaralar sizi bekliyor. Porto’yu bence çok seveceksiniz. Özellikle Portekiz’de romantik anlar yaşayabileceğiniz bir şehir arıyorsanız, Porto mutlaka listenizde olmalı.
Porto seyahati planlıyorsanız ve aklınızda;
📍 Lizbon’dan Porto’ya nasıl gidilir?
🗓️ Porto kaç günde gezilir?
☀️ Porto’ya ne zaman gidilir?
🛏️ Porto’da nerede kalınır?
🚋 Şehir içi ulaşım nasıl sağlanır?
🗺️ Porto gezilecek yerler haritası
🏛️ Porto’da gezilecek yerler
💳 Porto kart almanıza gerek var mı?
🍽️ Porto’da ne yenir? Mekan önerilerimiz
🤍 Porto gitmeye değer mi?
soruları varsa, hepsinin cevabı deneyimlerimize istinaden yazımızda olacak. 2 günlük Porto seyahatimizde çok güzel anlar yaşadık ve romantizmi zirveye taşıdık.💘 Porto ile ilgili yazımızda bulamadığınız sorularınız olursa yorum kısmına muhakkak yazın, 24 saat içinde cevaplarım. Son olarak Porto maceralarımızı Instagram‘da görmek isterseniz profilime sabitlediğim Porto hikayelerine, Lizbon içeriklerimiz için de aşağıdaki yazılarımıza göz atabilirsiniz. Hadi şimdi Porto dosyamızı açalım.➡️
- Lizbon Gezi Rehberi & Gezilecek Yerler Listesi
- Lizbon’da Nerede Kalınır?
- Lizbon’da Ne Yenir? Mekan Önerilerimiz
- Sintra Gezi Rehberi
Lizbon’dan Porto’ya Nasıl Gidilir?

Porto’ya gitmek için muhtemelen Lizbon’dan hareket edeceksiniz. Bu noktada işiniz kolay çünkü ulaşım ağı 2 şehir arasında çok gelişmiş. Lizbon’dan Porto’ya gitmek için en çok tercih edilen iki seçenek tren ve otobüs. Tren tarafında, Portekiz’in resmi demiryolu şirketi CP’nin Alfa Pendular ve Intercidades seferleri bulunuyor. Bu trenler genellikle Lisboa Oriente istasyonundan geçiyor ve Porto Campanhã istasyonuna ulaşıyor. Yolculuk süresi seçtiğiniz sefere göre yaklaşık 2,5-3 saat arasında oluyor.
Ama bize sorarsanız Lizbon-Porto arasında en iyi ve en ucuz seçenek FlixBus. Çünkü hem fiyat avantajı var hem de sefer sayısı gerçekten çok fazla. Lizbon-Porto hattında günde 80-90 arası sefer bulunuyor; yolculuk 3 saat 15 dakika sürüyor. Ayrıca ilk seferin 01.45’te, son seferin ise 23.00’de olması, günün saatine göre rahatça plan yapmanızı sağlıyor.
FlixBus ile giderken Lizbon’da kalkış noktası Oriente oluyor. Otobüsler burada Av. Dom João II, Estação Gare do Oriente – Plataforma D adresinden hareket ediyor. Porto’da ise varış noktası TIC – Terminal Intermodal Campanhã; yani şehrin ulaşım açısından en kullanışlı noktalarından biri. Orinete biraz Lizbon dışında kalıyor, gezi planını yaparken ona göre zaman ayarlamanızı yapın.
Önemli İpuçları: Porto’ya kesin gidecekseniz ve FlixBus bileti alacaksanız son ana bırakmayın. Flixbus uygulamasını indirin ve biletinizi erken alın. Uygulamada bilet aldıktan sonra kalkış yeri, platform her şey mevcut. Bir de bileti erken alınca çok komik rakamlara bilet alabiliyorsunuz.😊 Son olarak Porto’dan Lizbon havalimanına direkt Flixbus servisleri oluyor. Yani Porto sonrası dönüş yoluna geçecekseniz direkt Lizbon Havalimanına geçebilirsiniz. Biz bunu bilmiyorduk ve 1 gün daha Lizbon’da kalmak zorunda kaldık. Ama siz artık biliyorsunuz.😊
Porto’da Araç Kiralamaya Gerek Var mı?


Araç kiralama da Lizbon’dan Porto’ya gitmek için bir diğer seçenek. İki şehir arasındaki kara yolu mesafesi yaklaşık 311 km ve yolculuk süresi trafik durumuna göre ortalama 3 saat civarında sürüyor. Bu rota genelde A1 otoyolu üzerinden yapılıyor. Eğer sadece bir şehirden diğerine geçecekseniz, açık konuşalım, bu hatta yine de FlixBus ya da tren daha pratik. Ama yol üzerinde farklı yerlere uğramak, kendi temponuzda ilerlemek ve rotayı biraz road trip havasına çevirmek istiyorsanız araç kiralama güzel bir alternatif olabilir.
Araç kiralarken dikkat etmeniz gereken en önemli konulardan biri de otoyol ücretleri. Portekiz’de bazı otoyollarda klasik gişeli sistem, bazılarında ise elektronik geçiş sistemi kullanılıyor. Lizbon-Porto arasındaki A1 hattında geleneksel gişe sistemi bulunuyor; yani girişte bilet alıp çıkışta nakit, kart ya da uygun cihazlarla ödeme yapabiliyorsunuz. Ya da ücretsiz bir tık daha uzun yolu seçeceksiniz. Kiralık araç ayarlayacaksanız, firmanın size toll / Via Verde / elektronik geçiş çözümü sunup sunmadığını önceden sormanız iyi olur.👌
Yine de bizim fikrimiz şu: Eğer amacınız sadece Lizbon’dan Porto’ya geçmekse, FlixBus fiyat-performans açısından en iyi seçeneklerden biri. Bilet fiyatları oldukça uygun, sefer sayısı oldukça fazla. Üstelik Lizbon’da Oriente’den kalkıp Porto’da TIC Campanhã terminaline ulaştığı için ulaşım tarafı da oldukça kolay. Ama “biz yolda da gezeriz” diyorsanız, işte o zaman araç kiralayabilirsiniz. Kiralama için üstteki paneli kullanabilirsiniz.
Porto Kaç Günde Gezilir?


Bize sorarsanız Porto için ideal süre 2 gündür. Çünkü bu şehir öyle koştura koştura geçilecek bir yer değil. En güzel sokaklarında yürümek, manzara noktalarında durup şehri izlemek, nehir kıyısında vakit geçirmek ve o romantik atmosferi biraz hissederek yaşamak için 2 gün bence tam kararında olur.
Ama tabii Porto 1 günde de gezilir mi? Evet, gezilir. Eğer temponuz yüksekse ve sadece şehrin en önemli noktalarını görmek istiyorsanız, 1 günde Porto’nun ana yerlerini rahatlıkla görebilirsiniz. Yalnız bu durumda hızlı olmanız lazım ve iyi bir gezi planı çıkarmanız lazım. Aşağıda 1 günlük plan vereceğim. Ama bence sabah Lizbon’dan atlayın Porto’ya gidin,1 sonraki günün akşamında da dönüş yapın. Yada 1 gece değil de 2 gece kalın. Tamamen size bağlı.
3 gün ise sadece Porto için biraz fazla kaçabilir. Elbette daha yavaş gezmeyi seviyorsanız ya da bol bol kafe, restoran ve manzara molası vermek istiyorsanız değerlendirebilirsiniz. Ama klasik bir gezi planı için söylememiz gerekirse, 2 gün Porto’yu yaşamak için ideal.
Porto’ya Ne Zaman Gidilir?

Porto’ya gitmek için en güzel dönem ilkbahar ve sonbahar ayları. Çünkü bu dönemlerde hava ne bunaltacak kadar sıcak oluyor ne de gezmeyi zorlaştıracak kadar sert. Şehri yürüyerek keşfetmek, nehir kenarında uzun uzun vakit geçirmek ve manzara noktalarında keyif yapmak için bahar ayları Porto’ya gerçekten çok yakışıyor. 🌸 Biz Porto’ya Şubat ayında gittik, 2 günün 1 gününde yağmur, 1 gününde ise parçalı bulutlu hava karşıladı. Çok iyi değildi hava, bu durumdan muzdarip olduk ama Porto’nun güzelliği bizi teselli etmeyi başardı.
Yaz aylarında Porto elbette çok güzel ama bu dönem biraz daha kalabalık. Özellikle popüler noktalarda turist yoğunluğu fazla, fiyatlar da buna paralel olarak yüksek. Yine de “deniz kıyısına da uğrarım, şehirde uzun günlerin tadını çıkarırım” diyorsanız yaz mevsimi de çok keyifli olur. ☀️
Kış aylarında ise Porto daha sakin, daha huzurlu ve daha romantik bir havaya bürünüyor. Fiyatlar yaza göre çok daha uygun. Sadece bu dönemde seyahat edecekseniz yanınıza mutlaka şemsiye ya da yağmurluk almayı unutmayın deriz. ☔ Kısacası Porto yılın her dönemi güzel ama şehri en rahat gezmek için ilkbahar ve sonbahar ayları en ideal dönemler.
Porto’da Nerede Kalınır?


Porto’da konaklama noktasında bir çok seçenek var. Burada en önemli konu, şehri nasıl gezmek istediğiniz. Çünkü Porto çok büyük bir şehir değil ama doğru bölgede kalınca gezmesi inanılmaz rahat. Porto şehri genel olarak 8 bölgeye ayırıyor; özellikle Historic District, Downtown District (Baixa), Boavista ve Campanhã konaklama açısından en çok öne çıkan bölgeler arasında.
Bizce Porto’da kalınacak bölgeyi seçerken şu kısa ayrım çok iş görüyor:
- Ribeira / Sé (Historic District): İlk kez Porto’ya gidiyorsanız en iyi seçeneklerden biri burası. Ribeira, São Bento, Sé Katedrali, Clérigos ve Luís I Köprüsü gibi pek çok önemli noktalara yakın.
- Baixa / Aliados (Downtown District): Bize göre en pratik bölgelerden biri. Şehir merkezi atmosferi, hareketli yapısı, mağazalar, restoranlar ve canlı sokaklarıyla ön planda. Avenida dos Aliados, Bolhão, Santa Catarina, Batalha ve Cedofeita çevresi burada.
- Boavista: Biraz daha modern, düzenli ve sakin bir bölgede kalmak isterseniz güzel bir alternatif. Casa da Música, Palácio de Cristal ve Mercado do Bom Sucesso gibi önemli noktalara yakın olması da avantaj.
Kısacası; Porto’ya ilk kez gidiyorsanız Ribeira, Baixa, biraz daha sakin ve modern bir atmosfer istiyorsanız Boavista tarafına bakabilirsiniz. Porto’daki kafa otel önerilerim hemen aşağıda. Biz bu otellerden Casa Kala’da kaldık ve her şeyi ile otelden memnun ayrıldık. Burayı canı gönülden tavsiye ederim. Rezervasyon bağlantısı aşağıda. Son olarak otelinizi seçtikten sonra aşağıda yer alan gezi haritamızda otelinizin konumuna göre gezi planı çıkarmanızı öneririm. Casa Kala’da kalacaksanız sıralamayı değiştirmeyin.😃
Casa Kala

Casual Raízes Porto

BessaHotel Baixa

Oporto Maison Alves da Veiga

Şehir İçi Ulaşım

Porto’da şehir içi ulaşım konusunda bizi en çok sevindiren şey, pek çok gezilecek yerin birbirine yakın olması oldu. Özellikle şehir merkezine yakın bir yerde kalıyorsanız, şehrin en önemli noktalarının büyük kısmını yürüyerek gezebilirsiniz. Ama hemen uyaralım: Porto yürünebilir bir şehir olsa da dümdüz bir şehir değil. Sokaklar Lizbon gibi yer yer yokuşlu, bazı bölümler taş döşeli ve inişli çıkışlı olduğu için gün sonunda biraz fazla yorulabilirsiniz. O yüzden Porto’da gezerken en mantıklı plan bence şu: merkezde olabildiğince yürüyün, yorulduğunuz yerde uygulamadan araç çağırın.
Bu noktada bizim en pratik bulduğumuz seçenekler Lizbon’da da kullandığımız uygulamalar olan Uber ve Bolt. Her iki uygulama da Porto’da aktif olarak çalışıyor. Özellikle uzun bir yokuş çıkmak istemediğinizde, akşam yemeği dönüşünde ya da oteliniz merkezin biraz dışında kaldığında Uber ve Bolt gerçekten hayat kurtarıyor. Portekiz’e gitmeden önce bu uygulamaları telefonunuza indirin ve aktif edin. Hatta ödeme yöntemi olarak kredi kartınızı da tanımlayın.
Son olarak Porto şehir içi ulaşım için Google haritaları kullanın. Porto’yu keşfetmek için sabah erken hareket edin ve bu güzel şehrin tadını çıkartın.
Porto Gezilecek Yerler Haritası
Porto Gezilecek Yerler Haritası (Harita üzerinde yer alana numaraların üstüne tıklayabilirsiniz. Sıralama aşağıda.)
Porto Gezilecek Yerler Listesi
- Chapel of Souls
- Mercado do Bolhão 💙
- Porto São Bento
- Porto Cathedral 💙
- Luís I Bridge 💙
- Miradouro da Serra do Pilar 💙
- Jardim do Morro
- Ribeira do Porto 💙
- Church of Saint Francis
- Palácio da Bolsa
- Miradouro da Vitória 💙
- Torre dos Clérigos
- Livraria Lello
- Carmo ve Carmelitas Kilisesi 💙
- Jardins do Palácio de Cristal
Porto’nun en önemli noktaları haritada da gördüğünüz üzere birbirine oldukça yakın konumda. Yukarıdaki yerleri genel olarak iyi bir performansla yürüyerek gezebilirsiniz. Yorulursanız çözümü biliyorsunuz.👌 Porto şehir olarak çok büyük olmadığı için, bu rotayı gezerken şehrin her köşesini seveceksiniz. Bu noktada tavsiyem acele etmeyin. Gezilecek yerlerin bazıları kilise, dilerseniz buraları pas geçin. Bir saatten sonra sıkıcı gelebilir ki bize geliyor. Son olarak favorilerimin yanına kalp koydum bilginiz olsun. Şimdi detaylara geçelim.
Porto Gezilecek Yerler
Chapel of Souls

Tıpkı Lizbon gibi Porto’da da bir çok kilise var. Ben her yeri yazmak istemedim onu da belirtmiş olayım. Chapel of Souls, yani Capela das Almas, Porto gezilecek yerler listesinin en ikonik duraklarından biri. Burası oldukça küçük bir şapel, bugünkü haline 18. yüzyılın sonlarında kavuşmuş; dış cephesini kaplayan meşhur mavi-beyaz azulejolar ise 1929’da eklenmiş. Yaklaşık 15.947 çiniden oluşan bu cephede Aziz Fransis ve Azize Catherine’in hayatından sahneler tasvir ediliyor. Zaten Porto’da “o meşhur mavi çinili kilise neresi?” diye sorulsa, akla ilk gelen yerlerden biri tam olarak burası.
Şapelin konumu çok merkezi ve çevresi günün büyük bölümünde epey hareketli. Şapel çok yoğun bir yaya trafiğinin ortasında ve burada muhtemelen dışarıdan fotoğraf çeken kalabalığa denk geleceksiniz. Ayrıca içerisi oldukça küçük; Hemen gir çık yapabilirsiniz.
Son olarak burası ne kadar turistik görünse de sonuçta aktif bir ibadet yeri. İbadet yapılırken sessiz olmanızı ve fotoğraf çekmemenizi öneririz. Şapelin herhangi bir giriş ücreti yok. Konum burada.
Mercado do Bolhão

Mercado do Bolhão, şehir merkezinde koca bir alanı kaplayan bir tarihi pazar. Hikâyesi 1914’e uzanıyor. Yıllar boyunca Porto’nun en önemli taze ürün pazarı olarak kullanılmış, kapsamlı restorasyonun ardından da 2022’de yeniden açılmış. Bugün içeride alt katta pazar tezgâhları, üst katta restoranlar var.
Bolhão’ya gelince en güzeli, burada uzun uzun vakit geçirmekten çok tezgâhlar arasında dolaşmak, ürünlere bakmak, bir şeyler atıştırmak ve ortamı hissetmek. Pazar merkezi konumda ve canlı bir atmosfere sahip. Yüksek sezonda sabah – öğle arası gezmek iyi olur. Akşamları da tezgahlar erken kapanıyor belirtelim.
Pazarda bizim dikkatimizi taze makarna satan yerler çekmişti. Porto’da tatlı yerine tuzlu bir şeyler yemek isterseniz bu tezgahları deneyebilirsiniz. Porto’dan ne alınır diye düşünüyorsanız bu pazara uğrayın derim. Konum burada.
Porto São Bento

Porto São Bento Garı, Porto’da görülmesi gereken en özel yapılardan biri. Burası bir tren istasyonu. İstasyon, 20. yüzyılın başında, eski São Bento de Avé-Maria Manastırı’nın bulunduğu yere inşa ediliyor ve bugün en çok giriş salonunu kaplayan yaklaşık 20 bin azulejo ile tanınıyor. Burası sadece bir tren garı değil, aynı zamanda Porto’nun en etkileyici duraklarından biri. Biz burayı gezmek istedik ama hem içeride hem dışarıda büyük bir tadilat vardı. Gittiğinizde tadilat bitmiş olursa gezebilirsiniz. Zamanınız kısıtlıysa burayı pas geçebilirsiniz. Porto São Bento’nun herhangi bir giriş ücreti yok. Konum burada.
Porto Cathedral

İlk olarak şunu belirteyim; Porto çok güzel manzara noktalarına sahip bir şehir. Hatta Lizbon’dan çok daha güzel noktalara sahip. Porto manzara noktalarını iyi bilmeli ve buralarda deklanşörünüzü sağlam çürütmelisiniz. 😃 Porto manzara noktalarından en önemlilerinden biri Porto Cathedral. Burası oldukça özel ve güzel bir yer.
Porto Cathedral (Sé do Porto), Porto’nun en eski ve en önemli yapılarından biri. Katedralin temeli 12. ve 13. yüzyıllara kadar gidiyor; yapıda Romanesk, Gotik ve Barok izleri bir arada. Zaten burayı güzel yapan şey de biraz bu: dışarıdan daha sert ve kale gibi duran bir yapı, içeride ise çok daha detaylı ve zengin bir atmosfer.
Porto Katedrali’ni gezerken avlusunda oyalanın, manzaraya bakın ve mümkünse cloister bölümünü de görün. Katedralin giriş kısmının olduğu kısımdan fotoğraflar çok daha güzel çıkıyor, aklınızda bulunsun. İçeri girmek isterseniz giriş ücretli. Giriş ücreti: Cathedral + Cloisters + Museum + Tower 5 €. Konum burada.
Luís I Bridge

Porto Katedrali sonrası durağımız Luís I Bridge. Sıralamada neden burayı yazdım hemen onu anlatayım. Bu köprünün üzerinden yürümek için Porto Katedrali’nden buraya gitmelisiniz. Yani köprünün aşağısına indiğinizde yukarı çıkabileceğiniz bir asansör vs. yok. Köprünün üstüne geçmek için katedral sonrası rotanız burası olsun ve köprünün üstünden enfes manzara ile geri dönmek üzere karşıya geçin.
Luís I Bridge, Porto’nun en ikonik simgelerinden biri. Porto zaten Douro Nehri üzerindeki köprüleriyle meşhur bir şehir ama içlerinde en çok akılda kalan, en çok fotoğraflanan ve şehrin kartpostalı haline gelen köprü açık ara burası. 1886’da açılan bu iki katlı demir köprü, Théophile Seyrig tarafından tasarlanmış. Üst katı bugün metro ve yayalar, alt katı ise araçlar ve yayalar kullanıyor. Bir yanda Porto’nun tarihi silüeti, diğer yanda Gaia kıyısı ve Douro Nehri derken, buradan geçmek başlı başına bir Porto deneyimi sunuyor.
Burayı sadece uzaktan görmekle yetinmeyin ve mutlaka üstünden yürüyün. Özellikle üst kattan manzara gerçekten çok güzel. Ama şunu da söyleyelim: köprü özellikle akşamüstü saatlerinde oldukça kalabalık. Üst bölümde metro da geçtiği için yürürken kenarda kalmakta fayda var; yükseklik hassasiyetiniz varsa ya da hava çok rüzgârlıysa üst kat sizi biraz gerebilir. Konum burada.
Miradouro da Serra do Pilar

Luís I Bridge’i geçtikten sonra kendinizi hemen Porto’nun en güzel manzara noktalarından birinde buluyorsunuz: Miradouro da Serra do Pilar. Burası, yapımına 1538’de başlanan ve ancak 1670 civarında tamamlanan Serra do Pilar Manastırı’nın hemen yanında yer alıyor; üstelik hem manastır hem de bu seyir noktası UNESCO Dünya Mirası alanının bir parçası. Buradan Douro Nehri’ni, Luís I Bridge’i, Ribeira’yı ve Porto’nun tarihi silüetini aynı anda görmek mümkün. Tabi gün batımı saatleri etkileyici. Bizce en güzeli, köprüyü yürüyerek geçip burada biraz manzara keyfi yapmak, sonra isterseniz Jardim do Morro tarafına devam etmek. Konum burada.
Jardim do Morro

Miradouro da Serra do Pilar’dan sonra birkaç adım daha yürüyünce bu kez Jardim do Morro’ya ulaşıyorsunuz. Vila Nova de Gaia tarafında yer alan bu yeşil alan, kaynaklara göre 1927’de açılmış ve zamanla Porto silüetini izlemek için en sevilen noktalardan birine dönüşmüş. Buradan Douro Nehri’ni, Luís I Bridge’i ve Porto’nun tarihi merkezini çok güzel bir açıdan görüyorsunuz. O yüzden özellikle köprüyü geçtikten sonra rotaya eklenmesi en mantıklı duraklardan biri diyebilirim. Yine gün batımı manzara için en iyi saatler. Konum burada.
Ribeira do Porto

Şimdi köprüden tekrar geri geliyoruz ve ilk durağımız olan Ribeira bölgesine uğruyoruz. Ribeira, bana sorarsanız Porto’nun en keyifli yeri. Douro Nehri kıyısında yer alan bu alan, resmi kaynaklara göre ortaçağ kökenli ve şehrin en eski noktalarından biri kabul ediliyor. Eskiden yoğun bir ticaret alanı ve balık pazarı olarak kullanılan Ribeira, 18. yüzyılda yeniden düzenlenmiş. Bugün ise rengarenk binaları, nehir manzarası ve hareketli atmosferiyle Porto’da en çok vakit geçirmek isteyeceğiniz yerlerden biri.
Ribeira Meydanı, Luis köprüsünü alttan görmek için çok güzel açılar veriyor. Burası akşam vakitlerinde oldukça keyifli oluyor. Nehir kıyısında yürümek, etrafı izlemek, bir kafede kısa bir mola vermek ya da sadece karşı kıyıdaki Gaia manzarasına bakmak bile çok keyifli. Buranın atmosferini çok seveceksiniz. Porto’da otel ayarlayacaksanız bu bölge radarınızda olsun. Konum burada.
Church of Saint Francis

Church of Saint Francis, yani Igreja de São Francisco, Porto’daki en etkileyici dini yapılardan biri. Yapının kökeni 13. yüzyıldaki Fransisken varlığına dayanıyor; bugünkü kilise ise ağırlıklı olarak 14. yüzyılda inşa edilmeye başlanmış. Dışarıdan daha sade ve gotik bir görüntüsü var ama içine girince bambaşka bir atmosferle karşılaşıyorsunuz. İçeride 17. ve 18. yüzyılda eklenen yoğun altın varaklı barok süslemeleri görebilirsiniz. Altın nedeniyle burası “Church of Gold” diye anılıyor. Giriş ücretli. Konum burada. Vaktiniz dar ise ve kilise gezmeyi sevmiyorsanız burayı pas geçin.
Palácio da Bolsa

Palácio da Bolsa, Porto’nun en gösterişli yapılarından biri. 19. yüzyılda Porto Ticaret Birliği’nin merkezi olarak inşa edilen bina, şehrin ticari gücünü ve zenginliğini yansıtan en önemli yapılardan biri. İçerideki en dikkat çekici bölüm ise, Granada’daki Elhamra’dan ilham alan ve yapının adeta yıldızı olan Arab Room. O yüzden burayı gezerken sadece güzel bir bina gibi düşünmeyin; Porto’nun geçmişteki ekonomik ve diplomatik önemini hissettiren özel bir durak olarak görün derim.
Burada ziyaretler rehberli turla yapılıyor ve bireysel olarak istediğiniz gibi gezemiyorsunuz. Tur kısa ama etkileyici, özellikle Arab Room görülmeye değer. Ama yoğun saatlerde tur sırası bekleyebileceğiniz için, mümkünse erken saatlerde gidin. Bilet biraz pahalı, dilerseniz de pas geçebilirsiniz
Palácio da Bolsa’un giriş ücreti tam 14 €, öğrenci / okul / senior 9,5 €, 12 yaş altı çocuklar ücretsiz. Konum burada.
Miradouro da Vitória


İşte Porto’nun bana göre en güzel manzara noktasına geldik. Tam kartpostallık. İnanılmaz güzel bir manzara. Miradouro da Vitória, Porto’da mutlaka uğranması gereken noktalardan biri. Buradan Douro Nehri’ni, Luís I Köprüsü’nü, Sé Katedrali’ni, Ribeira’yı ve Gaia tarafını bir arada görebilirsiniz. O yüzden Porto’da kısa sürede en güzel manzaralardan birini yakalamak isterseniz burayı listenize mutlaka ekleyin derim.
Peki buraya ne zaman gideceksiniz. Miradouro da Vitória için en iyi zaman dilimi kesinlikle gün batımı. Güneş yavaş yavaş inerken tam golden hour’da basın deklanşöre. Burası sadece Porto’da değil Portekiz’deki en iyi gün batımı noktaları arasında. Konum burada.
İpucu: Fotoğraf çekerken 3x sinematik video ya da fotoğraf çekmenizi öneririm.
Torre dos Clérigos

Torre dos Clérigos, Porto’nun en ikonik yapılarından biri. Şehrin silüetine 1763’ten beri eşlik eden bu barok kule, İtalyan mimar Nicolau Nasoni tarafından tasarlanmış ve bugün Porto’nun simgesi haline gelmiş. Zaten Porto’da gezerken kuleyi farklı noktalardan sürekli görüyorsunuz. Kulenin üstüne çıkabiliyorsunuz ve tepeye çıktığınızda 360 derece Porto manzarası ve Douro Nehri sizi bekliyor.
Kuleye çıkmak için biraz efor sarf etmelisiniz. Merdivenler dar ve yer yer sıkışık. Yani yükseklikle çok aranız yoksa ya da kapalı alanlarda zorlanıyorsanız bunu göz önünde bulundurun derim. Mümkünse sabah erken saatlerde ya da daha sakin bir vakitte çıkmak daha iyi olur. Konum burada.
Giriş ücreti: Gündüz bileti Tower + Museum için 10 €, öğrenciler için 7 €, 10 yaş altı ücretsiz. Özel dönemlerde akşam kule ziyareti için ayrıca 5 €’luk bilet de olabiliyor.
Livraria Lello

Livraria Lello, Porto’nun en ünlü duraklarından biri ve şehirde en çok merak edilen yerlerin başında geliyor. Burası bir kitapevi ve Porto’nun en dikkat çekici neo-Gotik yapılarından biri. İçeride meşhur kıvrımlı merdiven, vitray tavan ve ahşap detaylar var.
Bir de buranın yıllardır konuşulan bir Harry Potter bağlantısı var. Çünkü J.K. Rowling’in 1990’ların başında Porto’da yaşadığı biliniyor ve bu yüzden Livraria Lello uzun süredir “Harry Potter kitapçısı” olarak anılıyor. Ancak burada küçük bir not düşelim: Rowling daha sonra yaptığı açıklamada, bu kitabevinin Hogwarts’a ilham verdiği iddiasını reddettiğini ve hatta burayı hiç ziyaret etmediğini söylemişti. Yani Harry Potter bağlantısı daha çok ziyaretçilerin ve şehrin yarattığı popüler bir söylenti.
Burası bana göre şişirilmiş bir yer. Kitapçı olmasına rağmen bir de üstüne giriş ücreti var. Kapının önünde de uzun bir giriş sırası. Yani bir kitapçıya giriş için neden ücret ödeyesiniz ki. Ama siz burayı görmek istiyorsanız, mümkünse bileti önceden alın. Konum burada.
Carmo ve Carmelitas Kilisesi


Carmo ve Carmelitas Kilisesi, Porto’da en çok fotoğraflanan yapılardan biri. İlk bakışta tek bir büyük kilise gibi görünüyor ama aslında yan yana duran iki ayrı yapıdan oluşuyor: Carmelitas Kilisesi 17. yüzyıldan, Carmo Kilisesi ise 18. yüzyılın ikinci yarısından geliyor. Carmo Kilisesi özellikle dış cephesini kaplayan mavi-beyaz azulejolarıyla çok ünlü. İki kilisenin arasında Porto’nun en dar evi olarak bilinen o meşhur “gizli ev” de var. Kiliseye giriş ücretli. Ziyaret etmek isterseniz konum burada.
Jardins do Palácio de Cristal

Jardins do Palácio de Cristal, Porto’da biraz nefes almak ve manzara izlemek için gidebileceğiniz en güzel parklardan biri. Şehir merkezindeki bu romantik bahçeler 19. yüzyılda, Alman peyzaj mimarı Émile David tarafından, o dönemde burada bulunan Crystal Palace için tasarlanmış. Orijinal saray bugün yerinde olmasa da bahçeler hâlâ korunuyor ve Douro Nehri’ne bakan terasları, yürüyüş yolları ve düzenli peyzajıyla Porto’nun en keyifli yeşil alanlarından biri. Porto’da koştur koştur gezmekten biraz sıkıldığınız anda size yakınsa buraya gidebilirsiniz. Güzel manzara, sakin atmosfer, serbest dolaşan tavus kuşları ve gün batımı sizi rahatlatacaktır. Bahçeler alan olarak oldukça büyük bilginiz olsun. Giriş ücreti yok. Konum burada.
Porto Card Almalı mısınız?
Porto.CARD, Porto’nun resmi şehir kartı. 24, 48, 72 ve 96 saatlik seçenekleri var; ulaşım dahil ya da ulaşım hariç alınabiliyor. Güncel fiyatlar ulaşımsız 7,50 € / 12 € / 16 € / 18 €, ulaşımlı versiyonda ise 15 € / 27 € / 32 € / 41,50 €. Kart; seçili şehir müzelerine ücretsiz giriş, bazı turistik noktalarda indirim ve ulaşım dahil seçenekte metro, STCP otobüsleri ve CP urban trenlerini kapsıyor.
Nerelerde işe yarıyor derseniz, en dikkat çeken avantajlar arasında Clérigos’ta %25, Palácio da Bolsa’da %25, São Francisco Kilisesi’nde %25 indirim ve Sé Katedrali’nde 1 € indirim var. Ayrıca bazı port wine cellar turları ve farklı deneyimlerde de indirim sağlıyor. Yani bu kart sadece toplu taşıma kartı değil; ücretli gezilecek yerleri planlıyorsanız daha mantıklı olabiliyor.
Bize sorarsanız Porto.CARD her gezgin için şart değil. Çünkü Porto’nun merkezi zaten oldukça yürünebilir; Ribeira, köprü, manzara noktaları ve birçok önemli yer birbirine yakın. Eğer siz de şehri daha çok yürüyerek gezecek, arada Uber/Bolt kullanacaksanız kart almadan da çok rahat gezebilirsiniz. Ama planınızda Clérigos, Palácio da Bolsa, Sé, birkaç müze ve belki bir mahzen turu varsa o zaman özellikle ulaşımsız Porto.CARD mantıklı olabilir. Porto Card’ı almak isterseniz detaylar için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz.
Porto’da Ne Yenir? Mekan Önerilerimiz


Porto’da ne yenir diye merak edenler için en başta şunu söyleyelim: yeme içme konusu burada da Lizbon ile neredeyse aynı. Şehirde gezerken bir yandan tarihi sokakların ve manzaraların tadını çıkarabilir, bir yandan da sokaklarda karşınıza çıkan ve sürekli iştah kabartan lezzetleri deneyimleyebilirsiniz. Porto’da en çok öne çıkan lezzetlerin başında tabii ki francesinha geliyor. Ama durum bununla sınırlı değil; bacalhau, ahtapotlu yemekler, deniz ürünleri, sandviçler ve tatlı molalarında mutlaka karşınıza çıkacak olan pastel de nata da Porto’da deneyimlemeniz gereken tatlar arasında.
Porto’da ne yenir sorusundan ziyade buradaki mekanları deneyimlemenizi çok daha şiddetli öneririm. Çünkü Porto’da birbirinden güzel şık mekanlar var. Tarihi binalarda romantik bir yemek çok güzel bir deneyim. Instagram Porto hikayelerimizi görünce ne demek istediğimi anlarsınız.💘 Örneğin Porto’da gittiğimiz Le Palais Restoran tam anlamıyla efsaneydi. Genel olarak Porto mekan önerilerimiz aşağıda. Sizin de keşfettiğiniz güzel mekan olursa muhakkak yorumlara yazın.
Mekan önerilerimiz ✨
- Le Palais Restaurante & Bar – Burayı daha çok özel bir akşam yemeği, daha romantik ve daha “mekânı da yaşayalım” dediğiniz bir gece için düşünün. Resmi olarak Hotel Palácio Cedofeita içinde yer alıyor; atmosfer ve servis her noktası ile mükemmel.
- Casa Tónico – Daha modern, daha şık ve paylaşmalı tabak seviyorsanız burayı yeme içme listenize koyun. Burası çağdaş Portekiz mutfağı ve petiscos / sharing plates tarafında öne çıkıyor. Biz burayı da deneyimledik ve oldukça beğendik.
- Brasão Aliados – Francesinha için en güvenli tercihlerden biri. Hem Google hem Tripadvisor yorumları çok güçlü.
- Majestic Cafe – Majestic Café, Porto’nun en ünlü ve en turistik kafelerinden biri. 1921’de önce Elite adıyla açılan, daha sonra Majestic adını alan bu Belle Époque tarzı kafe; gösterişli iç mekânı, aynaları, o nostaljik havası ve Rua de Santa Catarina üzerindeki merkezi konumuyla öne çıkıyor.
- Café Santiago – Porto’nun en ikonik francesinha adreslerinden biri. Yerel rehberlerde ve yabancı bloglarda sürekli geçiyor; yorum sayısı da çok yüksek. “Ben önce en klasik yeri deneyeyim” diyorsanız burası mantıklı.
- Casa Guedes Tradicional – Porto’da pernil sandviçi denince ilk akla gelen yerlerden. Özellikle koyun peynirli sandviçiyle meşhur.
- Taberna dos Mercadores – Daha geleneksel, daha karakterli, daha “Porto’da gerçekten güzel bir akşam yemeği yiyelim” hissi veren yerlerden. Deniz ürünleri, bacalhau ve klasik Portekiz tabakları için çok övülüyor.
- Manteigaria – Porto’da pastel de nata molası için bence en garanti adreslerden. Özellikle Clérigos ve Bolhão şubeleri çok iyi. Lizbon’da da şubeleri var ve çok başarılı.
- Gazela Cachorrinhos da Batalha – Porto’nun meşhur cachorrinhos’unu denemek için iyi bir adres. Burası hem Google hem Tripadvisor’da güçlü yorum alıyor.
Porto’ya Gitmeye Değer mi?

Bize sorarsanız kesinlikle değer. Hatta Portekiz seyahati planlarken “Lizbon yeter mi, Porto’yu da eklemeli miyiz?” diye düşünüyorsanız, cevabımız net şekilde evet olur. Çünkü Porto, ilk bakışta daha sakin gibi görünse de, içine girdikçe sizi kendine daha da bağlayan bir şehir. Rengarenk evleri, yokuşlu sokakları, nehir kıyısındaki manzaraları, taş binaları ve nostaljik atmosferi Porto’ya gitmeniz için en güzel nedenler arasında.
Burası kompakt ve şirin bir şehir. Şehri yürüyerek kolayca gezebilirsiniz. Evet, yokuşları var ama buna fazlasıyla değiyor. Çünkü bir sokaktan çıkıp başka bir manzara noktasıyla, biraz daha yürüyünce tarihi bir kilise ya da kartpostal gibi bir meydanla karşılaşıyorsunuz.
Biz Porto’yu her şeyi ile çok sevdik. Hatta aramızda kalsın zaman zaman burası Lizbon’dan daha mı güzel dedik. Bence buraya bir şans verin. Zaten gezmesi kolay. 2 gün güzel bir otelde kalıp bir çok yeri görebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Porto 1 günde gezilir mi?
Evet, Porto 1 günde gezilir. Şehir çok büyük değil ve ana gezilecek yerlerin büyük kısmı birbirine yakın olduğu için iyi planlanmış bir rotayla São Bento, Sé Katedrali, Ribeira, Luís I Bridge, Serra do Pilar, Clérigos ve Lello gibi önemli noktaları bir günde görebilirsiniz. Ama bize sorarsanız Porto’yu sadece görmek değil biraz da hissetmek için 2 gün çok daha ideal.
Porto’nun neyi meşhur?
Porto denince ilk akla gelen şeyler francesinha, tripas à moda do Porto ve tabii ki Port şarabı oluyor. Ama şehir sadece yeme içmesiyle değil; Douro Nehri, köprüleri, azulejo kaplı tarihi yapıları ve karakterli sokaklarıyla da çok meşhur. Yani Porto’nun olayı tek bir şey değil.
Lizbon’dan Porto’ya kaç saat?
Lizbon’dan Porto’ya ulaşım süresi seçtiğiniz araca göre değişiyor. FlixBus ile yolculuk en az 3 saat 15 dakika sürüyor; otobüsler Lisbon Oriente’den kalkıp Porto TIC Campanhã’ya gidiyor ve gün içinde çok sayıda sefer bulunuyor. Tren tarafında ise Alfa Pendular daha hızlı bir seçenek; Lizbon-Porto hattında yolculuk yaklaşık 3 saat civarında, bazı seferlerde 2 saat 58 dakikaya kadar düşebiliyor.
Porto’dan ne alınır?
Porto’dan alınabilecek en güzel şeylerin başında tabii ki Port şarabı geliyor. Onun dışında seramik ve azulejo desenli ürünler, mantar (cork) objeler, Barcelos horozu, Portekiz tasarım ürünleri, yerel gurme ürünler ve Porto kökenli Arcádia çikolataları da çok güzel hediye alternatifleri. Eee tabi Porto magnetini de unutmayalım.
Porto gezilecek yerler yazımın sonuna geldim. Porto, kompakt yapısı, yürüyerek gezilebilen sokakları, manzara noktaları, tarihi yapıları ve lezzetli mutfağıyla Portekiz seyahatinde mutlaka değerlendirilmesi gereken şehirlerden biri. Bence Porto’ya büyük beklenti ile gitmeseniz bile sizi çok kolay etkisi altına alacak. Eğer siz de Portekiz rotanıza bu şehri eklemeyi düşünüyorsanız, hiç tereddüt etmeyin. Sorularınız olursa yorum kısmına bekleriz. Şimdiden keyifli seyahatler dileriz. 😊